sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· Ticâret/Alış-Veriş; Anlam ve Mâhiyeti
· Homer (Homeros)
· Cehâlet
· 2. İstişârenin Şekli
· Konuyla İlgili Geniş Bilgi Alınabilecek Kaynaklar
· Cennet Hakkındaki Bazı Batıl Düşünceler
· Hıristiyanların inançla ilgili İslâm’a aykırı görüşleri
· Ârif
· En Büyük Korkuları Hata Yapmaktır
· Elçilere Çeşitli Yöntemlerle Zarar Vermek İstemeleri
· d. Saygısız Müdâhale
· Sınırlamanın Gâyesi
· Kutb (kutub)
· d- Zekâtta İslâm'ı Yaymak ve Kelimetullah'ı Yüceltmek Vardır
· EHL-İ KİTAP .

Son Okunanlar
· Müslüman Toplumlar ve Fuhuş.
· Maymunlaşma Sebebi Hîle-i Şer’iyye Denilen “Hîle-i Şerriyye”.
· MÜSLİM-MÜSLÜMAN..
· Sabredenleri
· Mal ve Evlâtla İmtihan .
· İnsanın Asıl Sırat Köprüsü Dünyadadır
· Faiz Yemek.
· 3) İçki İçme Cezâsı (Hadd-i Şürb)
· Câhiliyye Şirk; İlim de İslâmiyettir
· Cennet Bahçesi veya Cehennem Çukuru Âile Hayatı Aile; Bireyden Cemaate, Düzensizlikten Nizama, Günahlardan İbadete Geçiş



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Müslüman Toplumlar ve Fuhuş.

Müslüman Toplumlar ve Fuhuş
 Müslüman Toplumlar ve Fuhuş   İslâmiyet fuhşu en büyük günahlardan saymış ve buna karşı büyük bir mücâdele başlatmıştır. Câhiliyye döneminde evinin damına bayrak asarak fuhuş yapan Ümmü Mehzûl adındaki kadını sahâbeden birinin nikâhlamak istemesi üzerine nâzil olduğu rivâyet edilen; "zinâ eden kadını ancak zinâ eden veya müşrik olan bir erkek nikâhlar" (24/Nûr, 3) meâlindeki âyette zinânın şirke yakın görülmesi dikkat çekicidir. Kur'ân-ı Kerim, fuhuş yapan erkek ve kadınları "habîs" (murdar) olarak vasıflandırmakta ve bunların ancak kendi aralarında evlilik bağı kurabileceklerini belirtmektedir (24/Nûr, 26). İslâm'ın amaçlarından biri de nesillerin korunması, sağlıklı bir toplum yapısının oluşturulmasıdır. Bu bakımdan fuhuş ve fuhşa götüren bütün davranışlar zinâya yaklaştıran tutumlar olarak haram kılınmış (17/İsrâ, 32), mü'min erkek ve kadınların gözlerini haramdan sakınmaları (24/Nûr, 30-31) emredilmiş; mahrem olmayan kadın ve erkeklerin birbirlerine dokunmaktan, şehevî arzuları kabartan söz ve davranışlarda bulunmaktan sakınmaları istenmiştir. Ayrıca kadının, erkeğin cinsî duygularını uyandıracak şekilde yürümesi de hoş görülmemiştir (24/Nûr, 31). İlgili âyetlerin üslûbundan, bu kuralların hürriyetleri kısıtlama amacına değil; toplum ahlâkını koruma gâyesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Toplumda fuhşu önleyebilmek için fertlerin eğitimi, ahlâkî yetişkinliği, fuhşu kolaylaştıran ve özendiren yolların kapatılması kadar, bu yönde gerekli sosyal ve hukukî tedbirlerin alınması da önemlidir. İslâm'da ferdin cinsî ihtiyaçlarının tabiî bir ihtiyaç olarak görülüp evliliğin kolaylaştırılması, evlilik yoluyla cinsel tatminin temel bir hak olarak karşılanması böyle bir anlam taşır. Aynı şekilde Kur'ân-ı Kerim'de ve Hz. Peygamber'in uygulamalarında zinâ eden, livâta ve sevicilik gibi çirkin fiilleri işleyen kimseler hakkında öngörülen tedbirlerin ve cezâî müeyyidelerin de amacı müslüman toplumlarda fuhşu önlemek, kişilerin onur ve iffetlerini korumalarına yardımcı olacak bir toplum ve hukuk düzenini kurmaktır.
İslâm'ın kesin tavrına rağmen Asr-ı saâdet'te, özellikle yeni müslüman olmuş kesimlerde eski alışkanlıkların bir sonucu olarak bazı zinâ olayları görülmüştür. Nitekim Tâif örneğinde olduğu gibi, İslâm'ın gücü karşısında teslim olanlar, kendilerine verilen emanda zinâ ve içkinin yasaklanmaması şartının bulunmasını istiyorlardı. Hz. Peygamber'in vefatından sonra meydana gelen dinden çıkma (irtidad) olaylarının sebeplerinden biri de coğrafî konumları sebebiyle İslâmî terbiyeyi yeterince alamamış Arapların içlerinde gizledikleri bu arzularını gerçekleştirmekti. Hatta Hadramut taraflarında bazı fâhişeler Rasûl-i Ekrem'in vefatını sevinçle karşılamışlardı.
Hulefâ-yı Râşidîn devrinde fuhuşla mücâdele devam etmiştir. Bu dönemde zinâ suçu isnat edilen ve bu yüzden cezâlandırılanların sayısı çok azdır. Daha sonraki dönemlerde İslâm'ın çok geniş bir coğrafyaya yayılması sonucu büyük bir zenginlik elde edilmiş, özellikle saraylarda ve çevresinde görülen eğlence hayatı toplumu sarsabilecek bir nitelik kazanmıştır. Bununla birlikte yaygın ahlâkî terbiye ve hukukî önlemler yanında câriye istifrâşına izin verilmesi fuhşun toplumsal boyutta yaygınlaşmasını önlemiştir. Emevîler'de açık fuhuş pek görülmezse de, bazı hükümdarlar eğlenceye düşkünlükleri ve ahlâksızlıklarıyla şöhret bulmuştu. Hatta bu durum bazı halifelere karşı isyan edilmesinin ve nihâyet Emevî Devleti'nin yıkılmasının sebeplerinden biri olarak gösterilir (Hasan İbrâhim, İslâm Tarihi, I/432). Abbâsîler'in ilk dönemlerinde de açık fuhşa pek fazla rastlanmaz. Hicrî 4., Milâdî 10. yüzyılın başlarında Çin'i ziyâret eden bir İslâm seyyâhı orada fâhişelerin deftere kaydedildiğini ve bunlardan her yıl belli bir miktar vergi alındığını görünce böyle bir fitnenin İslâm ülkesinde bulunmamasından dolayı Allah'a şükreder. Fakat bundan kısa bir zaman sonra Büveyhî Hükümdarı Adudüddevle rakkâse fâhişelere vergi koydu. Daha sonra Fâtımîler de fuhuş yerlerinden (büyûtü'l-fevâhiş, dâru'l-kuhâb) vergi aldılar (Makrızî, el-Hıtat, I/89). Suriye civârında Lazkiye'de fâhişeler muhtesip kontrolünde bulunuyorlardı ve özel bir yüzük takmak zorundaydılar. Sûs'ta da bir zinâ evi olduğu söylenir. Bu dönemin Abbâsî coğrafyasında artan fuhşun müstehcen ifâdeler tarzında edebiyata da yansıdığı görülür (Mez, el-Hadâratu'l-İslâmiyye, II/141, 150). Osmanlı ülkesinin bilhassa müslümanların yaşadığı yörelerinde fuhuş diğer ülkelerdeki kadar ciddî boyutlara ulaşmamıştır. Ancak İstanbul'da Bizans döneminden beri fuhuş olaylarına rastlanmaktaydı. Özellikle kozmopolit bir yapıya sahip olan Galata yakası şehrin fuhşa en uygun yeriydi. Evliya Çelebi İstanbul esnafından söz ederken abartılı üslûbuyla "esnâf-ı zen-kahbegân" (muhabbet dellâlları), "esnâf-ı hizân-dilberân" (vücutlarını satan delikanlılar) gibi "nice esnâf-ı mühmelân"ın bulunduğunu, bunların sadece subaşı tarafından bilindiğini söyler. Osmanlılar'da zaman zaman fuhşu önlemek için fermanlar çıkarılmıştır. Mahallelerde gizli fuhuş yapıldığı tesbit edilen evler mahalle imamına şikâyet edilir ve onun başkanlığında buralara baskınlar düzenlenirdi. İstanbul'da I. Dünya Savaşı esnâsında ve daha sonra fuhuş yapılan bazı yerler açılmış, buralarda Ekim İhtilâli'nin ardından Rusya'dan gelenlerle birlikte sayıları bir hayli artan fâhişeler çalıştırılmıştır. Bu dönemde İstanbul'un yozlaşan ahlâkî durumu, Yakup Kadri'nin, adını helâk olan Lût kavminin yaşadığı şehirlerden alan "Sodom ve Gomore" romanında anlatılır. Türkiye'de zührevî hastalıklarla mücâdele ilk defa I. Dünya Savaşı yıllarında başlamış, 18 Ekim 1915'te Emrâz-ı Zühreviyye'nin Men'-i Sirâyeti Hakkında Nizamnâme ile bu hastalıkların yayılmasını önlemek için özel bir teşkilât kurulmuştur. Günümüzde fuhşun sebep olduğu AIDS gibi korkunç hastalıklar, İslâm'ın fuhşu önlemek için getirdiği hukukî ve ahlâkî tedbirlerin önemini ortaya koymaktadır. Fuhşun çirkinliği sadece sebep olduğu zührevî hastalıklarla sınırlı değildir. Cinsiyet ahlâkı bakımından fuhuş rûhî sapıklıklara ve kadın kişiliğinin en önemli unsuru olan iffetin kaybolmasına sebep olur. İffetin kaybolması kişinin toplum içinde şeref ve itibarını kaybetmesine, bu yüzden de başka ahlâkî kusurları yapabilecek hale gelmesine yol açar. Vazife ahlâkı bakımından fuhuş, başka bir kişiye bir insan gibi değil; bir eşya gibi bakma anlamı taşıdığı için insanî prensiplere tamamen zıttır. Nihâyet fuhuş, sevgisiz olarak vücudunu satmaktır; kişilik şuurunu yıktığı için kişiliğe en ağır hakarettir (Hilmi Ziya Ülken, Aşk Ahlâkı, s. 243). Tarihin hemen her devrinde fuhuş bir yandan varlığını sürdürürken bir yandan da toplumlar din, ahlâk, hukuk gibi kurumlar vâsıtasıyla fuhşu önlemeye çalışmışlardır. Ancak dinin fert ve toplum hayatındaki etkisini büyük ölçüde ortadan kaldıran modernist hayat felsefesiyle birlikte son yüzyılda fuhşun türlü şekilleri giderek meşrûlaşma zemini ve daha çok yayılma imkânı bulmuştur. Modern Batı'da harâretle savunulan bireycilik, saptırılmış özgürlük anlayışı ve bunların sonucu olarak gençlerin âile ilgisinden, terbiye ve himâyesinden yeterince faydalanamaması, aynı dünya görüşünün bir ürünü olan lüks ve pahalı yaşamanın ev ve âile kurmayı zorlaştırması, ekonomik ve siyasî başarının en yüksek ideal kabul edilmesi ve cinselliğin bu amaç için sömürülmesi gibi sebepler yüzünden modernizmin benimsendiği toplumlarda veya kesimlerde fuhşun da yaygınlaştığı, hatta bir fuhuş sektörünün ortaya çıktığı görülmektedir. Aslında bazı çevrelerde din ve ahlâk gibi kurumlara karşı çıkmanın temelinde, modern zihniyet yanında uyuşturucu pazarıyla da yakın ilgisi olan fuhuş sektörünün çıkarları bulunmaktadır. Fuhşa karşı ahlâk terbiyesi, güçlü âile yapısı, toplumsal kontrol gibi mekanizmaları canlı tutması yanında kesin hukukî ve sosyal önlemler de alan İslâmiyet fuhuş sektörünü özellikle rahatsız etmektedir. Fuhşu günah, ayıp ve en sonunda yasak olmaktan çıkarma eğiliminde olan modern zihniyet, sözde özgürlük adına fuhuşta sadece zor kullanma ve zarar vermeyi reddetmekte, fuhşun fert ve toplum üzerindeki yıkıcı etkileri bu düşünce sahiplerini fazla ilgilendirmemektedir. Türkiye'de ve diğer İslâm ülkelerindeki bazı küçük çevrelerde bu anlayış bir ölçüde etkili olmakla birlikte, İslâm dininin dinamik yapısı sâyesinde İslâm toplumları ve bilhassa müslüman âileler fuhşa karşı direncini korumaktadır. Fuhşun câzip kılınarak teşvik edilmesinde son derece etkili olan yazılı ve görüntülü medya alanında da dinî ve öz kimliğini yaşatan büyük çoğunluğun kendi ahlâk değerleri ve kültürüne uygun alternatif neşriyata yönelmesi, fuhşa karşı mücâdele dönemine girildiğini göstermesi bakımından önemlidir. (2)   


Son takip: 16.08.2019 - 10:22
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· Cemaat; Gayrı Meşrû İhtilâfların Olmadığı Topluluk. · Mü’minlere Zikrin Emredilmesi · 1- İnançla İlgili Fısk . · 8- Cebbarlık · Nâmahrem Kadınla Tokalaşmak. · Düşmanlıkta Aşırı Gidilmemesi, Düşman Bir Toplumun Bir Gün Dost Olabileceği · Din Günü de Denilen Kıyâmet ve Âhiretin Tek Sahibi Allah'tır · Fâiz Parasından İkrâm .. · Emeği sömürmek · Ruhbanlık · Hadler; Hırsızlık ve Yol Kesme Cezâları · 2) Şirk Koşmak · Tevfîk · d- Dokunmak · e- Ölülerden duâ ederek bir şey istemek, kabirleri tapınak yapmak · Yemin Çeşitleri · 6) Haç Takınmak · Küfür ve Tuğyan İlişkisi · Arafat’ta Vakfenin Zamanı · e- Siyâsal Hâkimiyet
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber