sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· Diğer Görevleri
· Ana-Babanın En Büyük, En Kutsal Görevi Çocuklar, Çocuklar, Çocuklar!
· Herakles
· Rûhânî
· Misvak ve Diş Temizliği
· Nükabâ
· Toprak Mahsullerinin Zekâtı
· Din; Anlam ve Mâhiyeti
· İslam’a Göre Din Gerçeği
· Bu İsmi Bilmenin Faydaları
· Allah’ın Semî’ İsmine İnanmanın Gereği
· Bu İsimleri Bilmenin Faydası
· Mısır'dan Çıkış
· Beşerî Sistemlerin Dünyevîliği; İslâm'ın Uhrevîliği
· Mürted.

Son Okunanlar
· İstivâ
· Hayat Kaynağı Olarak Su ve Deniz.
· Hoşgörü ve Müsâmaha .
· Unutma ve İlgi, Dikkat, Tekrar İlişkisi İlgi
· Heva’sına Uyanların Özellikleri
· Küfür ve Tuğyan İlişkisi
· Gerçek Rahmet ve Anlamı
· Cehennemlik İftira Uydurma Hadisler
· Kur'an'da Ekseriyet/Çokluk
· Nefsine Bile Söz Geçiremeyen Rab Taslakları



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

İstivâ

İstivâ
İstivâ:   Allahu Teâlâ'nın haberi sıfatlarından istilâ ulüvv, suûd ve irtifa anlamlarında haberî bir terim. Kur'ân-ı Kerîm'de "istivâ" sözcüğü dokuz yerde kullanılmaktadır. Bu kullanışların hepsinde fiil olarak "istevâ: istivâ etti" şeklindedir. Bunlardan ikisi, "ilâ:...e doğru" edatı ile kullanılmıştır. Söz konusu ayetler şöyledir: "O ki, yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için yarattı, sonra göğe yöneldi (istevâ), onları yedi gök olarak düzenledi. O, her şeyi bilir." (Bakara, 2/29) "Sonra duman halinde olan göğe yöneldi (istevâ)..." (Fussilet: 41/11) Allah Teâlâ hakkında "istivâ" söz konusu edilirken, bu iki ayetteki kullanılış pek bir problem teşkil etmemektedir. Diğer yedi yerde ise, "istivâ" sözcüğü "alâ: üzerine, üzerinde" edatıyla kullanılmıştır. Bunların altısında "sümmâstevâ ale'l-Arş" şeklinde kullanılmıştır.[1] Bir yerde de "er-Rahmanu ale'l-Arşi istevâ: O Rahman Arş'a istivâ etti" (Tâhâ, 20/5) şeklinde kullanılmıştır. "İstivâ" denildiğinde bu yedi yerdeki kullanılış kastedilir. Allah'ın haberi sıfatları konusunda farklı görüşlerin en çok ileri sürüldüğü meselelerin başında, "istivâ" meselesi gelir. İstiva ile ilgili olarak görüş ileri süren alimleri önce iki gruba ayırmak mümkündür. a- Te'vil yolunu seçenler. b- Te'vil yoluna sapmayıp sözü zâhiri üzere kabul edenler. İslâm tarihinde Allah'ın sıfatları konusunda te'vil çığırını başlatanlar, Mu'tezilî âlimleridir. Onlara göre "istivâ", istilâ ve hâkimiyeti altına alma anlamındadır.[2] Mu'tezile, Allah Teâlâ'nın kulların vasıflandığı sıfatlarla nitelenmesinin caiz olmayacağını, bunların kabulünün teşbihi gerektireceğini söylemiştir. Bu çığırı ilk başlatan Ca'd b. Dirhem’dir.[3] Ondan Cehm b. Safvân[4] bu görüşü almıştır.[5] Niçin te'vil yoluna gittiklerini de şöyle izah ederler: "İstivâ sözünü zahirine hamledersek, Allah hakkında mekân ve yön tayin etmiş oluruz ki, bu, ancak cisimler için söz konusudur." Bu sebeple de bu âyetleri te'vil etmeyenleri Mücessime ve Müşebbihe olmakla itham ederler. Onlara göre Allah bir yerde değil, her yerdedir. Mu'tezile te'vil'in gerektiğini ileri sürerek Allah'ın bu sıfatlarını nefyetmiş olacağından, onları haberi sıfatları nefyedenler olarak tesbit etmek de mümkündür.[6] Te'vile sapmayıp "istiva" lafzını zâhiri üzere anlayanları da iki gruba ayırmak mümkündür: a- Allah'ın cisim olduğunu söyleyenler. b- Allah'ı yaratıklarına benzetmeyenler. Allah'ın cisim olduğunu söyleyenler, söz konusu ayetleri, insanın kürsiye oturması gibi Allah'ın Arş'a oturduğunu; insanlarda olduğu gibi Allah'ın da et, kemik ve kandan olup el, ayak, baş ve gövdesinin bulunduğunu söylerler. Bu sebepledir ki bunlara "Mücessime ve Müşebbihe" ismi verilmiştir. Allah'ı yaratıklarına benzetmeyi reddederek "İstiva"yı kabul edenlere gelince, Ehl-i Sünnet ve ümmetin selefinin görüşü budur. Eş'arî[7] meşhur "Makalâtü'l-İslâmiyyin" isimli eserinde bu konudaki fırkaların görüşlerini serdederken şöyle demektedir: "Ehl-i Sünnet ve hadis ehli dedi ki: Allah cisim değildir ve yaratıklara benzemez. O, Arş'ın üzerindedir. Nitekim; "O Rahman, Arş'a istivâ etti." buyurulmuştur. Allah'ın söylediğinden öteye gitmez, söz söylemeyiz. Aksine, keyfiyetsiz olarak istivâ etmiştir, deriz."[8] Eş'arî, bu sözleriyle Allah'ın, Arş'ın yukarısında olduğunu, bunun nasıllığının tarafımızdan bilinemeyeceğini, istivâyı te'vil etmenin ve Allah'ı yaratıklara benzetmenin yanlış olduğunu söylemek istemektedir. Nitekim"el-İbâne an Usûli'l-Diyâne" isimli eserinde meseleyi daha geniş bir şekilde şöyle izah eder: "Biri çıkıp: İstivâ hakkında ne dersiniz? diyecek olursa, ona deriz ki: Allah, Arş'ı üzerine istivâ etmiştir. Nitekim Allah şöyle buyurmaktadır: "O Rahman Arş'a istivâ etti." (Tâhâ: 20/5) "Güzel söz O'na çıkar." (el-Fâtır: 35/105) "Hayır Allah onu (İsâ'yı) kendisine yükseltti." (en-Nisâ: 4/158)  "(Allah, yaratma) işi (ni) gökten yere düzenler." (es-Secde: 32/5) "Firavun dedi: Ey Hâmân, bana yüksek bir kule yap ki o sebeplere (yollara) erişeyim, (yani göklerin yollarına erişeyim de Mûsâ'nın tanrısına çıkıp bakayım." (el-Mümin: 40/36-37) Bu sözleriyle Firavun, Mûsâ (a.s.)'ın, Allah'ın göklerin yukarısında olduğu şeklindeki sözünü yalanlamaktadır. "Gökte olanın, sizi yere batırmayacağından emin misiniz?" (el-Mülk: 67/16) Göklerin yukarısında Arş vardır. Arş, göklerin yukarısında olunca "Gökte olandan emin misiniz?" buyurmuştur. Çünkü Allah, göklerin üzerindeki Arş'a istivâ etmiştir. Her yukarıda olan, göktür. Arş, göklerin en yukarısıdır."[9] Eş'arî bu konuya devam ederek, dua esnasında insanların ellerini Arş'a doğru kaldırdıklarını, Mu'tezile, Cehmiyye ve Hâriciyye mezheplerine müntesib olanların, istivâ'yı istilâ, mülk ve kahr gibi şeylerle te'vil ederek Allah'ın her yerde olduğunu söylediklerini, Hak ehlinin görüşü olan Allah'ın Arş'ın üzerinde' olduğu görüşüne karşı çıktıklarını anlatır ve bu konuda daha pek çok delil sıralar. Maturidîler istiva ve diğer haberî sıfatları te'vil etmemişlerdir.[10] İmam Maturudî (333/944) Kitabu't-Tevhîd'de, "İstiva" ayeti ile ilgili muhtemel bir çok te'villeri (mülk, ulûvv, Arşı ta'zim ve teşrif, istilâ, kasd vb.) sıralayıp, teşbihe kaçan anlayışları reddeddikten sonra şöyle demektedir: "Bu mevzuda bize göre aslolan şudur ki, Allah Teâlâ; "Hiç bir şey O'nun benzeri olamaz" buyurmak suretiyle kendini mahlukatına benzetmekten tenzih etmiştir. Nitekim biz de O'nun fiillerinde ve sıfatlarında benzeri bulunmadığını, benzerlerinden münezzeh olduğunu yukarıda beyan etmiştik. Bundan ötürü, "Rahman'ın Arş üzerine istivâsını" vahyin getirdiği ve akılda sabit olduğu gibi kabul etmemiz gerekir. Artık biz bu ayetin belli bir anlam ile kesin te'viline hükmedemeyiz. Çünkü zikrettiğimiz te'villerden herhangi birine ihtimali olduğu kadar; henüz bize ulaşmamış, teşbih şâibesi taşımayan başka bir manaya gelmesi de muhtemeldir. Biz ancak bu ayette Allah'ın o tabirle muradı ne ise, ona iman ederiz. Vahy ile sabit olan ru'yetullah vb. diğer meselelerde de inancımız böyledir. Bu hususlarda teşbihi nefyederek, hiç bir yorum yapmadan murâd-ı ilâhi her ne ise ona iman gereklidir.[11] Hanefi mezhebinin imamı Ebû Hanife (öl. 150/766) de aynı görüştedir. O şöyle demektedir: "Bilmiyorum, Rabbim gökte midir, yerde midir" diyen kâfir olur. "Allah Arş'ın üzerindedir ama Arş gökte midir, yoksa yerde midir, onu bilmiyorum" diyen de kâfir olur. Allah'a dua ederken yukarıya yönelinir, aşağıya değil. Çünkü aşağının rubûbiyet ve ulûhiyyet vasfıyla hiçbir ilgisi yoktur. Nitekim şu hadis de bunu anlatıyor: Bir adam Hz. Peygamber'e siyah bir cariye getirdi ve: - Benim üzerime mümin bir köle azat etmek vacip oldu. Bu kâfi midir? diye sordu. Peygamber (s.a.s) o cariyeye sordu: "Sen mümin misin?" Cariye: "Evet" dedi. Peygamber (s.a.s): "Peki, Allah nerededir?" diye sordu. Cariye göğe işaret etti. Bunun üzerine Peygamber: "Onu azat et, o mümindir" dedi.[12] Nitekim Ebû Hanife'nin talebesi Ebû Yusuf, Allah'ın gökte (yukarıda) olduğunu reddeden Bişr el-Merisî'yi bu görüşünden dolayı hesaba çekmiş ve tövbe etmesini istemiştir.[13] Görülüyor ki, kelâm metodunu büyük çapta benimseyen imamlarımızdan Eş'ari'de müşahede edilen haberî sıfatların (ve müteşabihatın) te'vili konusunda muhafazakârlık, İmam Maturîdî'de de aynen mevcuttur. Ancak, Ehl-i Sünnetin her iki koluna mensup müteahhir âlimlerin aynı tutumu devam ettirmedikleri, te'vili benimsediklerini de biliyoruz. Müteahhirin'in bu tutumunun sebepleri arasında avâmın yanlış yorumlarla teşbihe düşmelerini önlemek gayesini sayabiliriz. Onlar bu gayeyle Arap dilinin müsaadesi çerçevesinde bu sıfatların mecazi mâhiyette te'vilini caiz görmüşler, fakat yapılan bu te'villerin ihtimal dairesinin ötesine geçemediğini ve kesin olmadığını da belirtmeyi ihmâl etmemişlerdir.[14] İmam Mâlik'e Allah'ın Arş'a nasıl istivâ ettiği sorulduğunda; "O Rahman, kendini vasıfladığı şekilde Arş'a istivâ etmiştir, O'nun hakkında nasıl sorusu sorulmaz." demiştir. Başka bir rivayete göre ise şöyle demiştir: "İstivâ (Arap dilinde anlamı) meçhul değildir. Keyfiyeti akıl ile bilinmez. Buna iman etmek vaciptir ve bu konuda soru sormak bid'attir."[15] Selef hakkında şöyle denebilir: Onlar, nassların sınırlarını aşmamak için bu gibi konularda çok titiz davranır ve fazla izahatta bulunmaz, teferruata dalmazlardı.[16]     [1] bk. el-A'râf: 7/54; Yunus: 10/3; er-Ra'd: 13/2; el-Furkân: 25/59; es-Secde: 32/4; el-Hadîd: 57/4. [2] Eş'arî, Makalâtü'l-İslâmiyyîn, Kahire 1969, 1/285; İbn Hazm, el-Fısal fi'l-Milel ve'n-Nihal, Beyrut 1975, 11, 123. [3] 118/736. [4] 128/745. [5] İbnu'l-Esir, el-Kâmil: 5/236. [6] Metin Yurdagür, Allah'ın Sıfatları, s. 239. [7] ö. 324/935. [8] Eş'arî, a.g.e., 1/285. [9] İmam el-Eş'ârî, el-İbâne an Usûlü'd-Diyâne, Medine 1975, s. 30-31. [10] Süleyman Uludağ, Kelâm İlmi ve İslâm Akâidi, s. 50. [11] Maturidî, Kitabu't-Tevhîd, s. 74. [12] İmam-ı Azam'ın Beş Eseri, İstanbul, 1981, s. 45-48 Arapça kısmı. [13] İbnu Ebi'l-İzz el-Hanefi, Şerhu'l Akîdeti't-Tahâviyye, Beyrut 1988, s. 288. [14] el-Beydâvî, İşârâtü'l-Merâm min İbârâti'l İmâm, 186-189; krş: Gazzâlî, el-İktisâd, s. 52-53. [15] Beyhakî, el-Esmâ' ve's-Sıfât; Mısır 1358, s. 408. [16] M. Sait Şimşek, Şamil İslam Ansiklopedisi: 3/233-234.


Son takip: 22.05.2020 - 10:24
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· b- Allah'ın Ayetlerini Yalanlama · 4- Eşit muâmele · Kur’ân’ı Kerim’de Allah’ın Kur’an’a Yemini · Namaza Çağrı Haydin Felâha! · Korku Denen Reaksiyon. · Harâc; Zimmîlerden Alınan Toprak Vergisi · Hırsızlık Yapmak · Kur'an'da İnfak. · 2) Keffâret İçin Köle Âzâdı · Niçin Peygamberlerin Kendi Kavimlerine Davet Ettiği İlk Kavram Kelime-i Tevhiddi?. · 6) Adak Adamak · İNSANLARIN ÖNEMSEMEDİĞİ SAKINILMASI GEREKEN HARAMLAR.. · e- Hileli Arttırma · Kur’an’ın İcaz Örneklerinden Biri “Kısasta Hayat Vardır!”. · Günah ve İsyanın Sonuçları · Teveccüh · 2) Zengin Hısımların Himâyesi · d) Mescidin Askerî Amaçlar İçin Kullanılması · Tarih Boyunca İçki · Hidâyet Vermek Sadece Allah’a Ait
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber