sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· HAYY-KAYYUM
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· a- Hudûs Delili
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Kumarın Zararları

Burayada Bak
· Vesâyet
· Arbede
· Bekçi
· İlhâm
· Liânın Şartları
· Toprak Mahsullerinin Zekâtı
· 1- Öşür arâzîsi.
· b- Haramı Mülkünden Çıkarmak
· Kürsü
· Kıblelerimize Yönelerek Kıyam
· 3- Kayıplık
· Fesâdı/Bozgunculuğu
· Selâmda
· Guslün Adabı
· İstiğase (Yardım Dileği

Son Okunanlar
· 3- Vâde farkı
· Zenginlik .
· Meleklerin Mahiyetleriyle İlgili Kur'an'daki Tasvirler
· İbn Kayyim’in Allah’ın “Samed” İsmi Hakkındaki Anlamlı Söz­leri
· İslâm ve Basit Çıkar Gözetmek.
· Kabirlerin Hazırlanışı
· Herakles
· Endâd ve Şirk Konusuyla İlgili Ayet-i Kerimeler
· Yaşayan Batıl İnanç ve Hurafelerden Bazıları
· Fen Bilgisi Verileri Işığında Rızık.



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

3- Vâde farkı

3
  3- Vâde farkı: 
  Peşin fiyatı bir milyon lira olan bir mal, altı ay vâde ile % 15 fazlasıyla, bir sene vâdeyle % 30 fazlasıyla satılsa veya alınsa, umûmiyetle ulemâ bunu câiz görmekte, gerçek fiyatın üstünde olup vâde bedeli olan karşılığı ribâ ve fâiz saymamaktadır (Eş-Şevkânî, neylu'l-Evtâr, Mısır, 1961, V/162; İbn Rüşd, Bidâyetu'l-Müctehid Nihâyetu'l-Muktesıd, Mısır, 1333, II/127; Hayreddin Karaman, İslâm'ın Işığında Günün Meseleleri, İstanbul, 1982, II/119; İbn Rüşd, el-Cedd, el Mukaddimât, 580). Halbuki, vâde farkı olarak alınan fazlalık, aklen ve mantıken fâiz olduğu gibi, iktisadî bakımdan da fâizin ta kendisidir. Fâizin bütün unsurları anlam ve öz olarak bunda vardır. Vâde farkının fâiz olmadığını göstermek için söylenecek her söz safsata, her izah saçma olmaktan öte bir mânâ ifâde etmez. Onun için Fahruddin Râzî, bu konuda ileri sürülen itiraza: "Şeytanca yapılan bir kıyas" demekten başka bir şey söyleyememiş, belki kendisini de tatmin etmeyen Kaffâl'ın şu sözlerini nakletmiştir: "Bir adam peşin fiyata bir milyon lira olan bir mal satın almak istiyor. Satıcı, "bu malın peşin fiyatı bir milyon lira, bir yıllık vâdeli fiyatı iki milyon lira" diyor. Müşteri iki milyon lira fiyatla bu malı bir yıl vâdeli olarak satın alma yolundaki teklifi kabul edince pazarlık kesinlik kazanıyor ve anaparayı ikiye katlayan bu vâde farkı ona helâl kazanç sayılıyor. Diğer yandan bir milyon lira borcu olan, ama bunu ödeme gücüne sahip olmayan bir kimse alacaklısına: "bana bir yıl vâde ver, borcumu iki milyon lira olarak ödeyeyim" diyor ve alacaklı da bu teklifi kabul edince anaparayı bir misli artıran ve haddi zâtında vâde karşılığı olan bu fark ribâ sayılıp reddediliyor. Peki, iki durum arasındaki fark nedir? İkisi de haram veya helâl olsa, kimsenin bir diyeceği olmaz. Ama birinin kesin sûrette helâl, diğerinin açık bir şekilde haram olduğu söylendimi, aradaki farkın da açık biçimde gösterilip bu iki şeyin gerçekten ve mantıken diğerinin zıddı olduğunu âşikâr bir sûrette ispat etmek lâzımdır ki, insanlar helâlle haramı birbirine karıştırmasın. Bu konuda Kaffâl diyor ki: "Değeri on akçe olan bir kumaşı veresiye yirmi akçeye satan bir kimse, kumaşın bizzat kendisini yirmi akçenin bedeli saymıştır. Bunun böyle olduğu husûsunda iki taraf rızâlarıyla anlaşınca, bunların her biri mâliyet itibarıyla onların nedzinde diğerinin karşılığı haline gelmiştir. Bu sebeple, gerçek fiyatı on akçe olan bir kumaşı vâde ile yirmi akçeye satan müşteriden karşılıksız bir şey almamıştır. Çünkü kumaşın her parçası, paranın her kuruşuna karşılık olmaktadır. Ama on akçe verip vâde sonunda yirmi akçe alan, aldığı on akçe fazla meblağı karşılıksız olarak almıştır. Ödenen fazla meblağın karşılığı verilen mehil ve vâdedir, denilemez. Zira verilen mehil, mal olmadğı gibi, kendisine işaret olunan bir nesne, yani pazarlığa konu olan bir şey de olmadığından fazladan ödenen on akçenin karşılığı sayılmaz (Fahruddin Râzî, II/534).
Görülüyor ki, anaparayı ikiye katlayan bir kâr, vâdeli satış şeklinde olursa meşrû ve helâl kazanç kabul edilirken, aynı kâr ikraz (borç) yoluyla sağlanınca katıksız haram sayılmaktadır. Durum bu olunca, bu muâmelenin hileli yollardan yüzde yüz fâiz getiren birtakım sözde alışverişlerin kaynağı olacağı, tıpkı selemde olduğu gibi, ribânın yürürlükte ve geçerli olması için kapıyı ardına kadar açık tutacağı açıktır. Merhum Elmalılı da, vâde farkından bahsederken: "Alışverişteki vâde farkına gelince, eğer mubâdele edilen iki şey bir cinsten değilse, bunların yekdiğerinin karşılığı oldukları herhangi bir akitle tesbit edilip yalnız birbirleriyle ölçüldüklerinden birinin öbüründen fazla olması ve netice itibarıyla ribânın bulunması bahis konusu olmaz." "Meselâ, bir milyon lira bugünkü bir akitte bir kg. buğdayın tam karşılığı olabildiği gibi, diğer bir gün ve diğer bir akitte on kg. buğdaya tekabül eder ve taraflar seve seve para ile buğdayı mübâdele ederler, hiçbiri bir şey zâyi etmiş olmaz. Bey' sûretiyle olan ticarî muâmelelerde kâr ve zarar hep böyledir" demektedir (Elmalılı, Hak Dini Kur'an Dili, I/965). Kısaca nakledilen yukarıdaki kanaatin hatalı oluşunun bir sebebi mübâdele edilen malların aynı cinsten olup olmamalarının ribâyı tesbitte ölçü olarak kabul edilmesi tarzındaki yanlış düşünce ile paranın bir değer ölçüsü olduğunun hatıra getirilmemesidir. Şayet para bir değer ölçüsü olarak görülürse bugün bir kg. buğdayın bedeli olan bir milyon lira, yarın 10 kg. buğdayın bedeli olamaz. Çünkü hiçbir ölçü ve terazi, ölçtüğü şeyi bu kadar farklı ölçmez ve böyle ölçüyorsa, ona kimse güvenmez, zira ona artık ölçü denmez. Temeli sakat bir mantıkla yola çıkılınca, ulaşılan netice görüldüğü gibi saçma olmaktadır. Vâde farkının oranını ve miktarını tâyin eden, aslında câri fâiz hadleridir. Onun için vâde farkı fâizin yavrusu, ürünü ve değişik bir görüntüsüdür. Vâde farkını tâyin eden fâizi haram sayıp vâde farkına helâl demek bu açıdan da sakat bir görüştür. Yukarıda örneklerde, "vâde farkından hâsıl olan fazla ve kâr, tıpkı alışverişten meydana gelen fazlalık ve kâr gibi olup, helâl bir kazançtır" denilmesiyle, câhiliyye Araplarının: "Alışveriş de ribâ gibidir", yani nasıl alışverişte bir ziyâde ve kâr varsa, aynen öyle ribâda da bir fazlalık ve kâr vardır, aralarında fark yoktur, demelerine benzemektedir. Yani, câhiliyye Araplarının ribâyı helâl saymak için gösterdikleri gerekçe ne ise, vâde farkını câiz görenlerin gösterdikleri gerekçe de odur. "Vâde farkı haramdır, zira bu sûretle olan alışverişte, peşine nazaran alınan fazlalık vâdeye karşılıktır ve esas itibarıyla ribâ da vâde karşılığı olarak alınan fazla meblağdır" diyenlerin kanaati de sözü edilen fazla meblağın ticaret yoluyla kazanılan fazla meblağa ve kâra hiç benzemediğini açıkça göstermektedir. Burada unutulan şey şudur: Bugün özellikle bütün dayanıklı tüketim mallarının biri peşin, diğeri vâdeli olmak üzere iki ayrı fiyatı vardır. Maliyeti yüz milyon lira olan bir mal % 20 kâr ilâve edilerek 120 milyon liraya satılmaktadır. Aynı mal, bir sene vâde ile 150 milyon liraya satıldığı zaman, bunun 30 milyon lirasının vâde karşılığı olduğu, yani % 25 bir fâiz alındığı açıktır. Şimdi vâde karşılığı olan bu 30 milyon lira acaba daha çok kâr kabul edilen 20 milyon liraya mı, yoksa fâize mi benzemektedir? Bu ziyâde meblâğ fâize benzetilebilir. "Girişimcinin aldığı kredinin fâizi, ürettiği malın fiyatına yansımakta ve pahalılığa yol açmaktadır" diyenler de bunun fâiz olduğunu kabul etmek zorundadırlar. Veya şayet vâde farkı fâiz değilse, girişimcinin krediye ödediği fiyat da fâiz değildir. (Süleyman Uludağ, İslâm'da Fâiz Meselesine Yeni Bir Bakış, s. 122-130)          


Son takip: 12.12.2017 - 01:55
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· Arbede · İnsanın Asıl Sırat Köprüsü Dünyadadır · Diğer İnançlarda Din . · Konuyla İlgili Geniş Bilgi Alınabilecek Kaynaklar · h) Kullanmaya elverişli (isti'mâlî) mal · İmama Ne Zaman İsyan?. · Muvahhid Olan Kimse Galiptir · İSLÂMCILIK.. · Gazap Konusunda Âyet-i Kerimeler · 5) Kötülükler ve Çirkinlikler Karşısında İhsan · Emânet Ehlinin Vasıfları · 3) Hâmilelik ve Çocuk Emzirmek · Fetih Sûresi · Allah'tan Gelen Hareket Metodunun Bölümleri · Allah’ın  Mevlâ ve Vâli Oluşu · Avret Ne Demektir? . · Kazf Nâmuslu Bir Kimseye Zinâ İftirası · Korku Denen Reaksiyon. · Allah Kimlerin Velîsidir?. · Bu İsmi Bilmenin Faydaları
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber