sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· Câhiliyyenin Bir Başka Yönü
· 2- Adâlet
· Ru’b
· Orucun Şartları
· Athene
· 3) Büyük Cehâlet
· Vasînin Vekil Veya Başka Bir Vasî Tayin Etmesi
· Mısır'dan Çıkış
· Fesat
· Münâfıklar
· İkon
· Tecessüd
· Arbede
· Câhiliyye
· Kurşun Dökmek

Son Okunanlar
· Bir Yürek Fâtihi Olarak Hz. Muhammed... İslâm Fetihlerinin Mantığı
· Kur'an'da Nur Kavramı
· Sebatı Sağlayan Etkenler
· Karun.
· Nebi İle Rasül Arasındaki Fark.
· Bozulan İ'tikâfın Hükmü
· 11. Münakaşa ve Rahatsız Edici Şakalardan Çekinir, Sözünde Durur
· Bazı Hurâfeci Tahrif Akımları
· Bu İsmi Bilmenin Faydası
· Gâlibiyet ve Zafer Vaadi



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Bir Yürek Fâtihi Olarak Hz. Muhammed... İslâm Fetihlerinin Mantığı

Bir Yürek Fâtihi Olarak Hz
Bir Yürek Fâtihi Olarak Hz. Muhammed... ... İslâm Fetihlerinin Mantığı:
  “Gönülden seveceğiniz bir başka şey daha: Allah’ın yardımı ve yakında gerçekleşecek bir fetih.” (61/Saff, 13). İslâm, en kapsamlı tanımıyla bir hayat sistemidir. Hayat hakkında sözü olan her sistem gibi İslâm da kendi ilkeleri doğrultusunda hayatı değiştirmeyi ve dönüştürmeyi hedefler.      Hayatı değiştirmeyi hedefleyen sistemler özleri itibarıyla ikiye ayrılırlar: 1) Bir iç müdâhaleyle, gönüllülük esası üzere hayatı değiştiren sistemler, 2) Bir dış müdâhaleyle, metazori yöntemiyle hayatı değiştirmeyi yöntem edinen sistemler. İç müdâhaleyi hayatı değiştirme yöntemi olarak benimseyen bir hayat sistemi, mutlaka inanç ve ahlâk üzerine bina edilmiş bir sistem olmalıdır; ki bu da genel adıyla dindir. Din, önce insandan yüreğini ister. İnanç esastır. İmansız bir itaati din makbul saymaz. İnanç, kalbî bir kabul ve red olayıdır. Zorla değil; iknâ ile gerçekleşir. İman, yürekte yanan bir meş’aledir, bu meş’aleyi yakmadan dışarıdan yapılacak her müdâhale zorakî olacaktır. Hiçbir insan zorla mü’min yapılamaz; olsa olsa münâfık yapılır; inanmaz, lâkin inanmış gibi yapar. Hayatı dönüştürmek için dış müdâhaleyi üslûp olarak benimseyen sistemler genelde ideolojilerdir. Her ideoloji sekülerdir. Sekülarizm, temelde kartezyen felsefeden neş’et eder. Kartezyen felsefe hakikatin kaynağını bölen, dünyayı âhiretten, zâhiri bâtından, formu özden, düşünceyi duygudan, aklı kalpten, devleti dinden ayıran indirgemeci şirk felsefesidir. Hayatı zorla dönüştürmek isteyen ideolojiler dinlerin aksine beşerî karakter taşırlar ve genel kanaatin aksine deterministtirler. Örneğin dinler mûcizeyi kabul ederken ideolojiler reddeder. Mûcize, aslında eşyanın aşkın boyutudur. Mûcizeyi kabul, katı bir determinizmin reddidir. Marksizmin Sovyetler Birliği’nde, Çin’de Kamboçya’da, Arnavutluk’ta ve daha birçok yerde sayısız kan dökerek yapmaya çalıştığı buydu. Kapitalizmin kalesi olan ABD’nin Vietnam’da, Panama’da, Kuzey Irak’ta silâh zoruyla, Çin’de Ortadoğu’da, Afrika’nın birçok ülkesinde para zoruyla, Türkiye’nin de içerisinde yer aldığı Akdeniz kuşağında, Balkanlar’da, Kafkaslar’da siyaset zoruyla yaptığı da aynı şeydir. Özelde Batılılaşma projesini Türkiye’de yaşayan halka zorla dayatanların da yaptığı budur.
Bütün bu beşerî ideolojilerin amacı hayatı, kendi koydukları beşerî ilkeler istikametinde tepeden dönüştürmekti. Sekülarist, dolayısıyla pozitivist olana beşerî ideolojilerin “iman” gibi bir sorunu yoktu. Aksine, onlar imana karşı başkaldırmanın ürünüydüler. Onun için de, insanların gönüllerini fethetmek gibi insânî bir üslûbu benimseyemezlerdi. Benimseseler de bu lehlerine olmazdı. Bu nedenler modernleşme projesinin Türkiye ayağının kendisine ihâle edildiği ünlü bir yönetici şöyle diyordu: “Kan’la yapılan devrimler muhkem olur.” Vâkıa bu pek asılsız da değildi. 20. yüzyılda zorla dayatılan tüm sistemler bir bir çökerken Türkiye’deki resmî ideolojinin hâlâ yaşıyor olmasının sırrı bu sözde yatıyordu. Hangi beşerî ideolojinin daha çok kan döktüğühü saptamak isteyen, hangisinin daha fazla ayakta kaldığına bakmalıydı bu söze göre. Oysa İlâhî dinler, daima yüreğe hitap etmiş, bir insanı diriltmeyi bir dünyayı diriltmek gibi görmüştü. Kur’an’da bir insanı öldürmenin, bütün bir insanlığı öldürmek gibi olduğunu ifâde eden âyet, bu gerçeğin Tevrat’ta aynen böyle yer aldığını da haber veriyordu. Gerçekten de eldeki tahrif edilmiş Tevrat ve İncil bu anlamda ifâdeler içeriyordu.
İlâhî dinlerin insana nasıl şefkat ve merhametle yaklaştığını Hz. Peygmaber’in şahsında görmek mümkün. Daha önce de değindiğimiz gibi Saâdet Çağı’nın nebevî devrimi, dünya tarihindeki hiçbir ideolojik devrimle karşılaştırılamayacak kadar kansız gerçekleşmiştir. 10 yıllık Medine dönemi boyunca, Rasûlullah’ın bizzat katıldığı 27 gazve ve katılmadığı 60 seriyye olmak üzere toplam 87 askerî sefer düzenlenmiştir. Siyer otoritesi Prof. Dr. Muhammed Hamidullah’a göre bütün bunlarda öldürülen insan sayısı 150 kadardır. Hamidullah bu sayıya Kureyzaoğullarından idam edilenlerin sayısını eklememiştir. Bilindiği gibi Kureyzaoğulları Medine’de yerleşik yahûdi kabilelerinden olup Hz. Peygamber’le aralarında ittifak anlaşması yapmışlardı. Ancak, Hz. Peygamber’e sûikast düzenlediler. Başarısız sûikast girişimi ortaya çıkınca kendilerinin seçeceği bir hakemin hükmüne râzı olmayı kabul ettiler. Müttefik Arap kabilesinin lideri Sa’d bin Ubâde’yi hakem seçtiler. Onun verdiği hükümle kabilenin erkekleri idam edildi. Bu idamların sayısı İbn Hişam’a göre 600-700 , İbn Sa’d’a göre ise 900 kişidir. En yüksek rakamı kabul edip bu sayıyla 150 rakamını toplasak dahi her sefere 17 kişi düşmektedir. İşte rakam, topraklarının yüzölçümü 1,5 milyon kilometrekareye varan Batı Avrupa büyüklüğünde bir Peygamber devletinin kuruluş bilançosudur. Saâdet Asrı’ndaki Nebevî inkılâbının bu bilançosuyla, 1789 Fransız devrimi, 1917 Bolşevik devrimi ve 1923 ve sonrasının Kemalist devrimlerinin bilançoları karşılaştırılırsa insana verilen değer ve hürmet açıkça ortaya çıkacaktır. İslâm tarihinde insana verilen değeri tarihe geçen birçok olayda açıkça görmek mümkün. Rasûlullah’ın insan hayatına verdiği önemin örnekleri de saymakla bitmez. Üsâme bin Zeyd’in başına gelen, onlarca muhteşem örnekten biridir. Bir savaş sırasında mübârezeye tutuştuğu hasmını tam öldürecekken hasmı şehâdet kelimesini söylemiş, Üsâme onun canını kurtarmak için şehâdet kelimesini söylemiş, Üsâme onun canını kurtarmak için şehâdet getirdiğine hükmederek hasmını öldürmüştü. Olay Rasûlullah’a duyurulduğunda o denli kızmıştı ki, ondan sonra Üsâme’yi her görüşünde “Üsâme, demek sen ‘Rabb’im Allah’ diyen birini öldürdün ha?!” diyerek kınamış, Üsâme Rasûlullah’ın bu ısrarlı kınayışları karşısında ne denli sıkıldığını şu sözlerle dile getirmiştir: “Rasûlullah bu sözü o kadar çok tekrarladı ki, kendi kendime ‘keşke, bu olaydan sonra müslüman olsaydım!’ dedim.” İslâm’ın insana verdiği bu değer yüzünden kitleler İslâm’a gelmekte tereddüt etmemiştir. Hatta İslâm’a girmeyenler dahi müslümanların insancıl davranışlarından etkilenerek müslüman olmadıkları halde müslümanlarla birlikte kendi dindaşlarına karşı savaşmışlardır. Bunun en tipik örneği Suriye’de gerçekleşmiştir. Hicrî 144 yılında Bizans imparatoru Juntinyanus’un, müslüman akınlarını durdurmak için Suriye’ye yerleştirdiği hıristiyan Slavlar müslümanların saflarına iltihak ederler. Müslümanlar da onları aynı yerde Bizans’a karşı konuşlandırır. Bu hıristiyan Slavlar daha sonraları Bizans’a karşı müslümanların saflarında savaşacaklardır (Lebeau, Historie du Bas-Empire, neşr. M. St. Martin, Paris 1830, c. 12, s. 27-31). B. Levis der ki: “Filistin’de hıristiyan Samaritenler müslümanlara o denli yardımda bulundular ki, müslümanlar onların bu yardımına karşılık onları cizyeden muaf tutma gereği hissettiler.” (Tarihte Araplar, s. 67) Müslümanların engin hoşgörüsüne ilk kuruluşu müslümanlar eliyle gerçekleştirilen Kahire, Bağdat, Basra, Kûfe vb. gibi birçok İslâm şehrinde yer alan kilise ve havralar şâhittir. Bu gibi müslümanlar eliyle kurulan kentlerde bugün dahi ayakta kalan diğer dinlere âit mâbedler geçmiş zamanlardan intikal eden yapılar değil, sonradan yapılan yapılar olduğu muhakkaktır. Haçlı seferleri sırasında müslüman doktorlar kendi yaralılarını tedâvi ettikten sonra, muhârebe bitince hıristiyan kamplarına giderek düşman yaralılarını da tedâvi ediyorlardı (Garaudy, İslâm’ın Vadettikleri, s. 86). İslâm’ın ruhunu kavrayan her insan, diğer insanların ya dinde kardeşi, ya da insanlıkta eşi olduğu gerçeğinden yola çıkarak davranır. Bu Hz. Ali’nin tavrı ve tesbitidir. Bu ruhu kavramış olanlardan biri de asil insan Emir Abdulkadir’di. Cezayir’i işgal eden Fransız sömürgecilerine karşı 30 yıl amansız bir mücâdele verip sonunda Fransızlara esir düşen efsânevî komutan Emir Abdulkadir işgal rejimi tarafından Şam’a sürgün edilir. 1860 yılında Şam’da yerli halk tarafından yabancılara karşı başgösteren ayaklanma sırasında 14 bin Şam’lı hıristiyanı himâyesine alarak mutlak bir ölümden kurtarır (Kasım Sadullah, Hayatu’l-Emir Abdulkadir, Şirketu’l-Vatanî, Tunus, 1974). Bunun üzerine Papa, Emir Abdulkadir’e Pie IX nişanını verir. Verir vermesine de, çok değil yaklaşık bu tarihten 80 yıl sonra 1940’da Fransa, özgürlük mücâdelesi veren sömürgesi Cezayir’de korkunç bir katliama girişir. Sonuç bir milyon şehid. Hiç kuşkusuz, inanç özgürlüğü konusunda diğer dinlerin mensupları müslümanların gösterdiği performansı sergileyememişlerdi. 1572 yılında Fransa’da gerçekleşen Saint Barthélemy katliamında Katolikler yalnızca Paris’te birkaç gün içerisinde üç binden fazla insan katletmişlerdi. Cieaux piskoposu Arnald Amaralicus, sapıklığından kuşkulanılan Béziers kenti sâkinleri için ne yapılması gerektiğini soranlara kısa bir cevap vermişti: “Tümünü öldürün! Tanrı, kendinden yana olanları tanır.” Bu fetvâ üzerine yaşına ve cinsiyetine bakılmaksızın yirmi bin’e yakın insan kılıçtan geçirildi ve kent yağmalandıly. Hıristiyan fanatizminin en büyük kurbanı hiç kuşkusuz Endülüs müslümanlarıdır. Yaklaşık yedi asır İslâm medeniyetinin beşikliğini yapmış olan Endülüs’ün bugününe bakanlar hıristiyanlıkla İslâm’ın farkını kolayca anlayabilirler. Leon ve Kostil Ferdinand’ının müslümanları soykırıma tâbî tutarak Kurtuba’yı ele geçirip son kale Gırnata’yı da haraca bağladıklarında İspanya’nın yerli halkından sonucunun ölüm olduğunu bile bile yine de kitleler halinde İslâm’ı seçenler oluyordu. Bu gerçeği göre ünlü İngiliz tarihçi Carlyle İslâm’ın kılıç zoruyla yayıldığı oryantalist tezini şöyle çürütüyordu: “Haydi, siz de kılıcınıza sarılın, bakalım kılıçla oluyor mu?”


Son takip: 06.06.2020 - 03:29
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· İRTİDÂD.. İrtidâd; Anlam ve Mâhiyeti · El-Azîz/Her Şeye Gâlip; Esmâü'l-Hüsnâ'dan Bir Diğeri · Diğer Yaratıklara Güzel Davranma · Papaz · Gerçek Islahatçılar Aynı Zamanda İnkılapçıdırlar · Bu İsmin Birçok Yüce Anlama Gelmesi · Muhkem, Müteşâbih ve Te'vil Konusuyla İlgili Âyet-i Kerimeler · Tabiat Felsefesi · Zeka, Kültür, Tahsil Durumu. · 16) Cündullah · 4) Apaçık Sapıklık · Sosyalizm · Siz de mi Hâlâ Kıyâmetin Kopmadığını Sanıyorsunuz?. · Kur'an Okuma ve Hatta Öğretme Karşılığında Ücret Almayı Yasaklayan Hadis-i Şerifler · Cana Kıymanın Uhrevî Sorumluluğu. · Hadis-i Şeriflerde Af Kavramı · Kur’ân-ı Kerim’de Mekr Kavramı · MEŞRU, BİD’AT TEVESSÜL ÇEŞİTLERİ VE HÜKÜMLERİ · ŞEDİDU'L-İKAB · Malı değerinin altında almak
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber