sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· İslam’a Göre Din Gerçeği
· 2- İddetini Doldurmamış Kadınlar
· Mısır'dan Çıkış
· Tevrat'ın Nüshaları
· Kitab-ı Mukaddes
· Orucun Şartları
· Bu İsimleri Bilmenin Faydaları
· Cezâ Tedbiri
· Kızlarağası
· İkon
· Athene
· Kurşun Dökmek
· Allah’ın İsmi Olarak Şehid
· 3) Büyük Cehâlet
· Allah ve Rasûlü’nden Geldiği Kesinlikle Sâbit Olan Nasslara, Hükümlere Bir Bütün Olarak Tümüne İnanmamak

Son Okunanlar
· Yüce Allah’ın Kelamının, İsminin (İhtiva Ettiği) Mananın İçinde Olması
· İnzâr; Anlam ve Mâhiyeti
· Hadis-i Şeriflerde Savaş.
· Konsil
· Mahkemedeki Yeminlerin Çeşitleri
· Ağır Pislik-Hafif Pislik
· Allah’ın Sıfatı Olarak Gazap Etme.
· Hiçbir Peygamber, Tebliğ Karşılığında İnsanlardan Ücret İstemez.
· Allah’ın Hâkimiyetini Kabul Etmemek
· 3. Cenab-ı Hakk’ın İnsanlara Verdiği Belâlara, Musibetlere Karşı Sabır



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Yüce Allah’ın Kelamının, İsminin (İhtiva Ettiği) Mananın İçinde Olması

Yüce Allah
Yüce Allah’ın Kelamının, İsminin (İhtiva Ettiği) Mananın
İçinde Olması:
Yüce Allah’ın kelamı, isminin ihtiva ettiği mananın içinde bulunmaktadır. Çünkü “Allah”, kemâl sıfatlarla vasıflanmış Zat’ın ismidir. Bu sıfatlardan birisi de, “Kelâm” (=konuşma) sıfatıdır. Yine O’nun ilmi, kudreti, diri olması, işitmesi, görmesi de mahluk (=sonradan yaratılmış) değildir.
Kur’an, O’nun kelamıdır.[1] Kelam ise, O’nun sıfatlarından biridir. Bu kelam sıfatı, O’nun güzel isimlerinden birisini teşkil etmektedir. Kur’an, mahluk değildir. Fakat “Kur’an, Allah’tan değildir” denilmez. Çünkü kelam, Allah’ın isimlerinden birisi olduğuna göre, kelam isminin, mahluk olduğu ve Allah’tan ayrı olduğu nasıl söylenebilir? Görüldüğü üzere gerçek, Allah’ın yardımıyla ortaya çıkmış olup problemler sona ermiştir.
Kur’an’da geçen yüce Allah’ın güzel isimleri, O’nun kelamıdır. Kelamı ise, mahluk değildir. Dolayısıyla “Kelam, Allah’tan başkadır ve O’ndan değildir” denilemez. Bu görüş, Mutezile mezhebinin görüşüne aykırıdır. Onlar bu konuda şöyle derler: “Yüce Allah’ın isimleri, O’ndan başkadır. Dolayısıyla isimleri, mahluktur.”
