sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· 2- Adâlet
· Ru’b
· Vasînin Vekil Veya Başka Bir Vasî Tayin Etmesi
· Fesat
· Münâfıklar
· İkon
· Orucun Şartları
· Arbede
· Athene
· 3) Büyük Cehâlet
· “Onların Yalvardıkları da Rablerine Yakın Olmak İçin Yol Ararlar”.
· Bâkî İsminin Anlamları
· Bu İsimleri Bilmenin Faydaları
· Cezâ Tedbiri
· Mısır'dan Çıkış

Son Okunanlar
· Hakka Bâtılın Karıştırılması
· Şirkin Çağdaş Yansımaları
· b) Fal Ve Her Türlü Kehanet
· Hızır
· Kötülenmeyen Şiir
· Selâm secdesi
· 1-) İnsanın Kendisini/Hevâsını (Basit Arzu ve Şehvetlerini) Ta ılaştırması
· d. İlgili Olmak
· Yemin
· b- Yöneliş



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Hakka Bâtılın Karıştırılması

Hakka Bâtılın Karıştırılması
Hakka Bâtılın Karıştırılması   "Hakka bâtılı karıştırmayın, bildiğiniz halde hakkı gizlemeyin." (2/Bakara, 42) Elmalılı Hamdi Yazır, şu açıklamayı yapar: "Bu âyetin anlamı çok kapsamlıdır; ilme ve amele dair hususları kapsar. Bilgiçlerin hilelerine, yalan dolanlarına ve bozgunculuklarına, hatta ticaret ehlinin karışık işlerinden ve hâkimlerin haksız hükümlerine varıncaya kadar hepsine şümulü vardır.  "İnsanları  aldatmayın,  sahtekârlık  yapmayın"  mealinde   bir   genellemeyi   ifade  eder. Bununla beraber (kelâmın) sevki, özellikle ilmî değeri hedef alıyor. Nice kimseler vardır ki, ilmî gerçekleri bozarlar, kötüye kullanırlar, onları kendi heveslerine göre evirip çevirerek aslından çıkarırlar; bakırı yaldızlarlar, altın diye satarlar." (2) Bu âyetle ilgili olarak İbn Kesir'in verdiği bilgiler ise şöyledir: "Başkasını saptırmak ancak iki şekilde olur. Söz konusu olan başkası eğer hakkın delillerini işitmişse, onu saptırmak, ancak ondaki bu delilleri karıştırıp bulandırmak ile mümkündür. Eğer o delilleri işitmemiş ise, o kişiyi saptırmak, ancak bu delilleri ondan gizlemek ve onlara ulaşmasına mâni olmakla mümkün olur. "Hakka bâtılı karıştırmayın" âyetin bu bölümü, birinci kısma, yani delilleri o kimsenin zihninde bulandırmaya; "hakkı gizlemeyin." Buyruğu da ikinci kısma, yani o adamın delillere ulaşmasına engel olmaya işaret etmektedir. Âyetin manası şöyledir: "Dinleyicilere yönelttiğiniz şüpheler ile, onlar vasıtasıyla hakkı bürümeyin, gizlemeyin." Tevrat ve İncil'de geçen Hz. Muhammed (s.a.s.) ile ilgili âyetler, anlaşılması için istidlâle ihtiyaç duyan kapalı metinler idi. Sonra ehl-i kitabın bu âlimleri, şüpheler atmak suretiyle, bu nasların delâlet yönlerini bulandırıyorlar ve onlar hususunda mücadeleye girişiyorlardı. "Hakka bâtılı karıştırmayın" âyetinden maksat budur. Bu, Cenâb-ı Hakk'ın: "Hakkı yenebilmeleri için, bâtıla tutunarak mücadele edip durdular." (40/Mü'min, 5) âyetinde zikredilen husustur. "Bildiğiniz halde, bile bile" âyetin bu bölümüne gelince, bunun manası şudur: "Yani siz, insanları saptırmanızdan dolayı, kıyamet günü size dönecek olan büyük zararı biliyorsunuz; bunu bile bile yapmayın." Hakkı bâtıl ile karıştırmak kıyamet gününe kadar onları haktan men etmeye ve kıyamete kadar bâtıl üzerinde bulunmaya sebep olmaktadır. Onun yerinin büyük olduğunda hiçbir şüphe yoktur. Bu hitap, her ne kadar yahudiler hakkında vârid olmuşsa da, diğer bütün insanlar için de bir uyarı ve onları böyle bir şeyden sakındırmadır. Bu sebeple, hitap her ne kadar şeklen hususî ise de, mana cihetinden umumidir. Ayet, Hakk'ı bilen kimsenin onu ortaya koymasının vâcib, gizlemesinin ise haram olduğunu gösterir." (3)
Bu âyet İnsana zehiri billûr kâsede veya altın kadehte, çoğunlukla da bal şerbeti içinde sunarlar. Müslümanı saptırmak için gelenler, kâfir kıyafetinde gelmez; müslüman görünümünde gelir. Allah'ın âyetlerinden hareket ederek kâfirlerin sistemleri ile Kur'an'ın uyuştuğunu açıklamaya çalışır. Bâtıl, kendine özgü bir varlığı olmadığından ve her zaman asalak olarak hakkın varlığından yararlanıp kendini ortaya koyduğundan dolayı, ya hak maskesi takacak veya hakla karışarak ayakta durabilecektir. Bâtılın, hayatını sürdürebilmesi, sürekli olarak hak'tan yararlanması ve kendini hak olarak göstermesiyle mümkün olabilmektedir. Bunu gerçekleştirmek için bâtılın, sürekli hak unsurları da içerisinde bulundurmaya ve karma bir şekilde ortaya çıkmaya çalıştığı görülür. Hz. Ali bu konuda şöyle der: "Eğer bâtıl, hak ile karıştırılmaz ve ondan ayrılırsa, hak peşinde olan halk sapmaz. Eğer hak, bâtılın kılıfından sıyrılır ve müstakil olursa kötülük peşinde olanların dili ondan kesilir. Ancak haktan bir bölüm ve bâtıldan da bir bölüm alınarak birbirine karıştırılıyor ve insanlara öylece sunuluyor." (4)  Tarihte olduğu gibi günümüzde de bâtıl çeşitli ad ve maskeler altında hak kisvesine bürünerek hedefine varmak istemekte ve bu hususta  her türlü  şeytanî  güçten  yararlanmaktadır. Sayısız tâğûtî devlet, rejim ve ideolojiler “hak taraftarı” olduklarını ileri sürerek yetkileri ellerine geçirmiş, bu konuda hak adını kullanarak, hakkı istismar ederek halkın yardımını veya sessizliğini görmüştür. Fakat yönetimleri ve davranışlarıyla, bâtıl oldukları halk tarafından fark edilince iş işten geçmiştir. Nice teşkilâtlar, örgütler de buna benzer bir yol takip etmiştir. Meslel⠓insan hakları” diye birtakım kanunlar hazırlanmış ve emperyalistler bu ad  altında  kendi  iğrenç bâtıl hedefleri istikametinde ilerlemekte ve müstaz’af insanları sömürmekte, toplumların hakkına, hak adına tecavüz etmektedirler.        
Nehcü'l-Belâğa adlı eserde Hz. Ali'nin bir hutbesinin bu konuyu açıkladığı belirtilir: "Fitnelerin, fesadların başlangıcı, nefsânî hevâ ve heveslerdir. İnsanlar da onlara uyuyorlar. Yani insanlar nefsânî hevâ ve heveslerin tesiri altında kalıyor ve daha sonra Allah'a ibadet edecekleri-ne nefsânî hevâ ve heveslerine tapıyorlar. Nefsânî hevâ ve heveslerinin peşinden gitmek isteyen ne gibi bir şeyden yararlanıyor? Hakkın gücünden yararlanıyor. Din kılıfı altında bir bid'at meydana getiriyor. Zira gücün dinde olduğunu biliyor. Bir şeyi din adına açıklamaya başlıyor. Meselâ filanca âyetin, Kur'an'da bu konuyu açıkladığını, gayesinin bu konu olduğunu söylüyor. Bir hadis uyduruyor ve Peygamberimizin şöyle buyurduğunu söylüyor. Yani aslında Kur'an'ın, Peygamber'in ve İmam'ın gücünden yararlanıyor. Hakikat olmayan şeyin üzerine hakikat markası vuruyor. Bunlarda Allah'ın kitabına muhalefet ediliyor. Bunun üzerine insanlardan bir grup birleşerek beraberce, Allah'ın dininden uzak olan bir hizip, cemiyet teşkil ediyorlar. İşte bu bid'attir ve bid'ati müdafaa etmek için onu bir din olarak halk arasında tebliğ ediyorlar. Öyleyse eğer bâtıl hak ile karışmaz ve ondan ayrılırsa, hak peşinde olan halk sapmaz; zira halkın çoğu hanîf ve hak peşinde olanlardır. Ama gelip hakkı bâtılla karıştırıyor ve halkı şüpheye düşürüyorlar. Yani halk, yanlışlıkla hakkın yerine bâtıla ve bâtılın yerine hakka doğru gidiyor. Eğer bâtıl, haktan ayrılır ve onunla karışmazsa, hanîf ve hak tâlipleri hakkın ne olduğunu hemen anlarlar. Zira halkın çoğu hakkın tâlipleridir; bâtılın değil. Eğer hak, bâtılın kılıfından sıyrılır ve müstakil olursa, kötülük peşinde olanların dili ondan kesilir. Zira hakkın hiç bir zaman inanmayanlara fırsat verecek şekilde bir kötü sonucu yoktur. Eğer hak ile bâtıl karışırsa, bir kısım insanlar, ona sırf hak gözüyle bakar ve daha sonra onun eserlerini, sonuçlarını gördüklerinde, kötü olduğu farkına varırlar. Dini reddedenler fırsattan yararlanarak, dini kötülemeğe başlarlar. Halk, kötü sonuçların, bâtıla ait olduğunun farkına bile varmaz. Ancak haktan bir bölüm ve bâtıldan bir bölüm alınarak, bunlar birbirine karıştırılıyor ve halka sunuluyor. Birinin arpayı buğdaya katarak, buğday diye satması gibi. Halk akşam onu yedikleri zaman, etkisini ertesi sabah anlayacak ve önceki akşam yediklerinin buğday olmadığı-nın farkına varacak. İşte bu merhaleye gelip çatıldığı zaman şeytan kendi dostlarına musallat olur. Yani şeytan da araç olarak hakkı kullanır. Bâtıla karıştırılmış hakkı bâtıl örtüsü altında saklanan hakkı. İşte âyette, bâtılın haktan yararlandığının belirtilmesinden çıkan mana budur. Su eğer bulunmasaydı, köpük iki adım dahi ilerleyemezdi. Bâtılın hareket etmesi ise, hakkın üzerine binmesinden ileri geliyor. Nitekim Kur'an da, bâtılın değersiz ve kof olduğunu açıkça bildirmiş-tir." (5) "Yarım hakikat, çok kere muazzam bir yalandır." "Gerçeğin yarısını söylemek, hiç bir şey söylememektir."  


Son takip: 05.06.2020 - 10:47
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· İRTİDÂD.. İrtidâd; Anlam ve Mâhiyeti · El-Azîz/Her Şeye Gâlip; Esmâü'l-Hüsnâ'dan Bir Diğeri · Gerçek Islahatçılar Aynı Zamanda İnkılapçıdırlar · Bu İsmin Birçok Yüce Anlama Gelmesi · Zeka, Kültür, Tahsil Durumu. · 16) Cündullah · Sosyalizm · Kur'an Okuma ve Hatta Öğretme Karşılığında Ücret Almayı Yasaklayan Hadis-i Şerifler · Cana Kıymanın Uhrevî Sorumluluğu. · ŞEDİDU'L-İKAB · d- Kanunî (Hukukî) Hâkimiyet · İzzeti Yanlış Yerde Aramak. · Aile Hayatında Kadın. · İslâm Kelimesinin Şer'î Anlamıyla Kazandığı Genişleme 1. Hz. Peygamber (s.a.s.)'in Verdiği Tarifler · Allah Teâlâ ve Rasûlüne Karşı Savaşanlar Fâizci Düzen ve Fâizciler! · Bu İsmi Bilmenin Faydaları · b- Hîbe Meselesi · Bu İsimleri Bilmenin Faydaları · Bazı İsimler · Ru’b
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber