Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kumarın Zararları
· Hicretin Sebebi
· Kur’an’da Unutkanlık Tedavisi
· 1) Beden Ve Elbise Temizliği
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Salih Amelle İlgili Ayet-i Kerimeler
· 2) Helâl Rızık , Emek Eseridir
· Rızıkla İlgili Hadis-i Şerif Kaynakları
· Ecel ve Ömür
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti

Burayada Bak
· Hürriyet Telakkisi
· b- Mal açısından gerekli olan şartlar
· 2) Darwinizm ..
· Fesâdın Görüntüleri Tuğyân
· Mescidlerin Sanat ve Mimari Yönü.
· Bir Vesika
· Oruçluya Mekruh Olan Hususlar
· Niyetin Vakti
· 2) Sadece Kazâyı Gerektiren Durumlar
· Atalar Kültü
· Efrâd
· Yemin
· Hatalarında Direnmezler
· Sonuç 
· Besmele, Laik Mantığı Protestodur

Son Okunanlar
· İnsanlığın Derdiyle Dertlenip Hüzünlenmenin Göstergesi Gözyaşı
· Hadis-i Şeriflerde Nisyân/Unutma Kavramı ve Unutkanlığın Tedavisi
· ÂYETLERİ UCUZA SATMAK .. Az Bir Karşılık ile (Ucuza) Satmak .
· b- Heykel
· VACİBU'L-VÜCUD ..
· Nasrânî
· Konuyla İlgili Geniş Bilgi Alınabilecek Kaynaklar
· Müezzin
· Savaşıyorsanız Yeneceğinize İnanın
· TEVRAT..



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

İnsanlığın Derdiyle Dertlenip Hüzünlenmenin Göstergesi Gözyaşı

İnsanlığın Derdiyle Dertlenip Hüzünlenmenin Göstergesi
İnsanlığın Derdiyle Dertlenip Hüzünlenmenin Göstergesi: Gözyaşı   İnsana ağlama ve gülme özelliğini veren Allah’tır. Gülmek ve ağlamak, insan varlığının sırlarından birisidir. Yapısı ve rûhî giriftliği bakımından insanın organik yapısından aşağı kalır yanı yoktur. Her iki olayın meydana gelmesinde hem organik faktörler, hem de psikolojik faktörler iç içe, yan yana faâliyet gösterir. İnsanı ağlatan ve güldüren, gülme ve ağlama sebeplerini yaratan Allah’tır. “Güldüren de O’dur, ağlatan da O’dur.” (53/Necm, 75) Gizli sırlar gereği, insanı bir olaya güldürürken, bir olaya ağlatır. Bu gün ağlattığı olaya, belki yarın güldürebilir. Ağlamak ve gülmek, değişen psikolojik hallerin, eşya ve ortamların, insan ruhunda hiçbir zaman aynı kalmayan değer ve arzuların bir sonucudur. Herkes, başına gelen şeylere bağlı olarak ağlar ve güler. Bazılarının ağladığı şeye bazıları gülebilir. Ağlamak ve gülmek, bazı kere aynı sebeple de olur. Önceleri bir şeye gülen insan, daha sonra güldüğü şeyin neticesini görerek ağlayabilir. Keşke yapmasaydım, gülmeseydim diyebilir. (9) Allah iki zıddı bir şahısta yaratmıştır. Bir kimseyi hem ağlatır, hem güldürür. Bu iki olay birbirine zıttır. Müfessirler, âyette geçen güldürme ve ağlatma olaylarını, mutlu etme ve hüzünlendirme olarak da değerlendirmişlerdir. (10)     Hayatın her döneminde insanların tepkilerini göstermede özel yeri olan ağlamanın dinî hayatta da önemi vardır. Bütün semâvî dinlerde (ki asılları İslâm’dır) bugünkü şekilleri itibariyle bile aşırı derecede gülmek hoş karşılanmaz; buna karşılık ağlamak tavsiye edilir. Kur’an da az gülmeyi, çok ağlamayı tavsiye eder (9/Tevbe, 82). Kur’an, ağlayarak yere kapanıp secde edenleri över ve bu hareketin huşûyu/saygı duygusunu arttırdığını ifade eder. Bu suretle ince ve hassas kalbi över (17/İsrâ, 109); kaba ve duygusuz kalbi taşa benzeterek yerer (2/Bakara, 74; 3/Âl-i İmrân, 159; 22/Hacc, 35; 57/Hadîd, 16). Zâhidler üzüntüden, ârifler sevinçten ağlar. Ağlamanın sebebi, Allah korkusu ve sevgisi, cehennem, kıyâmet ve ölüm olabildiği gibi; dünya ile ilgili üzüntü ve acılar da olabilir. İslâm’da bedenî, âilevî, dünyevî felâket ve acılara ağlamayıp sabır ve tahammül göstermek tavsiye edilmekle birlikte, bu durumlarda taşkınlık yapmadan ağlamak yasaklanmamıştır. Buna karşılık  “nevha” , yani isyânı andıracak şekilde bağırıp çağırarak, saçını başını yolarak ölü arkasından ağlamak kesin olarak haram kılınmıştır. Kalben üzülmek ve gözyaşı dökmekte ise dinen  mahzur  yoktur. Nitekim, Hz. Peygamber, oğlu İbrâhim’in ölümüne ağladığı için kendisine hayretini ifade eden bir sahâbiye, “Kalbimizde acı, gözümüzde yaş var; ama dilimiz Allah’ın rızâsına aykırı bir söz söylemez” (Buhârî, Cenâiz 43; Müslim, Fezâil, 62) buyurmuşlardı. İslâm’da dinî his ve heyecanla ağlamak tavsiye edilmiş ve bu tür ağlamalar karşılığında büyük sevap vaad edilmiştir. Meselâ, kimsenin bulunmadığı bir yerde Allah’ı zikredip ağlayan mü’minin âhirette Allah’ın özel lutfuna nâil olacağı (Buhârî, Rekaik 24; Müslim, Zekât 91), Allah korkusundan ağlayan kişinin cehennemden âzâd edileceği (Tirmizî, Fezâilu’l Cihâd 8, 12; Nesâî, Cihad 8), Allah korkusundan ağlayan, harama bakmayan ve Allah yolunda cihadda nöbet tutan kimselere cehennem ateşinin haram olduğu (Dârimî, Cihad 15; Nesâî, Cihad 11) hadislerde belirtilmiştir. Hz. Peygamber, “Kur’an hüzünle nâzil oldu; onu okurken veya dinlerken de hüzünlenip ağlayın veya ağlamaklı olun.” (İbn Mâce, İkame 176) Nitekim kendisi de İbn Mes’ûd, Nisâ sûresi 41. âyetini okurken dolu dolu gözyaşı dökmüştür (Buhârî, Fezâilu’l Kur’an 35;  Müslim, Salâtu’l Müsâfirîn 247-248). Hz. Ömer, kızkardeşi Fâtıma’nın evinde dinlediği âyetlerin tesirinde kalarak ağlamış ve müslüman olmuştu (İbn Hişâm, 1/230). Hz. Ebû Bekir’in de yufka yürekli olduğu, Sevr mağarasında ağladığı, Hz. Peygamber’in vefat edeceğini sezince gözyaşı döktüğü bilinmektedir (Buhârî, Fezâilu’ Ashâbi’n-Nebî, 2; Müslim, Fezâilu’s-Sahâbe 2). Hz. Peygamber, kendisine kurtuluşun yolunu soran Ukbe bin Âmir’e, işlediği günahlardan dolayı ağlamasını tavsiye etmişti (Tirmizî, Zühd 60). Tebük seferine katılamayan Kâ’b bin Mâlik, Mürâre bin Rebî’ ve Hilâl bin Ümeyye kusurlarını affettirmek için hüngür hüngür ağlamışlardı (İbn Hişâm, 4/945). İçinden gelerek ağlayamayanlara ağlar bir tavır takınmaları tavsiye edilmiştir (İbn Mâce, Zühd 6; Müslim, Cihad 58). (11) “(Cennete girmeyi hak eden mü’minler şöyle) derler: ‘Bizden hüznü, tasayı gideren Allah’a hamd olsun. Doğrusu Rabbimiz çok bağışlayan, çok nimet verendir.” (35/Fâtır, 34) Allah’ı râzı etmeye koyulmuş mü’minin hüznü cennette bitecek. Bu gerçeği güçlendiren bir sözü de Allah Rasûlü vefatı sırasında başucunda ağlamakta olan Fâtıma’sına söylüyordu: “Ağlama kızım, baban bir daha acı çekmeyecek!” Evet, o güne dek hep acı çekmişti. Çünkü o çok şey biliyordu. Onun bildiğini bilen her kim olsa öyle yapardı. O da öyle demiyor muydu: “Benim bildiğimi bilseydiniz az güler çok ağlardınız!” Onun bildikleri bir yana, ya onun yaşadıkları? Hem yetim, hem öksüz. Ardından bir bir kaybedilen dayanaklar: Abdulmuttalib, Ebû Tâlib, Hz. Hatice ve peş peşe gelen evlât acıları, ölümleri. Tabii bütün bunları bastıran da nübüvvetin ağır yüküydü. Bu nedenle o çok ağlamış, az gülmüştü. Kan, ter, gözyaşı... Bu üç damla azizdir; bu üç damlanın karıştığı şey de azizdir. Neyin uğrunda olursa olsun, samimi olarak bir dâvâ uğruna dökülen kanların bile karşılıksız kaldığı görülmemiş. Ter de öyle; kim çalışarak ter dökmüş de karşılığını almamış? Bu ister mü’min ister kâfir olsun, yasa herkes için geçerli, “insan için” diyor Kur’an; “İnsan için yalnız çalıştığının karşılığı vardır.” (53/Necm, 39) Gözyaşı da öyle, zulme uğramış birinden dökülüyorsa o damla, düştüğü yeri yakacaktır. Bu üç damla bedeldir, bu bedel ödendiği zaman elde edilen şey meşrûlaşır. Kan, toprağın; ter, ekmeğin; gözyaşı, yüreğin bereketidir. “Ve gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz.” (53/Necm, 60) Sahi, nasıl beceriyorsunuz bunu, diyor Kur’an; imanınızın, Kur’an’ınızın, coğrafyanızın esir edildiği, insanınızın mânevî bir soykırıma uğradığı, tüm değerlerinizin yağmalandığı, sayısız civanın yüreğinden vurulduğu bir ortamda hâlâ nasıl gülebiliyorsunuz, diye soruyor. Gerçekten, nasıl beceriyorsunuz bunu? Tabii ki, buna becermek demezler; gaflet derler, vurdum duymazlık derler, hamâkat derler... Eğer bilseydik Önderimiz Efendimiz’in bildiğini, çok ağlayıp az gülerdik. O yakîn derecesinde biliyordu gazabı, kahrı, cehennemi. Bu gerçeklerin ârifiydi O. Biz de bunları “irfan” derecesinde bilseydik Onun gibi yapacak, çok ağlayacak, az gülecektik. Evet, bilseydik göğsümüzde nükleer bir güç merkezi taşıdığımızı ve bunun her gün üzerine yağan günahlarla paslandığını, bu pası çözecek tek kimya olan gözyaşını bir umman gibi salacaktık gecelerin koynuna. Eğer bilseydik günah hedeflerini on ikiden vuran istiğfâr  silâhının  mermileri  gözyaşıdır, gönlümüze gözümüzden bir ırmak bağlayacaktık. Eğer bilseydik duâlarımızı yüce makama tez ulaştırmanın en emin yolu, onlara gözyaşından kanatlar takmaktır, Yunus gibi “ağla gözlerim ağla, gülmezem ayruk” diyecektik. Eğer erseydik sırrına “Yevme lâ yenfau mâlun ve lâ benûn (O günde malın da evlâtların da faydası olmaz)” ifadesinin, bir “kalb-i selîm’e sahip olmak için, değil birkaç damla yaşı, bir çift gözü bile fedâ edecektik. Eğer bilseydik her gün en çok kullandığımız organların başında elimiz, zihnimiz ve kalbimiz gelir; bu üçü içerisinden de en çok kullandığımız ve kirlettiğimiz kalbimizdir. Onu pislik içerisinde koyduğumuz için, Allah korkusundan dökülen yaşlarla yıkamadığımız için hayıflanacaktık. Eğer imanın neler çektiğini onun yerinde olup anlayabilseydik, ağlayabilirdik. İhsan düzeyinde inansaydık Allah'a, azaba, ikaaba, mîzana, hesâba, gözümüzden yaş değil; kan akıtırdık. Öyle buyurmuştu ya Yesrib’li delikanlı için Rasûlullah (s.a.s.) Efendimiz: “Allah korkusu, kardeşinizin yüreğini dağladı.” Evet, bütün bunları anlayabilseydik, ağlayabilecektik. “Melâli bilmeyen nesle âşinâ değiliz” diyordu Hâşim. Biz âşinâ olduk ey şâir, hem de öylesine âşinâ olduk ki, bu İslâm irfanının nebevî yöntemlerini “romantizm” sayanlar bile çıktı içimizden. Hissizliğin, duygusuzluğun bir tek mâzereti var: Kalp katılığı; o da meşrû değil. “Şarkı görmez, garbı bilmez, edepten yok pâyesi Bir utanmaz yüz, yaşarmaz göz, bütün sermâyesi.” Anlayamayanlar, ağlayamazlar; hatta ağlanacak hallerine gülerler. İşte biz böyle olduk. (12)  


Son takip: 17.05.2012 - 10:08
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· Tılsım · Kur'ân-ı Kerim'de Tevrât Kavramı · Medya Yoluyla Fesad · 6- Burnu Yıkamak · Putları Kırmak · İsrâiloğullarının Karakteri / Yahudileşme Alâmet ve Özellikleri · Kurbanın Hikmeti · Haramı Helâl ve Helâlı Haram Kılma. Helâl ve Haram Kılma Sadece Allah'ın Hakkıdır · 3) Naturalizm .. · 3) Hürriyet · Papaz · Sonuç  · b) Şûrâ · Athene · Papaz · b) Misafire İkram, Düğün Yemeği Ya Da Buna Benzer Bir Maksatla Yapılan Kesim · Mal Yığma. · Hakem İsmini Bilmenin Faydaları · a) Öldürme · “Yeryüzü” Halifeliği
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEMÂ · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETÜ’L-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİNÂ · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEVÂ · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİRÂ · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛRÂ (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLÜ’L-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
Tatil CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Hikaye Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Ilahi Sözleri Weblinkleri Kadin Sahaf Denizli
Üniversite taban puanları ilmihal Kuran.TC

Ihya Toplist Sayfasi