Bunların görüşlerini kabul etmeyen kimselerin bu konudaki görüşü ise şu şekildedir: “Allah’ın ismi, Zat’ının kendisidir ve Zat’ından başka bir şey de değildir.”[2]
Kısacası: Şüphe böylece sona ermekte ve doğru olan ortaya çıkmaktadır. Hamd, Allah’a mahsustur.[3]   [1]      Tehânevî (ö. 1158/1745), yüce Allah’ın, mütekellim olduğu konusunda bir ihtilâf olmadığını, ihtilâfın “Kelâmullah”ın manasında, kadîm (=ezeli) mi, yoksa hâdis (=sonradan olma) mi olduğu hususunda bulunduğunu belirttikten sonra bu konudaki görüşleri şöyle özetler:         “Bu konuda birbiri ile çelişen iki kıyas bulunmaktadır:         “Kelâmullah”, Allah’ın sıfatıdır; Allah’ın sıfatı olan şey kadîmdir; öyleyse “Kelâmullah” da kadîmdir.         “Kelâmullah”, birbiri üzerine terettüp eden ve vücud bakımından birbiri arkasınca gelen bir mahiyet arzeder. Bu özellikte olan her şey, hâdistir. Öyleyse “Kelâmullah” da hâdistir.         Hanbelîler ise, “Kelâmullah”ın, Allah’ın zatı ile kâim harf ve sesten ibarettir ve kadîmdir olduğunu belirtmişlerdir. Hatta bazıları bu konudaki inadını ileri götürerek cildinin ve kabının da kadîm olduğunu söylemişlerdir.         Kerrâmiyye ise, “Kelâmullah”ın, harfler ve seslerden ibaret olup hâdis olduğu ancak buna rağmen Allah’ın zatı ile kâim olduğunu belirtmişlerdir.         Mutezile ise, “Kelâmullah”ın, harfler ve seslerden ibaret olduğunu, ancak Allah’ın zatı ile kâim olmadığını, Allah Teâlâ’nın, onları, Levh-i Mahfuz veya Cibril yada Peygamber’de yarattığını ve dolayısıyla da hâdis olduğunu belirtmişlerdir.         Eş’arîler ise şöyle derler: “Kelâmullah”, sesler ve harfler cinsinden olmayıp, Allah’ın zatı ile kâim olan kadîm manadan ibarettir ve buna “kelâm-ı nefsî” denir; bu mana hâdis olan ve Allah’ın zatı ile kâim olmayan lâfzî kelâmın medlulü olmaktadır. Bu, ilim ve irâdeden ayrı bir şeydir.         Sûfiler ise, “Kelâmullah”ın, Allah’ın ilminin tecellîsi olduğunu belirtmişledir.         Nesefî (ö.710/1310) ise şöyle demektedir: “Kur’ân, Allah’ın kelâmı olup mahluk değildir. Bu kelâm, hiçbirinin içinde bulunmaksızın (gayru hâilin fîhâ) yazılarımızla yazılmış, kalplerimizde saklanmış, dillerimizle okunmuş ve kulaklarımızla duyulmuştur.”         Bizce bu konudaki en uygun izah tarzı şudur:                      “Kelâm haddizatında mütekellimin (=konuşan ve söz söyleyen şahsın) kendisinde mevcut olan ilme muhatabın delâlet etmesini sağlayan bir iş yapmasından veyahut da muhatabı, kendisinde mevcut olan ilme vâkıf olacak bir hale getirmesinden başka bir şey değildir. Bu ise failin fiilleri cümlesinden bir fiildir. Hakiki fail olmayan bir mahluk yani insan, âlim olması itibarıyla bu fiile kadir olunca, aynı hususun hakiki fail olan Allah hakkında bahis konusu olmasının gerekliliği çok daha uygun olur. Görünürde ve duyu âleminde bu fiil için diğer bir şart daha vardır. O da bunun vasıta ile olmasıdır. Bu vasıta da sözdür, (insan kendi bilgisini söz vasıtasıyla muhatabına intikal ettirir veya söz vasıtası ile muhatabının kendisindeki ilme vâkıf olmasını temin eder. Halbuki Allah hakkında bu şart yoktur). Hal böyle olunca, Allah Teâlâ’dan olan bu fiilin (ve kelâmın) kullarından seçtiği mümtaz bir kulun nefsinde (meselâ söz, ses, işaret, şifre v.s gibi) herhangi bir vasıta ile husule gelmesi icab eder. Ancak bu vasıtanın mutlaka söz halinde olması icab etmez ama mutlaka onun tarafından yaratılmış olması şarttır. Belki bazen bir melek vasıtasıyla, bazen vahiy ile, yani yaratılan bir söz aracı olmaksızın, daha açıkçası Allah’ın dinleyicide meydana getireceği bir fiille, onun bu mânaya vâkıf ve âşinâ olması sağlanır. Bazen de Allah Teâlâ’nm, kendi kelâmını tahsis ettiği bir şahsın kulağında yarattığı söz ve ses vasıtasıyla olur. Şu âyetle bu üç tavra işaret edilmiştir:         “Allah’ın, kendisine söz söylemiş olması hiçbir beşer için vâki değildir. Vahy ile veya perde arkasından veyahut da gönderdiği elçi bir meleğin, yine onun izni ile dilediğine vahy etmesi suretiyle konuşması bir istimnadır” (Şûra: 42/51)         Buradaki vahiy, yaratılan bir söz aracılığı olmaksızın, bahis konusu mânanın vahye mazhar olan zatta vâki ve hasıl olmasıdır. Daha açıkçası bahis konusu mânanın muhatabın nefsinde ve kalbinde Allah’ın işlediği bir fiille açığa çıkmasıdır. Nitekim mübarek ve müteâl olan Allah, “iki kavis kadar, hatta daha da yakın olmuştu da işte o zaman ne vahyettiyse onu vahyetmişti” (Necm: 53/9,10) buyurmuştur.         Perde arkasından olan konuşma, kendi kelâmı için seçmiş olduğu mümtaz kulunun nefsinde Allah’ın yarattığı lafızlar vasıtasıyla husule gelen kelâmdır. Hakiki kelâm da budur. Allah, bu kelâmı, Hz. Musa’ya tahsis etmiştir. Onun için, “Allah, Musa ile konuştu” (Nisa: 4/163) buyurmuştur.         Üçüncü kısım olan “elçi gönderme” meselesine gelince; bu, Allah’tan melek vasıtasıyla olan kelâmdır.         Bu suretle açıkça anlaşılmıştır ki, Allah’ın kelâmı olan Kur’an kadîmdir, O’na delâlet eden lâfız ise insanın değil, Allah Teâlâ’nın mahlûkudur”.         Prof. Dr. Mehmet ERDOĞAN, Akıl-Vahiy Dengesi Açısından Sünnet, İFAV İst. 1995, s. 51-52 (ç) [2]      Hanbeliler kast edilmektedir. (ç) [3]      Bedâiu’l-Fevâid, 1/18


Son takip: 03.06.2020 - 12:09
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· f- Allah Hakkında Kötü Zanda Bulunan Münâfık ve Müşrikler · b- Allah Adı Anılmadan Kesilen Hayvanların Etini Yemek · a- Savaştan Önce · Nakşîbendîliğin, Toplumsal Yaşam Üzerindeki Etkileri · Orucun Yasakları · Vahdet-i vücud · Vedîanın Hükümleri · 2) Allah'tan Başkaları Adına edilen Yeminler · d) Tevekkül Edenin, Tasarruf Ettiği Hususlarda Vekaletin Caiz Olduğu Alanlarda, Başkasını Vekil Tayin Etmek Suretiyle Tevekkül Etmesi · Savaş Esirleri Konusunda Kur’an’ın Direktifi · Takıyye; Düşman Kâfirlerden Gelecek Tehlikeden Dolayı Farklı Görünme . · 8- Teknoloji Yoluyla Fesad · Rabb Olmanın Üç Özelliği · Nefis ve Ruh · 15. Cennet Nimetlerini ve Cehennem Azabını Düşünmek; Ölümü Hatırlamak · Kur’an’da Batıl · BESMELE . Besmele; Anlam ve Mâhiyeti · İkram ve İyilikte Öncelik Hakkı · 2- Sıfat-ı Selbiyye (Tenzihat) · 2) İstiâne (Yardım Dilemek)
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber