sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· Müderris
· Birden çok Kadınla Evlenmenin Şartları
· Rûhânî
· Septisizm
· Titan
· Atalarının Dinine Uymaları
· 3- Toplumda Tevhid
· Başta Yahûdiler Olmak Üzere Ehl-i Kitab’ın Çoğu, Kâfirlerle/İnkârcı Ateistlerle Dostluk Ederler
· Arbede
· İnhinâ
· Nükabâ
· İslam’a Göre Din Gerçeği
· Bu İsmi Bilmenin Faydaları
· Allah’ın Semî’ İsmine İnanmanın Gereği
· Bu İsimleri Bilmenin Faydası

Son Okunanlar
· Animalizm
· Hac, Sadece Ferdî Bir İbâdet Değil; Ümmetin Yıllık Büyük Kongresidir
· İslam Tarihinde Tenasüh
· 2- İnkârcıların Fitnesi
· Rûhu’l-Kudüs
· Kafir Kelimesinin Anlam Sahası
· Allah İnancının Fıtrî Oluşu
· Dâvetin Metodu
· Haccı Geciktirmenin Hükmü.
· Kur’an-ı Kerim Tefsirinde İhtilâf Sebepleri



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Hac, Sadece Ferdî Bir İbâdet Değil; Ümmetin Yıllık Büyük Kongresidir

Hac
Hac, Sadece Ferdî Bir İbâdet Değil; Ümmetin Yıllık Büyük Kongresidir   Hac; fizikî, mânevî ve mâlî açıdan İslâm'daki ibâdetlerin en kapsamlı olanıdır. Îfâsı, hem zamana, hem de mekâna bağlıdır ve değiştirilmesi ya da ertelenmesi söz konusu olamaz. Ne var ki her yıl milyonlarca müslüman bu büyük ibâdeti gerçek mânâsını ve önemini kavramaksızın îfâ etmektedir. Birçoklarınca hac, mekanik bir biçimde yapılmakta ve Allah Teâlâ'nın murad ettiği çeşitli amaçlar ve işaretler gözden kaçırılmaktadır.
Bedensel olarak hac, çok meşakkatli, hasta ve sakatların altından kolay kalkamayacakları bir ibâdettir. Diğer ibâdetlerde olduğu gibi, haccın ilk ve en önemli şartı niyet etmektir. Müslümanların çoğu için hac, aynı zamanda kişinin kendi evinden yurdundan çıkıp Mekke'ye Allah'ın evine hicret etmesini içerir. Bu hicret, belli aylar içinde gerçekleştirilir.[1] Bu aylar: Şevval, Zilkade ve Zilhicce aylarıdır. Maalesef Suudî rejimi tarafından hac, Zilhicce ayının birkaç gününe sıkıştırılmıştır. Daha önceden (Şevval ve Zilkade aylarında) hacca gelmek isteyen insanlara büyük zorluklar çıkartılmakta ve hacılar hacdan sonra alelacele bölgeden gönderilmektedirler. Hac, belli fiillerin belli biçimlerde yapılması demek olan menâsikını aşan boyutlarıyla kavranmak durumundadır. İlk ve en önemli husus, kulun Yaratıcısına, Rabbine mutlak teslimiyeti ve bağlılığıdır. Telbiye, kulun tüm varlığı ile Allah'a yöneldiğinin ve diğer tüm otoriteler ve bağlılıklardan yüz çevirdiğinin özlü bir ifâdesidir. "Lebbeyk Allahumme lebbeyk; lebbeyke lâ şerîke leke lebbeyk; inne'l-hamde ve'n-ni'mete leke ve'l-mülk, lâ şerîke lek -Ey Allah'ım! Senin dâvetine icâbet ediyorum. Senin ortağın yoktur. Hamd ü senâ ancak Sanadır. Her nimet Sendendir, mülk de Sana mahsustur; senin şerîkin yoktur.-" Telbiye, tam bağlılık demektir; burada artık ikili hesaplara yer yoktur. Ama ne yazık ki, birçok müslüman bu sözleri, mânâsı hakkında hiçbir bilgi sahibi olmaksızın tekrarlayıp durmaktadır. İşte bu kavrayış eksikliğidir ki, Ümmet'in bugün yüz yüze olduğu sorunların temelini teşkil etmektedir.
Hac, büyük bir eşitleyicidir. İki parça dikişsiz beyaz örtüden oluşan ihram, her türlü sınıfsal farklılıkları ortadan kaldırır; Allah önünde herkes eşittir. Her gün kıldığımız namazda da konum ya da yetki farkı olmaksızın aynı safta yan yana gelmekteyiz. Fakat namazda insanlar arasında mevcut bulunan ekonomik seviye farklılıklarını yansıtan giyim için bir standart ve sınırlama yoktur. Ancak, hacda durum böyle değildir; herkes aynı iki parça bezi giyinmek, daha doğrusu sarınmak zorundadır. Arafat'ta vakfe, aynen kıyâmet gününde Allah'ın huzûrunda durmaya benzemektedir. Kişi burada geçmişte yaptığı bütün eylemleri hatırlar; tam bir samimiyetle Allah'ın affediciliğine sığınır; çünkü O, bunun af için en uygun zaman ve mekân olduğunu bildirmiştir.
Hac bütün yönleriyle nebevî gelenekle, peygamberlerin hâtıralarıyla irtibatlıdır. Haccın menâsikı, Hz. İbrâhim (a.s.)'in Allah'ın emrine uyarak büyük bir teslimiytle gerçekleştirdiği fedâkârlık eyleminin temsilî bir ifadesidir. Ne kendisi, ne de oğlu İsmâil (a.s.) Allah'ın emrine uyma konusunda bir tereddüt göstermişlerdi. Hac, günümüz ile onların tarihi arasında bir köprü kurar ve nefsimizi, amellerimizi, hayatımızı arındırmak için bizlere fırsat sunar. İbrâhim, Hâcer, İsmâil ve Hz. Muhammed (Allah'ın selâmı üzerlerine olsun) gibi birçok büyük örneğin izlerinden yürümemize zemin oluşturur. Kâbe'yi tavaf etmekle yalnız Allah'a olan bağlılığımızı gösteririz. Bizler O'nun evinde, O'nun misafirleriyiz ve yalnız O'ndan yardım niyaz ederiz. Tavafı tamamladıktan sonra Makam-ı İbrâhim'de iki rekât nâfile namaz (Hanefî fıkhına göre vâcip olan Tavaf namazı) kılmak için durduğumuzda İbrâhim (a.s.)'in hâtırasını canlandırırız. Safâ ve Merve tepeleri arasında sa'y, Hz. İbrâhim'in karısı Hz. Hâcer'in susuzluktan ölmek üzere olan yavrusu için çırpınırcasına su arayışının bir temsili, yeniden canlandırılmasıdır. Zemzem kuyusunda susuzluğumuzu giderdiğimizde, aynı zamanda bebeği ve annesini ölümden kurtaran İlâhî yardımı da tadarız. Mekke'den Mina ve Arafat'a yapılan yolculukta bilâhere Müzdelife üzerinden Mina'ya dönüşte oldukça zengin bir temsilî yön ve kendini adama boyutu mevcuttur ve bunlar da ancak bu şekilde kavranılmalıdır. İslâm'ın büyük ordusunun yürüyüşüdür bu; Allah'a yönelen bir yolculuk. Başka güçlere yer yoktur burada. Arafat vakfesi, mekanik bir egzersiz değildir; amellerimizden hesap sorulacağımız kıyâmet gününü hatırlatmalıdır bize. Hac sırasında kefene benzer bir kıyafet içindeki milyonlarca insan Allah'ın huzuruna gelip rahmetine ve bağışlayıcılığına sığınır; kıyâmet günü ise tüm insanlar yaptıklarının hesabını vereceklerdir. Arafat'tan Müzdelife'ye hareket, daha önce değil; ancak güneşin batımından sonra başlamalıdır. Bu önemlidir. İslâm ordusu gece örtüsü altında hareket etmek için tüm tedbirleri almalıdır. Mina'daki şeytanlara atmak için Müzdelife'de taş toplamaktır hedef. Taşlar, İslâm ordularının Mina'daki üç cemerât tarafından temsil edilen şeytanlara karşı kullanacakları silâhlarını simgelemektedir. Her yıl müslümanlar öfke ve azimle taşlamaktalar şeytanı. Fakat ne yazık ki bu taştan sütunlar ile günümüz şeytanları arasındaki irtibatı bir türlü kuramamaktalar. İşte bu bağlantı kuramama sorunudur ki, aslî vazifelerimizi yapma önünde bize büyük engel oluşturmaktadır. Bizden istenilen acaba yalnızca taş sütunlara küçük çakıl taşları atmak mıdır? Ya İslâmî uyanışı yok etmek için müslümanları katleden ABD, Rusya, siyonist İsrâil, Hindistan, Sırbistan... gibi günümüz dünyasında işbaşında olan şeytanî güçler ne olacak? Bu ibâdetin gerçek anlamda îfâsı, ancak biz müslümanların taş atma eyleminin önemini kavraması ve kendi hayatımızda bu mânâyı gerçekleştirmemizle mümkün olacaktır. Haccın dikkat çeken başka iki yönü daha mevcuttur. İlk olarak hac, tarihte ve çağımızda benzeri olmayan bir tarzda Ümmet'in yıllık olarak gerçekleştirilen büyük bir kongresidir. Ümmetin birliğini yansıtır. Dünyanın her yerinden müslümanların bir araya gelmelerine rağmen, büyük bir çoğunluk diğer kardeşlerine ilgisiz biçimde gelip geri dönmektedir. Bu kaybedilen büyük bir fırsattır. Allah bizden birbirimizi tanımamızı istiyor; hac bunun gerçekleştirilmesi için büyük bir imkân. Fakat pek çok müslüman öyle bir şekilde hac îfâ etmekte ki, yanı başındaki milyonlarca kardeşinin sorunlarından veya imkânlarından bütünüyle habersiz kalmakta. Bununla bağlantılı bir diğer konu da, Kur'an'ın bir emri olan hac sırasında müslümanların müşriklerden berî olduklarının ilânı görevidir.[2] Bu âyetler hicretin 9. yılında müslümanlar hac görevini yerine getirmek üzere Hz. Ebûbekir (r.a.)'in önderliğinde Medine'den Mekke'ye doğru yola çıkmalarından sonra inzal olmuştu. Hz. Peygamber bu âyetleri Arafat'ta duyurması için aceleyle Hz. Ali'yi yolladı. Müşriklerden uzak olma (berâ), Kur'ânî bir emirdir. Buna rağmen resmî dogmalar ve tarihsel çarpıtma sâyesinde bu açık ve net mesaj bulandırılmış ve hatta unutturulmuştur. Hac, Ümmetin birliğini, Allah'ın dinine bağlılığımızı ve İlâhî emirler ve Rasûlullah'ın örnekliği doğrultusunda dünyanın tüm baskıcı güçlerine karşı tavır alma kararlılığımızı dile getirmek için büyük bir fırsat sunmaktadır. Filistin halkının çaresizliği ve Kudüs'te siyonistlerce sürdürülen işgal, haccın İslâm'ın düşmanlarına karşı müslümanları harekete geçirmek için değerlendirilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. Biz müslümanlar bu âcil görevi yerine getirmeyi başaramazsak, kıyâmet gününde Rabbimize karşı hesap vermemiz mümkün olamayacaktır. Haccın İlâhî ve nebevî muhtevâsından boşaltılarak kalıplaşmış bir tür törene ya da ticarî bir panayıra dönüştürülmesi kabul edilemez. Mevcut hal maalesef budur. Bu halin giderilmesi ve Kur'an'daki haccın, Rasûlullah'ın sünnetindeki haccın, yani gerçek haccın canlandırılması günümüz müslümanlarının önündeki büyük bir vazifedir.[3]                 
Müslümanın rûhunun susuzluğunu gidermesi, yüce sevgisinin ateşini söndürmesi, putperestlik haline gelen âdet ve alışkanlıklarına karşı isyan etmesi, Ramazan’da midesini dinlendirmek sûretiyle ruhunu doyurması mümkündür. Fakat sınırlı bir zamanda ve muayyen saatlerde. Üstelik hırçın bir denizin küçük bir adayı kuşatması gibi oruçluyu kuşatan ve orucun etkisini azaltan çok yemek, israf etmek, gereğinden fazla istirahat etmek ve isyankâr bir toplum içinde yaşamak gibi faktörlerle... Bütün bunlarla beraber müslüman, dar ve eski hapishaneden kurtaracak, her türlü kayıt ve bağları koparacak bir sıçrayışa muhtaçtır; diğer taraftan hepsi eski alışılmış, sınırlı ve kayıtlı, monoton ve yapmacık bir âlemden tamamı gerçek sevgi olan bir âleme intikal etmesi de zarûrîdir. O öyle bir âlemdir ki müslüman ona kavuştumu her türlü kölelikten kurtulur, her türlü puta isyan eder, ırk ve renk ayrımına karşı gelir, Allah’ın birliğine, insanlığın vahdetine, akîdenin tekliğine, gâyenin aynılığına inanır. Orada bütün insanlar koro halinde “lebbeyk...” diye nidâ ederler. Şüphesiz müslüman, her gün kıldığı namazdan, Ramazan’da tuttuğu oruçtan ve şartları tahakkuk edince verdiği zekâttan sonra, sevgi ve muhabbetin kaynaştığı, âbid ve ihlâslıların toplandığı bir mevsimi görmeye muhtaçtır. “Seven kimse, sevdiğine nisbet edilen her şeyi sever. Allah’ı seven de O’nun şiarlarına karşı sevgi ve saygı duyar. Kâbe, Allah’a nisbet edilmiş ve “Beytullah -Allah’ın evi-”  adını almıştır. Vaad edilen mükâfatlar şöyle dursun, burayı ziyâret için yalnız Allah’a nisbet edilmesi bile kâfîdir.” “Bazen insan, Rabbini son derece arzular; bu arzusunu dindirmek için bir şey arar ve hacdan başkasını bulamaz.”[4]     [1] Bakara: 2/97. [2] Tevbe: 9/3. [3] Zafer Bangaş, Crescent, Haksöz, sayı 120 (Mart, 2001), s. 42-43.   [4] Şah Veliyyullah Dehlevî, Huccetullahi’l-Bâliğa; Ahmet Kalkan, Kur’an Kavram Tefsiri.


Son takip: 24.05.2020 - 03:42
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· Kur’ân-ı Kerim’de Sâbiîler · 8) Recâ (Umutvar Olmak) · Her Çeşit Putperestliğin ve Şirkin Zararları · Râbıta Nedir?. · Bir Devlet, Küfür İle Ayakta Durabilir Ama Zulümle Duramaz · Tahnîk · Mekke'ye Giriş ve Kâbe'yi Müşâhede · e- Süslenme · Dua ve Türleri · Râzi’nin Şi’anın Delillerine Cevabı · Putlara Tapınmanın Sebepleri · Sağır ve Peltek Birini mi Getirdiler, Kalabalığı mı?. · Yaratılışa İnanan, Yeniden Yaratılmaya da İman Eder · Esas Suçlu Kadındır · 3- Bâtıl alış-verişler · Ene’l-Hak · Tefsirlerden İktibaslar · Kadına Mehir Vermenin Gerekmediği Durumlar · Hevânın Putlaştırılması · 3- Hz. İbrahim ve Hz. İsmail
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber