sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· Câhiliyyenin Bir Başka Yönü
· İslam’a Göre Din Gerçeği
· Mısır'dan Çıkış
· İkon
· Orucun Şartları
· Athene
· Allah’ın İsmi Olarak Şehid
· Tevekkül Sahiplerini, Kendisine Dayanıp Güvenenleri
· Misvak ve Diş Temizliği
· 3- Toplumda Tevhid
· g- Yemin
· 3- Evlendirme
· Cehâlet
· Câhiliyye
· Din; Anlam ve Mâhiyeti

Son Okunanlar
· CEBBAR
· Peygamberlerin ve Hz. Muhammed (s.a.s.)’in Özlerinin Sözlerine Uygunluğu .
· Câhiliyye, Tarihte Olduğu Gibi, Yine Kur’an’la Yok Edilecektir!
· Allah’ın Elçisi Olarak Rasûl
· 3- Neseb, Süt ve Nikâh Nedeniyle Haram Olanlar
· Hayzu’r-ricâl
· BARİ
· İsrailoğulları
· 2) Fazlalık Ribâsı (Ribel-fadl)
· d) Koruma



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

CEBBAR

Yeni Sayfa 1
﴿
اَلْجَباَّرُ ﴾ CEBBÂR
Cebbâr isminin türediği kök kelime olan cebr, sözlükte üç anlama gel­mekte­dir. Bu anlamlar şunlardır:
1- Birini yoksulluktan kurtarıp varlık sahibi yapmak, kırılan kemiği tedavi et­mek. Buna göre cebr, düzeltmek ve iyileştirmek anlamındadır.
2- Zorlamak, zorla yaptırmak. Bu anlamda cebr sözcüğü, üçlü kelime ya­pı­sıyla (ce-be-re) değil; dörtlü kelime yapısıyla (e-c-be-re) kullanılır. “Ecbertuhu alâ kez┠(onu şuna zorladım) denilir. 
3- Büyüklenmek, güç ve kuvvetini göstermek. Araplar, ellerin uzanama­dığı yüksek hurma ağaçlarına “Nahletü’n-cebbâre/Büyük hurma ağacı” der­ler.
Kur’an-ı Kerîm’de bu isim “Ey Musa, orda cebbâr (zorba/iri yapılı) bir ka­vim vardır.”[1] şeklinde geçer. Ünlü dilbilimci el-Ahfeş, âyette geçen “ceb­bâr” söz­cüğüyle, o şehirde bulunanların uzun boylu, güçlü ve iri yapılı olma­ları kaste­dildiğini söyler. Ona göre burada, şehirdeki adamlar, ellerin uzana­ma­dığı yüksek hurma ağaçlarına benzetilmektedirler. Çünkü “Raculun ceb­bâr” denildiğinde uzun boylu, güçlü ve iri cüssesiyle büyük hurma ağacına benze­yen adam kastedimektedir.
Katâde ise, âyette geçen “cebbâr” sözcüğü hakkında: “Bu kimseler, başka kimselerin sahip olmadıkları güçlü ve iri bedenlere sahiptiler.” der.
Kimisi de âyette geçen “cebbâr” sözcüğünün bir şeye zorlayan, zorba anla­mında olduğunu söyler. el-Ezherî: “Bu, hicazlıların kullandığı bilinen bir sözcüktür” der.
İmam Şafiî cebbârı, iktidar sahibi zorba olarak tanımlar.
el-Ferrâ ve ez-Züccâci-î cebbâr sözcüğünü şöyle açıklarlar: “İnsanlardan ceb­bâr olan, insanları kendi isteğine zorlayan, azgın ve zorba kimsedir. Al­lah’ın ismi olan Cebbâr ise, kırıkları iyileştiren, yoksulları zenginleştiren de­mek­tir.”
Fakat bu, Mütekebbir ismine daha yakın bir anlamdır. Bu nedenle Ceb­bâr isminin değil; Ceberût isminin karşılığıdır.
Hz. Peygamber şöyle dua ederdi: “Güç ve kuvvet sahibi, bütün varlıkla­rın yaratıcısı ve hükümdarı, ulu ve yüce Allah, her türlü noksanlıktan uzak­tır.”[2]
Cebbâr ismi, Allah’ın Mütekebbir, Melik, Azîm ve Kahhâr isimleri gibi ulu­luk ve yücelik bildiren bir isimdir.
İbn Abbas der ki: “Cebbâr, ulu ve yüce demektir. Ceberûtullah; Al­lah’ın aza­meti ve yüceliği demektir.”
Bu isim zorba krallar için de kullanılmaktadır. es-Süddî, “Cebbâr, insan­ları isteği doğrultusunda zorlayan ve onlara baskı uygulayandır” der. Burada Cebbâr, Kahhâr anlamında kullanılmıştır.
Muhammed b. Ka’b ise şöyle söyler: “Cebbâr, insanları kendi istediği şey­lere zorladığı için böyle isimlendirilmiştir. Allah’ın dilemesi olmadan in­san­lar bir an bile Rablerine isyan edemezler.”
el-Enbârî, “Allah’ın bir ismi olarak Cebbâr, ulaşılamayan, erişilemeyen, el uzatılamayan, ulu ve yüce demektir” der.
Allah’ın Cebbâr sıfatı üç temel manaya dayanır: Hükümranlık, üstünlük ve yücelik.[3] Hurma ağacı boyu uzayıp yükselince, eller yetişemez olunca “cebbare” olarak adlandırılır. Bu yüzden Allah Teâlâ da ulu (Mütekebbir) ve yüce-üstün (Azîz), anlamlarına yakın olan Cebbâr adıyla isimlendiril­miştir. Bu üç ismin her biri diğer ikisinin anlamını kapsar.
Bu üç isim (Azîz, Mütekebbir ve Cebbâr), şu üç ismin (Hâlik, Bâri’, Musavvir) benzeridir. Cebbâr ve Mütekebbir isimleri Azîz ismi­nin açıklaması olduğu gibi, Bâri’ ve Musavvir isimleri de Hâlik isminin birer açıklaması ve ayrıntı­sıdır. Buna göre Cebbâr, güç ve kuvvetin, izzet ve üstünlüğün, hükümranlı­ğın kemâlidir. Bu yüzden Yüce Allah’ın en güzel isimleri arasında yer almıştır.[4]   [1]     Maide, 22. [2]     Ebû Davud, 873. [3]     Buna göre, bu üç anlamı aşağıdaki şekilde detaylandırabiliriz: 1- Zayıfları bulundukları durumdan kurtaran ve kendi uğrunda için kırık olan kalpleri düzelten Allah Teâlâ’dır. Buna göre Allah kırıkları iyileştirir. Yoksulları zenginleştirir. Zorda olana her zorluğu kolaylaştırır. Musibete uğrayana güç ve kuvvet vererek sabretmesini ve dayanmasını sağlar. Görevlerini hakkıyla yerine getirdiğinde bu musibet nedeniyle ona büyük ecirler verir. Ululuk ve yüceliğine içtenlikle boyun eğenlerin kalplerine özel bir mutluluk ve ferahlık verir. Kendisini gönülden sevenlerin kalplerine çeşitli feyizler, ilhamlar, kerametler ve imanî hâller verir. Kendisi için kırık olan gönülleri çabuk tedavi eder. Dua eden bir kimse: “Ey Allah’ım! Beni düzelt” diyerek dua ettiğinde, onun hâlini düzeltir. Çünkü bu düzeltme, kula yarar sağlayacak ve onu, sıkıntı veren bütün eziyetlerden kurtaracaktır. 2- Yüce Allah, mutlak üstün bir varlıktır. Her şey O’nun mutlak üstünlüğünü kabul etmiş ve O’na boyun eğmiştir. 3- Allah, her şeyden yücedir. O, bütün varlıklardan üstün ve yücedir. Hiçbir eksiği yoktur. Hiçbir kimseye benzemez. O, her kötülükten uzaktır. O’nun bir eşi, benzeri veya zıddı yoktur. Özellik ve haklarında O’na ortak olan yoktur. Konuyla ilgili daha geniş bilgi için bkz. “Haku’l-vadihu’l-mübîn”, s.77; el-Harrâs, “Şerhu’n-nûniyye”, 2/102. [4]     İbn Kayyim, “Şifâu’l-alîl”, s. 230.


Son takip: 02.06.2020 - 07:49
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· Nifakın Kısımları · Vahiy Katipleri · Niyet Şekli · Af ve Müsâmahanın Yozlaştırılması · Âile; Anlam, Mâhiyet ve Önemi · Konuyla İlgili Geniş Bilgi Alınabilecek Kaynaklar · a- Kur'an'ın Nazmı ve Te'lifi · a- Mûsîde/Vasiyette Bulunan Kimsede Bulunması Gereken Şartlar · b) Birr · b) Gayri mütekavvim mal · BA'SU BÂDE'L-MEVT .. · b) Gayri mütekavvim mal · b) Ramazanın Dışındaki İ’tikâflar · b) Ölülerden Ya Da Hazır Olmayıp Buna Güç Yetirebilen Canlı Kimselerden İmdat İstemek · C) Başkasının Bulunması İle Asabe Olanlar (Maagayrihi Asabe). · c) Terkip Delili. · c- Ahlâk · A1- Allah ve Peygamber İnancıyla İlgili Fısk Sayılan Tutum ve Davranışlar · c- Cankurtaran olmalıdır. · C- Fasıklığın Sembol Tipleri
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber