sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· c- Gâye ve Nizam Delili
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı

Burayada Bak
· 3. İhsan ve Islahla Çözüm
· Hâtemu’l-Evliyâ
· Ârif
· Tevekkülün Konumu
· Arazi Gasbetmek.
· Akidedeki Yeri
· Cengâver
· Tekfir (Keffâret, Fidye–Redemption)
· Arbede
· Athene
· Determinizm
· Herakles
· Mit
· Noel, Noel Baba
· Tayy-i mekân

Son Okunanlar
· Savaş Değil Cihad, İşgal Değil Fetih
· Altın, gümüş ve nakit paranın zekâtı
· Neshin Şartları
· 3) Genel Olarak Tokalaşmaktan Kaçınma
· Hadis-i Şeriflerde Hikmet Kavramı
· Şeytandan Kurtuluş Yolu
· Çoğu Sarhoş Edenin Azı da Haramdır
· İncil'de
· Peygamberlik Kesbi Değil Vehbidir
· Tek Ümmet Olmanın Ölçülerinin Tanımlanması



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Savaş Değil Cihad, İşgal Değil Fetih

Savaş Değil Cihad
Savaş Değil Cihad, İşgal Değil Fetih:
  İslâm'da fethin gerçek mâhiyetini ele veren en güzel delil, konumuzla aynı adı taşıyan Fetih sûresidir. Kesinlikle bilinen bir şey var ki, bu sûre bir toprak kazanımının ardından değil, müslümanlar için görünürde çok ağır maddeler içeren Hudeybiye Antlaşması'nın ardından nâzil olmuş ve bu durumu Kur'an sûrenin "Biz sana gerçekten apaçık bir fetih ihsan ettik" (48/Fetih, 1) anlamındaki ilk âyetinde "feth-i mübîn: apaçık bir fetih" olarak nitelendirmiştir. Ortada askerî bir operasyon yokken ihsan olunduğu ifâde edilen bu "apaçık fetih" nedir? Kuşkusuz Kur'an bununla "yürek fethi"ni kastederek, barış ortamında insanların İslâm’ın evrensel mesajına kafalarını ve kalplerini açacaklarını müjdelemiştir. Aynı sûrenin 18 ve 27. âyetlerindeki "yakın fetih" de gerçekte İslâm ile insanların arasındaki engellerin kalkacağına işârettir. Fetih sûresi indirildiğinde, olan biten karşısında derin bir hüzün ve keder içerisinde bekleyen müslümanlara Hz. Peygamber sûrenin ilk âyetini kastederk şöyle diyordu: "Bana dünyanın tümünden daha hayırlı bir âyet indirildi." Peygamber'in bu sözü üzerine orada bulunanlardan Hz. Ömer "Şimdi bu fetih mi yani?" diye sorunca Rasûlullah'ın cevabı netti: "Evet, fetihdir." (Taberî, Tefsir 11/333-334) 110/Nasr, 1 ve 57/Hadîd, 10 âyetteki "feth"in Mekke'nin fethine işâret olduğuna dâir Hz. Âişe'den ve Mücâhid'den nakiller vardır (Taberî, Tefsir 12/709-710). Bu rivâyetlerin doğru olması durumunda dahi, âyetlerdeki feth, askerî bir zafer, toprak işgali ve siyasal hâkimiyete değil, İslâm'la insanın arasındaki engelin kaldırılıp aklın ve kalbin yolunun açılmasına delâlet eder. Mekke'nin fethine işaret eden kelime âyetteki "feth" değil, "nasr" kelimesidir ve "askerî başarı" anlamına gelir. Fetih kavramının, savaşla gelen kazanımların dışında kullanıldığı ilgi çekici başka bir âyet de şudur: "Eğer fetih istiyorsanız işte size fetih. Ve eğer bu sâyede vazgeçerseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. Yok, geri dönerseniz Biz de döneriz. Topluluğunuz çok da olsa size bir şey sağlayamaz. Çünkü Allah mü'minlerle beraberdir." (8/Enfâl, 19). Bu âyet, son cümlesinden de açıkça anlaşılacağı gibi inkâr edenler hakkındadır. Tüm müfessirler içerisinde yalnızca Ubey bin Kâ'b'dan gelen bir rivâyeti delil göstererek Râzî bu âyetin mü'minler hakkında olduğunu söylemiş, Muhammed Esed de bu görüşü desteklemiştir (Mefâtihu'l-Gayb, I/324). Bedir zaferinin hemen ardından nâzil olan bu âyet, müslümanların askerî zaferini müşrikler için "fetih" olarak nitelendirmiştir. Bunun anlamı bizim yukarıdan beri vurgulamaya çalıştığımız anlamdır ki, o da mutluluk, barış ve esenlik demeye gelen İslâm'la insanın arasındaki engelin kaldırılıp kalbin ve aklın İslâm'a açılmasıdır. Fethe, tagallüb ve işgalin zıddı bir anlam yükleyen Rasûlullah, Medine hakkında şöyle buyuruyordu: "Ülkeler ve şehirler zorla işgal edilirler; Medine ise Kur'an ile fethedilmiştir." (Belâzûrî, I/6). Burada feth sözcüğü işgal yerine, Kur'an sözcüğü zor yerine kullanılmıştır. Hepimiz bilmekteyiz ki Medine üzerine bir ordu yürümemiştir. Medine ne savaş ne de sulh yöntemiyle elde edilmiştir. Aksine, bireysel ve sosyal bir dönüşümle Medine İslâm'ın beşiği olmuştur. Fakat Rasûlullah Medine'nin fethedildiğini söylemektedir. O halde bu fethin adı olsa olsa "yürek fethi"dir. Aslında, fetih kavramının doğrudan savaş, toprak işgali, askerî başarı anlamına gelmediği "anveten" sözcüğünün kullanılışından da kolayca anlaşılır. Eğer bir belde savaş yoluyla ele geçerse bu yalın bir biçimde fetih kavramıyla ifâde edilmez, "zor yoluyla" anlamına "anveten"le ifâde edilirdi. İslâm, dâvet metodolojisinde önceliği barışçıl yöntemlere verir. Dâvette ısrar ve tekrarı öne çıkarır (42/Şûrâ, 15; 3/Âl-i İmrân, 20, 104; 22/Hacc, 67). Rabb'in yoluna dâvet ederken hikmet, güzel öğüt, zaman ve ortama uygun yöntemler tavsiye eder (16/Nahl, 125). Bu dâvet sırasında başa gelecekleri sabır, metânet ve dirençle karşılamayı emreder (9/Tevbe, 11; 73/Müzzemmil, 10; 16/Nahl, 82). İslâm, savaş realitesini reddetmez. İslâm, savaşın salt dünyevî işgal, siyasal egemenlik, sömürü gibi emperyalist duygularla yapılmayacağını dost-düşman herkese göstererek, savaşı daha yüce bir hedef olan insanın mutluluğu önündeki engelin kaldırılması amacına mâtuf kılmıştır. Savaş kaçınılmaz olduğunda o günün dünyasında olmayan savaş ahlâkını getirmiştir: "Sizinle savaşanlarla Allah yolunda savaşan fakat aşırı gitmeyin; doğrusu Allah aşırı gidenleri sevmez." (2/Bakara, 190) Hz. Peygamber Mekke'nin fethi günü şu emri veriyordu: "Yaralıyı öldürmeyiniz, kaçanı tâkip etmeyiniz, esiri öldürmeyiniz, kapısını örten güvenliktedir." (Belâzûrî, I/55). İslâm, savaşı dini dayatma aracı kılmamıştır. Bu konuda Kur'an'ın buyruğu açıktır: "Zorlama, dinde yoktur." (2/Bakara, 256). Bu ünlü âyette "zorlama" anlamına gelen "ikrâh" belirsiz olarak gelmiştir. Bunun anlamı "zorlamanın her türü" demektir. Müslümanlar, bu İlâhî buyruğa sâdık kalmışlar, insanların inançlarına müdâhale etmemişlerdir.
 


Son takip: 16.01.2021 - 01:13
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· MELEKLERE İMAN.. Melek İsmi Hakkında Bilgi · 6) Teşkilatın Başında Liderin İlim Ve Basiret Sahibi Güvenilir Bir Müslüman Olması. · Fitne Unsurları · Maîşet Temini İçin Peygamberimiz Çobanlık da Yapmıştır · 21) Allah’ın Sevdiğini ve Sevmediğini İlan Etmek · İLİM... · Kabe’yi İlk İnşa Edenler 1- Melekler · Teveccüh · 2) Teşrik Günleri · Cizye; Gayr-i Müslimlerin Can ve Mallarını Koruma Bedeli/Yıllık Vergi · b- Putperest Yahûdiler (Altın Buzağıya Tapanlar) · Fetişizmin İçyüzü. · Tüketim Çılgınlığı ve İnsanımız. · GİRİŞ. · İmamın Varlığı Dinen Zarurîdir · Ümerâya Karşı Dikkatli Olunmalı · Vahdet Nasıl Gerçekleşir?. · Yoga Nedir? · Lian/Mülâane · Kur’ân-ı Kerim’de Dinde İkrâhın Olmadığı ve İnanç Özgürlüğü.
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber