sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· a- Hudûs Delili
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Kur’an’da Unutkanlık Tedavisi

Burayada Bak
· Allah’a Nisbetle Fitne
· Cihad Emîri
· Mekr/Tuzak Planlayanların Ummadıkları Yerden Cezâlandırılmaları
· Şirkin Sebepleri
· Erlik Han
· Himmet
· Koğuculuk
· 13- Yarını/Âhireti Uzak Görmek, Önemsemeyip İhmal Etmek, Bâtıl Umutlar
· Hud (a.s.) (Ad kavmine Gönderilmiştir)
· “Onların Yalvardıkları da Rablerine Yakın Olmak İçin Yol Ararlar”.
· Ticâret, Ziraat ve Cihad
· 3) Mubah Vasiyetler
· Eren
· Niyâz
· Rûhânî

Son Okunanlar
· Şirkin Tarihsel Kökeni
· İsrâf Edenleri
· a- Ahlâkî Yönden
· Çok Evliliğe İslâm'ın İzin Vermesinin Hikmetleri
· SÜBBUH
· 21- Ölüm Aranır
· Ölçü ve Tartının Doğru Olması, Alışverişe Ailenin Karıştırılmaması
· d) Sabretmek
· Sâlih Amelin Sonuçları a- Güzel Bir Gelecek ve Mutluluk.
· Allah’ın Şehâdeti



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Şirkin Tarihsel Kökeni

Şirkin Tarihsel Kökeni
Şirkin Tarihsel Kökeni:   Tarihin her döneminde Allah Teala'yı yanlış anlamak, O'nu, yüce ni­te­likleri dışında vasıflandırmaya çalışmak ve özellikle kâinâttaki olaylar üze­rinde O'ndan başka güçlerin de rol oynadıklarına inanmak gibi sapık eği­limler, insanlarda sık sık görülmüştür. İşte tarihin en eski çağlarından beri özellikle iki peygamber arasında ge­çen ve “Fetret Dönemi” denen kopukluklar sırasında gerçek dinle­rin, insa­nın ham içgüdüsü ile deformasyona uğramaları sonucu şirk dinleri doğ­muştur. Çünkü insan yaratıcısını o kadar sık, o kadar sü­rekli, o kadar hara­retle aramaktadır ki bu arayış, Allah'ın mesajları doğrultusunda he­men yönlendirilmediği ve hemen terbiye edilmediği takdirde derhal do­ğal çizgi­sinden sapar. O bakımdan tarihi gerçekler ve Kur'ân-ı Kerim'deki aydınla­tıcı bilgiler açıkça gösteriyor ki bir peygam­berin, görevini yapıp eceli gelince rabbinin huzuruna intikal etmesin­den hemen sonra o pey­gamberin üm­meti, kendilerine gelmiş olan ilâhî mesajdaki gerçekleri de­ğiştirmeye koyu­lurlar. Bu olay yalnızca Hz. Muhammed (sav) den önceki ümmetlerle sı­nırlı değildir. Bilakis İslam Ümmeti içinde de şirk inanışları -ne yazık ki- za­man zaman yayılma eğilimi göstermiş, bu yüzden vaktiyle Kur'ân-ı Kerim üze­rinde yapılan yorumlarla İsmaililik, Dürzilik, Nusayrilik, Bahailik, Kadıyanilik ve çeşitli tarikatlar gibi batıni şirk akımları İslam'dan koparak birer bağımsız din kimliğine bürünmüş­lerdir. Durum bununla da sınırlı kalmamış, nihâyet Auguste Comte'un sa­pık felsefesinden il­ham alınarak fanilerin ilahlaştırıl­masıyla çağımızda Ortadoğu'da kökten putçu bir din daha kurulmuş­tur.     Yukarıda işaret edildiği gibi tevhid inancının zaman içinde yozlaş­ması sonucu birtakım sapkın inanış biçimlerinin ortaya çıktığı ve şirk dinlerinin bu su­retle oluştuğu, kesin bir gerçektir. Örneğin günümüzün modern dini olan kökten putçuluğun en önemli ayini “ti” sesiyle başlatılan ayakta saygı duruşudur. Bu ibadet es­nasında hiç kimse kımıldamamakta, bilakis son derece huşu içeri­sinde ve hareketsiz olarak belli bir yöne doğru durmaktadır. Görüldüğü üzere tev­hid dininden kalma motifler burada da çok canlı bir şekilde göze çarp­maktadır. Bu motif­lerin açık şekilleri şunlardır: 1- İbadete çağrı, 2- İbadet başlangıcını haber veren uyarı, 3- Ayakta ve belli bir yöne doğru hareketsiz duruş, 4- İbadetin sona erdiğini haber veren uyarı 5- Yazılı dua. Bu ibadette tevhid dininden kalma kapalı motifler ise: Coşkulu bir imanla ilaha bağlılık ve huşu; Tanrılaştırma ve ebedileştirme duygula­rı­dır. Bütün bunlar aynen Yahudilikte ve Hıristiyanlıkta da vardır, hatta diğer tüm dinlerin ortak niteliğidir. Dolayısıyla mensupları tara­fından bu dinin: “Sadece devletin resmi bir geleneği olduğu, ya da salt bir saygı tö­reninden başka bir şey olmadığı” yolunda, yapılan açıklama­lar tamamen bir spekülasyondur. Nitekim Mısır'lı bazı kökten putçula­rın son yıllar­daki tutumları bu çelişkiyi doğrulamıştır. Gerçek anlamda ve tablolaşmış biçimiyle yaşanan tevhid ise yal­nızca İslamdır. Yukarıdaki gerçeklerin saptanmasında yine en büyük kanıt İslamdır. Yozlaştırılmış tevhidin unsurları yukarıdaki örnekte olduğu gibi di­ğer tüm şirk dinlerinde de vardır. Dolayısıyla batılı araştırmacılar ve bir­takım tarih yazarları tarafından savunulduğu üzere dinlerin, baş­lan­gıçta ilk defa ataların ruhlarına tapınmak şeklinde ortaya çıktığı ve git­tikçe ge­lişerek gü­nümüzdeki “monoteist” biçimi aldığı yolundaki tez tama­men asılsızdır. [1] Çünkü bu tez, din kavramının, insan düşünce­sin­den pey­dahlandığı teme­line dayanmaktadır. Oysa ftrî olarak din duygusunu taşı­mayan hemen hiç bir insan yoktur. Bu gerçeğe bakılacak olursa dinin, bir düşünce ürünü değil, bilakis insan doğasında zâten var olan bir eğilim ol­duğu gâyet açıktır.    Çünkü insan, dünyaya gözünü açtığı zaman annesinin memesini ara­mak gibi bir iç güdüyle dudaklarını nasılki hareket ettirmeye çalı­şırsa aynen böyle bir içgüdüyle yaratıcısını çeşitli kurgularla zihninde canlan­dırmaya çalışır. Bu konudaki zihinsel faaliyetler bilinç altında ce­reyan et­tiği için insa­nın bu içgüdüsü başlangıçta hamdır. Dolayısıyla bu içgüdü­nün eğitilmesi ve yönlendirilerek bilinç üzerine çıkarılması ge­rekir. Aksi halde kişi bu ham içgüdü ile metafizik gerçekleri fizik boyut­larda canlan­dırmak durumuna düşecektir. Yani şirk koşacaktır ki bu olay, çağlar boyu hep yinelenip dur­muştur. İşte beşeriyet tarihinin her döneminde pey­gamberler, vahyin ışı­ğında insanın bu ham içgüdüsünü terbiye etmeye çalışmış, onu bir önceki çağın cahili etkilerinden kur­tarma hizmetini vermişlerdir. [2]
  [1] Bu tezi Filozof Tylor, La Civilisatino Primitive adlı eserinde savunmaktadır. Ancak birçok ilim adamları ve bunlardan Herbert Spencer bu görüşü eleştirerek çürüt­müşler­dir. Çünkü pozi­tivistlere göre felsefeler deneye dayanmadıkları için yapıcı de­ğil bilakis yı­kıcıdırlar. Burada hemen belirtmek gerekir ki tevhid dininin kaynağı, poziti­vizmin de felsefenin de asla ulaşamadığı vahiydir. Dolayısıyla poziti­vizmin, deneye dayanmayan felse­feyi reddetmesi ve felsefi çelişkileri çürütmesi, onun (aynı zamanda deneye dayanma­yan vahyi de çürüt­tüğü) şeklinde algılanmamalıdır. Bilakis pozitivizmin felsefeyi çü­rüt­mesi, vahyin aynı doğrultudaki hükmünü veya tutumunu kanıtlamış olur ki esasen vahyin doğ­rulanma­sında pozitivizm hiç bir zaman ölçü olamaz. Şu varki vahiy ile bağdaşmayan fel­sefi çelişki­lerin herhangi bir surette çürütülmesi demek, bir doğrunun, insan aklının alabi­leceği daha ba­sit bir sistemle açıklanması demek olur. Şirk dinleri çok çeşitlidir. Çünkü her birinin çıkış noktası çok fark­lıdır. Bu dinlerin, her birinin, ilk oluşumu sırasında hangi neden ve eğilimle bir tevhid dininden koptuğu nok­tası önemlidir. Çünkü tev­hidden şirke doğru kayma olayının ilk sebebi  her sapık dinin sebe­bini oluşturur ve tarihi süre­cini başlatır. Bugün mevcut olan şirk dinlerinin birçoğu­nun, tevhidden kopan ilk halkasını sapta­mak artık mümkün değildir. Ancak İslam'dan kopan şirk dinleri­nin başlangıç sebepleri ve tarihi gelişmeleri gayet açık ve meydan­dadır. Bu da bize şirk sapmaları­nın nasıl oluştuğu hakkında çok önemli ipuçları ver­mektedir. [2] Ferit Aydın, İslam’da İnanç Sistemi, Kahraman Yayınları: 128-131.


Son takip: 17.06.2018 - 02:04
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· Gençlikten Yapılan İnfak. · Gözün Zinâsı Harama Bakmaktır · Erlik Han · f- Cinsî Sapıklık; Homoseksüellik veya Sevicilik · İhlâsın Terazisi; Niyet · Kur’an ve Sünnette Ruh · Cemre Atmanın Hikmeti · Dinin Kaynağı · Genel Hilâfet/Umumî İstihlâf · Hud (a.s.) (Ad kavmine Gönderilmiştir) · “Onların Yalvardıkları da Rablerine Yakın Olmak İçin Yol Ararlar”. · 3) Zâlimleri ve Tâğutları Hoş Görüp Affetme · Konuyla İlgili Geniş Bilgi Alınabilecek Kaynaklar · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · Allah Rasûlünün Dilinde ve Gözünde Gözyaşı · Saâdet Asrında Gözyaşı · Hangi Gülme Faydalıdır? . · Kur’ân-ı Kerim’de Ağlama Konusunda âyet-i Kerimeler · Ağlama Konusunda Hadis-i Şerif Kaynakları · İslam Ahlâkında Ahid .
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber