sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER..
· İstiâze Şuurunun Bize Kazandıracağı Anlayış ve Davranışlar
· TİCÂRET..
· Evlilik So asında Ticârî Meşgaleleri
· k- Sigorta Şirketi
· Allah Bazı Kimselere Dost Değildir
· Cihad
· Fal
· Rûhânî
· i- İsraf ve Lüx Gibi Şeytanî Eğilimleri Azaltır
· Bu İsmi Bilmenin Faydaları
· Cengâver
· Cüzhân
· Cahiliyyet Ahlâkı
· Hem Muhkem, Hem Müteşâbih Kitap.

Son Okunanlar
· Basralı Dilbilimcilerin Cevabı
· b- Mali Yeterlilik
· 3) Mudârebe Ortaklığı
· Temizlik
· Şükrün Zıddı; Nankörlük.
· Allah’ın Kullarına Sabrettiğini Gösteren Bazı Görüntüler
· Vücuda Dövme Yaptıran ve Hılkati (Allah’ın Yarattığı Şekli) Değiştirenler
· Konuyla İlgili Geniş Bilgi Alınabilecek Kaynaklar
· 2) İlahi Vahiy
· Güncel Câhilî Eğitimde Şirk



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Basralı Dilbilimcilerin Cevabı

Basralı Dilbilimcilerin Cevabı
Basralı Dilbilimcilerin Cevabı
Basralı dilbilimciler bu iddialara birçok yönden cevap vermişlerdir. İşte ce­vapları:
1- Öncelikle bu değerlendirmelerin herhangi bir dayanağı ve delili yok­tur. Delil olmadan bu tür iddialar ileri sürülemez. Burada aynı zamanda kı­yasa da yer yoktur.
2- Dil kurallarında asıl olan, hazfın olmamasıdır. Bu kelimede birçok hazfedi­len kelime veya cümlenin var olduğunu iddia etmek asıl kurala aykırı­dır.
3- Eğer iddia doğru kabul edilirse, bu kelimeyle dua eden, dua yerine kendi­sine veya başkasına beddua etmiş olabilir. Bu yüzden kelimede gizli tak­dir olduğunu söylemek doğru değildir.
4- Araplar arasında yaygın olan doğru kullanım, “Y┠ünlem harfi ile “Allahümme” kelimesinin birarada kullanılmamasıdır. Eğer kelimenin aslı, el-Ferrâ’nın iddia ettiği gibi ise ikisinin bir arada kullanılmasında bir mani yok­tur. Hatta böyle kullanılması daha doğru olur. Ancak gerçek böyle değil­dir.
5- Dua edenin “Allahümme emmenâ bihayr / Allah’ım! Bizi hayırda ön­der kıl.” demesinde bir mani yoktur. Eğer takdir onların iddia ettiği gibi ol­saydı, böyle dua edilmesi caiz olmazdı. Çünkü bu durumda bedel ve yerine ge­len kelime bir arada bulunmaktadır. Dil kurallarına göre bu caiz değildir.   
6- Bu isimle dua edenin aklına böyle şeyler gelmez. Çünkü dikkatini ta­ma­mıyla Allah’ın adından sonra istediği şeylere verir.
7- Eğer “Allahümme”nin takdiri söylendiği gibi olsaydı o zaman “Allahümme” tam bir cümle olur ve üzerinde durulduğunda bir anlam ifade ederdi. Zira bu durumda çağırılanın adı ve talep fiilini içermektedir. Oysa ger­çek böyle değildir.
8- Eğer belirtilen takdir doğru olsaydı, sadece emir fiilin yazılması yeterli olur ve çağırılanın adına gerek kalmazdı. Tıpkı “Ya Allahu kıh/Ey Allah’ım! Koru”, “Ya Zeydu îh/Ey Zeyd! Anla”, “Ya Amru fîh/Ey Amr! Konuş” denil­diği gibi. Burada fiil, kendisinden önceki isme bitiştirilmediği için yazıda tek bir kelime olarak yazılmamıştır. “Allahümme”nin sonundaki mim’in Allah is­mine bitiştirilmesi, onun bağımsız bir fiil olmadığını göstermektedir.
9- Dua ederken kulun “Allahümme emmenî bi kezâ/Ey Allah’ım bana şun­larla yönel” demesi güzel değildir. Çünkü bu hem lafzen hem de mana ola­rak pek hoş karşılanmaz. Sık unutan veya kelimeleri karıştıran kimseler an­cak böyle diyebilirler. Oysa sadece iradesiyle iş yapan, asla şaşırmayan ve unut­mayan kimseye “Bana şunlarla yönel” denmez.
10- “Allahümme” kelimesinin, kendisinden sonra dua ve talebin olmaya­cağı yerlerde kullanılması daha güzeldir. Hz. Peygamber’in şu duasında ol­duğu gibi: “Ey Allah’ım! Sana hamd olsun. Yalnız sana şikayet yapılır. Sen yar­dım edensin, yalnız senden yardım dilenir. Yalnız sana güvenilip dayanı­lır. Senden başka hiçbir güç ve kuvvet sahibi yoktur.” [1] Hz. Peygamber, bir başka yerde ise şöyle dua eder:
“Ey Allah’ım! Seni, arşını taşıyanları, melekleri ve bütün yaratıklarını şa­hit tutarak sabahladım. Sen gerçekten Allahsın. Senden başka hiçbir ilâh yok­tur. Sen teksin, ortağın yoktur. Muhammed de senin kulun ve elçindir.” [2]
Kur’an’da da bu kelimeden sonra talep gelmemiştir. İşte buna örnek; Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
“De ki: “Ey mülkün sahibi Allah’ım, dilediğine mülkü verirsin ve diledi­ğin­den mülkü çekip-alırsın, dilediğini aziz kılar, dilediğini alçaltırsın; hayır se­nin elindedir. Gerçekten sen, her şeye güç yetirensin.” [3]
“De ki: “Ey gökleri ve yeri yaratan, gaybı ve müşehade edileni bilen Al­lah’ım. Anlaşmazlığa düştükleri şeylerde, kullarının arasında sen hüküm vere­ceksin.” [4]
Hz. Peygamber’in rükû ve secdede söylediği şu duada da “Allahümme” ke­li­mesinden sonra talep zikredilmemiştir: “Sen ne yücesin! Ey Allah’ım! Ey Rabb’imiz! Sana hamd olsun. Ey Allah’ım! Beni bağışla.” [5] Burada da iddia ettikleri takdir geçerli değildir.
Kimi dil bilimciler, daha fazla saygı ve talepte ısrarı belirtmek için “Allahümme”nin sonuna mim’in eklendiğini söylemekte ve bu görüşlerini destek­leyen çeşitli deliller ileri sürmektedirler. Ancak biz, konumuzun dışına çık­mamak için bu meseleyi uzmanlara bırakmayı, delillerini zikretmeden asıl konumuza devam etmeyi daha uygun buluyoruz.
Özetle mim harfi, her halükarda ve her ihtiyaç anında kendisiyle dua edi­len, bütün isim ve sıfatları kapsayan “Allah” lafzına mübalağa ve tazim için ek­lenmiştir. Buna göre dua eden bir kimse “Allahümme innî es’elüke / Ey Al­lah’ım! Senden diliyorum” dediğinde sanki, “En güzel isim ve en üstün sıfatla­rın sahibi olan Allah’a, isim ve sıfatlarıyla dua ediyorum” demiş olur. Bu­ra­daki mim, dua edenin Allah’a karşı duyduğu derin saygı ve talepteki ısra­rını belirtmektedir.
Hz. Peygamber birçok duaya bu kelimeyle “Allahümme” ile başlamıştır. Bu dualardan sadece iki tanesini örnek vermekle yetineceğiz. Hz. Peygamber şöyle buyurmaktadır: “Bir kula bir hüzün, dert ve kaygı geldiğinde şöyle dua ederse Allah mutlaka onun hüzün, dert ve kaygısını giderir, yerine gönül fe­rah­lığı getirir: “Ey Allah’ım! Şüphesiz ben senin kulunum, erkek ve kadın kulları­nın oğluyum. Senin emrinin altındayım. Hakkımda verdiğin hüküm geçerli­dir. Bu hükmün adildir. Senin kendini isimlendirdiğin veya kitabında indi­rip belirttiğin veya herhangi bir varlığa öğrettiğin veya kendi katında gayb âleminde tercih ettiğin her isimle senden diliyorum. Şu yüce Kur’an’ı kalbi­min baharı ve gönlümün nuru yap. Onunla hüznümü yok et, dert ve kaygıla­rımı gider.” Bunun üzerine sahâbîler: “Ey Allah’ın Resûlü! Bunu başkalarına öğre­telim mi?” dediler. Hz. Peygamber: “Evet, bunu işitenlerin başkalarına öğret­mesi gerekir” buyurdular.[6]
Dua edenin isim ve sıfatlarıyla Allah’tan istekte bulunması daha güzeldir ve böyle dua etmesi teşvik edilir. Şu İsm-i azâm duasında olduğu gibi: “Ey Al­lah’ım! Hamd sanadır, senden başka ilâh yoktur. Sen şefkatli, merhametli ve cömertsin. Gökleri ve yeri yaratansın. Ey yücelik ve ikram sahibi! Ey Hay! Ey Kayyûm! Yalnız senden diliyorum.” [7]
 
* * *   [1]    el-Heysemî, “el-Mecma’”, 10/183; Taberânî, “el-Evsat” ve “es-Sağîr”de bu anlamda bir hadis nakleder ve: “Ravilerden tanımadıklarım vardır” der. Bu yüzden hadis, zayıf kabul edilir. [2]    Tirmizî, 3495; Ebû Davud, 5069. [3]    Âl-i İmrân, 26. [4]    Zümer, 46. [5]    Buhârî, 817; Müslim, 484. [6]     Sahih bir hadistir. Bkz. Ahmed, “el-Müsned”, 1/391, 452; el-Elbânî, “es-Silsiletu’s-sahîha”, 199. [7]     Sahih bir hadistir. Bkz. Hâkim, “el-Müstedrek”, 1/503-504; ez-Zehebî, “Celâü’l-efhâm”, s. 109.


Son takip: 27.10.2020 - 06:00
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· Önemli İlaç. · Kur’ân’ı Kerim’de Allah’ın Kur’an’a Yemini · And (Yemin) · Hıfz · Atlas · İstiğâse · Konuyla İlgili Geniş Bilgi Alınabilecek Kaynaklar · Tevhidin Göstergesi; Kapsadığı Mânâ ve Sonuçları 1- Tevhid Bir Hayat Nizamıdır · Kur’ân’a Göre Hıristiyanların İslâm’a Zıt Olan Bazı Temel İnançları Hıristiyanlar, Dinlerinde Aşırı Giderler · Mü’minlerin Kâfirleri Velî/Dost Edinmesi · Kur'an-ı Kerim'de Sâlih Amel İfadesi · Enaniyet Sevmeyi ve Sevilmeyi Engeller · Takvâ Sahibi Muttakîleri, Sakınanları · Mitoloji · Muska ve Tılsımların Menşei · Sevginin Tezâhürü; Dostluk ve Dostun Nitelikleri · Dinadamlarını Putlaştırma Dogma · MESCİD.. · İlâç Kullanmanın ve İğne Yaptırmanın Hükmü. · Enaniyetle Birlikte Din Yaşanır Mı?.
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber