sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· Arâis-i Hak
· İnhinâ
·
· 4- Şiddetli Geçimsizlik ve Kötü Muâmele
· 3-) Şirk-i Takrib
· Hevânın İlâh Haline Getirilmesi
· 2- Âhiretin Şehid
· Sadakat Gösterememeleri
· d. Saygısız Müdâhale
· Kıtmîr
· Nükabâ
· Hıristiyanların inançla ilgili İslâm’a aykırı görüşleri
· Bâkî İsminin Anlamları
· Bu İsmi Bilmenin Faydaları
· Bu İsmi Bilmenin Faydası

Son Okunanlar
· Fâiz Soygunu
· B- Bulunması Temenni Edilen Ve Fakat Fiiliyatta Her Zaman Bulunmayan İdeal Şartlar
· İmâmet Sisteminin Temel Özellikleri
· İnsanlar Arasında Laf Taşımak.
· Unutkanlık ve Şeytan.
· Haşr-ı Cismânî
· İzzet-i Nefs.
· c- Gâye ve Nizam Delili
· 6- Bey' bi'l-Vefâ
· c) Cemâl ve Cemîl



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Fâiz Soygunu

Fâiz Soygunu
Fâiz Soygunu:
  Dünyanın kanını emen kapitalizm ve onun gayrı meşrû çocuğu emperyalizm, müslümanların dinlerini yaşamamasından ve dünyaya fazla meyletmesinden güç almaktadır. Fâiz haramına rağmen, banka ile iş yapan müslümanlar, taksitli alışverişlerle boyundan büyük borçlananlar, yorgan devamlı kısalsa da ayağını uzatmaya çalışanlar, kredi kartı ile harcama yapıp kat kat fâize aracılık yapanlar, ihtiyaç zannettiği listeyi ha bire artıran tüketme zevki kurbanı olanlar, sadece kendi haramlarını çekmekle kalmayacaklar, sömürü düzeni kapitalizmin azgınlaşıp insanları ezmesi olan zulüm düzenlerinin güçlenmesi vebâline de ortak olacaklardır. Bugünkü şartlarla, helâl yoldan zengin olmak, istisnâ dışında mümkün değildir. Ama çoğu müslüman bunu görmezlikten gelecek, hırs ve zenginlik virüsü giren kafasını savunmak için, "müslümanların zengin olması gerektiği, bunun dine hizmet için şart olduğu" demagojileriyle dışa lanse edecek, insanları da kendine özendirmeye çalışacaktır. En büyük hırsızların en büyük zenginler olduğu söylense, aksini kim nasıl ispat edebilir? Hırsızlığa bulaşmadan, hırsızlarla işbirliği yapmadan, hırsız klübü demek olan bankalara üye olmadan, soyguncu düzenlerle ortaklaşa çalışıp birbirlerini beslemeden zengin olmak pek kolay gözükmemektedir. Müslümanca zengin olma ve zengin kalmanın bu kapitalist düzende çok zor olduğunu ve parayla imtihanın fakirlikle sınanmadan daha müşkil olduğunu görmezden geliyor, ya da unutuyor insanımız. İsraf konusunda etrafına kötü örnek olan, Cennet yerine zenginliği tercih eden, her şartta parayı yücelten kimseler, gönül fakirleridir.                 Fâizci kapitalist düzenlerin nasıl bir soygun düzeni olduğu, uluslararası sömürü ve soygunun hangi neticeler doğurduğunu görmek, büyük hortumlamaların ne yaralar açtığına şâhit olmak, yasal hırsızlıkların en büyüklerinden olan fâiz örneğiyle çok kolay gözükmektedir. Ülkenin niye kalkınamadığını, maddî yönden Batı ülkelerinin niçin çok gerisinde kaldığını bu örnek çok iyi açıklamaktadır: 1993 ilâ 2002 yılı arasındaki son 9 yılda Türkiye Cumhuriyeti, tam 211.4 milyar dolar fâiz ödedi. 9 Yılda fâize ayrılan 211 milyar dolar yatırıma yöneltilebilseydi, kişi başına millî gelir 2003 yılında 2857 dolar yerine, 3922 doları bulacaktı. 2003 yılında ödenecek fâiz tutarı tam 40 milyar doları bulmaktadır. Bir başka deyişle her bir saniyede 1078 dolar fâiz parasına gidiyor. Evet, ayda 2 milyar 833,3 milyon dolar, günde 93 milyon 151 bin dolar, sâniyede 1078 Amerikan doları, halkın, fakir-fukaranın cebinden (ç)alınıp fâize ayrılıyor. Halkın dertlerine derman olması gereken devlet, halkın cebine elini uzatıyor, bulduğunu alıyor, bulamadığını borçlandırıyor ve (ç)aldıklarını fâizcilere sunuyor. 1993 yılında toplam yatırımların dörtte biri (% 24.1) kadar olan iç ve dış borç fâiz ödemeleri, 2001 yılında toplam yatırımların % 96.2’sine ulaştı. Bu rakam, 2003 yılında % 91.2 oranında oldu. Toplam kamu fâiz ödemeleri 1993 yılında 67 katrilyon 873 trilyon lira olarak belirlendi. Halktan alarak devletin ödediği ve ödemek zorunda olduğu fâize ayrılan bu paralarla neler yapılmaz ki! Bunun yanında devletin; elektrik, su, doğalgaz, telefon, SSK primi ve vergi borçlarına uyguladığı gecikme fâizleri oranlarının enflasyonun çok üzerinde olduğunu hatırlamak da gerekiyor. 1997-2002 yılları arasındaki son 6 yılda enflasyonun % 346 artmasına karşılık, devletin vatandaşa uyguladığı gecikme fâizleri, % 929 arttırılmıştır. Kamu kurumlarından aldığı mal ve hizmet karşılığı devlete 100 milyon lira borcu bulunan bir vatandaşın, bu borcu ödeyememesi sebebiyle 2002 yılında 929 milyon lira ödemek zorunda kalmaktadır. Oysa, enflasyon oranlarına göre, aynı vatandaşın 346 milyon lira ödemesi gerekirdi. Bu şekilde devlet, vatandaştan 583 milyon lira fazladan fâiz almaktadır. Bankalardan kredi alarak fâizle borçlanan çiftçilerin, esnafın durumu tümüyle içler acısıdır. Tüm hayvanlarını ya da evini barkını satarak fâiz borcundan kurtulmaya çalışan nice insan vardır. Sadece kumar değildir evi barkı söndüren, aynı zamanda fâiz de depremden büyük hasarlar ortaya çıkarmaktadır. Bunlar yasa kılıflarıyla hazırlanmış hırsızlıktır, soygundur. Bu hırsızlar, küçük âdi hırsızlardan olmadığı için devletin himâyesi/koruması altındadır. Hortumcular, onlarca bankanın içindeki paraları mı boşalttı? "Halk ne güne duruyor, bindirin vergileri, ödesin!" denilecek, borçlar halkın sırtına yüklenecektir. (Halka da, "ne yapalım, kanunlar böyle, devlete itaat etmemiz gerekiyor" demek kalmaktadır.) Bu zulüm ve kandırma düzeninin adı da demokrasidir. Halk kendi kendini yönettiğini zannederken, rantı yiyenler yöneticilerle ve düzenle işbirliği yapanlar olmakta, faturayı ödeyenler de halk. Halka, kendi seçtikleri aracılığıyla kendisinin yönettiği zannettirilen halk seyrede dursun, devlet halkı soyan hortumcuların yanında yer alacak, onun soyduğunu halka tekrar doldutturacaktır. Kapitalist düzeni banka düzeni olduğundan bankadaki paralar devlet güvencesi altındadır çünkü. Halkın iş, geçim güvencesi mi? O da unutulmaz tabii, yöneticiler onu seçim konuşmalarında gündeme getirecek, geçen seçimlerde verdikleri sözün bir benzerini tekrar verecektir. Devlet almayı bilir, vermeye gelince, "söz veriyoruz ya, halk onunla yetinsin!" denilir. Demokrasi oyunu böyle oynanır bu sahnede. Ver oyunu, gör oyunu. Seçilen çobanlar gütsün koyunu, düzen düzenler soygunu.  2004 yılı ocak ayı hesabıyla Türkiye’de kredi kartı kullanan insan sayısının 21 milyonu geçtiğini belirtirsek, müslüman geçinen halkın banka ile, fâizle ne kadar içli-dışlı olduğu anlaşılır. Kredi kartları temerrüt fâizinin % 500 civarında olduğunu, kartla borçlanan kişinin kısa zaman sonra borcunun 5 katına yükseldiğini, ödemeyi uzattıkça, borcun daha katlanarak yükseldiğini bilmeyenimiz yoktur. Ne acıdır ki, garibanların alınterini vampir dişleriyle sömürüp hortumlayan bankalar, müslümanların ve müslüman geçinenlerin desteğiyle bu zülmü sürdürüyorlar. Namaz kılan müslümanlar bankalardan paralarını çekse, sadece bankalar değil, bankacı kapitalist sömürü düzeni de kendiliğinden yıkılacaktır. Müslümanlar Amerikan dolarını boykot etseler dolar tepetaklak düşecek, ABD çok kolay tarihin çöplüğünde yerini almanın eşiğine gelecektir.        Öyle bir sömürü düzeni içinde, öyle bir karanlık ve fırtınalı câhiliyye döneminde yaşıyoruz ki, kapitalizm din olmuş, para da kapitalistleşen halk için tanrı, banka tapınak, çek ve hisse senedi kutsal kitaptır artık. Düzenin hırsızlığı, kılıfı önceden hazırlandığı için yasal hırsızlıktır: Haksız vergiler, harçlar, fakirleştirmek, enflasyonla fakirin cebindeki parayı devamlı eriterek çalmak, tüyü bitmemiş yetimin hakkını zenginlere peşkeş çekmek, banka boşaltanlara ve diğer hortumculara ceza vermek yerine, onların boşalttığı bankaları fakir halka vergiler bindirerek ödetmek...   İslâm fıkhına göre câiz olmadığı halde câmilerin bile kapısı kilitlenmektedir. Câmiler, Allah'ın evi kabul edilen mukaddes mekânlar olduğu halde, hem de "müslüman" olduğunu iddiâ edenler tarafından içindeki halıları, kıymetli levhaları, çinileri... çalınabilmekte. Câmi cemaatinin ayakkabıları, özellikle câmide misafir olarak bulunan Cuma ve Bayram cemaatinin ayakkabıları çalınmakta, insanların câmiye bir daha uğramamalarına bahane olmaktadır. Bu çeşit hırsızlıkların bahâne edilerek, tedbir alınacağı yerde, bazı câmilerin namaz vakti dışında gündüzleri bile kilitlenmesini hiçbir müslüman mantığıyla izah etmek mümkün değildir. Câmilerdeki hırsızlıktan bahsederken, hadis-i şeriflerde (meselâ; Dârimî, Salât 78) bahsedilen bir hırsızlık çeşidinin de "namaz hırsızlığı" olduğunu belirtelim. Kalbinde bulunması gereken takvânın şeytan ve onun dostları, yardımcıları tarafından çalınmasından dolayı namazla kurtulmayı değil; namazı kılıverip namazdan, namaz yükünden/borcundan kurtulmayı düşünenlerin hırsızlığı.     


Son takip: 09.12.2019 - 05:31
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· Ağlamanın Zıddı; Gülme . · a- Puta tapmak · A. Hz. Peygamber'i Küçük Düşürücü Faaliyetler · b) Mâlî Durum · b- Alay Etmek, Ayıplamak, Ad Takmak · b- Allah'ın Ayetlerini Yalanlama · b- Ehl-i Kitaba · B- Fısk’a Düşmenin (Fasık Olmanın) Sonuçları · c) Gizli Korku · c- Genel Olarak Değer Yargılarında Hâkimiyet · c- Mûsâ Bihte/Vasiyet Edilen Şeyde Bulunması Gereken Şartlar · c- Ruh Çağırma Adı Verilen Cincilik · d) Koruma · c- Emniyetin Sağlanmış Olması · D- İhvanü's-Safâ. (Temiz Kardeşler-İslâm Ansiklopedistleri) · d- İrtidat Edenler · d- Tevbelerinin Kabul Görmesi · Dalalet · e) Haram Madde ile Tedâvi · e) Maddi Hazırlık.
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber