sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· Diğer Görevleri
· İkon
· Ana-Babanın En Büyük, En Kutsal Görevi Çocuklar, Çocuklar, Çocuklar!
· Herakles
· Rûhânî
· Misvak ve Diş Temizliği
· İnhinâ
· Nükabâ
· Toprak Mahsullerinin Zekâtı
· Din; Anlam ve Mâhiyeti
· İslam’a Göre Din Gerçeği
· Bu İsmi Bilmenin Faydaları
· Allah’ın Semî’ İsmine İnanmanın Gereği
· Bu İsimleri Bilmenin Faydası
· Kâr

Son Okunanlar
· Câriyenin Zinâ Cezâsı
· Kur'ân-ı Kerim'de Ölüm..
· Araplarda
· Münâfık ve Müşriklerle İstişâre
· 11) Kabirde Sorguya Çekmek
· Konuyla İlgili Geniş Bilgi Alınabilecek Kaynaklar
· Râbıta Kavramının Yozlaştırılması
· Kur’an-ı Kerim ve Diğer Kitapların Mukayesesi
· 10. Mescidler, Nikâh ve Düğün Salonudur
· 3- Alâmet, Nişan Anlamında



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Câriyenin Zinâ Cezâsı

Câriyenin Zinâ Cezâsı
Câriyenin Zinâ Cezâsı   Câriyeye evli kadının yarısı kadar zinâ cezâsı verilmesi, onun nâmusunu koruma konusunda hür kadına göre güçsüzlüğünden ötürüdür. Hür kadın, toplumdaki mevkii gereği kendisini daha kolay koruyabilir. Ama özgürlüğü elinde olmayan câriye, her zaman kendisini koruyamaz. Yüce Allah, zayıflara acıdığından onun cezâsını yarıya indirmiştir. Bu âyete göre evlenen câriye zinâ ederse ona, hür kadının cezâsının yarısı olan elli sopa vurulur. Fakat evli olmayan câriye zinâ ettiği zaman onun hakkında bir cezâ belirtilmemiştir. Bu hususta da müfessirler görüş ayrılığına düşmüşlerdir:
1. Bazılarına göre evli olmayan câriye zinâ ederse onun belli bir cezâsı yoktur. Yalnız eğitip uslandırmak için dövülür. 2. Bazılarına göre evli-bekâr zinâ eden her câriyenin cezâsı elli sopadır. 3. Bazılarına göre de Kitap ve Sünnetin genel hükmü göz önünde bulundurularak bekâr câriyeye yüz sopa, evli câriyeye ise açık hüküm belirtildiğinden elli sopa vurulur. En isâbetli görüş İbn Abbas'a dayanan ikinci görüştür. Üçüncüsü ise Kur'an'a ters, hatta saçma bir düşüncedir. Doğrusu odur ki bekâr câriye için belli bir zinâ cezâsı konulmamıştır. Ancak o, eğitilmek amacı ile dövülebilir. Tabii öldürecek biçimde değil; eğitecek biçimde dövülür. Tabii şimdi ne câriye vardır, ne de dövme bir eğitim yöntemidir. Bugün eğer câriye olsaydı, onu eğitmek için dövme yerine, güzel öğüt verme, bilinçlendirme yöntemiyle eğitme yoluna gidilirdi. Çünkü ne Kur'an, ne de Peygamberimiz bu konuda bir cezâ belirtmiştir. Hz. Ali şöyle diyor: "Hz. Peygamber bana, zinâ eden bir câriyeyi dövmemi emretti. Baktım ki câriye henüz yeni ergenliğe ermiş, dövsem ölecek. Dövmedim, durumu Allah'ın Elçisine arzettim: "İyi etmişsin, bırak büyüsün" dedi (Müslim, Hudûd 34; İbn Kesîr, Tefsî I/475-478). Nisâ 15 ve Nûr 4. âyetlerin açık ifâdesine göre fuhuş ve zinâ yapanların cezâlandırılabilmesi için dört tanık tarafından suçu işlerken açıkça görülmeleri gerekir. Fuhuş ve zinâ suçunun tahmin veya akıl yürütme ile değil; bizzat görülerek saptanması gerekir. Çünkü bu suç, bir âilenin şerefinin mahvolmasına, yapanlardan özellikle kadının toplumda töhmet altında kalmasına, hor görülmesine hatta âilenin yıkılmasına neden olabilecek ağır bir suçtur. Böyle insanların istikballerini söndürecek, âileleri yıkacak bir iddiânın yalnız tahmine veya bir kiş kişinin tanıklığına dayanması doğru değildir. Çünkü tek insan, görüşünde yanılabilir, hislerine kapılıp gerçeği yanlış anlatabilir. Ancak dört şâhid tarafından görüldüğü zaman fuhuş ve zinâ yapanlara, belirlenen cezâ uygulanır ki, bu eylemin dört şâhid tarafından görülmesi çok güçtür. Meğer ki şahsın kendisi itiraf etsin, yahut suçlayan kimse, önceden tedbir alıp olayı şâhidlerle tesbit eylesin. Ancak, Nûr sûresinde açıklandığı üzere, karısını zinâ ile suçlayıp dört şâhid bulamayan kimse, hâkimin kararıyla karısından boşanır. Fakat kadın, suçunu itiraf etmedikçe kendisine zinâ cezâsı uygulanmaz. 65/Talâk sûresi, 1. âyette, boşanan kadınlar, fuhuş yapmaları dışında, bekleme süreleri içinde kocalarının evlerinden çıkarılmamaları; iddetlerini kendi evleri sayılan koca evinde doldurmaları emredilmekte, böylece boşanan kadınların birden sokağa atılıp perişan duruma düşürülmeleri önlenmektedir. Tabii kadın isterse kendisi çıkıp gidebilir. Bizim nesh hakkındaki izahlarımızı anlamak istemeyen bir adam, “Had âyeti, Nûr Sûresinin ikinci âyetidir; Recm âyeti ise tilâveti mensuh ve hükmü kıyâmete kadar mer’iyyette (yürürlükte) kalan bir âyettir” diyor. Tutarsız, delilsiz bir iddiâ. Çünkü Kur’ân-ı Kerim, tek kişi haberiyle ne sâbit olur, ne de nesh edilir. Reşid Rızâ’ının da dediği gibi, Kur’ân-ı Kerim’i ancak ondan daha iyisi veya dengi neshedebilir. Kur’an’ın dengi sadece Kur’an’dır. Hadislere gelince; bunlar mütevâtir olsa bile Kur’an’ın dengi olamaz. Çünkü Kur’an’ın lafzı da, mânâsı da Allah’ın emriyle meleğin vahyidir. Oysa hadisler Peygamber’in sözüdür. Şâyet bunlar mülhem ise Kudsî hadis adını alır. Ama kudsî hadis dahi âyetin dengi değildir. Çünkü mânâsı ilham olsa da sözleri, Peygamber’in kendi sözüdür. Hattâ rivâyetlere göre lafızları dahi değiştiğinden bu sözleri, yüzde yüz Peygamber’in kendi söz kalıpları olarak kabul etmek dahi yanlıştır. Lafzî tevâtüre sahip hadisler çok azdır. Mânevî tevâtür bulunan hadisler de çok değildir. Ötekiler, şahısların duydukları sözleri, kendi anlayış ve ifâdeleriyle aktarımıdır. Süyfyân-ı Sevrî, duyduğu sözleri ancak anlam olarak aktardığını söylemiştir. Şimdi bu tür rivâyetler nasıl âyetlerin dengi olur ve âyetleri nesheder? Kaldı ki recm âyeti diye rivâyet edilen sözler, kişi haberinden ibârettir. Muhammed İzzet Derveze, bu konuda şöyle diyor: “Önce bu sözün, âyet olup sonra lafzının kaldırıldığı, hükmünün bâkî kaldığı şeklinde rivâyetin hiçbir hikmeti anlaşılamaz. Özellikle recm gibi çok ağır bir cezâda lafzın kaldırılmış olmasının anlamı yoktur.      İkinci olarak; Recm âyeti olarak rivâyet edilen sözün metni değişik biçimlerde aktarılmaktadır. Sonra cezânın sadece yaşlı kadın ve erkeğe (çünkü rivâyette “şeyh” ve “şeyha” kelimeleri geçiyor ki, bunlar yaşlı erkek ve yaşlı kadın demektir) tahsis edilmesi tuhaftır (Oysa, gence göre daha âciz durumdaki yaşlıların cezâlarının daha hafif olması gerekir. Bunlar için daha hafif bir cezâ caydırıcı olur. Daha az dayanıklı olan yaşlılara daha ağır cezâ vermek, genel şeriat kuralına aykırıdır. Oysa şeriat, oruç tutamayacak durumdaki yaşlıları, fidye karşılığında oruçtan muâf tutmaktadır). Üçüncü olarak; Önerisiyle Kur’an’ı toplatıp yazdırmış olan Ömer (r.a.), eğer rivâyette söylendiği biçimde sözün âyet olduğu kanısında olsaydı, kimseyi dinlemez, onu Mushaf’a yazdırırdı. Özellikle on yıllık halifeliği sırasında onu kim bundan engelleyebilirdi? Ebû Ya’lâ’nın rivâyetine göre “Bir adam, Peygamber (s.a.s.)’e gelip: ‘Yâ Rasûlallah, bana recm âyetini yaz!’ demiş. Peygamber (s.a.s.): “Şimdi bunu yapamam’ demiş veya benzeri bir söz söylemiş.” Rivâyette, Peygamber bu sözü söylerken Ömer de orada imiş. Şimdi Ömer, Peygamber’in yazdırmadığı bir söze, nasıl âyet der ve onu yazdırmayı düşünür? Bu konuda Ömer’den rivâyet edilen sözler gerçekten kuşkuludur. [Bu recm âyetini(!) nesheden, rivâyete göre bir keçidir. "Keçi, Hz. Âişe'nin evinde bulunan 'recm âyeti'ni yedi, böylece nesh oldu" (İbn Mâce, Nikâh 36, hadis no: 1944; Ahmed bin Hanbel, 5/131, 132, 183; 6/269)]. Dördüncü olarak; Nisâ Sûresinin 25. âyeti, zinâ eden evli câriyenin haddini, hür kadının haddinin yarısı olarak belirlemektedir. Kur’an’da hür kadın için Nûr Sûresinde belirtilen yüz değnekten başka had olmadığından cumhur, câriyenin cezâsının elli değnek olduğuna hükmetmiştir. Eğer evli kadının zinâ cezâsı recm olsaydı, bunun yarıya bölünmesi mümkün değildi. Öyle ise Kur’an’ın zinâya koyduğu cezâ, hürler için yüz, câriyeler için elli sopadır.” (İzzet Derveze, et-Tefsîru’l-Hadîs, 10/8-10) Peygamber’in recmettiğine dâir rivâyetler ise, Kur’an’ın bu kesin emirlerinden önce, Peygamber tarafından uygulanan cezâyı gösterebilir. Esâsen recm, Tevrat’ın emridir. Hz. Peygamber, kendisine vahiy gelmeyen konularda Kitap ehlinin uygulamalarına uyardı. Kur’an’ın bu konuda özel emirleri gelmezden önce Peygamber de Kitap ehlinin uyguladığı recm cezâsını uygulamış olabilir. Ama yaratıklarına çok merhamet eden Yüce Allah, Kur’an’da o ağır cezâyı hafifleterek yüz sopaya çevirmiştir. (10)       


Son takip: 23.05.2020 - 01:47
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· b- Allah'ın Ayetlerini Yalanlama · Hakkın Karşıtı Olarak Batıl · Vecel · 4- Eşit muâmele · Kur’ân’ı Kerim’de Allah’ın Kur’an’a Yemini · Namaza Çağrı Haydin Felâha! · Korku Denen Reaksiyon. · Harâc; Zimmîlerden Alınan Toprak Vergisi · Hırsızlık Yapmak · Kur'an'da İnfak. · 2) Keffâret İçin Köle Âzâdı · Konuyla İlgili Geniş Bilgi Alınabilecek Kaynaklar · SECDE. · Niçin Peygamberlerin Kendi Kavimlerine Davet Ettiği İlk Kavram Kelime-i Tevhiddi?. · 6) Adak Adamak · İNSANLARIN ÖNEMSEMEDİĞİ SAKINILMASI GEREKEN HARAMLAR.. · e- Hileli Arttırma · Kur’an’ın İcaz Örneklerinden Biri “Kısasta Hayat Vardır!”. · Günah ve İsyanın Sonuçları · 18) İnâbe
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber