sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· Rûhânî
· Atalarının Dinine Uymaları
· İslam’a Göre Din Gerçeği
· Bu İsmi Bilmenin Faydaları
· Bu İsimleri Bilmenin Faydası
· Mısır'dan Çıkış
· Herakles
· Septisizm
· Tevekkül Sahiplerini, Kendisine Dayanıp Güvenenleri
· Başta Yahûdiler Olmak Üzere Ehl-i Kitab’ın Çoğu, Kâfirlerle/İnkârcı Ateistlerle Dostluk Ederler
· Arbede
· Firâset
· İnhinâ
· Zekâtı tehir etmenin dünyevî cezası
· 3- Evlendirme

Son Okunanlar
· k- Çiftçi, ziraatçı olmalıdır.
· Kur'ân-ı Kerim'de Kısas Kavramı
· a- Kur'an-ı Kerim'in Hârikulâde Oluşu.
· Çocuğun Ana Baba Üzerinde Hakları (Ana Babanın Görevleri) 1- Güzel İsim
· ESMÂU’L-HÜSN VE  ESMÂU’L-HÜSN’DAN SELBİN NEFYEDİLMESİ
· d- Fakir ve Miskine İhsân
· Kur'ân-ı Kerim'de Miras Kavramı
· İslâm’ı Yaşamayanlara Cezâ Hayatın Zorlaşması
· 14) Sur’a Üfürümek
· 5- İrtidat 6- (Delilik, Baygınlık veya Sarhoşlukla) Aklî Dengenin Bozulması



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

k- Çiftçi, ziraatçı olmalıdır.

k
k- Çiftçi, ziraatçı olmalıdır.
  Toprağa attığı tohumu, diktiği fidanı, ektiği ekini sabırla ürüne dönüşmesini bekleyecek, aceleci olmayacaktır. Tedricîliği prensip kabul edecek, ektiği ekinin veya diktiği fidenin gerekli bakımını yapacak, sulayacak, etrafında biten ayrık otları, zarar vericileri temizleyecek ve ürün elde etmek için görevini yapıp sebeplere yapıştıktan sonra, duâ edip Allah'ın rahmetini beklemeye başlayacaktır. İnsana yatırımın en pahalı yatırım olduğu ve çokça ıskartaya çıkacağı bilinciyle moralini hiç bozmayacak. "Tohum saç, bitmezse toprak utansın. Ustada kalırsa bu öksüz yapı, onu sürdürmeyen çırak utansın!" diyecek.     Konfeksiyonculuk, işportacılık, çığırtkanlık, politikacılık, propagandacılık, misyonerlik, reklamcılık, pazarlamacılık, lejyonerlik, emir kulluğu gibi meslekler de yasak mesleklerdir.             Tartışmadan, münâkaşadan kaçınmaya çalışmalı, tebliği bir boks maçına çevirmemeliyiz.  Bizim bütün gayretimize rağmen, münâkaşaya mecbûren çekiliyorsak, yine inisiyatifi elden bırakmamalı, ağırlığımızı ve olgunluğumuzu kaybetmemeliyiz. Tebliğ için en uygun ortam kollanmalı, bir boksör gibi, karşımızdakinin en zayıf ânını kollayarak indirici darbeyi o zamana saklamalıyız. En son söylememiz gereken sözü en başta söylememeliyiz. En son yıkacağımız put, muhâtabımızın nefis putu olmalıdır. Kişinin nefsini açık ve ağır biçimde suçlayarak işe başlarsak, muhâtabımız, o putun dayanağı olan diğer putları da savunmuş olacaktır. Ama, nefis putunu ilk anda görmezden gelir, hatta yanlışa ve abartıya kaçmaksızın onun güzel tarafları öne çıkartılıp övülürse, diğer putlar daha rahat alaşağı edilecek, en sonunda dayanaksız kalan nefis putu, kendiliğinden devrilecektir. Her sarayın açık bir kapısı vardır. Kilitli kapıları kırarak oradan girmek olgun insana yakışmaz. 
Tekrarın, ısrarın, kontrolün, tâkibin önemi büyüktür. Reklâmın etkisi, biraz da tekrardan olmaktadır. Yasak savma cinsinden söylenilip geçilmemeli, en tesirli olacak şekilde ve en güzel usûlle tebliğ yolları aranmalıdır. Müjde, kolaylık yolları ihmal edilmemelidir. Akla hitap edildiği kadar, hatta ondan daha çok duygulara, gönle hitap edilmeli. İlgi ve ilişki sürdürülmeli. Kıssa ve mesel, hikmet ve mev'ızeler gerektiği oranda sıklıkla kullanılmalı.  Dâvetçi; Sağlam iman sahibi, yeterli ilmî birikimi olan; dini, insanı, psikolojiyi, çağı ve dünyadaki fikir akımlarını, insanların münkerleri niçin işlediği gibi konuları iyi bilip tahlil edebilmelidir. Yüzmesini bilmeyen kişinin, başkasını boğulmaktan kurtarmasının mümkün olmadığı bir gerçektir. İnsanlara ayna olmalı, kendi yanlışlarını bizim temiz ahlâkımızda/aynamızda görüp düzeltebilmesine vesile olabilmeliyiz. Sevilmeyen bir insanın tebliği fayda getirmez. Gerekli maddî imkânlara sahip olunmalı, hiç değilse elindekilerle yetinen kanaatkâr ve gözü tok olmalı ve öyle bilinmelidir ki, tebliğ karşılığında hiçbir ücret ve karşılık beklememiş ve almamış olsun.  Sabır ve azim sahibi olunmalı, ümitsizliğe yer vermemelidir. Kendisi ümitvar olduğu gibi, başkasına da umut bahşedebilmelidir. Allah'ın rahmetinden ümidini ancak kâfirlerin kestiği unutulmamalıdır. Şefkat ve merhamet, af ve müsâmaha sahibi olunmalıdır. Adam kazanma gayreti içinde, zorluklara göğüs geren, fedâkâr ve sevecen tavırlar sergilenmelidir. Tevâzu sahibi ve olgun bir şahsiyet, karakter sahibi bir kişi ancak tebliğde mesâfeler kat edebilir.  Dış görünüşü temiz, elbisesi düzgün, temiz ve güleryüzlü olmalı, neticeyi âhirette bekleyen ve yapıştığı sebepleri bereketlendirmesi ve başarı için Allah'a duâ etmelidir tebliğci.   Muhâtabın anlayıp anlamayacağı hesaba katılmadan, ilk elde hemen her şeyi anlatmak da doğru olmaz. Fikrî seviyesi hesaba katılmadan, hazmedemeyeceği ağır konuları gündeme getirmek, fayda yerine zarar verebilir. İhtilâflı konuların, dinin teferruat sayılabilecek ayrıntılarını tebliğ olarak öne çıkartırsak dini zorlaştırmış oluruz. İyiliği emretmek, ancak ümmetin, üzerinde ittifak ettiği şeylerde olmalıdır. Ümmetin, üzerinde ihtilâf ettiği şeyleri tebliğ etmek, kimseye şart değildir. Bu görevi, yumuşak huylu, sabırlı ve anlayışlı kimseler yapabilir.       İnsan, ihsânın kölesidir. Tebliğci bunu unutmamalı, gücü ve imkânı ölçüsünde ikramlarda bulunmalı, hiç değilse güleryüzünü ve tatlı dilini, ikrâm olarak sunabilmelidir. Muhâtabının sözünü kesmemeli, onu sonuna kadar dinleyebilmelidir. Kendisi konuşurken, karşısındakinin sıkılma ihtimalini gözönünde bulundurmalı, gönülden gelen bir dinleme yoksa konuşmanın faydası olmayacağını unutmamalıdır. Az ve öz konuşmalı, sözleri dikkatli seçmeli, kırıcı ve gereksiz tartışmalara yol açıcı ifadelerden kaçınmalıdır. Dile hâkim olmalı, hitâbet tekniğine ve insan psikolojisine uygun şekilde hitap edebilmelidir.  Tebliğ ederken yumuşak olmak, tedrîcîlik ve neticeyi Allah'ın tâyin edeceğini bilerek, esas sonucu âhirette beklemek gibi esaslar, misyoner tavrına yol açmamalı. Bir yüzüne tokat vururlarsa diğer yüz çevrilmemeli. Zulmetmek de, zulme uğramak da, zulme rızâ göstermek de İslâm’da yasaklanmıştır. Dâvâ ve dâvet için her yol mubah değildir. Amaç gibi araçlar da meşrû olmalıdır. İnatçı, alaycı müstekbir kâfirlerle karşılaşınca, bilinçli şekilde kibirli ve müslümanları aşağılayan kimselere muhâtap olunca; gereken tâvizsiz tavır, ölçülü sert yaklaşım dinin ve dindarın izzeti açısından tercih edilmelidir. Televizyon kanallarının reyting derdiyle sık sık başvurduğu tartışma  programlarında müslüman konuşmacılar, kendilerini hor gören kişileri hep hoşgören tavırlar takınıyorlarsa, bilinsin ki, din bunu emrediyor diye bu tavır yapılmıyor, dine rağmen yapılıyor. "Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki, prensiplere uyar da kendinizi korursunuz." (2/Bakara, 179) "(Hakkı aramayan inatçı) Kâfirlere ve münâfıklara karşı cihad et, onlara karşı sert davran..." (9/Tevbe, 73; 66/Tahrîm, 9). Kibirliye ve zâlime karşı tevâzu, onun kibrini ve zulmünü artırır.      Tebliğci, hakkı tanıtmak için muhâtaplarının özel zamanlarını fırsat bilmelidir. Hastalığında ziyâret, yakınlarından birinin ölümü için tâziye, düğününü tebrik, bayram ve benzeri günleri tebliğ için değerlendirmelidir. Sıkıntılı, dertli durumlarında sabır tavsiyesi ve hastalığında ziyaret edip Allah'tan şifâ talebi ile birlikte, bu durumların tebliğe kapıların açık olduğu zamanlar olduğunu bilerek, bu fırsatları Allah için değerlendirmelidir. Tebliğ için câmiler, toplantı salonları, seminer ve dersler, arkadaşlık ve komşuluklar, spor karşılaşmaları gibi her şey fırsat bilinmeli ve o imkânlardan yararlanılmalıdır. Bilgisayar, internet, CD, disket, kaset, gazete, dergi, kitap, radyo, pankart, afiş, bildiri, tebrik kartları, mektup, telefon, faks gibi araçları meşrû şekilde tebliğ için kullanabiliriz.   
"Öncelikle neler tebliğ edilmeli, tebliğe nereden başlamalı?" sorusuna cevap olarak şunu söyleyebiliriz: "Kur'an nereden başlamışsa oradan, peygamber nelere öncelik vermiş ise onları." Kur'an ve Rasûlullah ilk olarak şirkin çirkinliğini, tevhidin önemini vurgulamış, öncelikle Allah'a kulluğa ve tâğutların egemenliğinden kurtulmaya çağırmıştır. Tebliğcinin öncelikleri de bunlar olmalıdır.     Herkese, özellikle misafiri ve ziyaretçisi gelmeyen, adam yerine konulmayan garip ve kimsesizlere, fakir mahalle sâkinlerine dâvet ulaştırılmalıdır. Peygamberimiz başta olmak üzere, hemen her peygamberin tebliğlerine ilk olumlu cevap verenler; köleler ve fakirler olmuştur. Ayakkabımızı boyatırken boyacıya, tıraş olurken berbere, alışveriş ederken bakkala, müsâit ortam varsa çekinmeden tebliğ ulaştırılmaya çalışılmalıdır. Evimiz, akrabâlarımız, iş arkadaşlarımız, samimiyet kurduklarımız; tebliğde öncelemek zorunda olduğumuz kimselerdir. Bununla birlikte tebliğ; kime yapılmalıdır? Herkese. Nerede? Her yerde. Ne ile, nasıl? Meşrû her araç ile ve meşrû her yöntemle. 


Son takip: 26.05.2020 - 08:47
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· MEKR/TUZAK.. · 5) Sebep Olarak Öldürme · 3- Müslümanlara hâinlik ederler. · Müezzin · Mü'minlerin İmanı · İslam Toplumunda Karaborsa (İhtikar) Haramdır. · İlk Mescidler · 2. İstişârenin Şekli · Allah el-Vekîl’dir, Kendisine Dayanılıp Güvenilmesi Gereken Tek Zâttır · 28) Fenâ Fillâh · Malın teslim alınması, (Kabz) · Cizye Çeşitleri ve Miktarları · Hadis-i Şeriflerde Mescid Kavramı · Diğer Dinlerde İlham · Hadis-i Şeriflerde Yeme İçme. · 4) Öğrenme Ve Yeni Denemelerde Bulunma Yeteneği · Mekr Kavramıyla İlgili Âyet-i Kerimeler · Gençlikten Yapılan İnfak. · c- Kur’an’a Göre Fasıklar · Nifas (Loğusalık) İle İlgili Hükümler
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber