sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· Câhiliyyenin Bir Başka Yönü
· 2- Adâlet
· Ru’b
· Orucun Şartları
· Athene
· 3) Büyük Cehâlet
· Hoşa Gitmese de İtaat
· Vasînin Vekil Veya Başka Bir Vasî Tayin Etmesi
· Mısır'dan Çıkış
· Fesat
· Münâfıklar
· İkon
· Tecessüd
· Arbede
· Câhiliyye

Son Okunanlar
· Levhv el-Hadis; Faydasız, Boş Söz.
· 4) Hareketlerde ağırbaşlı olma
· Kur’ân-ı Kerim’de Ülü’l-Emr Kavramı
· FALİKU'L-İSBAH-FALİKU'L-HARBİ VE'N-NEVA
· Hevânın Kişisel ve Toplumsal (Ahlâkî) Boyutu; Hevâî İnsanlar Topluluğu 
· 3- Bâtıl Dinler (Uydurma Dinler)
· 1) Rızık Helâl ve Temiz Olmalıdır
· Kur'ân-ı Kerim'de Su ve Yağmur Bu Konuda Bâzı Âyetler
· Geniş Bilgi Alınabilecek Kaynaklar
· Hârut ve Mârut Hârut ve Mârut’un Öğrettikleri Neydi?.



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Levhv el-Hadis; Faydasız, Boş Söz.

Levhv el
Levhv el-Hadis; Faydasız, Boş Söz   Eşyanın, yaratılış gayesinin dışında kullanılması, onun değerini düşürür. Konuşma yeteneğinin yaratılış amacı, hakkı söylemek ve muhâtaba merâmı ifade edebilmektir. Sözü yerinde kullanmak, onu tesirli kılarken, yerli-yersiz sarf edilen söz de, etkiyi azaltır; anlatılmak istenen manayı daha da karmaşık duruma getirdiği gibi, o nisbette muhâtabı da sıkar. Cevâmiu’l-kelîm, yani az kelime ile çok mana ifade etme, sözün vecîz olması, Kur’an ve hadislerin edebî üslûbundan birini teşkil etmektedir. Mü’min, dini ve dünyası için lüzumsuz olan her türlü şeyden uzaklaşmaya çalışır. “Gerçekten mü’minler kurtuluşa ermiştir; Onlar ki, namazlarında huşû içindedir; Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler...” (23/Mü’minûn, 1-3) Dili, gereksiz ve boş sözlerle meşgul etmek, insan hakkına tecâvüz sayılan gıybet, iftira, dedikodu, yalan sözler, söyleyenin kalbini kararttığı, günaha sevkettiği gibi; dinleyeni de yanlış kararlara, hatalara ve felâketlere sürükleyebilir. Konuşulmaması gereken yerde konuşmak, sırrı ifşâ etmek, birçok tehlikeli olayların meydana gelmesine sebep olabilir (60/Mümtehine, 1). Allah, râzı olduğu kullarının vasıflarını sayarken şöyle buyurur: “Rahmân’ın kulları ki, yeryüzünde mütevâzi olarak yürürler, câhiller kendilerine lâf atarsa ‘selâm’ derler.” (25/Furkan, 63) Lüzumsuz söz ve sataşmalardan sakınan mü’minler, böylece övülürken, bunun aksine boş ve lüzumsuz sözlerle meşgul olanlar için de şu ikaz yapılmaktadır: “İnsanlardan kimi vardır ki, bilgisizce (insanları) Allah’ın yolundan saptırmak ve onunla alay etmek için eğlence (türünden boş) sözleri (lehv el-hadisi) satın alırlar (bâtıl ve boş söze müşteri çıkar, kıymet verirler). İşte onlara, küçük düşürücü bir azap vardır. Ona âyetlerimiz okunduğu zaman, sanki onları hiç işitmemiş, sanki kulaklarında ağırlık varmış gibi büyüklük taslayarak (arkasını) döner. Onu, acı bir azap ile müjdele.” (31/Lokman, 6-7) Bazı masal kitaplarını getirip Mekkelilere okuyarak onları eğlendiren, dolayısıyla Kur’an’ı dinlemelerine engel olan Nadr bin Hâris ve benzerleri hakkında nâzil olan bu âyet, boş lafların, hakkı dinlemeye engel olduğunu veciz bir şekilde ifade etmekte, bu tür meşguliyetleri yasaklamaktadır. (3) Lokman sûresi, 6. âyette geçen “lehv el-hadis”, boş söz, eğlence sözü anlamına gelir. “İnsanı, gerekli olan ibâdetleri yapmaktan alıkoyan asılsız haber, yalan söz ve insanları sadece güldüren, haktan uzaklaştıran, Allah’ı unutturan her türlü oyun, eğlence, lehv el-hadis olarak değerlendirilmiştir. İnsanı oyalayan, ciddî işlerden alıkoyan sözler, asılsız hikâyeler, gevezelikler, efsâneler, sırf güldürmek için edilen lakırdılar, teğanniler (şarkı-türküler) gibi  eğlendirici ses ve sözlerdir.” (İbn Arabî, Ahkâmu’l Kuir’an, 3/1493; Elmalılı, 7/3883). İbn Abbas (r.a.), lehv el-hadisi; şarkı, türkü ve benzeri şeylerle tefsir etmiştir. (Buhâri, Edebu’l Müfred Terc. 2/143; Mecmuâtün Mine’t-Tefâsir, 5/56). Mevdûdî, bu âyetin tefsiri olarak lehv el-hadis kavramını şöyle açıklıyor: “Lehv el-hadis” deyimi, metinde, dinleyeni meftun eden, tamamıyla kendi atmosferine çeken ve etrafındaki başka şeylerden habersiz hale getiren bir şeyi tazammun eder. Lügat anlamı itibarıyla bu tamlamanın herhangi bir kötü çağrışımı yoktur; fakat günlük kullanım içinde bu tamlama; dedikodu, saçma sapan konuşma, sulu şaka ve hareket, romanlar, hikâyeler, masallar, şarkı söyleme, cümbüş... vs. kötü ve faydasız şeyler için kullanılır. İlgi çekip oyalayıcı masalları “satın almak”, söz konusu şahısların hakikat yerine bâtılı seçtiği, hidâyetten yüz çevirip kendisine ne dünyada ne de âhirette bir faydası dokunmayan böyle şeylerle uğraşması anlamına da gelebilir. Ne ki bu, mecâzî anlamıdır. Asıl anlamı ise, “kimse sarfettiği mal karşılığında boş ve faydasız bir şey almamalıdır” şeklindedir. İbn Hişam, İbn İshak’a dayanarak rivâyet eder ki, Mekke müşrikleri ellerinden geleni yapmalarına rağmen Hz. Peygamber’in mesajının yayılmasını engelleyemeyince Nadr bin Hâris, Kureyşliler’e şunları söyledi: “Bu adama karşı çıkma yolunuz sizi bir yere götürmez. O sizin aranızda yaşamakta. Şimdiye dek ahlâken en iyi olanınızdı; aranızda yaşayan en doğru, en dürüst ve emin kişi oldu daima. Siz tutmuş, onun bir kâhin, sihirbaz, şâir ve mecnun olduğunu söylüyorsunuz. Kim inanır buna? Ahali, bir kâhin nasıl konuşur bilmiyor mu? Bir şâirin, bir mecnunun halini tefrik edemez mi halk? Bu ithamların hangisini Muhammed (s.a.s.)’e yamayabilirsiniz ki halkın dikkatini ondan kaçırabilesiniz. Bakın! Ben size onunla nasıl başedeceğinizi göstereyim.” Sonra Mekke’den ayrılıp Irak’a gitti ve oradan İran kisraları, Rüstem ve İsfendiyar’la ilgili masalları, hikâyeleri ve ustûreleri (efsaneleri) derlemeyi başarıp halkın dikkatini Kur’an’dan ayırmak ve onları masallar içinde uyutmak için, masal anlatma partileri düzenlemeye başladı. (İbn Hişam, c. 1, s. 320-321) Aynı rivâyet Esbâb-ı Nüzûl adlı kitapta Kelbî ve Mukatil’e dayanarak Vâkıdî tarafından nakledilmiştir. Ve İbn Abbas’a göre Nadr bu amaçla şarkıcı kızlar da getirmişti. Bir kimsenin Hz. Rasûl (s.a.s.)’ün etkisi altına girdiğini işittiğinde, şarkıcı bir kızı şöyle bir tâlimatla ona musallat ederdi: “Onu yedir, içir, şarkınla öyle ağırla da diğer taraftan kopup seninle hemhal olsun.” Bu, kötülük odaklarının her devirde başvurmakta olduğu aynı araçtı. Kötülüğün bu elebaşıları, sıradan insanları kültür adı altında eğlence, spor ve müzikle öylesine oyalar ki, hayatın ciddî problemlerine eğilmek için, hiç zaman ve istekleri kalmaz. Ve bu boş vermişlik duygusu içinde sürüklenmekte oldukları felâketi hissetmezler bile. Mevdûdi, açıklamasına devam eder: “Lehv el-hadis”in bu şekilde tefsiri, ashab ve tâbiînin birçoğundan nakledilmiştir. Abdullah bin Mes’ud’a soruldu: “Bu âyetteki lehv el-hadisin manası ne?” İbn Mes’ud, üç kere tekrarla şöyle cevap verdi: “Vallahi o şarkı söylemektir.” (İbn Cerir, İbn Ebî Şeybe, Hakim, Beyhakî) Benzer rivâyetler Abdullah, Mücahid, İkrime, Said bin Cübeyr, Hasan Basrî ve Makhül gibi âlimlerden de nakledilmiştir. İbn Cerir, İbn Ebî Hatim ve Tirmizî, Hz. Ebu Umâme’ye dayanarak Hz. Rasûl’ün şöyle dediğini rivâyet etmektedir: “Şarkıcı kızları satmak, satın almak, onların ticaretini yapmak ve onun üstünden para kazanmak haramdır.” Bir başka rivâyette bu son cümle: “Ve onun üstünden kazanılan parayı yemek haramdır” şeklindedir. Ebû Umâme’den gelen bir diğer rivâyet ise şöyledir: “Câriyelere müzik öğretmek ve onların ticaretini yapmak haramdır ve onun üstünden para kazanmak da haramdır.” Bu üç hadisin hepsi de lehv el-hadisin geçtiği âyetin böyle bir bağlam içinde indirildiğini göstermektedir. Kadı Ebu Bekir İbnu’l Arabî, Ahkâmu’l Kur’an’ında, Abdullah bin Mübarek ve İmam Mâlik’in Hz. Enes’ten rivâyet ettiği bir hadisi nakleder: Rasûlullah şöyle dedi: “Her kim, bir mûsikî meclisinde bir şarkıcı kızın söylediği şarkıyı dinlerse âhiret günü onun kulaklarına erimiş kurşun dökülecektir.” Bu şahıs (Nadr bin Hâris); masallarla, şarkılarla, asılsız hikâyelerle halkı cezbedip oyalayarak ilâhî vahiyleri alaya almak istemektedir. Niyeti Kur’an dâvetini alaya almak, maskara etmek ve gülünç duruma düşürmektir. Kafasında Allah’ın diniyle savaşmak üzere bir taktik geliştirmiştir: Hz. Muhammed (s.a.s.) Allah’ın vahiylerini halka tebliğ etmeye başlar başlamaz, büyüleyici, tatlı sesli bir genç kız, bir müzik konseriyle marifetini gösterecek, öte yanda tatlı dilli bir hikâyeci İran hikâyeleri ve masalları anlatacak ki halk Allah, ahlâk ve âhiret hakkında bir şey dinleyecek halde olmayacak.”  (4)            Peygamberimiz şöyle buyurur: “Selâmı yayınız, selâmet bulursunuz. Boş şey/eğlence, kötüdür.” (Buhâri, Edebu’l Müfred Terc. 2/144) Her iş ve sözü imanı ile uygunluk gösteren  müslüman, âhirette lüzumsuz söz söyleme ve dinlemeden uzaktır: “Orada boş söz değil; yalnız selâm (huzur veren sözler) işitirler.” (19/Meryem, 62) Lüzumsuz söze kulak asmayan müslümanlar, daima hakkı dinler, hakkı söyler ve yalandan sakınırlar (25/Furkan, 72; 33/Ahzâb, 70). Dünyada lüzumsuz söz ve boş dâvâlarla meşgul olanlar, yalan, iftira, dedikodu ile kalplerini karartanlar, âhirette hesaba çekildikleri zaman, dünyada olduğu gibi lüzumsuz ve yalan lakırdılar etmeye başlayınca, onların ağızlarına mühür vurulur ve diğer organları, aleyhlerinde şâhitlik etmeye başlar (36/Yâsin, 65;  41/Fussılet, 20-22).      Lüzumsuz ve faydasız sözlerden kaçınmak, daima hak ve doğruyu konuşmak, mü’minin prensibidir. Önemsenmeden söylenen öyle lüzumsuz söz vardır ki, insanı cehennemin en derin yerine sevk eder (Müslim, hadis no: 2988). Tirmizî’nin rivâyetine göre, Hz. Peygamber (s.a.s.): “Bir mecliste lüzumsuz sözler konuşan kimse, kalkarken ‘Sübhâneke’llahümme ve bi hamdike, eşhedü en lâ ilâhe illâ ente, estağfiruke ve etûbü ileyk’ derse, oradaki hataları bağışlanır” buyurmuştur.


Son takip: 01.06.2020 - 02:48
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· İRTİDÂD.. İrtidâd; Anlam ve Mâhiyeti · El-Azîz/Her Şeye Gâlip; Esmâü'l-Hüsnâ'dan Bir Diğeri · Diğer Yaratıklara Güzel Davranma · Papaz · Gerçek Islahatçılar Aynı Zamanda İnkılapçıdırlar · Bu İsmin Birçok Yüce Anlama Gelmesi · Muhkem, Müteşâbih ve Te'vil Konusuyla İlgili Âyet-i Kerimeler · Tabiat Felsefesi · Zeka, Kültür, Tahsil Durumu. · 16) Cündullah · 4) Apaçık Sapıklık · Sosyalizm · Siz de mi Hâlâ Kıyâmetin Kopmadığını Sanıyorsunuz?. · Kur'an Okuma ve Hatta Öğretme Karşılığında Ücret Almayı Yasaklayan Hadis-i Şerifler · Cana Kıymanın Uhrevî Sorumluluğu. · Hadis-i Şeriflerde Af Kavramı · Kur’ân-ı Kerim’de Mekr Kavramı · MEŞRU, BİD’AT TEVESSÜL ÇEŞİTLERİ VE HÜKÜMLERİ · ŞEDİDU'L-İKAB · Malı değerinin altında almak
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber