sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· Câhiliyyenin Bir Başka Yönü
· İslam’a Göre Din Gerçeği
· Mısır'dan Çıkış
· İkon
· Orucun Şartları
· Athene
· Allah’ın İsmi Olarak Şehid
· Tevekkül Sahiplerini, Kendisine Dayanıp Güvenenleri
· Misvak ve Diş Temizliği
· 3- Toplumda Tevhid
· Cehâlet
· Câhiliyye
· Din; Anlam ve Mâhiyeti
· Bâkî İsminin Anlamları
· Bu İsmi Bilmenin Faydası

Son Okunanlar
· Allah’ın Selâm Olarak Nitelenmesi
·   VELÎ/ DOST..
· Bu İsmi Bilmenin Faydası
· Bâ’is İsmini Bilmenin Faydası
· Muska (Nüsha)
· 4- Fuhuş Kadınları/Fâhişeler
· Nur’un Diğer Anlamları
· Ve sonuç
· Hadımlık İyi mi, Kötü mü?.
· İhvân



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Allah’ın Selâm Olarak Nitelenmesi

Allah
Allah’ın Selâm Olarak Nitelenmesi
Allah, bu sıfatı herkesten daha fazla hak etmiştir. Eğer bu bilinirse, bu sı­fatın Allah’ın isimlerinden biri olarak kabul edilmesi daha doğru olduğu anla­şılır. Allah, bu isimle isimlendirilenlerden daha fazla bu ismi hak eder. Çünkü her türlü ayıp ve kusurdan beridir. Hiçbir eksiği yoktur. O, her yönüyle ger­çek Selâmdır. Oysa varlıkların bu özelliği sınırlıdır. Allah için bu isim ve sıfatta ne de başka isim ve sıfatlarında bir sınırlama yoktur. O’nun bütün isim ve sıfatları sınırsız anlam taşır. O, kendi zatında, isim ve sıfatlarında ve fiillerinde her türlü eksiklikten ve hayallerin vehimlerinden uzaktır. O’nun fiillerinde herhangi bir yanlışlık, haksızlık ve kötülük olmaz. Hiçbir fiili, amaçsız ve geliş güzel değildir. Her fiili bilerek ve yerli yerinde gerçekleşir. Bu yüzden O, her yönüyle ve her itibarla gerçek Selâmdır. Bu nedenle Yüce Allah bu ismi, kendilerine bu ad verilen kimselerden daha fazla hak eden mükemmel ve eksiksiz varlıktır.
İşte Allah’ın kendisinin beri olduğunu söylediği gerçek tenzih budur. Hz. Peygamber O’nu bu şekilde tenzih etmiştir. O, eşten ve çocuktan beridir. O’na benzeyen hiçbir varlık yoktur. Hiçbir şey O’na denk değildir. O’nun mülkünde kendisine ortak kimse yoktur. O, gerçek Selâm’dır.
Allah’ın bütün mükemmel sıfatlarına baktığında, her sıfatın bu mükem­melliğin zıddı olan sıfattan uzak olduğunu görürsün. O’nun hayat sahibi oluşu, bunun zıddı olan ölümden, uykudan ve uyuklamadan beri olduğunu gösterir. Kayyûm oluşu yine böyledir. Güç ve kudret sahibi oluşu, yorgunluk ve bitkinlikten; ilim sahibi oluşu, ilimsizlikten, unutkanlıktan, hatırlama ihtiyaç ve düşüncesinden beri olduğunu gösterir. Mutlak irade sahibi oluşu, hiçbir amaç, menfaat ve yarar gözetmeden davranmadığını gösterir. O’nun bütün sözleri yalan ve haksızlıktan beridir. Her sözü, doğruluk ve adaletle tamam­lanmıştır. O’nun zenginliği, başkasına muhtaç olmadığını, herkesin O’na muhtaç ama O’nun hiçbir şeye ve kimseye ihtiyaç duymadığın gösterir. Mül­künde mutlak mâlik olması, başkasının kendisine ortak, yardımcı veya kendi­siyle çekişen olmadığını ve hiç kimsenin O’nun izni olmadan şefaat etmesinin mümkün olmadığını gösterir. Tek ilâh oluşu, ulûhiyetinde başka ortak bu­lunmadığını ve kendisinden başka ilâh olmadığını gösterir.
Allah’ın hilm, af ve bağışlama sahibi oluşu, günahkar kullarını cezalan­dırmaktan vazgeçmesi, O’nun güçsüzlüğünden veya buna ihtiyaç duyduğun­dan değildir. O’nun bu sıfatları, başkasının yaptığı gibi yapay ve suni de de­ğildir. O, gerçek bağışlayıcıdır. Bu, O’nun salt cömertliğinden, ihsan ve kere­mindendir. Aynı şekilde Allah’ın azabı, intikamı ve yakalaması da pek şiddet­lidir. O, çabuk hesap gören ve sonuçlandırması pek çabuk olandır. Ancak O’nun böyle olması, haksızlık etmesine, yanlışlık yapmasına, gereğinden fazla katı ve sert olmasına veya haksız intikam almasına neden olmaz. O, bütün bunları hikmet ve adaleti ile gerçekleştirir. Her şeyi yerli yerinde yapar ve kimseye haksızlık etmez. Böylece ihsan, sevap ve nimetlere karşılık hak ettiği hamd ve senayı burada da hak eder. Eğer Allah, sevabı cezanın yerine koy­saydı bu, O’nun hikmet ve izzetiyle çelişirdi. Bu yüzden Allah’ın cezayı yerli yerine koyması, hamd edilmeye değer. Allah’ın hikmet ve izzet sahibi olması, düşmanlarının ve cahillerin buna aykırı vehimlerinden uzak olduğunu göste­rir. Allah’ın kaza ve kaderi, her türlü haksızlık, zulüm, saçmalık ve hikmetten yoksun olarak gerçekleştiği düşüncesinden beridir. Onun koyduğu yasalar ve verdiği emirler her türlü çelişkiden uzaktır. O’nun dininde hiçbir çelişki ve karışıklık yoktur. Bütün emir ve yasakları kullarının yararınadır. Onlara olan merhamet ve şefkati nedeniyle bu emir ve yasakları koymuştur. Her bir emir ve yasağın ayrı ayrı faydası vardır ve hepsi bir amaç için konulmuştur. Kısaca her emir ve yasağı, hikmet, rahmet, maslahat ve adalettir. Allah’ın kullarına nimetler vermesi, O’nun ihsanının bir gereğidir. Yoksa verilene olan ihtiyacından veya karşılığında bir bedel almak için değildir. Allah’ın nimet vermemesi, cimriliğinden veya fakir düşmek ve muhtaç olmak korkusundan değildir. Aksine Allah’ın vermesi, bir karşılık almak veya bir ihtiyaçtan değil katıksız ihsan ve iyiliğinden; vermemesi ise cimrilik veya yok­sulluk korkusu değil katıksız adaletindendir. O’nun hiçbir hükmünde cimrilik veya adaletsizlik yoktur. Allah’ın göğe yükselerek arşa istiva etmesi, kendisini taşıyacak ve üzerine oturacak bir şeye ihtiyaç duymasından değildir. Aksine arşın kendisi ve O’nu taşıyanlar (melekler) Allah’a muhtaçtır. Allah arştan da onu taşıyan melekler­den de kendisinin dışındaki her şeyden de müstağnidir. Hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Allah’ın yüceliği ve istivası her türlü eksiklikten beridir. O’nun ne arşa ne de başka bir şeye ihtiyacı bulunmamaktadır. Zira hiçbir şey onu kuşata­maz. O, her şeyin üstündedir; mutlak gani ve Hamîd olandır. Allah’ın arşa istiva etmesi ve bütün varlıklara egemen olması, bir arşa veya herhangi bir yönden başka bir şeye muhtaç olmadan mâlik oluşunun bir gereğidir. Allah’ın her gece dünya semasına inmesi, O’nun yücelik ve müstağnili­ğinden bir şey eksiltmez. Allah’ın eksiksiz ve mükemmel oluşu, O’nun her türlü benzetmeden, bir şeyle sınırlı olmasından veya bir şeyin altında kalma­sından uzak olduğunu gösterir. Allah, mükemmelliğiyle çelişen her türlü sı­fattan beridir, münezzehtir.
Allah’ın zenginliği, işitmesi ve görmesi, Müşebbihe’nin benzetmelerinden ve bu sıfatları yok sayanların iddialarından uzak olduğunu gösterir. Allah’ın dostlarını desteklemesi ve onlara yardım etmesi, insanların birbirlerine yardım etme ihtiyacı duyması ve yardım etmediğinde eziklik ve aşağılanma hisset­mesi gibi değildir. O’nun yardımı tamamen hayır ve merhametinden, iyilik ve ihsanından kaynaklanır. Yüce Allah, Azîz kitabında şöyle buyurur: “De ki: “Övgü (hamd), çocuk edinmeyen, mülkte ortağı olmayan ve düşkünlükten dolayı yardımcıya da (ihtiyacı) bulunmayan Allah’adır.”[1] Allah Teâlâ burada mutlak anlamda hiçbir dosta değil, sadece düşkünlükten dolayı bir dosta ihtiyacı olmadığını vurgulamaktadır. Allah’ın, kendisini sevenleri ve dostlarını sevmesi de böyledir. O’nun sevgisi, insanların birbirini sevmesi gibi değildir. Çünkü insanların birbirlerini sevmesi, bir ihtiyaçtan, yakınlıktan, yağcılıktan veya bir menfaat elde etmekten kaynaklanabilir. Oysa Yüce Allah’ın sevgisi böyle değildir. O, böyle bir sevgiden beridir. Allah’ın eli ve yüzü, Müşebbihe’nin benzetmelerinden ve bunları inkar edenlerin iddialarından beridir. O’nun eli ve yüzü, insanlarınkine asla ben­zemez. Kendisinin dışında kimse, bunların nasıl olduğunu bilemez. Bütün bu anlattıklarımız, Allah’ın Selâm ismi ile yüceliğine yakışma­yan her türlü şeylerden uzak olduğunu ve mükemmel sıfatlarının zıddı olan bütün sıfatlardan münezzeh olduğunu göstermektedir. Bu ismi ezberleyen nice kimseler, bu ismin delalet ettiği ve bizim işaret ettiğimiz bu gizli anlam ve sırlardan haberdar değildirler. Sen bunları düşün ve anla. Allah yardımcımız olsun.[2]
  [1]     İsrâ, 111. [2]     İbn Kayyim, “Bedâiu’l-fevâid”, 2/150-152’den özetlenmiştir.


Son takip: 01.06.2020 - 09:55
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· Nifakın Kısımları · Vahiy Katipleri · Niyet Şekli · Af ve Müsâmahanın Yozlaştırılması · Âile; Anlam, Mâhiyet ve Önemi · Konuyla İlgili Geniş Bilgi Alınabilecek Kaynaklar · a- Kur'an'ın Nazmı ve Te'lifi · a- Mûsîde/Vasiyette Bulunan Kimsede Bulunması Gereken Şartlar · b) Birr · b) Gayri mütekavvim mal · BA'SU BÂDE'L-MEVT .. · b) Ramazanın Dışındaki İ’tikâflar · C) Başkasının Bulunması İle Asabe Olanlar (Maagayrihi Asabe). · c) Terkip Delili. · c- Ahlâk · A1- Allah ve Peygamber İnancıyla İlgili Fısk Sayılan Tutum ve Davranışlar · c- Cankurtaran olmalıdır. · C- Fasıklığın Sembol Tipleri · c- Yetimlere İhsân · c-Uhrevî Azap ve Cehennem ..
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber