sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· Müderris
· Birden çok Kadınla Evlenmenin Şartları
· Rûhânî
· Septisizm
· Titan
· Atalarının Dinine Uymaları
· 3- Toplumda Tevhid
· Başta Yahûdiler Olmak Üzere Ehl-i Kitab’ın Çoğu, Kâfirlerle/İnkârcı Ateistlerle Dostluk Ederler
· Arbede
· İnhinâ
· Nükabâ
· İslam’a Göre Din Gerçeği
· Bu İsmi Bilmenin Faydaları
· Allah’ın Semî’ İsmine İnanmanın Gereği
· Bu İsimleri Bilmenin Faydası

Son Okunanlar
· Haccı Geciktirmenin Hükmü.
· Kur’an-ı Kerim Tefsirinde İhtilâf Sebepleri
· Kaybettiğimiz İçin Kaybolduğumuz Öz Malımız; Hikmet
· Güzel Sözün Özellikleri
· Kur’ân-ı Kerim’de Fuhuş ve Zinâ Kavramı
· 48) Lâ Havle Ve Lâ Kuvvete İllâ Billâh
· 5) Şirk-i Esbab
· Mescid-i Nebevinin Fazileti
· Hamr’ın Haram Kılınması
· Fitne Unsurları



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Haccı Geciktirmenin Hükmü.

Haccı Geciktirmenin Hükmü XE
Haccı Geciktirmenin Hükmü
  Cenabı Hak, diğer ibadetler gibi, hac görevini de yapmayı, gücü olan müslümanlara farz kıldı. Haccın farziyeti daha önce zikredildiği gibi, Kur’an ve sünnetle sabittir. Hac ömürde, sadece bir kez ve imkanı olan müslümanlara farz kılınmıştır. Burada belirtildiği gibi her yıl haccetmek bizim üzerimize farz değildir. Haccetmenin belli bir imkan dahilinde olduğu da gerçek bir vaka’dır. Bizim burada değinmek istediğimiz, imkan bulamayanlar değil, bizatihi imkan bulduğu halde haccı geciktirerek bu ibadeti ihmal edenleredir.
İmam Şafii’nin bazı alimleri, haccın fevren (hemen) değilde; terahi (erteleme) şeklinde eda edilmesinin caiz olduğunu belirtmişlerdir.[1] Ancak bunu ömrünün sonuna kadar şartların ve imkanların el verdiği halde istediği zamanlara kadar tehir edilebilir anlamına da gelmez. Ancak; cumhurun çoğuna göre, gerekli güç ve imkanlar oluştuğunda, kişiye hac ilk yılda farz olur.[2] Buna göre güç ve imkana sahip olduğu halde, hacca gitmeyip erteleyenler günahkar olurlar; zekatı zamanında ödemeyerek bu farzı geciktirmek veya namazın vaktinin sonunda kılınmadığı takdirde nasıl ki, namaz kazaya kalıyorsa farz olduğu ilk yılın vaktinde de, haccetmeyen kimsenin haccı kazaya kalmış oluyor.[3]
Kişi haccetmeden (gücü yettiği halde) ölürse, bu farziyetten dolayı sorumludur ve günahkar olarak ölmüş olur.[4] Ayrıca Hanbeli mezhebine göre; hac farzını yerine getirmede ihmalkar davranan ve sonunda da, vefat eden birinin bütün mal varlığından, öncelikle bir hac ve umre masrafı çıkarılır[5] denilmiştir. İşin fıkhi yönlerini görüldüğü gibi alimler açıklamışlardır. İbadetleri yerine getirmede en önemli olan husus, tüm gayret ve imkanları sarf edebilmektir, yoksa yapılan ibadet şekilde kalır, hakikatinden fazlaca da nasiplenmek mümkün olmaz. Günümüzde birçok insanın ibadetlerin genelinde gösterdiği samimiyetsizlik ve gevşeklik örneğini hac ibadetinde de göstermektedir. Haccın müslüman olan bir kişinin hayatındaki anlam ve önemi pek de, dikkate alınmamaktadır. Hac ibadeti, bazıları için daha çok turistik bir gezi veya bazıları için ise, yaşlıların en son yapması gereken bir iş olarak algılanır. Bazıları için ise gelenek ve görenek kuralları gereği, belli bir yaştan sonra kendisine neden hacca gitmediğinin sorulmaması için veya kendisine hacı denildiğinden dolayı da mutlaka bunu yerine getirmesi zorunlu bir hal alır. Bazı kimselerin, hac ibadetiyle ilgili birçok saçma sapan fikirler taşıdığını ve ön yargılı davrandıklarını maalesef görmekteyiz! Bunun toplumda örnekleri de azımsanmayacak kadar çoktur. Misal olarak bir kaçını burada zikredelim: “Ben falan kişi gibi olsa asla hacca gitmem.”
“Ben hacdan dönüşümde dünyadan tamamen el etek çekmem gerekir, onun için şimdi gidemem.” “Hacca gidip haccın gereklerini şimdi yerine getiremem. Ben daha çok gencim, hem hac şimdilik benim neyime.” “Hacca gidersem, bana hacı ismini takarlar da, arkadaş ve çevremde alay konusu olurum veya benim geri kafalı olduğum yorumları yapılır.” “Hac ibadetinin belli bir zamanı yoktur, ömürde bir kez farzdır  ve zamanı kişinin isteğine bırakıldığı için, kendim şu anda daha çok gencim, bunu ancak emekliliğimde düşünebilirim.” “Ben daha oğlumu ve kızımı evlendirememiş, onlara ev bark kuramamışım, onlara mal mülk biriktirmenin, hac farizasından önce geldiğine inanıyorum.” “Hem ülkemizde bu kadar ekonomik sorunlar varken, bunca dövizi götürüp başka yerlerde harcamanın ne gereği var, bu başka bir anlamda vatanseverliğe de ters düşer.” “Hem bu kadar parayı oralarda harcamanın ne anlamı var? Sevap mı kazanmak istiyorsun; Memleketimizde binlerce fakir-fukara var onlara ver de kendi ihtiyaçlarını gidersinler, hem bu hac yapmaktan çok daha sevap getirir.”  Buna benzer yüzlerce bahanelerin arkasına sığınılarak, bu ibadet çoğu zaman bilerek ihmal edilmektedir. Şeytanın görevi sürekli olarak müslümanı ibadetten ve Allah’ın emirlerinden alıkoymak için bir sürü vesveseler vermektir. Şeytan, öncelikle insana yapacağı kötülükleri sevdirmeye çalışır, sonra da onlara kötü işleri yapmalarını sağlar. Şayet kul bunları yaparsa, şeytan bununla sevinir, başarısını kutlamaya başlar.
Acaba hac, bu zikrettiklerimizden hangisidir?
Acaba hac, bizim için ne anlam ifade etmektedir? Hacı olmak veya hacı denilmesi bize ne kazandırmaktadır? Hac ibadeti, gerçek tanımıyla tüm bu anlayışlardan uzaktır. Haccın nasıl anlaşılması gerektiği hususunu her şeyde olduğu gibi, yine en güzel tabirle Kur’an ve sünnet bize açıklamıştır. Cenabı Hak, ayeti kerimede “Haccı ve umreyi Allah için tamamlayın.”[6] diye emretmesi, şartlar ve imkanlar oluşmuş ise derhal hac edilmesi anlamına gelmektedir. Buna keyfimizin istediği zamana bırakacağız diye bir anlam da veremeyiz. Bazılarının yukarıda zikrettiğimiz şekilde, haccı anlamaları veya anlamaya çalışmaları, haccın esas anlamını merak ettiklerinden dolayı değildir, öyle anlamak istemeleri, nefis ve zevklerine böyle uygun düştüğünden dolayıdır. Hz. Ali’nin (r.a.) rivayet ettiği bir hadisi şerifte Resülullah  şöyle buyurmuştur: “Kim kendisini Beytullah’a ulaştıracak binek ve azığa malik olup da haccetmezse, (bundan sonra) ister Yahudi ve ister Hıristiyan olarak ölsün (onun için fark etmez)” Çünkü Allah şöyle buyurmuştur: “...Oraya gitmeye imkan bulabilen herkesin Kabe’yi haccetmesi Allah’ın insanlar üzerinde ki bir hakkıdır.”[7] diye buyurmuştur.”[8] İbn Abbas Peygamber (s.a.s.)’ın şöyle dediğini rivayet eder: “Allah Resulü (s.a.s.) buyurdu: “İslam’da (gücü yettiği halde)   hac yapmamak yoktur.”[9] Hz. Peygamber, başka bir hadisi şeriflerinde ise “Kim hac farizasını yerine getirmek istiyorsa acele etsin.”[10]
Daha bir çok hadis-i Şerifi, haccın ertelenmemesi ve fevren (hemen) imkan bulduğu an kişiye farz olduğu hususunda, delil göstermek mümkündür. Haccı hemen yapmanın gereği ile ilgili burada zikredemediğimiz onlarca hadisi şerif vardır. Hadiste hac ibadetini yerini getirmede acele etmemiz istenmiştir. Çünkü, biz bu dünyaya ebedi kalıcılar olarak gelmedik, bize Adem (a.s.)’ın veya Nuh (a.s.)’ın ömrü verilmemiştir. Kimse akıbetinin de ne olacağını bilemez. Hz. Ömer (r.a.)’ın en fazla yaptığı dualarından biri de “Ya Rabb’i sonumuzu İslam’la noktala” biçimindeki duasıdır. Bu da kesinlikle bize, kimsenin kendi sonundan emin olmayacağının mesajını vermektedir. Yani ölmeden hasenat defteriniz kapanmadan haccınızı yapın, bütün menasikleri yerine getirdiğiniz şekliyle Allah’ın huzuruna varın. Hac demek günahlardan temizlenmektir. Tekrar günahlara dönmemek için verilen bir yemindir, bir sözdür. Ölüm için bir hazırlanmadır. Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Hac yapmakta acele ediniz. Çünkü sizden biriniz ölümün kendisine ne zaman geleceğini bilmez.”[11]
Hz. Adem (a.s.)’dan günümüze kadar gelmiş ve bu dünyadan göçmüş insanların sayısını bir bilenimiz var mıdır? Bütün bu insanlar nereye gitti? Onları bir soranımız var mı? Bu dünyada hiç ölmeyecekmiş gibi ve ebedi kalacakmış gibi çalışanlar, şimdi Neredereler? Zevk-ü sefa içinde yaşayıp, küfür ve zulümleriyle nam sananlar, Peygamberleri ve Allah’a iman etmiş müminleri, testerelerle biçenler, Peygamberlere tabi olanlara, yaşama hakkını tanımayanlar! Ya Karunlar, Şeddadlar, Firavunlar, Nemrutlar ve Ebu Cehiller, Ortak yönleri hep aynı, çünkü davaları aynı idi, Peki bugün bunlar neredeler? Neredesiniz? Ey Kuffarın elebaşları, sizleri takip edenler, hakka karşı tıpkı, sizin gibi sizin yolunuzdalar ve izinizdeler, sanki söz birliği etmişcesine... Ya  İnsanlık için hep ışık olanlar, nur saçanlar, Tüm insanların her iki dünyada, Kurtuluş ve mutluluklarını isteyenler, Allah için her şeyini fada etmekten çekinmeyen o güzide insanlar, Nice zulüm ve ihanete maruz kaldılar, Alemlere rahmet olarak gönderilen, O Nebiyu’l-Muhterem Ona tabi olan, onun için olan ve onun için ölüme, düğün bayram diye yürüyen insanlar neredeler? Tüm bunlar ve herkes “Her nefis, mutlaka ölümü tadacaktır”[12] kaidesinin, Allah’ın yer yüzündeki tüm canlılara biçtiği ortak bir kaderdir. Bu ortak kader, ölüm kaderidir. Ne zengin, ne fakir ne zalim, ne mazlum ne çocuk, ne büyük, ne kadın ve ne erkek, ve ne kafir ve nede mümin, hiçbir kimse ölümün pençesinden kaçamaz ve tarih boyunca da kaçamamıştır.
Madem herkes için ölüm haktır, Allah’a varma haktır, mahşer ve hesap haktır, cennet ve cehennem haktır.. O halde, şu kısacık fani hayata ve oyuncak hükmünden öteye değeri olmayan, bu dünyaya bu kadar dalmanın, bir anlamı veya bir başka izahı var mıdır? Madem dünya evinde, bizler için sadece yol geçen hancı kadar bir konaklama müddeti söz konusu iken, ebedi hayata karşılık bir hiç hükmünde olan bu hayatı, Allah’ın emrettiği şekilde, onun bizden razı olacağı şekilde ibadet ve itaatlerle geçirmemiz bizim için dünya ve dünyadaki her şeyden daha hayırlı değil midir? Bir düşünelim! Binlerce yıl önce, ölen bir kimse için, bugünkü dünyanın gelişmiş teknolojisi ne anlam taşır? Ona ne fayda sağlar? O bu gelişmenin hangi noktasında bulunmaktadır. Ya bizler, Allah’a vardığımızda göçüp gittiğimizde, bu dünya, terk ettiğimiz noktada mı kalacak? Bizden sonra olabilecek gelişmeler bize, orada ne sağlayacak? Ya kendimizi harap edip kazandığımız mallar, ihtişamlı okullarda okutup sadece dünyalık yönleriyle ilgilenip büyüttüğümüz, evlatlarımızın bizden sonra bize ne faydaları olacak? Sevgili peygamber efendimiz (s.a.s.) şöyle buyurmaktadır: “Uç şeyden dolayı, ölen kişinin bu dünyadaki defteri kapanmaz, sadaka-i cariye, bırakılan faydalı bir ilim ve salih bir evlattır.”[13]
Allah Teala’nın üzerimize farz kıldığı namazı vaktinde kılarak, orucun hakkını vererek, bize ikram edilen nimetlerde fakir, fukara ve diğer insanların hakkını zamanında ödeyerek zekatımızı vermeliyiz. Rabb’imizin helal kıldığı nimetlerinden istifade edeceğiz, haram kıldığı şeylerden de, kesinlikle uzak duracağız. İslamın ilkelerini bilerek, haddimizi aşmayacağız, teslimiyette hiçbir zaman; tembelik, atalet ve kaçama yollarına baş vurmadan, istenildiği şekilde Allah’ın rızasına teslim olacağız. Peki Ya cihadımız ne olacak? Hesabımız, halimiz, Haşrımız,dirilişimiz, Haydi! O zaman,  Oraya...Hacca; Arafat, Müzdelife ve Mina ’ya Gitmeye var mısınız? Kendimizi yeniden tanımaya, Ölmeden önce ölmeye, Rabb’imizle bizi kavuşturacak büyük buluşmaya,
Siyah, beyaz, kırmızı ve sarı demeden, Tümüyle Allah’ın boyasıyla boyanmış, Tüm mertebe ve rütbelerin hiçbir değer taşımadığı, Büyük değişimin, Büyük hicretin, Gerçekleştiği güne varmaya, Var mısınız? İnsanı merhamet selinde, Mağfiretler deryasında, Makbul haccın, Meşkur sa’yın, Mağfur Zenbin, Ticareten len Tebura, Var mısınız? O Yevmu’l-Ekbere, O Haccı’l-Makbula, Geç kalmadan, İş işten geçmeden, Ulaşmaya kavuşmaya var mısınız? Haydi o zaman kendimizi aramaya ve bulmaya varalım...   [1] İmam Nevevi, el-İdah, s. 92 [2] İbn Kudame, el-Muğni, III/218,241; İmam Nevevi, el-Idah, s. 92 [3] İbn Rüşd, Bidaye, II/157 [4] Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı Ansiklopedisi, İst., 1994, III/410 [5] a.e.,a.y. [6] Bakara, 2/196 [7] Al-i İmran, 3/97 [8] Tirmizi, Sünen, Kitabu’l-Hac, 3, 812; Bu hadise benzer Darumi’de rivayet etmiştir. Bkz. II/28-9 [9] Ebu Davud, Sünen, Kitabu’l-Menasik, Hadis no: 1729; Ahmed, Müsned, I/312 [10] Ebu Davud, Sünen, Kitabu’l-Menasik, Hadis no: 1732 [11] Ebu Davud, Sünen, Kitabu’l-Menasik, 5; İbn Mace, Sünen, Menasik, 1 [12] Al-i İmran, 3/185 [13] Darumi, Sünen, Mukaddime, 46, Kutubu’t-Tıs’a, Çağrı Yay. İst. 1981, XIX/139


Son takip: 25.05.2020 - 12:13
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· İslam Tarihinde Tenasüh · Kur’ân-ı Kerim’de Sâbiîler · 8) Recâ (Umutvar Olmak) · Her Çeşit Putperestliğin ve Şirkin Zararları · Râbıta Nedir?. · Bir Devlet, Küfür İle Ayakta Durabilir Ama Zulümle Duramaz · Tahnîk · Mekke'ye Giriş ve Kâbe'yi Müşâhede · e- Süslenme · Dua ve Türleri · Râzi’nin Şi’anın Delillerine Cevabı · Putlara Tapınmanın Sebepleri · Sağır ve Peltek Birini mi Getirdiler, Kalabalığı mı?. · Yaratılışa İnanan, Yeniden Yaratılmaya da İman Eder · Esas Suçlu Kadındır · 3- Bâtıl alış-verişler · Ene’l-Hak · Tefsirlerden İktibaslar · Kadına Mehir Vermenin Gerekmediği Durumlar · Hevânın Putlaştırılması
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber