Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kumarın Zararları
· Hicretin Sebebi
· Kur’an’da Unutkanlık Tedavisi
· 1) Beden Ve Elbise Temizliği
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Salih Amelle İlgili Ayet-i Kerimeler
· 2) Helâl Rızık , Emek Eseridir
· Rızıkla İlgili Hadis-i Şerif Kaynakları
· Ecel ve Ömür
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti

Burayada Bak
· Efrâd
· Oruçluya Mekruh Olan Hususlar
· İhtilâfların Kaynağı
· Vesâyet Akdinin Meydana Gelme Şartları 1- Vasî İle İlgili Şartlar
· 3- Dâvâcının Yemini
· b- Mal açısından gerekli olan şartlar
· Şefî’
· Basralı Dilbilimcilerin Cevabı
· Fesadın Tek Etkeni İnsanlardır
· Fesatçılara Verilen Ceza  
· Nedir Fetih? .
· Mekkelilere Mektup Hâdisesi
· Kur'an'da Felâh
· Kötülenmeyen Şiir
· Hakka Bâtılın Karıştırılması

Son Okunanlar
· Gerçek İzzet
· Hadis-i Şeriflerde Hırsızlık Kavramı
· Beşerî Sistemlerin Dünyevîliği; İslâm'ın Uhrevîliği
· İnek
· RUYETULLAH .. Ru’yetullah; Allah’ın Görülmesi
· Yeme İçmeyle ilgili Haramlar Konusunda Bazı Hadis-i Şerifler
· Âhirete İmanın İnsan Hayatındaki Yeri
· Maddî İhtiyaçlarını Gidermek
· Düşmanlık ve Dostluk; Tevhidin Gereğidir, İmanın Dışa Yansımasıdır
· Peygamberimizin Risâletten Önceki İ'tikâfı



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Gerçek İzzet

Gerçek İzzet
Gerçek İzzet:
  Bazı insanlar, Allah’ı bırakıp putları ilâh edindiler. Onlar bu yalancı, işe yaramaz, bir faydasını görmedikleri, hayalî tanrılarının yanında izzet bulacaklarını zannederler. Bu elbette mümkün değildir (19/Meryem, 81). Bazı insanlara ‘Allah’tan ittika et, O’ndan sakın ve hakkıyla kork’ denildiği zaman, o bu dâvete karşı kibirlenir, bu gibi çağrılara kulak asmaz ve günah işlemekle izzet kazanacağını zanneder (2/Bakara, 206). Allah, bazı câhillerin ve hevâsını ilâh haline getirip de  O’nun hakkında kısır düşünenlerin niteledikleri, ya da kendi uyduruk tanrıları gibi değildir; O Sübhân’dır (Çok yücedir) ve O gerçek izzetin sahibidir (37/Saffât, 180). Mü’minler, kendi kardeşleri olan müslümanlara karşı gâyet alçakgönüllü (zelîl), mütevâzî ve merhametli;  ama düşmanlarına karşı izzet (güç ve şeref) sahibidirler.  Onların karşısında pısırık, sünepe, teslimiyetçi ve hakkını  bile savunamayacak kadar korkak değildirler (5/Mâide, 54). Zâlim sultanlar/yöneticiler, bir ülkeye zorla girdikleri zaman orasının huzurunu bozarlar (ifsat ederler), mallarına ve onları ayakta tutan değerlerine saldırırlar.  Şerefli insanları (izzetli kimseleri) zelîl hale getirirler, onları aşağı bir duruma düşürürler (27/Neml, 34). Kur’an gerçek izzetin iman etme ile elde edilebileceğini müjdeliyor. Bir başka ifadeyle Allah (c.c.), Kur’an’ın dâvetine uyarak iman edenlere iki dünyada da saâdetin yanında, izzet de vereceğini duyuruyor. Mü’minler gerçek izzet sahibidirler ve onlar her bakımdan üstün ve şereflidirler. Ancak, ne yazık ki, modern zamanlarda müslümanların arasından çıkan bazıları kendilerini ve sahip oldukları değerleri aşağı ve zelîl; buna karşın Kur’an’ın müşrik, müfsit  ve zâlim dediği kimseleri üstün görüyorlar.  Onlara hayran oluyor, onların peşinden gitmeye, onlar gibi olmaya çalışıyorlar. Onların bu zayıf tarafını bilenler de onlara tepeden bakıyor, onlara karşı kibirleniyor ve onları kullanabiliyorlar. Kimileri de münâfık tavırlarla müslümanlara karşı kibirleniyorlar. Kendilerini izzetli, mü’minleri zelil ve hakir kabul ediyorlar. Onlara sefih (kafasız) gerici, çağdışı, çember sakallı, fundamentalist gibi çirkin şeyler söylüyorlar. Halbuki Kur’an’a göre üstünlük, şeref ve izzet soyla, zenginlikle, bir ülkeye mensup olmakla, diploma ile değil; iman ve o imanın getirdiği ahlâkla kazanılır. Mü’min, fakir olsa da izzet sahibidir. (1) İzzet; Yenilgiye uğramayı ve aşağılanmayı önleyen güçlü ve saygın konum anlamında bir Kur'an tâbiridir. Sözlükte "güçlü ve üstün olmak, gâlip gelmek, saygın olmak" gibi mânâlara gelen ızz kökünden isim olan izzet, bu anlamları yanında, bir kimsenin başkaları karşısında bedensel, psikolojik, ekonomik, sosyal statü vb. yönlerden güçlü, etkin ve saygın olması, baskı altına alınamaz bir konumda bulunması durumunu da ifâde eder ve "âcizlik, alçaklık" mânâsındaki "zillet"in karşıtı olarak kullanılır. Râgıb el-İsfehânî Kur'an'da Allah'a, Rasûlüne ve mü'minlere mahsus olduğu bildirilen izzeti (63/Münâfıkun, 8) kesintisiz ve sonsuz olduğu için "hakiki izzet", bunların dışında kalanların kendilerinde vehmettikleri izzeti de "sun'î izzet" şeklinde değerlendirir. Aynı kökten sıfat olan azîz; "güçlü, üstün ve hâkim konumda bulunan, yenilmeyen, eşi benzeri olmayan" anlamlarında hem Allah'ı hem de insanı nitelemek için kullanılmaktadır. Kaynaklarda "izzet bahşeden" mânâsında muizz kelimesi esmâ-i hüsnâdan biri olarak kaydedilmektedir (İbn Mâce, Duâ 10; Tirmizî, Deavât 82). Kur'ân-ı Kerim'de izzet on bir yerde, aynı kökten fiil ve isim kalıbında kelimeler ise 120 defa geçmekte, bunlardan azîz, büyük çoğunluğu Allah'ın isimlerinden olarak doksan dokuz âyette yer almaktadır. Bu âyetlerin tamamında azîz, Allah'ın başka isimleriyle birlikte geçmektedir. Bu isimler Allah'ın mutlak gücünü ve tasarrufunu veya rahmet, mağfiret ve lutufkârlığını ifâde eden ya da ilim ve hikmetine vurgu yapan isimlerdir. Bir düşünceye göre Allah'ın isimlerinin her birinde kullara bir mesaj vardır. Bundan dolayı azîz isminin bu sıfatlarla birlikte kullanılmasında insanlara hem güçlü olmaları, hem de merhamet, bağışlama, bilgi, hikmet gibi erdemlerle de donanmaları gerektiği yönünde bir mesaj bulunduğu da düşünülebilir. İzzet ve türevlerinin Kur'an'da geçen anlamlarıyla hadislerde de kullanıldığı görülmektedir. İzzet kelimesi Allah ve mü'minler hakkında olumlu bir anlam ifâde ederken inkârcı ve münâfıklar hakkında kullanıldığında onların İslâm, Kur'an ve gerçekler karşısında bilinçsizce kapıldıkları kibir, gurur, inat ve öfke duygularını, bu duyguların etkisiyle işledikleri kötülükleri sürdürmelerini anlatır. Meselâ 38/Sâd sûresinin ikinci âyetinde Kur'an'ın irşâd edici önemine dikkat çeken âyetin arkasından inkârcıların Kur'an karşısındaki olumsuz tavırları, "inkâra sapanlar izzet ve sapkınlık içindedir" şeklinde ifâde edilir. 2/Bakara sûresi 206. âyette münâfıkların karakteristik davranışlarına dâir bilgi verilirken böylelerine Allah'a saygıyla itaat etmeleri tavsiye edildiğinde izzet duygularının kendilerini günaha sevkettiği belirtilir. Râgıb el-İsfehânî bu âyetteki izzeti "yerilen anlamıyla öfke ve sertlik" şeklinde açıklar. Fahreddin er-Râzî de aynı kelimeyi "kibir, cehâlet ve delilleri kavrama yoksunluğu" olarak izah ederken (Mefâtihu'l-Gayb, 5/173), İbn Aşûr bunun, bir kimsenin sosyal statüsüne aldanıp böbürlenmesi ve bu yüzden nasihatlere kulak asmaması mânâsına geldiğini belirtir. Gazzâlî, İhyâ'sında olumsuz izzeti kibirle eş anlamlı olarak kullanmaktadır. Onun yaptığı psikolojik tahlillere göre kişi bazı yüksek niteliklere sahip olduğunu düşününce kendisinin başkalarından üstün olduğu vehmine kapılır. Bu kanaate "kendini büyük görme" (izzü'n-nefs, teazzüzü'n-nefs), bu duygunun etkisiyle olumsuz davranışlarda bulunmaya da "tekebbür" denir. Gazzâlî, bu anlamdaki izzetin ve kibir duygusunun "cennetin kapıları" dediği güzel huyların kazanılmasına engel olacağını söyler; sevgi, tevâzu, hoşgörü ve doğruluk gibi erdemlerden yoksun kalma ile kin, öfke, kıskançlık gibi kötü huylara bulaşmada kibir ve izzetin mutlak etkisinin bulunduğunu belirtir (İhyâ, 3/344-345). Ancak Gazzâlî'ye göre insan, alçakgönüllü olmaya çalışırken tevâzu sınırını aşarak kendini aşağılık (mezellet) durumuna da düşürmemelidir (A.g.e. 3/368-369). Fahreddin er-Râzî de gerçek mü'minlerin iman edenlere karşı alçakgönüllü ve şefkatli, inkârcılara karşı güçlü, dirâyetli ve onurlu olduklarını bildiren âyette (5/Mâide, 54) geçen "ezille" kelimesini açıklarken bunun "alçalma ve küçülme" (mehânet) olarak anlaşılmaması gerektiğini söyler (Mefâtihu'l-Gayb, 12/21-22). Bu açıdan bakıldığında izzetle kibrin farklı iki kavram olduğu anlaşılır. İzzet mü'minin kendi varlığının hakikatini bilmesi, tanıması ve ona dünyevî ihtiyaçlarını gerektiği kadar sağlamasıdır. Kibir ise, kişinin kendini doğru tanımaması ve olduğundan büyük görmesidir. Şu halde izzet şeklî olarak kibre benzerse de, mâhiyet itibarıyla ondan farklıdır. Nitekim tevâzû da zillete benzemekle birlikte; tevâzu erdem, zillet erdemsizliktir. Ahlâk kitaplarında insanın kendini zilletten koruması, çoğunlukla "hürriyet" kelimesiyle ifâde edilir ve bu hususta kişinin kendi şerefini (izzü'n-nefs, şerefu'n-nefs) korumasının, kimsenin elindekine göz dikmeden minnetsiz bir hayat yaşamasının, yalnız Allah'a dayanıp güvenerek hakiki izzeti O'ndan beklemesinin gerekliliği üzerinde önemle durulur. Buna göre kişi izzeti, kendi nefsini başkalarından üstün görme eğiliminin bir ifâdesi olarak değil; sahip olduğu dinden ve temsil ettiği, inanıp bağlandığı yüce değerlerden gelen bir güç ve onurun ifâdesi olarak görmelidir. İnsan, İslâm'dan ve onun kazandırdığı değerlerden uzaklaşması halinde izzetten de yoksun kalır. Çünkü izzet sadece Allah'a mahsus olup (4/Nisâ, 139; 35/Fâtır, 10) mü'minlerin, hatta peygamberlerin sahip olduğu izzet İlâhî bir lütuftan ibârettir (Fahreddin er-Râzî, Mefâtihu'l-Gayb, 11/64). Bu lutfa erişebilmek için samimi bir imana sahip olmanın yanında Allah'ın çizdiği yolda yürümek gerekir. İnsanlar izzetin kaynağı olan Allah'a ne kadar yakın olursa izzetten de o kadar pay alırlar. İslâm'daki ulûhiyet anlayışına uygun olarak Kur'an'da izzetin tamamen Allah'a mahsus olduğu (35/Fâtır, 10) ve O'nun dilediğini aziz, dilediğini zelîl kıldığı belirtilir (3/Âl-i İmrân, 26). Fahreddin er-Râzî bu âyeti açıklarken izzetin din veya dünya ile ilgili olacağını, dinle ilgili olan en yüce izzetin Allah'a iman olduğunu ifâde eder. Zilletlerin en aşağısı ise inkârdır. Böylece Allah bazı insanları iman ve irfanla aziz, bazılarını da inkâr ve sapkınlıkla zelil kılar (Mefâtihu'l-Gayb, 8/7-8). Bu düşünceden hareketle son dönem İslâm bilgin ve düşünürleri, müslüman toplumların kendi dinlerinin ilkelerinden uzaklaştıkça izzetlerini de kaybettiklerini, onları içine düştükleri durumdan kurtaracak gücün yine İslâm'ın izzeti olduğunu söylemektedir. (2)        


Son takip: 19.05.2012 - 12:16
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· 7- Kulakların Meshedilmesi · Hasodalık · Kazanç Yolları · Kur'an'da İ'câzı İle İlgili Ayet-i Kerimeler · b- Görüşlerden birinin tercih edilip seçilmesi · Kur’ân-ı Kerim’de Mal, Mülk ve Mâlik Kavramları · Bilgi Araçları ve İman. · Teklîf-i Mâ Lâ Yutak/Güç Yetirilemeyecek Emir ve Yasaklar · Mekke'nin Tahrîmi · Harbî · Kur’an ve Sünnette İlham · Ziyaretin Ölüye Faydası · Mitoloji · Talmud. · Hüzün Kokulu Düşünceler · La İlahe İllallah’ın Rükûnleri · Unutma ve Hata Türleri · Batıda ve Batılılaşmış Toplumlarda Kadın · Şeytan Taşlama Eylemi; · İnfak, Zekât ve Her Türlü Cömertlik, Malın Mülkün Gerçek Sahibini Hatırlatır ve Kişinin Emanet Bilincini Güçlendirir
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEMÂ · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETÜ’L-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİNÂ · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEVÂ · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİRÂ · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛRÂ (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLÜ’L-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
Tatil CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Hikaye Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Ilahi Sözleri Weblinkleri Kadin Sahaf Denizli
Üniversite taban puanları ilmihal Kuran.TC

Ihya Toplist Sayfasi