Kavramlar Ansiklopedisi | Kategoriler | Konular

Aracı Olma Anlamı

Aracı Olma Anlamı



Aracı Olma Anlamı


?Şefaat' aynı zamanda aracı
olmak, yardım etmek, öncülük yapmak gibi anlamlara da gelir. Nitekim Kur'an'da
bu manada kullanılmaktadır:
?Kim güzel bir şefaatte
bulunursa (güze bi şeye aracı olursa), ondan kendisine bir hisse
vardır. Kim de kötü bir şefaatte bulunursa (kötü bir işe aracılık)
yaparsa, ondan da kendisine bir pay vardır. Alllah (cc) her şeyin üzerinde
koruyucudur.? (4/Nisâ, 85)
Burada ?şefaat' olarak ifade
edilen aracı olmayı, Peygamberimiz, ?kim güzel bir sünnet (adet, tavır)
başlatırsa' diye ortaya koymuştu (Bakınız: Sünnet).
Denildi ki buradaki ?şefaat'
hayır olsun, şer olsun, insanların bir yola girmesini sağlamak, onların o yola
girmesine aracı olmaktır. ?Hasene olan şefaat', insanların iyiliği,onların
faydası için çalışmak, onlardan zararı uzaklaştırmaya gayret göstermek,
kötülükleri önlemeye çalışmaktır.
Ebu Musa (r.a.) anlatıyor:
?Peygamber (sav), bir ihtiyacının giderilmesini isteyen birisi gelince
arkadaşlarına döner ve ?Şefaat edin, ecir kazanın. Allah da Rasulünün diliyle
dilediğine hükmetsin' derdi.? (Müslim, Birr 145, Hadis no: 2627, 4/2026; Ebu
Davud, Edeb, Hadis no: 5131, 4/334; Buharí, Edeb 37, 8/14; Tirmizí, Ilim 14,
Hadis no: 2672, 5/42; Nesâí, Zekât 65, 5/58)
?Seyyie olan şefaat' ise,
insanların kötü yollara gitmesi için çalışmak, onların kötülüğü ve sapıtması
için çaba harcamak, onların zararı için gayret etmektir. Insanların kötü yollara
sapması için sebep hazırlamak, yardımcı olmaktır. Şüphesiz ki bu şekilde, iyi
veya kötü olarak ?şefaat' etmek, insanlara yardımcı olmak karşılıksız değildir,
herkes yaptığının karşılığını alır.
?Şefaat' bir yönüyle de
yardımdır. Bir kimseye faydalı olmak, ona iyiliğin gelmesine aracı olmak, bir
kötülüğün ondan uzaklaşmasına yardımcı olmaktır.
Bu türlü bir şefaat çeşitli
şekillerde olabilir. Nitekim Peygamberlerin tebliği, insanları Hakka daveti bir
şefaat olduğu gibi onların, ümmetleri için dua edip, affedilmelerini istemeleri
de bir şefaattïr.