sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· İslam’a Göre Din Gerçeği
· Mısır'dan Çıkış
· Orucun Şartları
· Athene
· Allah’ın İsmi Olarak Şehid
· Misvak ve Diş Temizliği
· 3- Toplumda Tevhid
· Câhiliyyenin Bir Başka Yönü
· Câhiliyye
· 2- İddetini Doldurmamış Kadınlar
· Tevrat'ın Nüshaları
· İkon
· Kitab-ı Mukaddes
· Kuzah
· Kur’ân-ı Kerim’de Murâbata Kavramı

Son Okunanlar
· el-VÂHİD –  el-AHAD
· Merhametli Olmak.
· Kayyûm ..
· Yolların Temizliği
· Hadis Usülü Istılahında Vasiyet
· Büdelâ
· b- Kur'an'ın Fesâhat ve Belâğatı (Anlatım ve İfade Güzelliği)
· Örnek Olmak; Hâl Diliyle Emr-i Bi'l-Ma'rûf
· f- Günahkârlara ve Nankörlere
· Din Olarak İslâm



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

el-VÂHİD –  el-AHAD

Yeni Sayfa 1
﴿ اَلْوَاحِدُ - َاْلأَحَدُ ﴾ el-VÂHİD –  el-AHAD
Uluhiyyet makamı, peygamberlerle ve onlara tabi olan  doğru inanç sahibi kimselerle bağlantılıdır. Bu makam, Allah’tan başka ilâh olmadığına şahitlik etme makamıdır. Çünkü Allah’tan başka bir ilâhın olması, batıldır ve böyle bir şey de mümkün değildir. O’ndan başka ilâh yoktur. O’nun dışında hiç kimse; ilâh olmaya, ibadet edilmeye ve secde edilmeye layık değildir.
Allah; isimlerinin, sıfatlarının ve fiillerinin kemali gereği her türlü sonsuz itaate layık olduğu gibi sonsuz sevgiye de layıktır. Kesin olarak, itaat edilen ve bir olandır.[1] O’ndan başka birisinin ilâh olması, bizzat o kimsenin kendisine azabtır. O’ndan başka birisinin (yalnız başına) hiçbir şeye muhtaç olmaması, sapıklıktır. O’ndan başka bir kimsenin (tek başına) izzet sahibi olması, zillet ve aşağılıktır. O’ndan başka bir kimsenin (yalnız başına) her şeyi çoğaltıp artırması, değersiz ve önemsizdir.
Yaratılmış bir varlığın, O’ndan başka (bağımsız olarak) rab olması ve ilâh olması mümkün değildir. O Allah ki, her türlü istekler Ona ulaşır ve buna benzer talepler hep O’na yönelir.
O’nunla birlikte başka bir ilâhın olması mümkün değildir. Çünkü hakikatte ilâh; hiçbir şeye muhtaç değildir, her şey O’na muhtaçtır, hiçbir kimseye muhtaç değildir, her şey O’nunla var olmuştur ve varlığı başka bir şeye bağlı değildir.
Kainatta iki ilâh olması da imkansızdır. Eğer kainatta iki ilâh olsa kainatın düzeni, çok büyük bir fesatla bozulur ve büyük bir bozgunculukla birbirine karışır. Kainatın birbirine eşit iki kimse tarafından yapılması da imkansızdır. Çünkü bunlardan her biri, bir fiili tek başına yapmak isteyecektir. Bunların tek başına iş yapmaları, onların bağımsız olma özelliğiyle çelişmektedir. Çünkü bunlardan birinin tek başına bağımsız olarak bir iş yapması, diğerinin rab olmasını engellemektedir. Rububiyyet
tevhidi[2] ise, delalet yönünden Uluhiyyet tevhidinden[3] daha büyüktür.
Yine Kur’an’da Uluhiyyet tevhidine nazaran Rububiyyet tevhidi ile ilgili  birçok delil gelmiştir. Kur’an’da bu konuda birçok delilin gelmesinin nedeni; bununla ilgili delaletin doğruluğu, akıl ile fıtratın bununla ilgili kabulü ve insanların Rububiyyet tevhidini kabul etmelerinden dolayıdır. 
Yine putlara tapanlar Rububiyyet tevhidini kabul etmişler, fakat Uluhiyyet tevhidini inkar etmişlerdir. Çünkü onlar Allah’ın bir olduğunu, kendilerinin, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların yaratıcısı olduğunu, bütün bunlara tek başına sahip olduğunu kabul etmelerine rağmen “(O Allah) ilâhları, bir tek ilâh mı kılmış”[4] demişlerdir. Allah ise onlara, kendisinin bir olduğu ve ortağı bulunmadığı hususunda Rububiyyet tevhidini kabul etmedeki doğal hallerini hatırlatmakta ve onların eğer doğal hallerine ve akıllarına dönecek olsalar, O’nunla birlikte başka bir ilâhın varlığının imkansız olduğunu, böyle bir şeyin batıl olduğunu göreceklerini ifade etmektedir.
Görüldüğü üzere Uluhiyyet makamı, haniflik (=doğru ve sağlam inanç) makamıdır. Çünkü bu makam, Allah’ın isimleri ile  sıfatlarını  kapsamaktadır. Kulların Uluhiyyet tevhidi ile ilgili durumları, Allah’ın isimleri ile sıfatlarını tanımadaki durumları gibidir.[5]
Yüce Allah bu konuda şöyle buyurmaktadır:
“Eğer yerde ve gökte Allah’tan başka ilâhlar bulunsaydı, yer ve göğün düzeni kesinlikle bozulurdu. Arşın Rabb’i olan Allah, onların yakıştırdıkları sıfatlardan münezzehtir.”[6]
Gökler, yer ve kainat; ilâhın, bir tek olmasını gerektirmektedir. Göklerde ve yerde Allah’tan başka bir ilâh daha olsaydı, o ilâh, gerçek ilâh olmazdı. Çünkü gerçek ilâhın; ortağı, dengi ve benzeri olamaz. Allah’tan başka ilâhlar olsa, bu ilâhlar, uygun olan şeyleri yok etmek sûretiyle her türlü bozgunculuğu meydana getirir. İlahın gerçek bir ilâh olmasındaki doğruluk payı, o ilâhın, ancak Vâhid ve Kahhâr bir rab olmasıdır. Kainatta birbirine eşit iki rabbin olması imkansızdır. Yine ebedi olma ve doğru olma hususunda birbirine denk iki ilâhın olması da mümkün değildir.
Allah birdir, rububiyyetinde ve uluhiyyetinde bir ortağı yoktur. Zatında, sıfatlarında ve fiillerinde bir benzeri yoktur. Mülkü içerisinde yer alan küçük bir zerrede bile O’nun ortağı yoktur. Yaratıkların işlerini düzenleme hususunda O’nun bir halefi yoktur. Temennide bulunanların, ümit besleyenlerin, bir konuda istekte bulunanların O’nu gölgede bırakarak tıpkı vatandaşlar ile hükümdarlar arasında olduğu gibi, insanlarla O’nun arasında hileyi, iftirayı ve yalanı aracı edebilecek hiçbir kimse yoktur. Böyle bir şey olsa, kainatın düzeni tamamen bozulur. Nitekim yüce Allah bu konuda şöyle buyurmaktadır:
“Eğer yerde ve gökte Allah’tan başka ilâhlar bulunsaydı, yer ve göğün düzeni kesinlikle bozulurdu.”[7]
Allah’ın sıfatlarını iptal eden kimselerin iddia ettiği gibi, eğer O’nunla birlikte başka bir ilâh olsaydı, kainat ile ilgili işleri düzenlemede ve işlerin bozguna uğraması hususunda bir eksiklik meydana gelirdi. Çünkü O’nunla birlikte başka bir ilâh olmaz ve kainat, iki ilâh üzerinde meydana gelmez.
Bilesin ki, kulun bir olan Allah’a ibadet etmesi, sevgi hususunda O’na hiçbir şeyi şirk koşmaması, O’ndan korkma, O’na ümit bağlama, O’na tevekkül etme, O’nun için salih amel işleme, O’nun adına yemin etme, O’nun için adakta bulunma, O’na boyun eğme, O’na huşu duyma, ta’zimde bulunma, secdeye kapanma, yakınlaşma hususunda Allah’a ihtiyaç duyması, bedenin ruha ve gözün ışığa ihtiyaç duymasından daha büyüktür. Bu ihtiyaç duymaya mukayese edilebilecek benzer bir örnek daha yoktur. Çünkü kul, ruh ve kalpten meydana gelmektedir.
Allah’tan başka bir ilâh olması, bu gerçekliğe uygun düşmez. Bu gerçeklik, ancak dünyada Allah’ı zikretmekle tatmin olur. Bu da, Allah’a karşı yapılan bir çabanın sonucu elde edilir. Dolayısıyla da bu gerçeklik, O’na kavuşmaktan kaynaklanır, ayrıca sevgiyi ve ibadeti O’na özgü kılmak ve O’nun rızasını ve ikramını da bu gerçekliğe mahsus kılmakla olur.
Kul, Allah’tan başka (dünyevî) lezzetler ve sevinçler elde etse, bu elde edilen şeylerin kulla sürekli olduğu söylenemez. Çünkü bu lezzetler ve sevinçler, türden türe ve şahıstan şahısa göre değişir. Kişi, bir vakitte bununla nimetlenirken, başka bir vakitte azab görür. Kul, kendisine nimet verenin ve lezzet verenin dışında çoğunlukla böyle (dünyevî) bir lezzet ve sevinçle tatmin olmaz. Böyle bir lezzeti ve sevinci elde etmesi ve bu lezzet ve sevincin yanında yer alması, kula eziyet ve zarar verebilir. Kişi için böyle bir lezzet ve sevinç, ancak uyuz kimsenin tırnaklarıyla kaşımak sûretiyle elde ettiği lezzet cinsinden bir şeydir. Tırnakla vücudu kazımak, hiç kuşkusuz ki cildi kanatır, tahriş eder ve ciltteki zararı artırır. Dolayısıyla kişi, bu tür geçici dünyevî zevkler sonucu elde ettiği lezzet ve sevinç  yerine ilahi sevgiyi tercih etmelidir.
İşte kalp de, Allah’tan başka (dünyevî) sevgiden dolayı mutlu olmaz. Böyle bir sevgi, kişiye, azab ve zarar verir.  Akıllı kimse, bu iki durumun arasını ölçüp kendisine en yararlı ve en iyi olanı seçer. Doğrusu Allah, başarıya ulaştıran ve yardım edendir. Eşsiz nimet O’nun olduğu gibi, apaçık kanıt ta O’nundur.
Burada anlatılmak istenilen husus şudur:  Kulun ilâhı, her halde ve her vakitte ona gerekli olandır. O, gerçek ilâh olup O’nun dışında kalan bütün ilâhlar batıldır. Kul nerede olursa olsun, Allah, sıkıntı anında ve ihtiyaç duyduğunda hep onunla birliktedir. Yok olup giden ilâhlar hiçbir zaman işe yaramaz. İşte bundan dolayı Hz. İbrahim (a.s) şöyle buyurmuştur:
“Kaybolup giden (ilâh)ları sevmem.”[8]
Allah, doğruyu en iyi bilendir.[9]
 
* * *   [1]      “el-Vahid”: Tek başına var olan, yanında bir başkası olmayan, ortağı ve arkadaşı olmayan, zatında, sıfatlarında,  isimlerinde, fiillerinde ortağı ve benzeri olmayan, misli ve benzeri olmayan demektir. “el-Vâhid” ismi, Kur’an-ı Kerim’in 21 yerinde geçmektedir. (ç) [2] Rububiyyet tevhidi: Göklerin ve yerin rabbinin ve yaratıcısının Allah olduğuna inanmkatır. Kainattaki bütün işlerin sahibi, mülkünde ve hükmünde ortağı olmayan Allah’tır. O, her şeyin rabbi, her canlıya rızık veren, her işi programlayan zattır. Dilediğini aziz kılan, dilediğini zelil eden, dilediğine fayda veren, dilediğine zarar veren yalnızca Allah’tır.         Tevhidin bu yönünü, Allah’ı inkar eden materyalistler dışında hiç kimse inkar etmez. (ç)  [3]      Uluhiyyet tevhidi: İbadeti, taatı ve hükümranlığı Allah’a tahsis etmektir. (ç) [4]      Sâd: 38/5 [5]      Tarîku’l-Hicreteyn, s. 87-88 [6]      Enbiya: 21/22 [7]      Enbiya: 21/22 [8]      En’am: 6/76 [9]      Tarîku’l-Hicreteyn, s. 110-111


Son takip: 31.05.2020 - 07:02
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· Af ve Müsâmahanın Yozlaştırılması · Konuyla İlgili Geniş Bilgi Alınabilecek Kaynaklar · a- Mûsîde/Vasiyette Bulunan Kimsede Bulunması Gereken Şartlar · b) Gayri mütekavvim mal · BA'SU BÂDE'L-MEVT .. · c) Terkip Delili. · c- Ahlâk · b- Akrabaya İhsân · İnsandan Allah'a Fetih; İbâdet · d- Yemekten önce ve so a el ve ağzı yıkamak · Dârulİslâm · Dâvetin Metodu · c) Yardımlaşma · e- Kardeşlerin birbirlerine karşı görevleri · E- Meşşâilik  · Ecel Konusunda Âyet-i Kerimeler · Efsânelerin Yanlışlarını Ortaya Koymak · Ef’âl-i Küfür · Ehl-i Mekrin Hallerinin Ortaya Çıkması · f- Allah Hakkında Kötü Zanda Bulunan Münâfık ve Müşrikler
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber