sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· Arâis-i Hak
· İnhinâ
·
· KUR'ÂN-I KERÎM...
· Cüzhân
· 4- Şiddetli Geçimsizlik ve Kötü Muâmele
· 3-) Şirk-i Takrib
· Hevânın İlâh Haline Getirilmesi
· Arbede
· Cadı
· Kuzah
· Titan
· 2- Âhiretin Şehid
· Tevekkül Sahiplerini, Kendisine Dayanıp Güvenenleri
· İnkarci Kavimler

Son Okunanlar
· d) Tayyib
· Konuyla İlgili Geniş Bilgi Alınabilecek Kaynaklar
· Demokrasinin Sonu Anarşidir
· 1) Kesin (Kat’î) Haram
· Tevessülün TanImI Vesile Kavramının Sözlük Anlamı
· 2- Sahabeler Fitneye Katılmadı
· Ta'dîl-i Erkân.
· Robin Hood'luk İslâm'da yoktur.
· Tarihçesi
· C- İhtilaflı Olan Ve Bâtıl Olan Şartlar



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

d) Tayyib

d
d) Tayyib:   Tayyib lafzı, son derece haz verici,hoş ve tatlı olduğu için, gönlün çektiği şeyler için kullanılır. Yelkenli bir geminin istediği şekilde esen rüzgâr (10/Yûnus, 22), iman anlamına gelen kelime-i tevhîd (14/İbrâhim, 24; 22/Hacc, 24; 35/Fâtır, 10), münbit toprak (4/Nisâ, 43; 5/Mâide, 6), görkemli bir ağaç (14/İbrâhim, 24-25), göz nûru ve gönül sürûru bir nesil (3/Âl-i İmrân, 38), verimli, güzel hayat (16/Nahl, 96), içinde yaşamaktan haz alınan konforlu meskenler (9/Tevbe, 72; 61/Saff, 12), güzel beldeler (7/A'râf, 58; 34/Sebe', 15) için kullanılmakla birlikte, genellikle insanın biyolojik ve ruhsal yapısının hoşlanacağı, temiz ve helâl yiyecekler (2/Bakara, 57, 128, 172, 267; 4/Nisâ, 160; 5/Mâide, 4, 87 vd.) için kullanılmaktadır. Tayyib kelimesi, duyuların ve nefsin kendinden hoşlandığı şey, güzel, tatlı, hoş demektir. Kur’an’da hem sıfat, hem de isim olarak geçer. “Kadınlardan sizin için tayyib olanı nikâhlayın.” (4/Nisâ, 3). Tayyib kelimesinin zıddı “habîs” kelimesidir. Habüse fiilinin fâil ismi olan habîs kelimesi, duyularla veya aklen kendisinden hoşlanılmayan şey anlamına gelir. Tayyib ve habîs kelimeleri Kur’an’da öncelikle yiyecek ve içecekler için kullanılır. Tayyib olan rızıklar, helâl olan; habîs rızıklar ise haram olan rızıklardır. Bu konuda (aynen husün ve kubüh meselesinde olduğu gibi), âlimler arasında ihtilâflar çıkmış ve bazıları rızıklar Allah helâl kıldığı için “tayyib” ve haram kıldığı için “habîs”tir görüşünü savunurken; bazıları da (özellikle Mu’tezile ve Şîîler), “tayyib” olanları Allah helâl kılmış, “habîs” olanları da haram kılmıştır görüşünü kabul etmişlerdir. Bu ihtilâfın neticesi olarak, fıkıhta hüküm istinbâtı açısından önceki âlimler kıyâsa yönelirken, diğerleri ise akla yönelmişlerdir. Bunu zamanımızdan bir örnekle açıklayalım: Sözgelimi, sigara konusunda bir hüküm verilecek olursa, “tayyib rızıklar Allah helâl kıldığı için tayyibdir” görüşünü savunanlar, kıyasa gitme mecbûriyeti duyacaklardır. Çünkü sigara konusunda Kur’an’da ve Sünnette açık bir nass yoktur. Bu durumda, kıyasa yönelenler, nelerin niçin haram kılındığını düşünüp illet arayacaklar ve bunun neticesinde sigara için “haramdır” veya “helâldir”, ya da “mekruhtur” hükmünü vereceklerdir. Yiyecek veya içeceklerin öz vasıfları gereği helâl veya haram olduğunu savunanlarsa, sigaranın özellikleri, fayda ve zararları üzerinde duracaklar ve bunun neticesinde bir hükme varacaklardır. Bazı insanlar, abdest veya namazlarında vesveseye düşerler. Namaz veya abdest amellerinin zâtında ve belli bir ölçü dahilinde güzelliği düşünülür, yani meseleye Mu’tezile veya Şia’nın yaklaştığı gibi yaklaşılırsa, bu takdirde, hakikaten ibâdetlerde istenen seviyeyi yakalamak âdetâ mümkün olmayacak ve herkes ibâdetinin sahih olup olmadığından şüpheye düşecektir. Fakat, Allah’ın tâyin buyurduğu şart ve rükünler yerine geldiğinde, o ibâdette güzellik yakalanmış veya o ibâdet, güzel olmuş olur. Burada “tayyib” olmanın ölçüsü, Allah’ın belirlediği ahkâmı uygulamaktır. Tayyib ve habîs kavramlarına, bir de ilgili Kur’an âyetleri çerçevesinde bakabiliriz: “Ey insanlar; yeryüzünde bulunanlardan helâl ve tayyib olarak (veya, helâl ve temizinden) yiyin, şeytanın adımlarını izlemeyin.” (2/Bakara, 168) “Ey iman edenler! Size rızık olarak verdiklerimizin tayyiblerinden yiyin.” (2/Bakara, 172) “Kendilerine neyin helâl edildiğini sorarlar. ‘Size tayyib olanlar helâl kılındı’ de.” (5/Mâide, 4) “De ki: ‘Allah’ın kulları için çıkardığı zîneti ve rızıktan tayyib olanları kim haram etti?” (7/A’râf, 32) “Onlara (Rasûl) tayyib olanları helâl, habîs olanları haram eder.” (7/A’râf, 157) Verdiğimiz âyetlerin zâhirinden anlaşılan, Allah’ın ve Rasûlü’nün öz vasıfları gereği tayyib olanları helâl, habîs olanları haram kıldığıdır. Fakat, Allah ve Rasûlü neyin helâl, neyin haram olduğunu bildiklerinden, helâl ve haramın bu çerçevede tayyib veya habîs olarak ilân edildiği de âyetin mefhûmu dışında değildir. Şu halde, bu ihtilâfı şöylece te’lif etmek kolaydır:                     Allah, ezelî ilmiyle bazı şeylerin helâl, bazı şeylerin ise haram olmasına hükmetmiş, sonra helâl olacaklara tayyib, haram olacaklara habîs vasfı vermiş ve tayyib olanları insanlara helâl, habîs olanları da haram kılmıştır. Kaldı ki, haram-helâl konusu da bir imtihan mevzuudur ve insanlar, Allah’ın ahkâmına rağmen kendilerinden haram ve helâl uyduramazlar. Dolayısıyla, bir şeyin tayyib veya habîs oluşu, onun helâl ve haram oluşuna bağlıdır. Yukarıda geçen A’râf 157. âyetinde de belirtildiği üzere, Rasûl-i Ekrem de neyin habîs, neyin tayyib olduğunu bilmekte ve o da habîsleri haram, tayyibleri de helâl kılmaktadır. İnsan, haram veya helâl hükümleri olmadan da habîs ve tayyibi bilebilir, ayırt edebilir. Ama, bunu her insan yapamaz; fıtraten helâl hükmüyle tayyib ve haram hükmüyle habîs olanları, ancak, fıtratlarını koruyan ve “habîslerle, günahlarla kirletmeyen ve tâhir ve mutahher olanlar” neyin tayyib ve neyin habîs olduğunu bilebilirler. Bu bakımdan, Allah’ın seçip görevlendirdiği kişilerin olmadığı dönemlerde bu konularda hüküm verecek olan müctehidlerin de hem ılme’l-yakîne, hem de ayne’l-yakîne ulaşan, fıtratlarını koruyan, kalplerini çeşitli habîsâtla, günahlarla kirletmeyen kişilerden olması gerekir. Kur’ân-ı Kerim’de belirtildiği üzere, tayyibler tayyib; habîsler habîs içindir 24/Nûr, 26). Demek oluyor ki, tayyib olmakla helâl olmak, habîs olmakla da haram olmak aynı şeydir. Helâlleri kendilerine haram kılanlar tayyib olanları habîs kabul etmiş olacaklarından, Allah onlara tayyibâtı da haram kılar: “Allah’ın size helâl kıldığı tayyibâtı haram etmeyin.” (5/Mâide, 87). “Yahûdilerden çıkan zulüm dolayısıyla, kendilerine helâl kılınmış olan tayyibâtı haram kıldık.” (4/Nisâ, 160) Allah’ın helâllerini helâl, haramlarını haram kabul edenler tayyib olanlardır ve tayyibler tayyib içindir; helâllerini haramlaştırıp, haramlarını helâlleştirenlerse müşriktirler, habîstirler ve habîsler habîs içindir: “Habîs kadınlar habîs erkekler, habîs erkeklerse habîs kadınlar için; tayyib kadınlar tayyib erkekler, tayyib erkeklerse tayyib kadınlar içindir.” (24/Nûr, 26). “De ki: ‘Habîs ile tayyib bir değildir, aynı olmaz. Habîslerin çokluğu tuhafına gitse (yahut hoşunuza gitse) de (bu böyledir). Öyleyse ey akıl sahipleri, Allah’tan korkun ki kurtuluşa eresiniz.” (5/Mâide, 100). “İman edip sâlih amellerde bulunan erkek ve kadınların hayatları tayyib hayattır.” (16/Nahl, 97). Dünya denizinde tayyib rüzgârla (10/Yûnus, 22) gidenler, yani vahyi kendilerine gemilerinde dümen yapanların gemileri, oturdukları yerler tayyib meskenlerdir (9/Tevbe, 72) ve bunların bütün hareketleri, sözleri birer tayyib kelimedir, göğe yükselir; yemişini Allah’ın izniyle bol ve zamanında verir. Çünkü tayyib bir toprakta ve tayyib bir memlekettedir. “Tayyib memleketin bitkisi Rabbinin izniyle çıkar; habîs olandan ise yararsız bitkiden başkası çıkmaz.” (7/A’râf, 58). “Tayyib kelime tayyib ağaç gibidir; kökü sâbit, dalları göktedir. Yemişini her vakit Rabbinin izniyle verir. Habîs kelime habîs ağaç gibidir; gövdesi yerden koparılmış, kararı yoktur.” (14/İbrâhim, 24-26) Tayyib hayat sürenlerin canlarını melekler tayyib olarak alırlar ve kendilerine “Selâm size, yaptıklarınıza karşılık cennete girin’ denilir.” (16/Nahl, 32). Tayyib mü’minler topluluğu içinde nifak habâsetiyle kirli habîsler de bulunabilir ve Allah mü’minleri böyle karışık bir durumda bırakmaz; çeşitli imtihanlarla tayyibleri habîslerden ayırır: “Allah mü’minleri üzerinde bulunduğunuz halde bırakacak değildir, tayyibi habîsten ayıracaktır.” (3/Âl-i İmrân, 179). Bu ayırma işlemi, kabre kadar her dönemde ve her yerde sürecektir.[1]                              [1] Ali Ünal, Kur’an’da Temel Kavramlar, Nil Y. s. 259-262.


Son takip: 08.12.2019 - 10:55
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· Ekonomi Yoluyla Fesad · Ağlamanın Zıddı; Gülme . · Çocuk Cennet Kokusu, veya... · a- Puta tapmak · A. Hz. Peygamber'i Küçük Düşürücü Faaliyetler · b) Mâlî Durum · b- Alay Etmek, Ayıplamak, Ad Takmak · b- Allah'ın Ayetlerini Yalanlama · b- Allah’tan Başkası Gaybı Bilemez · b- Allah’ın Âyetlerini Yalanlama · b- Bir Yanı Meçhul Satış · b- Dinle İlgili · b- Ehl-i Kitaba · B- Fısk’a Düşmenin (Fasık Olmanın) Sonuçları · b- İsm.. · b- Kadınlara anüslerinden yaklaşma · c) Gizli Korku · c) Tebealık Farkı (İhtilâfu'd-Dâreyn) · c) Tevekkül Ettiği Başka Kimsenin Tasarruflarında Mertebe İtibariyle Kendisinden Daha Yüksekte, Tevekkül Edenin Mertebesinin İse Ondan Daha Aşağıda Olduğuna İnanarak Tevekkül Etmek · b- Fasık Kavramının Anlam Sahası
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber