sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· a- Hudûs Delili
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· Arbede
· Kolaylığın Sınırı; İlâhî Ölçü ve Hevâ.
· İnfak, Zekât ve Her Türlü Cömertlik, Ferdi/Kişiyi Maddeperestlikten Korur; Kalpteki Dünya Sevgisine Karşı Bir İlâç Olur
· Diğer İnançlarda Din .
· 2- Dinî Emir ve Yasaklarda Gevşeklik ve İhmal
· Cemîl
· Cemaat/Teşkilât İmamlığı
· Müslümanlar'i Tekfir Meselesi
· Kızlarağası
· Mihrab
· Kur’ân’a Göre Hıristiyanların İslâm’a Zıt Olan Bazı Temel İnançları Hıristiyanlar, Dinlerinde Aşırı Giderler
· Engizisyon
· Noel
· 2-) Ataların Yolunu Körü Körüne Tâkip Etmek, Gelenekleri, Örf ve Âdetleri Yüceltmek, Irkçılık
· Cincilik

Son Okunanlar
· İnsanların Başına Gelen Belalar ve Bunlardaki Hikmetler
· İsyan; Anlam ve Mâhiyeti
· 2- Allah'ın Emirlerini Tebliğ
· Yahûdilerin İslâm’a Aykırı İnançları
· Kur’ân-ı Kerim’de Hac.
· İmamların ve Emirlerin Yardımcıları
· Hidayete Ulaşma Yolları
· Çoğu Sarhoş Edenin Azı da Haramdır
· HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK.. İsrâiloğullarının Hakka Bâtılı Karıştırmaları
· Konuyla İlgili Geniş Bilgi Alınabilecek Kaynaklar



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

İnsanların Başına Gelen Belalar ve Bunlardaki Hikmetler

İnsanların Başına Gelen Belalar ve Bunlardaki Hikmetler
İnsanların Başına Gelen Belalar ve Bunlardaki Hikmetler
1) Bil ki, Allah’ın her kuluna has rahmeti, ihsanı ve keremi vardır. O, bun­ları dilediğine verir. Bu, O’nun Rab oluşunun, ilâhlığının ve hikmetinin bir gereğidir. Her iş, O’nun nezdinde ihsan ve adalet üzere taksim edilmiştir. Dilediği kuluna merhamet eder, dilediğine azap eder. O, her iki durumda da hamd edilmeyi hak eder. İyi kullar O’nun ihsan ve merhametini, kötü kullar ise azabını hak eder. Her iki grubun da hikmet, belâ ve musibetten payları var­dır. Bu dünyada var olan her şey, onlar için yaratılmıştır. her şeyde mü’minler için iyilik, yarar ve merhamet vardır. Allah, mü’minleri iyilikler için ya­ratmış, onlar da bu iyilikleri yapmaktadırlar. Allah, onları bu yönde kul­lanmak­tadır. Ancak onlar bunu, O’nu tanıyınca idrak edebildiler. Allah’ın önce­den dilemesi ve taksimi olmasaydı, onlar hiçbir iyilik yapamaz ve seva­bını alamazlardı.
Aynı şekilde Allah’ın dilemesi olmadıkça hastalıklar ve ze­hirler de onlara za­rar veremez. Düşmanları olan şeytan ne zaman onlara bir vesvese verse, tuza­ğına düşürmek istese veya zarar vermeye çalışsa, bu iyi kullar hemen Al­lah’ı hatırlar ve şeytanın tuzağını görüp ondan uzaklaşırlar. Oysa diğer insan­lar, şeytana aldanır, tuzağına düşer ve sapkınlıklar içinde bocalar dururlar. Kendi­lerini kurtarmaları için onlara yardım eden de olmaz.
Bu iyi kullar büyük veya küçük bir günah işlediklerinde, hemen sağlam bir tevbe ile bu günahlardan uzaklaşır ve iyilikler yaparlar. Böylece bu gü­nah­lar, onlar için bir rahmete ve ilaca dönüşür. Yaptıkları iyilikler, günahlarını si­ler ve yeniden Rablerine yönelirler. Allah, kendisini ve ihsanını onlara ta­nıtmış­tır. Kalplerinin kendi elinde olduğunu ve kendisinin onları koruduğunu onlara bildirmiştir. İyi kullar, Allah’a isyan etmemeye azmetmişlerdir. Ancak bu azimlerinin de Allah’ın elinde olduğunu bilirler. Allah, kaza ve kaderdeki üs­tünlüğünü, af ve bağışlamadaki iyilik ve ihsanını onlara göstermiştir. Allah, onlardaki eksiklikleri, zulüm ve cehaletleri kendilerine göstermiş ve bizzat nefisle­rini onlara şahit tutmuştur.
İyi kullar, daima Allah’a muhtaç olduklarını ve O’na karşı boyun bükmek ge­rektiğini bilirler. Eğer O, kendilerini bağışlamaz ve günahlarını af etmezse asla bir kurtuluş yolu bulamayacaklarını çok iyi bilirler. Bu kullar, Allah’a is­yan etmemeye kesin karar verdikten ve bunu sözlerle sağlamlaştırdıktan sonra Allah’ın dilemesi ile günah işlediklerinde, bununla Allah’ın üstün gü­cünü, günahlarını gizlemesi ile güzelliğini, yumuşak huyluluğunu, geniş affını, şefkatini, merhametini ve esirgemesini tanır, bilirler. O’nun acele etmeyen Ha­lîm ve merhameti öfkesini geçmiş Rahîm olduğunu daha iyi anlarlar.
Ne zaman tevbe ederek kendisine dönerlerse, O’nu bağışlayan, merha­met eden, yumuşak ve ihsan sahibi, işledikleri kötülükleri affeden, kendilerini yanılma­lardan koruyan, tevbeden sonra kendilerini seven biri olarak bulurlar. Bu yüzden O’na yalvarır ve içtenlikle dua ederler. Dualarını güzellikle kabul et­me­sini, güzel şefkatini, kendilerine dua etmeyi ilham etmesini ve tevbeyi ko­lay­laştırmasını vesile kılarak O’na yaklaşırlar. Her şeyden yüz çevirerek bü­tün varlıkları, samimiyetleri ve kalpleri ile O’na yönelirler.
Kulların günah işleme­leri ve hata yapmaları, Allah’ın onlara şefkat gösterme­sine, iyilikte bulunma­sına ve nimetler vermesine mani olmaz. Günahla­rına ve isyanlarına rağmen kullar daha tevbe etmeden, O, kendile­rine yönelir, tevbelerini kabul eder. Kullar henüz bir talep ve istekte bulunma­dan onlara sayısız nimetler verir. Kullar, tevbe edip kendisine yöneldiklerinde ve günahlarının bağışlanmasını dilediklerinde ise onlara daha farklı muame­lede bulunur. Onlara geniş mer­hametini gösterir; güzel nimetlerini, genel ve özel bağışını, affını, iyili­ğini ve geniş keremini tanıtır. Uzun süren kötü ameller­den, şiddetli nefretler­den ve günah bataklığına saplanmalarından on­ları kurtarır ve tevbelerini ka­bul eder. Günah işlemelerine rağmen onlara yap­tığı iyilik ve ihsana, kendile­rini şahit tutar; onlara büyük övgüye layık oldu­ğunu gösterir.
Onlar, Allah’ın verdiği nimet ve yardımlarla günah işlediklerini, ama buna rağmen Allah’ın kendilerini günahlarla baş başa bıraktığını ve nimetleri kesmediğini anlarlar. Sonra Allah’ın, kendilerini, kurtuluşu olmayan yıkım ve felaketleri gerektiren günahlarla baş başa bırakmadığını, aksine şifa veren ikinci bir ilaçla bu hasta­lıktan ve bataklıktan kurtardığını görürler. Eğer Al­lah’ın yardımı olmasaydı bu kötü durum onları helâke götürecekti. Ancak Al­lah, kalplerinde bir umut yeşertti, akıllarındaki tevbe düşüncesini güçlendirdi ve kendisinin, onların kendisi hakkındaki zanları gibi olduğunu bildirdi.
Eğer Allah, işledikleri günahların çirkinliğini ve büyüklüğünü, öfkesini ve kız­gınlığını isyan edenlere göstermiş olsaydı, bu, onların O’nun merhametin­den tamamen umut kesmelerine, kronik ve öldürücü bir hastalığa yakalanıp helak olmalarına neden olurdu. Fakat Allah, felaketten önce onlara merha­met etti ve günahların neden olduğu kötü izleri, çeşitli belâ ve sıkıntılar vere­rek sildi. Bu, onlara olan merhametinin bir gereğiydi. Bu belâ ve sıkıntılar aynı zamanda derecelerinin yükselmesine, kendisine daha yakın olmalarına ve katında daha değerli bir konuma gelmelerine neden oldu.
Böylece onlara, günah işlemelerine rağmen rabliğinin üstünlüğünü ve kullu­ğun ezilmişliğini gösterdi. Kendisine yakın mertebelere gelmelerini ve üs­tün nimetlerine ka­vuşmalarını sağladı. Her halükarda kazanan, nimet ve ihsanın­dan geniş şe­kilde yararlanan, günah işledikten sonra pişman olup tevbe edenler oldu. Allah’ın mü’min için verdiği her hüküm ve her takdir, O’nun hayrınadır. Ve bu, Allah’ın keremine nail olmaya ve sevabını kazan­maya neden olular.[1]
2- Allah’ın hikmeti, bütün varlıkları farklı şekillerde yaratmayı gerekli kıldı. Bu yüzden her varlık ve her insan birbirinden farklıdır. Allah, nimet ve fazlı­nın üzerinde göründüğü kimselerin kendisine şükretmesi için varlıkları böyle yarattı. Çünkü nimet verilenler, bu nimetlerin başkalarına değil de ken­dilerine verilmesinin, kendilerine ayrı bir değer verildiğini ve ayrıcalık tanındı­ğını gösteren işaretler olduğunu bilip anlayacak ve bu nimetleri verene içten­likle şükredip hamd edecek­lerdir. Eğer bütün insanlar nimet, sağlık ve esen­likte eşit olsalardı, nimet veri­len kimse, bu nimetin değerini bilmez, savurgan­lık yapar ve onu verene şükretmek için çaba harcamazdı. Allah Teâlâ, kulun kendisine yalvarmasından, boyun eğmesinden, ihtiyaçlarını kendisine iletmesin­den ve giderilmesini istemesin­den daha fazla sevdiği başka bir şey yok­tur.
3- Allah’ın bir hikmeti gereği Hz. Âdem ve nesli, dinî hüküm ve emirlerin ge­çerli olduğu bir dünyaya gönderildiler. Allah, emrinin ve beraberinde getir­diklerinin burada ortaya çıkması için insanları ve tüm varlıkları yarattı. Al­lah’ın fiilleri ve yarattıkları, en güzel isimlerinin ve üstün niteliklerinin bir ge­reği olarak yaratıldığı gibi O’nun emir ve yasakları ve buna bağlı olarak ger­çekle­şen sevap ve azabı da bu isim ve sıfatların bir gereği olarak yaratılmış­tır.[2] Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Bizim, sizi boş bir amaç uğruna yarattı­ğı­mızı ve sizin gerçekten bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi san­mıştı­nız? Hak Melik olan Allah pek yücedir. Ondan başka ilâh yoktur; kerîm olan Arş’ın Rabb’idir.”[3]
Özetle; Allah’ın Hakîm ismi, bütün varlıklarla ve dinî emirlerle ilgili bir isim­dir. Gerek varlıkların yaratılışı, gerekse dinî emir ve yasaklar son derece sağ­lam ve mükemmeldirler. O’nun kader, din ve ceza ile ilgili bütün kararları doğru ve yerinde verilmiş kararlardır.[4]   [1]     İbn Kayyim, “Tarîku’l-hicreteyn”, s. 225. [2]     Miftâhu dâri’s-sa’âde, s. 25-26. [3]     Mü’minûn, 115-116. [4]     Haku’l-vadihu’l-mübîn, s. 48; es-Sa’dî, “Tefsir, 5/621. 


Son takip: 16.10.2018 - 12:22
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· Konuyla İlgili Geniş Bilgi Alınabilecek Kaynaklar · Fezanın Kısmî Fethi · İSLÂMCILIK.. · SON SÖZ.. · Mü'minin Düşüncesinde Haccın Mânâsı · Dünyevî Şefaat · Yolların Temizliği · Mısır'dan Çıkış · GİZLİ ENANİYET · Güç-Tâkat (ve Kolaylık) · Hayat ve Enerji Kaynağı Su. · Çarpmak · Kur'an-ı Kerim'de Sâlih Amel İfadesi · İslâm Kelimesinin Lügat Manaları · Güzel, Güzellik ve Sanat/Güzellik Sergilemek. · Düşük Yapma. · İslâm'ın Kölelik Kurumuna Bakışı · İslâm’ı Tahrif Çabaları Dini, Hurâfeler Yığını Haline Getirmek, Yozlaştırmak; Tahrif Çabasıdır · Guslün Sünnetleri · Cihad Saldırı mıdır?.
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber