sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· İslam’a Göre Din Gerçeği
· 2- İddetini Doldurmamış Kadınlar
· Mısır'dan Çıkış
· Tevrat'ın Nüshaları
· Kitab-ı Mukaddes
· Orucun Şartları
· Bu İsimleri Bilmenin Faydaları
· Cezâ Tedbiri
· Kızlarağası
· İkon
· Diğer Görevleri
· Athene
· Kurşun Dökmek
· Allah’ın İsmi Olarak Şehid
· 3) Büyük Cehâlet

Son Okunanlar
· Fetih İşçileri; Gönül Fâtihleri
· İ’tikâfın Faydaları
· Müsrif; İsrafçı, Savurgan.
· Stresin İlâcı, Allah Korkusudur
· Hadis-i Şeriflerde Kısas Kavramı
· e- Kadın-erkek beraber bulunması
· g) Muska ve Muskacılık . Muska ve Tılsımların Menşei
· 4- Esmaül-Hüsna'nın Delalet Ettiği Sıfat ve Manalar
· Yoldaş İlişkisi
· Esirler



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Fetih İşçileri; Gönül Fâtihleri

Fetih İşçileri
Fetih İşçileri; Gönül Fâtihleri:
  İskender, Sezar, Darius, Konstantin, Muâviye, Abdülmelik, Cengiz, Timur, Fâtih, Kanuni, Napolyon ya da Mısır, Yunan, Roma, Bizans, Sâsâni, Emevî, Abbâsî, Osmanlı, Birleşik Krallık, ABD... Bütün bunların hâkimiyet alanının büyüklüğüyle bir tek insan gönlünün büyüklüğü arasında bir karşılaştırma yapsanız, hangisinin hâkimiyet alanı daha büyüktür dersiniz?
Bu soru karşısında hiç tereddüt etmeden diyebilirim ki; bir tek insanın gönlü yeryüzünün en büyük imparatorluğundan daha büyüktür. Ve elbette bir yüreği fetheden yürek fâtihi, tüm yeryüzünü istilâ eden bir cihangirden daha büyük bir zafer kazanmıştır. Hayber fethi öncesidir. Genç Ali (r.a.) atının üzerinde, elinde kılıcı, hamâsî şiirler okuyarak bir sağa bir sola hamleler yapmaktadır. Onu izleyen Allah Rasûlü "gel" anlamında işaret eder ve der ki: "Yavaş ol ey Ali, vallahi senin elinle bir kimsenin hidâyet bulması, güneşin üzerine doğduğu her şeyden (ya da kızıl tüyle develere sahip olmandan) daha hayırlıdır." (Buhârî, Cihad4/58, F. Sahâbe 5/23, Meğâzî 5/171; Müslim, F. Sahâbe 2406). Bölgenin en stratejik yerleşim birimi olan Hayber'in ele geçirilmesi, hiç kuşkusuz büyük bir askerî başarıdır. Hayber'in müslümanlarca ele geçirilmesi Medine İslâm devleti için bir dönüm noktası olmuştur. Bu zaferden sonra Mekke müşrikleri bir daha Medine üzerine yürüyememişlerdir. Bütün bu gerçeklere rağmen Rasûlullah'ın mesajı açık. Bir yüreği kazanmak, değil Hayber gibi stratejik bir bölgeyi kazanmaktan, dünyanın tümünü ele geçirmekten daha önemli ve kazanan insan için daha kârlıdır. Gelmiş geçmiş bir komutan, hiçbir imparator, hiçbir cihangir, hiçbir lider olaya böylesine insan merkezli bakamaz. Hiçbir örnek, bir tek insanın ebedî mutluluğuna vesile olmanın ne büyük ödül olduğunu bundan daha güzel ortaya koyamaz. Ve ancak bir peygamber, insan yüreğini tüm fetihlerin zirvesine oturtur. Dünya merkezli, toprak merkezli, makam ve iktidar merkezli, devlet ve egemenlik merkezli bir bakışaçısı, böylesine yüce bir tavrı anlamakta zorlanacaktır. Hattâ, bu yaklaşımın yanlış olduğunu, siyasal iktidarın, askerî başarının, devlet hâkimiyetinin bir değil; binlerce insanın hidâyetine medar olacağını düşünenler bile çıkacaktır. Hayır, tarihî gerçekler gözönüne alındığında durum hiç de öyle görünmüyor. Yani siyasal iktidarın, askerî başarının ve devlet egemenliğinin yürek fethinin hiç de garantörü olmadığının birçok tarihî örneği var. Bu örnekler de yukarıda dile getirilen peygamberî yöntemin ne denli isâbetli olduğunu gösteriyor. İşte birkaç örnek: Risâlet süresince en zor dönem hiç şüphesiz Mekke dönemidir. Ancak, Saâdet Asrı İslâm inkılâbı, bu dönemde kalbi fethedilen insanların omuzlarında yükselmiş, Medine döneminin siyasal açıdan en görkemli ve hâkimiyet açısından en yaygın, askerî açıdan en başarılı dönemlerinde dahi insan kazanımı açısından sayıda değil, ama kalitede o zor ve mahrum dönemlerdeki kazanımların seviyesine ulaşılamamıştır. Hatta, şöyle bir iddiada bulunmak daha aşırı bir yaklaşım olarak değerlendirilmese gerektir: Zor zamanların kazanımı olan bir avuç insanın yaptığı muhteşem İslâm sitesini kolay zamanların kazanımı olan "tuleka" kısa bir süre içerisinde temellerinden sarsmıştır. Yine İslâm akınları Anadolu'ya, Armenia'ya, Azerbaycan'a, Fars Körfezine, Kafkasya'ya ve hatta Orta Asya'ya daha hicretin ilk 50 yılında (milâdî VII. yüzyılın ikinci yarısı) yapılmıştı. Bu bölgelere, İslâm imparatorluğunun en görkemli ve güçlü zamanların da defalarca yapılan İslâm akınları bu bölgelerin yerli halklarında ciddi bir İslâmlaşmaya neden olmamıştır. Şaşılacak bir gerçektir ki, adı geçen bu bölgelerde İslâm'ın yerli halkların gönüllerini fethetmesi ilk akınlardan yaklaşık 200 yıl sonra IX. ve X. yüzyıllarda ve üstelik İslâm'ın siyasal olarak çok zayıf ve paramparça olduğu bir dönemde gerçekleşmiştir. Bundan daha ilginç bir örnek de İspanya'dan, Endülüs İslâm Devleti, İspanyol ve Fransız ortak güçler eliyle şehir şehir yıkılıp müslümanlar tarihte eşine rastlanmamış bir katliama tâbi tutulurken, cezâlarının ölüm olduğunu bile bile gayrı müslim İspanya yerlileri topluca İslâm'a giriyorlardı. Bu tarihî gerçeği ünlü İngiliz tarihçi T. W. Arnold şöyle dile getirir: "İslâm, İspanya'daki varlığının en son gününe kadar mühtedî kazanmayı sürdürmüştür." (İslâm'ın Yayılış Tarihi, s. 153). Yine başka bir İngiliz tarihçi Endülüs İslâm Devleti'nin yönetim merkezi Gırnata (Grenada)'nın düşüp içerisinde yaşayan tüm müslümanların hıristiyan olmakla ölmek arasında seçime zorlanmasının üzerinden 7 yıl sonra dahi İslâm'a girişlerin sürdüğünü itiraf eder. Kur'an Tarihi eseriyle haklı bir şöhret kazanan ünlü oryantalist Thedor Nöldeke, İslâm'ın yayılışının kılıçla olduğu tezini reddederek bu iddiada bulunan meslektaşlarına Suriye örneğini gösterir ve der ki: "Pers krallarının onca zulümlerine rağmen, dinlerinden döndüremediği Suriye hıristiyanlarını İslâm zor kullanmadan nasıl müslüman etti?" (Ebû'lfazl İzzetî, İslâm'ın Yayılış Tarihine Giriş, İnsan Y. s. 124) Hindli tarihçi el-Cüzecânî, Delhi'de Seyyid Eşrefüddin'den dinlediği bir olayı aktarır. Bu olay, gönül fethiyle kazanılan bir insanın işkence altında can vermesine rağmen yeni girdiği dini terketmediğinin çok ilginç bir örneğidir: Semerkand hıristiyanlarından herhangi biri İslâm ile şereflenince, bu beldenin müslüman halkı o kişiyi bağırlarına basar ve ona büyük izzet ve ikram gösterirlerdi. O dönemde Çin'in güç sahibi Moğollarından biri Semerkand'a girer. Nüfuz ve kudret sahibi olan bu Moğol'un gönlü hıristiyanlığa meyilliymiş. Semerkand hıristiyanları bu nüfuzlu Moğol'un önüne gelip derlermiş ki: "Müslümanlar çocuklarımızı hıristiyanlıktan çıkarıp Muhammed'in dinine sokuyorlar. Bu gidişle bütün kapılar yüzümüze kapanıp torunlarımız hıristiyanlıktan uzaklaşacak. Sen bu konuda bize yardım edebilecek güce sahipsin." Bu şikâyet üzerine nüfuzlu Moğol, müslüman olan hıristiyan gencinin huzuruna getirilmesini emreder. Hıristiyanlar yalvarıp yakararak, para ve mal vaadiyle o genci İslâm'dan çıkmaya iknâ etmeye çalışırlar. Fakat o genç bunu reddeder. Moğol yönetici bunun üzerine gence en ağır işkenceleri revâ görür. O genç bu işkenceler altında ölünceye dek İslâm'da sebat eder ve sonunda rûhunu teslim eder. Bu olaydan hayli etkilenen ve üzüntü duyan Semerkand İslâm Cemaati bir dilekçe yazarak bir kurul eliyle bunu Berke Han'a ulaştırır. Olay Berke Han'a aktarılıp İslâm hakkında Berke Han'a bilgi verilince Moğol Hakan'ın gönlünde İslâm'a karşı bir sevgi belirir ve sonunda müslüman olur." (Cüzecânî, Tabakat, Calcutta, Nasırî Neş. 1864, s. 448-449) Bu bağlamda, tarihî bir gerçeği daha hatırlamakta yarar var. Moğollar, çekirge sürüleri gibi XII ve XIII. yüzyılda İslâm topraklarını baştan başa harâbeye çevirdiler. Mâmur İslâm kentlerini yerle bir ettiler, insanları katlettiler, kıymet biçilemez dev İslâm kütüphanelerini yaktılar. Bu korkunç vahşeti kahramanları olan Moğollar gâlip, müslümanlar da mağlup olan taraf olmasına rağmen, aradan çok geçmeden gâlipler mağlupların dinine girerek müslüman oldular. İslâm'ın muhteşem sanat eserlerini hoyratça yerle bir eden vahşi ve bedevi Moğollar'ı İslâm kısa sürede medenîleştirdi. Hâlâ İslâm medeniyetinin sanat şaheserlerinden biri olarak göz kamaştıran Tac Mahal, bu ulusun İslâm sâyesinde nereden nereye geldiğinin çarpıcı bir örneğidir.
İslâm'ın gönül fethinin en güzel delili, İslâm'ın yayılış tarihi üzerine çaplı bir araştırmanın yazarı olan T. W. Arnold'un şu itirafıdır: "İslâm'ın en büyük insan kazanımlarını siyasal gücünün en zayıf olduğu zaman ve mekânlarda gerçekleştirmiş olduğuna inananlardanım." (Arnold, a.g.e., s. 265) [1]   [1] Mustafa İslâmoğlu, Yürek Fethi, s. 19-30


Son takip: 02.06.2020 - 06:17
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· f- Allah Hakkında Kötü Zanda Bulunan Münâfık ve Müşrikler · b- Allah Adı Anılmadan Kesilen Hayvanların Etini Yemek · a- Savaştan Önce · Nakşîbendîliğin, Toplumsal Yaşam Üzerindeki Etkileri · Orucun Yasakları · Vahdet-i vücud · Vedîanın Hükümleri · 2) Allah'tan Başkaları Adına edilen Yeminler · d) Tevekkül Edenin, Tasarruf Ettiği Hususlarda Vekaletin Caiz Olduğu Alanlarda, Başkasını Vekil Tayin Etmek Suretiyle Tevekkül Etmesi · b- İcâbî Ahlâkî Cezalar (Psikolojik Yaptırımları Olan Cezalar) · 6- Birinci Adım İslami Akideye Davet. · Savaş Esirleri Konusunda Kur’an’ın Direktifi · Takıyye; Düşman Kâfirlerden Gelecek Tehlikeden Dolayı Farklı Görünme . · 8- Teknoloji Yoluyla Fesad · Hadis-i Şeriflerde Azim ve Tevekkül · Tevekkül; Anlam ve Mâhiyeti · Rabb Olmanın Üç Özelliği · Nefis ve Ruh · İhlâs; Anlam ve Mâhiyeti · c) Cemâl ve Cemîl
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber