Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kumarın Zararları
· Hicretin Sebebi
· Kur’an’da Unutkanlık Tedavisi
· 1) Beden Ve Elbise Temizliği
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Salih Amelle İlgili Ayet-i Kerimeler
· 2) Helâl Rızık , Emek Eseridir
· Rızıkla İlgili Hadis-i Şerif Kaynakları
· Ecel ve Ömür
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti

Burayada Bak
· Hürriyet Telakkisi
· b- Mal açısından gerekli olan şartlar
· Fesâdın Görüntüleri Tuğyân
· Mescidlerin Sanat ve Mimari Yönü.
· Bir Vesika
· Oruçluya Mekruh Olan Hususlar
· Niyetin Vakti
· 2) Sadece Kazâyı Gerektiren Durumlar
· Atalar Kültü
· Efrâd
· Yemin
· Hatalarında Direnmezler
· Sonuç 
· Besmele, Laik Mantığı Protestodur
· Sakal ve Bıyık

Son Okunanlar
· 8) Allâmu’l-Guyûb
· 3) İstiğase (Medet Beklemek)
· Dinadamı Sıfatı Ve Hiyerarşi
· 7) Allah Râzı Olsun (Radıyallahu anh -r.a.-)
· a) İbadet Duası
· AHKÂM ÂYETLERİ VE YÜCE ALLAH’IN SIFATLARIYLA İLGİLİ ÂYETLER
· Günümüzde Tevbe Anlayışı; Tevbe Kavramının Yozlaştırılması
· Zikir ve İbâdetler
· Sorumluluk Duygusu
· 6) Allahumme



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

8) Allâmu’l-Guyûb

8
8) Allâmu’l-Guyûb:   Gaybleri en iyi bilen demektir. Yalnız Allah için kullanılan bir sıfattır. Allah'ın sonsuz ilmini ifâde eden bu terkibin tam olarak anlaşılabilmesi için, onu meydana getiren "Allâm" ve "Guyûb" kelimelerinin açıklanması gerekir. "Allâm"; A-li-me (bildi) fiilinden türemiş, mübâlâğa ifâde eden bir isim olup; "en çok bilen, her şeyi hakkıyla bilen" demektir. Bu isim Allah'a mahsus bir sıfattır, mahlûklara verilemez. Bir kimseye, bilgin manasında âlim demek caizdir. Üstün, çok bilen mânâsında "allâme" denmesi de mümkündür. Hatta Allah için kullanılan "alîm" ismi, Allah'ın herhangi bir ilim öğrettiği kimseye -yalnızca öğrettiği ilimle ilgili olarak- verilebilir. Nitekim Kur'an-ı Kerîm'de Hz. Yusuf (a.s.)'ın Melike şöyle dediğini görmekteyiz: "Beni yerin hazineleri üzerine görevlendir. Çünkü ben, hem çok iyi bir koruyucu hem de çok iyi bilen (alîm)im, dedi." (Yusuf: 12/55). Hz. Yusuf (a.s.), Allah'ın kendisine öğrettiği ilimleri çok iyi bilmesi, rüyaları tevil etmesi ve Allah'ın izniyle gaybtan haber vermesiyle de "alîm" idi.[1]
Ancak, Allah'tan başkasına "allâm" demek câiz değildir. Zira bu kelimenin ifâde ettiği mânâ "herşeyi en iyi bilen"dir. Buradaki "her şey"in içine insan aklının alamayacağı veya yalnızca Allah'ın bildirmesiyle bilebileceği gayb ve gaybe ait haberler de girer. "De ki: Göklerde ve yerde gaybı Allah'tan başka bilen yoktur. Ne zaman dirileceklerini de bilmezler." (Neml: 27/65) "Gaybı bilen (Allah), kendisine ait gayba kimseyi muttali' kılmaz." (Cinn: 72/26). Buna göre, ilmi çok az, bilmediklerinin sayısı bildiklerinden çok daha fazla olan insana "allâm" denilmesi düşünülemez. "Guyûb" kelimesi de "gayb" kelimesinin çoğuludur. "Gayb"; içinde ne olduğu bilinmeyen her yer ve arkasında ne olduğu bilinmeyen her mevkîdir. Zihinlerde mevcut olsa da göze görünmeyen nesneler de "gayb" sayılır. "Gaybdan bir ses duydum" demek, "görmediğim bir yerden ses duydum" demektir. Başka bir ifâdeyle "gayb"; "His ve ilimde veya mevcudiyette hazır olmayandır."[2] O halde, bir kimsenin, duvar arkasında ne olduğunu bilmediği şey onun için gaybdir, ama bunu bilen için gayb sayılmaz. Birinin zihninden geçenler sahibi için gayb olmasa da başkaları için gaybdır. Beş duyu ile bilinmeyen ve akılların da idrâk edemediği, ancak peygamberlerin haber vermesiyle bilinen gayb; delili bulunan ve muttakîlerin iman ettiği gaybdır. Kur'an'da: "O kimseler ki, gayba iman ederler" (Bakara: 2/3) âyetinde geçen gayb bu çeşit gayb olur, inkârı küfürdür.[3]
Allah Teâlâ ve sıfatları, meleklerin ve cinlerin varlığı, Cennet ve Cehennem vb. konular bu tür gaybdandır. Bir de kıyâmetin ne zaman kopacağı, ölümden sonra dirilmenin mâhiyeti vb. gibi delili bulunmayan, yalnızca Allah'ın bildiği ve hiçbir kimseyi muttalî kılmadığı gaybler vardır. "Gaybın anahtarları O 'nun yanındadır. Onları ancak O bilir." (En'âm: 6/9) Buna göre "Allâmü'l-guyûb" şöyle tarif edilebilir: "Bütün gaybları en iyi bilen". Gerek önceden vuku bulmuş olsun, gerek şu anda vuku bulmakta olsun ve gerekse vukuu devam etmekte olsun; ezelden ebede kadar meydana gelmiş ve gelecek her şeyi en iyi bilendir. Bu, O'nun ilim sıfatının gereğidir: "O, görüleni de, görülmeyen (gayb)i de bilen yücelerin yücesidir." (Ra'd: 13/9). "De ki; "Allâmü'l-guyûb olan Rabbim, batılı hak ile ortadan kaldırır." (Sebe': 34/48). Onun ilmi her şeyi kuşatmıştır. O'nun ilminin dışında hiç bir şey yoktur: "Gaybın anahtarları O'nun katındadır, onları ancak o bilir. Karada ve denizde olanı bilir. Düşen yaprağı, yerin karanlıklarında olan taneyi, yaşı kuruyu -ki apaçık kitaptadır- ancak O bilir." (En’âm: 6/59).
Geçmişte olanları bildiği gibi gelecekte olanları da bilir. Küll'ü bildiği kadar cüz'ü de bilir: "Allah: Ey Meryem oğlu İsa! Sen mi insanlara; beni ve annemi Allah'tan başka ilâhlar edinin, dedin?! deyince: ‘Hâşâ, hak olmayanı söylemek bana yaraşmaz; eğer söylemişsem şüphesiz Sen onu bilirsin; Sen, içinde olanı bilirsin, ben Sende olanı bilmem. Şüphesiz "Allâmü'l-guyûb" Sensin’ der." (Mâide: 5/116) Şu anda kullarının neler yaptıklarını, münâfıkların mü’minler aleyhindeki plânlarını bilir, onların bu düzenlerini suya düşürür: "Münâfıklar; Allah'ın onların sırlarını ve gizli toplantılarını bildiğini, O'nun "Allâmü'l-guyûb" olduğunu bilmiyorlar mı?" (Tevbe: 9/78). "De ki; "Allâmü'l-guyûb" olan Rabbim, batıl hak ile ortadan kaldırır." (Sebe': 34/48) Peygamber (s.a.s.), istihârede bulunurken şöyle duâ ederdi: "Allah'ım! Senin ilminle Senden hayır diliyorum; Senin kudretinle Senden güç ve kudret istiyorum. Ve Senin büyük fazl-u kereminden istiyorum. Çünkü Senin her şeye gücün yeter, benim gücüm yetmez. Sen bilirsin, ben bilmem ve Sen 'Allâmü'l-Guyûb'sun."[4] Her şey O'nun ilm-i ezelîsinde bir tertîp üzere mevcuttur, oluşlar bu tertîbe göredir. Şüphesiz bu O'nun sonsuz ilminin bir neticesidir. O'nun bu ilmi, ezelden ebede doğru değişmeden devam edip gider.[5]     [1] el-Ezherî, "Tehzîbü'l-Luğa", Mısır 1964, A-l-m maddesi. [2] Râgıb el-Isfahânî, Müfredât, Gayb maddesi; el-Ezherî, a.g.e. A-L-M maddesi. [3] Râgıb el-Isfahânî, a.g.e., Gayb maddesi. [4] Buhârî, Teheccüd, 25. [5] Halid Erboğa, Şâmil İslâm Ansiklopedisi: 1/123.


Son takip: 17.05.2012 - 06:22
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· Tılsım · Kur'ân-ı Kerim'de Tevrât Kavramı · Medya Yoluyla Fesad · 6- Burnu Yıkamak · Putları Kırmak · İsrâiloğullarının Karakteri / Yahudileşme Alâmet ve Özellikleri · Kurbanın Hikmeti · Haramı Helâl ve Helâlı Haram Kılma. Helâl ve Haram Kılma Sadece Allah'ın Hakkıdır · 3) Hürriyet · Papaz · Sonuç  · b) Şûrâ · Athene · Papaz · b) Misafire İkram, Düğün Yemeği Ya Da Buna Benzer Bir Maksatla Yapılan Kesim · Mal Yığma. · Hakem İsmini Bilmenin Faydaları · a) Öldürme · “Yeryüzü” Halifeliği · İNFÂK..
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEMÂ · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETÜ’L-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİNÂ · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEVÂ · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİRÂ · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛRÂ (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLÜ’L-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
Tatil CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Hikaye Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Ilahi Sözleri Weblinkleri Kadin Sahaf Denizli
Üniversite taban puanları ilmihal Kuran.TC

Ihya Toplist Sayfasi