sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· 2- Adâlet
· Ru’b
· Athene
· Vasînin Vekil Veya Başka Bir Vasî Tayin Etmesi
· Mısır'dan Çıkış
· Fesat
· Münâfıklar
· İkon
· Orucun Şartları
· Arbede
· Kurşun Dökmek
· Atalarının Dinine Uymaları
· 3) Büyük Cehâlet
· “Onların Yalvardıkları da Rablerine Yakın Olmak İçin Yol Ararlar”.
· Bâkî İsminin Anlamları

Son Okunanlar
· Ahzâb 72’nin Anlamı Üzerine .
· İlâhî Yardım Gönderme a) İlâhî Yardımın Engellenilmezliği
· 1- Kur'an'a Göre
· İstikbar Mantığı
· Zevi'l-Erhâmın Mirasçı Oluşuna Örnekler 1- Birinci Sınıfın Mirasçı Olması
· Kan Hısımlığı Sebebiyle Asabe.
· Zevi'l-erhâmın Mirasçı Olmasında Uyulacak Kurallar
· Arbede
· A) Kendi Başına Asabe Olanlar (Binefsihi Asabe).
· 8) İstimâ



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Ahzâb 72’nin Anlamı Üzerine .

Ahzâb 72
Ahzâb 72’nin Anlamı Üzerine   Ahzâb Suresinin 72. âyetini, Türkçe Meâller, aşağıdaki gibi vermekteler: Biz emâneti, göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar bunu yüklenmekten çekindiler, (sorumluluğundan) korktular. Onu insan yüklendi. Doğrusu o çok zâlim, çok câhildir. (Hayreddin Karaman vd.) Evet, biz o emâneti göklere, yere ve dağlara arz ettik, onlar, onu yüklenmeye yanaşmadılar, ondan korktular da onu insan yüklendi. O cidden çok zâlim, çok câhil bulunuyor. (Hamdi Yazır) Doğrusu Biz, sorumluluğu göklere, yere, dağlara sunmuşuzdur da onlar bunu yüklenmekten çekinmişler ve ondan korkup titremişlerdir. Pek zâlim ve çok câhil olan insan ise onu yüklenmiştir. (Diyanet) Biz emâneti göklere, yere, dağlara teklif ettik de onlar onu yüklenmekten kaçındılar, ondan ürktüler. İnsan ise çok zâlim ve çok câhil olduğu halde onu yüklendi. (Yaşar Nuri Öztürk) Biz sorumluluğu (sınanmayı) göklere, yere, dağlara sunmuştuk da onlar onu yüklenmekten çekinmişler ve kabul etmemişlerdi. Ancak onu insan yüklendi; o zâlim ve câhil olmuştu. (Edip Yüksel) Biz emâneti, göklere, yere ve dağlara sunduk; onu yüklenmekten kaçındılar, on(un sorumluluğun)dan korktular; onu insan yüklendi; (fakat onun ağır sorumluluğunu tam kavrayamadı) doğrusu o, çok zâlim, çok câhildir. (S. Ateş) Konumuza girmemiz için bu kadar mealle yetiniyoruz. H. Basri Çantay, Ali Bulaç, Sabri Hizmetli, Muhammed Hamidullah, Muhammed Esed vd.’ni de vermiş olsaydık müşterek anlam değişmeyecekti: Allah, emâneti göklere, yere ve dağlara arz ediyor. Onlar bunu yüklenmekten çekiniyorlar, ondan korkuyorlar. Ancak insan bu emâneti yükleniyor. Çünkü o (yani insan) çok zâlim, çok câhildir. Böyle bir meâl insan aklını tırmalamıyor mu? Göklerin, yerin, dağların yüklenmekten kaçındıkları bir emâneti yüklenen insan, neden çok zâlim ve çok câhil olmaktadır? Âyetin son cümlesinin parantez-içi açıklamaları hiç de tatmin edici değil. Bu arayış içerisinde iken önce Cemaluddin Kaasımî’nin “Mehâsinu’t-Te’vil” isimli tefsirinde (Mehâsinu-t-Te’vîl, Cemâluddin Kaasımî, c. 8, s. 126, Beyrut, 1997/1418), oradan referansla da meşhur müfessir Zemahşerî’nin “Keşşâf”ında (Tefsîru’l-Keşşâf, Cârullah Mahmud b. ‘Umer ez-Zemahşerî, c.3, s. 546-47, Beyrut, 1995/1415) âyetin başı ile sonu arasında hikmetli münasebet kuran alternatif bir tefsire ulaşabildik.
Şimdi tefsiri vermeden önce, bu tefsirin doğrulttuğu şekilde âyetin meâlini vermeye çalışalım: “Biz emâneti göklere, yere, dağlara yükledik; onlar buna riâyetsizlikten çekindiler, (ihânet etmekten) korktular. (Fakat) insan, (kendisine yüklenen emânete) ihânet etti. Böylece insan, hem çok zâlim, hem de çok câhil olduğunu ispatladı.”  
Meâlimizde hemen dikkati çeken husus, daha önce verdiklerimizin tersine bir anlam ifade etmesi. Burada gökler, yer ve dağlar kendilerine tevdi edilen emâneti (bunun anlamı aşağıda gelecektir) yüklenmekten değil, ona ihânetten çekinmişler, ona riâyet etmişlerdir. İnsan ise kendine tevdi edilen emânete ihânet ederek çok zâlim ve çok câhil tavsifine müstahak olmuştur. Şimdi sözü daha fazla uzatmadan Zemahşerî ve Kaasımî’ye bırakalım (Lisan tahlillerinin anlaşılması için cüz’î tasarruflarla ve özetleyerek veriyoruz): Âyette geçen “emânet”ten maksat, varlığa/fıtrata tevdi edilen kanunlara (ve dolayısıyla Allah’a) “itaat” sorumluluğudur. Bu, edâsı vâcip olan bir sorumluluktur. Emânetin “arzı”ndan maksat, ihtiyar (seçme/tercih etme) kabiliyetindeki varlıklara, yani insanlara teklîfî (şer’î); bu kabiliyette olmayan diğer varlıklara ise tabîî (tekvînî) sorumluluğun tevdî edilmesidir. “Emânetin hamli (yüklenilmesi)”, onun gereğini yapmamak, boynunda taşımak, edâ etmemektir. Arab dilinde “Fulânun hâmilun li’l-emâneti ev muhtemilun lehâ: Filan, emâneti yüklenmiş veya (üzerinde) taşımakta” ifadesi ile emânete hiyânet edildiği, sahibine iade edilmediği, boynunda bir borç olarak kaldığı anlatılmak istenir. O halde emânete riâyet etmek için, onu “hamletmemek”, zimmetinde tutmamak gerekir. Yani “hamlinden içtinab etmek” ona riâyet etmek, hak sahibine iade etmek demek olur. Yine Arap dilinde “Rekibethu’d-duyûnu: Borçlar ona bindi” ifadesi, borçlarını ödemeyen kimse için kullanılır. Buna benzer başka bir deyim de “Ebğid hakka ehîke!: Kardeşinin hakkına buğz et!” ifadesidir. Bu ifade ile kardeşinin hakkını gasp etmemesi, ona iade etmesi talep edilmiş olur. Çünkü Arabın kullanım mentalitesinde, eğer bir kimse kardeşine ait bir şeyi severse onu gasbeder; nefret ederse onu kardeşine iade eder. Bu durumda, gökler, yer, dağlar vb. seçim irâdesi olmayan (ihtiyarsız) varlıklar, kendi tabiatlarına arz edilen Allah’ın kanun ve nizamına tam bir teslimiyetle riâyet etmişlerdir. Yani o emânetin boyunlarında kalmasından içtinap etmişler, korkmuşlardır. Nitekim aynı varlıkların (göklerin ve yerin) Allah’ın “İsteyerek veya istemeyerek (buyruğuma) gelin” emrine karşı “Eteynâ tâ’i’în: İsteyerek geldik” şeklindeki teslimiyetleri sembolik bir dille ifade edilmiştir. (41/11).
İnsana gelince; o, Allah’a karşı teklîfî (teşrî’î) sorumluluğa mahzar olmuş –bilinen– yegâne varlıktır. Fakat kendisine bahşedilen ihtiyar (tercih) kabiliyetini yanlış kullanabilmekte, itaat etmesi gerekirken isyan edebilmektedir. Yani yukarıdaki anlamda emâneti bir yük olarak (boynunda) taşımakta, Rabbine itaat şeklinde eda edememektedir. Bu haliyle, yani bu isyanı ile insan, haktan uzaklaşıp zâlim konumuna düşmekte ve fıtratındaki kanun ve sünnetin inkârı ile kopkoyu bir cehalet sergilemektedir. Allah Zemahşerî’yi, Kaasımî’yi, hepimizi, hepinizi rahmetiyle kuşatsın. (10)


Son takip: 06.06.2020 - 09:28
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· İRTİDÂD.. İrtidâd; Anlam ve Mâhiyeti · El-Azîz/Her Şeye Gâlip; Esmâü'l-Hüsnâ'dan Bir Diğeri · Gerçek Islahatçılar Aynı Zamanda İnkılapçıdırlar · Bu İsmin Birçok Yüce Anlama Gelmesi · Muhkem, Müteşâbih ve Te'vil Konusuyla İlgili Âyet-i Kerimeler · Tabiat Felsefesi · Zeka, Kültür, Tahsil Durumu. · 16) Cündullah · Sosyalizm · Siz de mi Hâlâ Kıyâmetin Kopmadığını Sanıyorsunuz?. · Kur'an Okuma ve Hatta Öğretme Karşılığında Ücret Almayı Yasaklayan Hadis-i Şerifler · Cana Kıymanın Uhrevî Sorumluluğu. · ŞEDİDU'L-İKAB · d- Kanunî (Hukukî) Hâkimiyet · İzzeti Yanlış Yerde Aramak. · İnsanın Yaratılış Gayesi · 6) İdealizm .. · Atılan ok geri dönmez · İblis İlk Irkçı, İlk Milliyetçi · İman-Emânet İlişkisi
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber