sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· Misvak ve Diş Temizliği
· İkinci Mânâda Vasiyet
· Çoğu Sarhoş Edenin Azı da Haramdır
· Konuyla İlgili Geniş Bilgi Alınabilecek Kaynaklar
· Dinde Kolaylık Esastır
· Din; Anlam ve Mâhiyeti
· İslam’a Göre Din Gerçeği
· Bu İsmi Bilmenin Faydaları
· Aziz (sint, saint)
· İttibâ Şirki
· Fesat
· Savaş
· Tevrat'ın Nüshaları
· Alimlerin Görüşüne Göre İlham
· İkon

Son Okunanlar
· 41) Îlâ-yı Kelimetullah
· 7) İttika
· Ellerine Geçenlerle Şımarmazlar
· Hulûliye
· 5- İbret Anlamında
· Lûtîlik (Cinsî Sapıklık/Homoseksüellik)
· Zekâtın Önemi ve Hikmeti
· Zekât Verilirken Bulunması Gereken Şart
· Namaz, İbâdetlerin Bir Sentezidir
· Kur’ân-ı Kerim’de İhlâs Kavramı



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

41) Îlâ-yı Kelimetullah

41
41) Îlâ-yı Kelimetullah:   Allah'ın adını yüceltmek için Allah'ı inkâr edenlere karşı savaşmak demektir. Sözlük anlamı, “Allah'ın kelimesini yüceltmek” demek olan "i'lây-ı kelimetullah", ıstılahta Allah'ın adını veya İslâm dininin tevhid akîdesini şânına uygun bir biçimde yüceltip yayma mânâsına gelir. Bu terim "cihad" kelimesiyle de ifâde edilmektedir. Bilindiği üzere İslâm, sadece belirli bir millete veya topluma değil, bütün insanlığa gelmiştir. İslâm'ın getirdiği bu hayrın bütün insanlara ulaşması ve insanlık ile hayrın arasına hiçbir engelin girmemesi, Allah Teâlâ'nın kelimesinin yücelmesi demektir. Dolayısıyla bu İslâm nimetinin bütün insanlığı kuşatacak şekilde yayılmasına karşı çıkanlar, insanla hayrın arasına girmiş olacak, böylece Allah'ın kelimesine saldıran bir mütecâviz/saldırgan durumuna geleceklerdir. İşte bu engelleyici güçleri ortadan kaldırmak için yapılacak mücâdele, Allah'ın kelimesini yüceltmeye çalışmak demektir. Bu mücâdele (savaş), insanlara zorla İslâm dinini kabul ettirmek için değil, aksine onlara fikir ve vicdan hürriyeti vererek doğru yolu bulma imkânını elde etmeleri için yapılır. İslâm dini, hiçbir kimseyi kendisine inanmaya zorlamaz. Ancak, insanlığa, İslâm'ın yolunu tıkayanları etkisiz hâle getirerek hidâyete etmeleri hususunda yardımcı olur. İslâm, bütün dünyada adâleti ve doğruluğu yerleştirmek için gelmiştir. Öyleyse saldırganlar, zâlimler ve adâlete muhâlif hareket edenler, Allah'ın kelimesinin zıddına davranmış olur. Oysa müslümanların Allah'ın kelimesini yüceltmek için savaşmaları emredilmiştir. O kelimeden uzaklaşanları -kılıca sarılmak pahasına- tekrar O'na bağlamak gerekir. Her hâlükârda ve her yerde yerine getirilmesi gereken i'lây-i kelimetullah görevi; mutlak anlamda adâletin temininden, tecâvüz ve düşmanlığın önlenmesinden ibârettir. Bu konuyu destekler mâhiyette şu âyeti zikredebiliriz: "Eğer müminlerden iki topluluk birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzeltiniz; Eğer biri diğeri üzerine saldırırsa, saldıranlarla Allah'ın buyruğuna dönünceye kadar savaşınız; Eğer dönerlerse aralarını adâletle bulunuz, âdil davranınız; şüphesiz Allah âdil davrananları sever." (Hucûrât: 49/9). İslâm'da cihadın mânâsı, ilâ-yı kelimetullah uğrunda ve İslâmî bir toplum sergileme yolunda elden gelen gayreti göstermektir. Bu cihaddan ilk planda meşrû müdâfaa demek olan, malın, ırzın, hayatın müdâfaasından da öte; İslâm toplumunun oluşmasına engel olabilecek her şeyi ortadan kaldırmak, dinî hürriyeti elde etmek ve sonuçta İslâm toplumunu tesis etmek için Allah'ın hâkimiyetini sağlamak ve emirlerini uygulamak için yapılan çalışma ve uğraşılar anlaşılır. Ancak müslümanlar kesinlikle savaşı ve düşman ile karşılaşmayı arzu etmez, fakat savaş söz konusu olduğunda da ellerinden gelen gayreti sarfederler. Nitekim Allah Teâlâ, saldırgan tarafın barış isteğinin kabul edilmesini müslümanlardan şu âyet ile ister: "Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de yanaş ve Allah'a güven. O şüphesiz işitir ve bilir." (Enfâl: 8/61).
Konuyla ilgili olarak şu hadis-i şerif de zikredilebilir: "Düşmanla karşılaşmaya pek istekli olmayın, fakat Allah'tan selâmet dileyin. Bununla beraber, eğer onlarla karşılaşırsanız sebat edip sabırlı olun. Bilin ki, Cennet, kılıçların gölgesi altındadır."[1]
İnsanoğlunun yeryüzüne gönderiliş ve yaratılış gayesi, Allah'ın hâkimiyetini ve hükümdarlığını kurmak, yalnız O'na kul olmak ve ibâdet etmektir. İnsanı yaratılış gayesinden saptıran, Allah'a kul olmaktan çıkarıp kula kulluk ettiren güç, kuvvet ve otoritelere, Cenâb-ı Hakk'ın din ve hâkimiyetine kafa tutmuş, insanların inanç ve düşünce hürriyetlerini gasp etmiş ve toplumu bir fesat çukurunun yanına sürüklemişlerdir. Kur'ân-ı Kerîm âyetlerinin ifâdesiyle, "hak, kendilerine apaçık belli olduktan sonra, içlerindeki çekememezlikten ötürü inananları, iman etmelerinden sonra küfre döndürme hevesinde" (Bakara: 2/109) olan, "kendi dinlerine uyuncaya kadar asla dindarlardan hoşnut olmayan" (Bakara: 2/120) ve "güçleri yetse müslümanları dinlerinden döndürünceye kadar savaşa devam eden” (Bakara: 2/217) bu inkârcıların fitne ve fesatlarına engel olmak, insanları bu zihniyetteki kişilere kul olmaktan kurtarıp hak ve hürriyetlerini elde etmelerini sağlayacak Allah'a kulluğu ve O'nun hâkimiyetini kurmaya çalışmak, Allah Teâlâ'nın insanlara bir emridir. Bu konudaki İlâhî buyruk, âyette ifâdesini şöyle bulur: "Yeryüzünde fitne kalmayıncaya ve din tam anlamıyla Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse sataşmayın. Zulmedenlerden başkasına düşmanlık yoktur." (Bakara: 2/193). Bu sebeple İslâm devleti, dindar olduğunu iddiâ eden veya kendini ehl-i kitaba nisbet eden ya da müşrik olan kişi veya gruplara, Allah'ın hâkimiyetine karşı kendi güç ve otoritesiyle karşı çıkarak fiilî şirkte bulundukları takdirde cihad ilân edecek ve bunu mukaddes bir görev bilecektir. Öte yandan, Kur'ân-ı Kerîm'de i'lây-ı kelimetullah için, Allah'ın dinini yüceltmek ve yaymak için cihad edenlerden şu şekilde sitâyişle bahsedilir: "İman edenlerden özürsüz olarak yerlerinde oturanlar ile, mal ve canlarıyla Allah yolunda cihad edenler birbirine eşit değildir. Allah, mal ve canlarıyla cihad edenleri, mertebe yönüyle oturanlardan üstün kılmıştır. Allah hepsine de cenneti vaadetmiştir, ama Allah cihad edenleri, oturanlara; büyük ecirler, dereceler, mağfiret ve rahmetle üstün kılmıştır." (Nisâ: 4/95-96) Allah için cihad edenlere ödül olarak verilecekler de şu âyetlerle bildirilir:
"Ey iman edenler! Sizi can yakıcı bir azaptan kurtaracak kazançlı bir ticareti/yolu size göstereyim mi? Allah'a ve peygamberine inanırsınız, Allah yolunda canlarınızla, mallarınızla cihad edersiniz; bilseniz bu sizin için en iyi yoldur. Böyle yaparsanız Allah günahlarınızı size bağışlar; sizi içlerinde ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerinde hoş yerlere koyar. Büyük kurtuluş budur." (Saff: 61/10-12); "Allah şüphesiz, Allah yolunda savaşıp öldüren ve öldürülen mü’minlerin canlarını ve mallarını Tevrat, İncil ve Kur'an'da söz verilmiş bir hak olarak Cennete karşılık satın almıştır. Verdiği sözü Allah'tan daha çok tutan kim vardır? Öyleyse yaptığınız alış verişe sevinin; bu büyük bir başarıdır." (Tevbe: 9/111) Allah Teâlâ, müslümanların her an cihada hazır bir şekilde bulunmalarını isteyerek söyle buyurur: "Siz de düşmanlara karşı gücünüzün yettiği kadar her türlü kuvvet ve cihad için, bağlanıp beslenen atlar hazırlayın ki, bununla Allah düşmanını, kendi düşmanınızı ve bunlardan başka sizin bilmeyip de Allah'ın bildiği diğer düşmanları korkutasınız. Allah yolunda ne harcarsanız, onun sevabı eksiksiz size ödenir ve asla haksızlığa uğratılmazsınız." (Enfâl: 8/60). Cihadın ve savaşın İslâm düşmanlarına ne zamana kadar sürdürüleceği konusunda âyet-i kerime şu hükmü ortaya koyar: "O kendilerine kitap verilenlerden, Allah'a ve âhiret gününe inanmayan, Allah'ın ve Peygamberin haram ettiği şeyi haram tanımayan ve hak dinini din edinmeyen kimselerle; onlar hor ve küçülmüş oldukları halde kendi elleriyle cizye verinceye kadar savaşınız." (Tevbe: 9/29) Diğer yandan, i'lây-ı kelimetullah veya diğer bir ifadeyle cihad konusu, hadislerde de zengin bir biçimde ele alınmıştır. Peygamber Efendimiz, ‘gerçek mânâda Allah uğrunda cihad edenin kim olduğu’ sorusuna cevap verirken şöyle buyurmuştu: "Sadece Allah'ın adı yüce olsun diye (i'lay-ı kelimetullah için) cihad eden kişi, Allah yolundadır."[2]
"Fazilet yönüyle insanların hangisi daha üstündür?" sorusuna şöyle cevap vermiştir: "Canıyla, malıyla Allah yolunda savaşan mümindir."[3] Hz. Peygamber “Allah yolunda cihad eden kişinin savaş alanında şehid olması halinde Allah'ın inâyeti ile hesapsız ve azapsız derhal Cennete gideceğini, şehid düşmeyip evine sağ sâlim döndüğü takdirde, eli boş değil, ya ecir ve sevapla veya hem sevap, hem de ganimetle döneceğini”[4] bildirir. Bu hadisler gerçek mânâda Allah'ın adını yüceltmek için yola çıkıldığında Allah'ın yardımının muhakkak olacağını, değişik niyetlerle değil de, sadece Allah için cihad edilmesi gerektiğini, böyle hareket eden mü’minlerin dünyada ve âhirette Allah'ın koruması altında bulunacağını bildirmektedir. Hadisler aynı zamanda cihad sevabının elde edilmesi için başka yolları da göstermektedir. Bu konudaki bir hadiste şöyle bir bilgi vardır: "Her kim Allah uğrunda gazâ edecek bir askerin, sefer için gereken eşyasını tedârik edip hazırlarsa, o da gazâ etmişçesine sevaba nail olur. Yine her kim Allah yolunda gazâ eden bir askerin, geride bıraktığı işlerine ve ailesine namuslu bir şekilde bakıp gözetirse, o da gazâ etmiş gibi olur."[5]
Bütün bunların yanında, İslâm devleti mümkün olduğu kadar kuvvet hazırlamak, hazırlıklarını arttırmak ve geliştirmekle sorumludur. Ancak bu kuvvetlerin hazırlanması daima hidâyete ve Hakk'a götürmeyi gâye edinmelidir. Bu devlet yeryüzünün en büyük kuvveti olmalı, bâtıl güçler ondan titremeli, yeryüzünün en ücrâ köşesinde bile tesiri hissedilmelidir. Hiç kimsede ve hiçbir millette İslâm yurduna saldırma gücü kalmamalı, herkes Allah'ın saltanatına sığınmalı, hiç kimse İslâm dâvetine karşı çıkmamalı, insanları bu dâvete icâbetten hiçbir şey alıkoymamalı, mutlak hâkimiyet hakkına sahip olmayı ve insanları kendine kul yapmayı hiç kimse iddiâ edememelidir. Kısaca din, bütünüyle sadece Allah'ın olmalıdır.[6] Özetle, cihad, bütün müslümanlara farzdır. Müslüman savaş alanına, yalnız Allah'ın kelimesinin yücelmesi ve O'nun hâkimiyetinin sağlanması için çıkar.[7]     [1] Buhârî, Cihad 112; Müslim, Cihad 19-20. [2] Sahih-i Buhârî, Tecrîd-i Sarih Tercümesi, VIII, 281-282. [3] Buhârî, Cihâd, 2. [4] Sahih-i Buhârî, Tecrîd-i Sarih Tercümesi, VIII, 256. [5] Sahih-i Buhârî, Tecrîd-i Sarih Tercümesi, VIII, 301. [6] Seyyid Kutub, Fî Zılali'l-Kur'an, VII, 57. [7] Mefail Hızlı, Şamil İslâm Ansiklopedisi: 3/130-132.


Son takip: 23.11.2020 - 10:39
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· l- Tahvil · Sözü, İnsanları Allah'a Çağırmakla Güzelleştirebiliriz . · Lukatanın kısımları · RIZIK.. · Fıskın Çeşitleri · Köleliğin Kaynakları · 1) Hacda Yol Arkadaşının Bulunması · Kur’an’da İsrafın Mânâları · 2- Selem ve İstismar Edilip Fâize Benzetilmesi · Din Adamlarını Ta ı Edindiler · a- Fasık Kime Denir? . · Hicretin Sebebi · GİRİŞ. · İhsân/Güzellik; İnsanda Toplam Kalite. · 2) Güzel kokudan (parfümden) kaçınma · Konuyla İlgili Geniş Bilgi Alınabilecek Kaynaklar · b- Putperest Yahûdiler (Altın Buzağıya Tapanlar) · Esas Suçlu Kadındır · 3) Mü’minleri Desteklemek · Müslüman için İhram Ne Anlama Gelir?.
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber