sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· Allah’ın Semî’ İsmine İnanmanın Gereği
· Toprak Mahsullerinin Zekâtı
· Cehâlet
· Câhiliyyenin Bir Başka Yönü
· Din; Anlam ve Mâhiyeti
· İslam’a Göre Din Gerçeği
· İslam’ı Hayata Hâkim Kılmak .
· Bu İsmi Bilmenin Faydası
· Mısır'dan Çıkış
· Kur’an’ın İçine Aldığı Hükümler
· Kur'an'ın İlmî İ'câzı
· İkon
· Noel
· Tekfir (Keffâret, Fidye–Redemption)
· Nikâh Akdinde Özel Şartlar Belirlemek

Son Okunanlar
· e) Sâlih Amel
· Hz. İsa’nın Gökten İneceğini İfade Eden Hadis Rivâyetleri
· i- Fâiz
· Fetih; Anlam, Mâhiyet ve Önemi
· Kur'an'da Rab Kavramı
· Çocukları Çalınan Ana-Babalar
· A- Allah’a Nisbetle Fitne
· Kutsal Cumartesi
· Cennettekilerin Eşleri
· Peygamber ve Onun Yolunu İzleyenler Dışındakileri Dost Kabul Edenler, Âhirette Büyük Pişmanlık Duyacaklar



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

e) Sâlih Amel

e
e) Sâlih Amel:   Bilindiği gibi amel; kişinin niyet ederek, bir şeyi kast ederek yaptığı işlere ve fiillere verilen addır. Bir niyete ve kasda bağlı olarak yapılan işlere ‘amel’ denilmektedir. ‘Sâlih amel’ ise, elverişli, faydalı, sağlam, fesat unsuru taşımayan iş, eylem ve aksiyon demektir. Sâlih; doğru yolda olan, fesat içinde olmayan, faydalı ve yarayışlı demektir. Aynı kökten gelen ‘sulh’, doğruluk, uygunluk, düşmanlığa son verme, barış, fesâdın sona ermesi anlamına gelir. ‘Sulh ve salâh’; bozulma, kötülük, kavga, çekişme ve fesâdın karşıtıdır. Eylemlerinde ‘sulh ve salâhı’ esas alan kişinin davranışları sâlih olduğu gibi kendisi de faydalı ve doğru iş yapan insan ‘sâlih’ kimsedir. ‘Salâh’ kökünden gelen ‘ıslâh’, ıslâh etmek, fesâdı gidermek ve düzeltmek anlamlarına gelir. ‘Islâh’ aynı zamanda iki şeyin veya iki kişinin arasındaki fesâdı gidermek, düşmanlık ve çatışmayı sona erdirmek demektir. Allah’ın, kullarının soylarını ve mallarını sağlam ve faydalı yapması da bir ‘ıslâh’tır (46/Ahkaf, 15). Yine aynı kökten gelen ‘maslahat’; sulhün, sağlam ve faydalı olmanın getirdiği menfaattir. Bir iş, insan ve topluma çeşitli bakımlardan zarar veriyorsa o işin fıkıh dilindeki adı ‘mefsedet’tir. Mefsedetin zıddı ise ‘maslahat’tır. Ameller, yani insanların yaptıkları işler maslahat ve mefsedet çizgisinde değerlendirilir. Maslahat unsuru taşıyan bütün ameller güzel görülür, yapılmasına izin verilir. İslâm, mefsedet özelliği taşıyan bütün amelleri mü’minlere yasaklamakta, onları bu gibi zararlı eylemlerden  sakındırmaktadır. ‘Salâh, sâlih, sulh, ıslâh, maslahat, ıstılah’ gibi kavramlar birbirine yakın mânâlar taşımaktadırlar. Hemen hemen hepsinde, sağlam olma, faydalı olma, barışma, düzgün olma gibi anlamlar saklıdır. Kur’an-ı Kerim, mü’minlerin yaptığı doğru, faydalı ve düzgün işlere ‘sâlih amel’ adı vermektedir. Bunun tam zıddı olan yanlış, zararlı ve düzgün olmayan işlere de ‘fâsit amel’ demektedir. Kur’an, iman ile ‘sâlih ameli’ sürekli beraber anmaktadır. Kuran’da doksandan fazla yerde iman ve sâlih amel beraber geçmektedir. Bu olguya iki açıdan bakmamız mümkündür:    a- İman gerçeği ancak sâlih amelle bütünleşir. İmanı kuvvetlendiren, sağlamlaştıran ve koruyan sâlih ameldir. Sâlih amel olmadan imanın olgunlaşması ve olduğu gibi korunması mümkün değildir. b- İmanın gereği sâlih amel işlemektir diyebiliriz. Çünkü iman etmek; aynı zamanda, iyiyi, doğruyu, faydalıyı, düzgün olanı, fâsit olmayanı anlamak ve kabul etmektir. İman olgusunu tanıyan ve bunu kalbine yerleştiren mü’min, bu imanının bir sonucu olarak sâlih amel işler.  İmanı onu sâlih amel işlemeye zorlar. İman etmenin zorunlu bir sonucu, sâlih amel işlemektir. Yani iman eden mü’min; işini, ibâdetini, eylemini doğru yapacaktır, faydalıyı isteyecektir, zararlıdan kaçınacaktır. Amelleri sâlih olan “sâlih insanlar”, şüphesiz ki imanın gereğini yapanlar ve mükâfatı hak edenlerdir. Sâlih olan insanlar Adn cennetine girmek gibi üstün bir nimeti kazanırlar (13/Ra’d, 23). Sâlih amelin ne olduğunu bilmeyen ‘müfsitler’ Allah’ın emirlerine sürekli ters düşerler. Onların bu fesatlarına karşılık Allah (c.c.) onların amellerini ‘ıslâh’ etmez (10/Yûnus, 81). Yeryüzünün ıslâhı, sağlam bir kişi ve toplum düzeninin kurulması, ancak Allah’ın hükmüne uymakla mümkün olur. Rabbimiz, elçilerini bu görevle gönderir. İlâhî irâde toplum üzerinde gerçekleşir ve yeryüzü ‘ıslâh’ edilmiş olur. Ancak, müfsitler, yeryüzünü ve toplumu sürekli bozmaya çalışırlar. Rabbimiz onlara der ki: “Islâh olduktan, sâlih bir duruma geldikten sonra yeryüzünü ifsâd etmeyin.” (7/A’râf, 56) Yaratıcı olarak Allah (c.c.), yarattığı kullarından hep sâlih amel işlemelerini ister. Bu da ancak Allah’ın koyduğu ölçülere uymakla mümkün olabilir. Eğer kendi hevâlarına uyarlarsa sâlih amel işlemeleri mümkün değildir. Hevâlarına uyanlar fâsit amele yönelirler ve böylece karada ve denizde ‘fesâdı’ meydana getirirler. Yeryüzünde sulhün (barışın), salâhın (iyi ortamın) olabilmesi için, insanların ‘maslahat’ olan işleri tercih edip, sâlih amel işlemeleri; hallerini, niyetlerini, amellerini İslâmî ölçülerle ‘ıslâh’ etmeleri gerekir. Aksi halde insanların yanlış görüşleri, hevâları, onları bâtıla sürükler.  Müfsitler de fesat işlemeye, fitne çıkarmaya devam ederler. Sâlih amel sahipleri dünyada da, âhirette de kurtulurlar, sonsuz güzelliklere, faydalara ve mükâfatlara kavuşurlar (16/Nahl, 97; 22/Hacc, 56; 29/Ankebût, 7 vd.). Sâlih amel, hem Allah’ın rızâsına uygun ameldir, hem de insana faydalı, barışa hizmet eden her türlü düşünce, faâliyet ve ibâdettir. Rabbine kavuşmak isteyen kişi sâlih amel işler (18/Kehf, 110), sâlih insanlardan olmaya çalışır. Şüphesiz iman edip sâlih amel işleyenler, sabrı ve hakkı tavsiye edenler hâriç, diğer insanlar zarardadır 103/Asr, 1-3).


Son takip: 30.05.2020 - 09:41
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· Allah’ın Semî’ İsmine İnanmanın Gereği · Yalanın Psikolojik ve Sosyolojik Zararları · Cehâlet · Câhiliyye Şirk; İlim de İslâmiyettir · Câhiliyyenin Dünü Bugünü . · Câhiliyye Hükmü ve Câhiliyyede Toplum Hayatı · Câhiliyyede Hurâfeler · Bir Câhiliyye Klasiği; Ebû Cehil · Câhiliyyenin Bir Başka Yönü · Firavun; Her Dönem ve Her Yerdeki Câhiliyye Toplumunun Önderi · Çağdaş Firavunlar ve Firavunî Toplumlar · Tüm Firavunların Göz Boyama Aracı Olan Medyası; Sihirbazlık · “Câhiliyye” İrticâ/Gericilik, İlkellik ve Bağnazlık Demektir · Câhilî Tutum · Câhiliyye, Sosyal Çevre ve Geleneğin Putlaştırılmasıdır Sosyal Çevre · Câhiliyyenin Zulüm Anlayışı · Avret Ne Demektir? . · Câhiliyye, Tarihte Olduğu Gibi, Yine Kur’an’la Yok Edilecektir! · Tefsirlerden İktibaslar · Kur'an'da Cehennem Tabloları
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber