sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· a- Hudûs Delili
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· Semud Kavmi
· 2- Dinî Emir ve Yasaklarda Gevşeklik ve İhmal
· Duânın Psikolojik Cephesi
· 12. Misâfirhanedir
· Haham
· Atlantis
· Herakles
· Mürid
· Kötülüğü Hoş Karşılayıp Yayılmasına Seyirci Kalmak, Kötülüğü Emretmek
· İtaatle İlgili Bazı Meseleler
· 2. İlme Dayalı İhtilâflar
· İkinci Mânâda Vasiyet
· Hayâl
· Keşf
· i- İsraf ve Lüx Gibi Şeytanî Eğilimleri Azaltır

Son Okunanlar
· Borç Senedi
· Kelime’nin Kur’an’daki Anlamları
· Hadis-i Şeriflerde İhsân Kavramı
· İlk İnsanın Yaratılışı
· Bî-reng
· KELİME. Kelime Nedir?
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Bozulan İ'tikâfın Hükmü
· Muvahhid; Tüm Putları Her Şekilde Reddeden Mü’min.
· MUVAHHİD..



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Borç Senedi

Borç Senedi
Borç Senedi   Borç senedi; Belli bir vâde sonunda ödenecek borçlar için düzenlenen belgeye denir. Kur’an’da; "Ey iman edenler, belli bir vâdeye kadar borçlandığınız zaman bunu yazınız" (2/Bakara, 282) buyurularak, vâdeli borçlanmaların yazıyla tespit edilmesinin gerekli oluşu; hatta, (aynı âyetin devamında), daha önemli borçlanma ve akitlerde iki erkek şâhidin temini; bu bulunmazsa bir erkekle iki kadın şâhit bulundurulması veya borca karşılık rehin (ipotekli mal) istenebileceği belirtilmiştir. Buna, kefil talebi hakkı da eklenebilir. İşte bütün bu teminatlar, unutmaya karşı bir tedbir veya borcun tamamen veya kısmen inkârı hâlinde ispat kolaylığı sağlamak içindir. Düzenlenecek senetler ihtilâf hâlinde mahkemede bir ispat aracı olarak kullanılacak ve gerektiğinde borcun zor kullanılarak ödenmesi sağlanacaktır. Günümüzde bono, çek, poliçe, el senedi, makbuz, alındı belgesi, borçlunun imzasını taşıyan defter kayıtları "borç senedi" niteliğindeki yazılı belgelerdir. Bunlar usûlüne göre düzenlenince doğrudan veya mahkeme aracılığı ile tahsil edilebilmektedir. Borç senedi, alacaklıya senette yazılı miktar kadar alacak hakkı doğurur. Ancak borcun ödenmesiyle ilgili çıkabilecek masraflar da borçluya aittir. Pul parası, protesto ve icra masrafları gibi. İslâm hukukunda alım satımlarda prensip olarak satılan malın teslimi ile ilgili masraflar satıcıya; satış bedelinin peşin veya vâdeli ödenmesiyle ilgili masraflar da alıcıya, yani borçluya aittir. Çünkü borcun tam olarak îfâsı ancak bu şekilde mümkündür (el-Fetâvâ'l-Hindiyye, III, 27, 28; İbn Kudâme, el-Muğnî, IV, 220; Ali Haydar, Düreru'l-Hukkâm Şerhu Mecelleti'l-Ahkâm, I, 455, 456, 457; Mecelle, madde, 36, 287 291, 288; Hamdi Döndüren, İslâm Hukukuna Göre Alım-Satımda Kâr Hadleri, Balıkesir 1984, s. 114, 115). İslâm hukukunda, bir satım akdinde, satılan malın teslimi ile satış bedelinin ödenmesi, peşin veya veresiye durumuna göre dört şekilde düşünülebilir: 1) Satılan mal da satış bedeli de peşin. Bunun câiz olduğunda görüş birliği vardır. 2) Satılan mal veresiye; satış bedeli peşin. Buna İslâm hukukunda "selem" veya "selef" akdi adı verilir. İhtiyaç duyulduğu ve eski bir örf olduğu ve naslarla çatışmadığı için Rasûlullah (s.a.s.) tarafından selem akdine izin verilmiştir (Buhârî, Selem 1, 2, 7; Müslim, Müsâkat 128). Mislî mal adı verilen, ölçü tartı veya standart olup sayı ile alınıp satılan mallar üzerinde, para peşin, mal veresiye selem akdi yapılabilir. Bu takdirde borç senedi veya sözleşmede borçlanılan mal ve teslim tarihi belirlenir. Satış bedelinin tamamı daha önce ödendiği için, artık borçlanılan malın fiyatı yükselse de satış bedeline bir ilâve yapılmaz. Bunun aksine fiyatlarda düşme olursa, bedelde bir indirim yoluna da gidilmez (İbnü'l-Hümam, Fethu'l-Kâdir, V, 323 vd.; el-Mevsılî, el-İhtiyâr, II, 34, 35). 3) Mal da satış bedeli de veresiye. Bu, hadîs-i şerifle yasaklanmıştır (eş-Şevkânî, Neylü'l-Evtâr, V, 176). 4) Satılan mal peşin; satış bedeli veresiye. İşte günümüzde borç senetleri, özellikle veresiye satışlardan doğan borçlar için düzenlenmektedir. Satım akdi ikâle (akdi feshedip parayı geri verme ve malı alma) yoluyla veya malın ayıplı çıkması gibi bir sebeple bozulmadıkça, satış bedelinin ödenmesi gereklidir. Senette borcun vâdesi yazılmamışsa bu satış akdi fâsit olur ve anlaşmazlık hâlinde iki tarafın veya taraflardan birisinin isteği üzerine akit/anlaşma bozulabilir. Bu takdirde satılan mal geri iâde edileceği için borcun ödenmesi gerekmez. Borç bazen karzdan, yani ödünç para vermekten doğmuş olabilir. Burada da borçludan borç senedi ve diğer teminatlar istenebilir. Diğer vâdeli borçlarla, karz-ı hasenden doğan borç arasında şu fark vardır. Diğer borçlarda muhayyerlik ve vâde şart koşulunca bağlayıcı olur. Karz akdinde ise, muhayyerlik şart koşulsa bile geçerli olmaz. Çünkü muhayyerlik, taraflara akdi feshetme imkânı vermektedir. Karz akdinde zâten tarafların dilediği zaman akdi feshetme yetkileri vardır (eş-Şîrâzî, el-Mühezzeb, I, 303; İbn Kudâme, el-Muğnî, IV, 315). İslâm hukukçularının çoğunluğuna göre, karz akdinde vâde şartı da geçerli değildir. Aksi halde nesîe (mislî malı vâdeli mübâdele) ribâsı söz konusu olur. Karz, başlangıçta teberrû niteliğindedir. Ödünç veren için bedelini derhal isteme hakkı doğar. Ancak süre belirlenmiş olur ve ödünç veren buna riâyet etmiş bulunursa, ödünç alana kolaylık göstermiş ve iyi bir iş yapmış olur. Satım ve kira akdi gibi akitlerde ise tarafların tesbit edecekleri vâdeler bağlayıcı olur. İmam Mâlik'e göre, karz akdi vâde belirlenmekle vâdeli olur. Dayandığı delil şu hadistir: "Müslümanlar kendi aralarında belirledikleri şartlara uyarlar." (Buhârî, İcâre 14, 50) İşte ödünç para için düzenlenen bir borç senedinde vâde bulunursa, ödünç veren, bu vâdeyi beklemeden ödeme talebinde bulunabilir. Ancak alacağını vâdeye kadar geciktirirse ahlâk bakımından güzel bir iş yapmış olur. Borçlu sıkıntıda olur ve borcunu vâdesinde ödeyemeyecek ekonomik bir krize girmiş bulunursa, alacaklının ona ödeme gücüne kavuşacağı bir zamana kadar süre tanıması, hatta ödeme gücünü tamamen kaybetmişse alacağından vazgeçmesi İslâm ahlâkının gereğidir. Kur'ân-ı Kerim'de şöyle buyurulur: "Eğer borçlu darlık içinde ise, ona bolluk zamanına kadar süre tanımak vardır. Alacağınızdan vazgeçip borçluya tasadduk etmeniz sizin için daha hayırlıdır." (2/Bakara, 280). Günümüzde protesto olan senet veya çek yerine kısa süreli yeni ödeme vâdeleri tanınması, genel bir ödeme güçlüğüne giren iş adamının konkordato yoluyla borçlarını yeni bir "ödeme plânına" bağlatması, yukarıda belirtilen kolaylıkların benzeridir. Ancak borçlu bu gibi kolaylıkları kötüye kullanırsa, onun uhrevî sorumluluğu büyüktür. Alacaklı, alacağını borçlu olduğu kimseye havâle (ciro) edebilir. Karşılıklı rızâ olduğu için böyle bir muâmele geçerli olur. Günümüzde bu, senet veya çeklerin arkasını imzalamak sûretiyle yapılmaktadır. Ciro edilen borç senetlerinin arkasındaki imza sahipleri, senette yazılı olan meblağı ödemeyi kabul etmiş sayılırlar. Alacakların bu şekilde, borç senetleri üzerinde devri, İslâm hukukundaki "havâle" niteliğindedir (Vehbe ez-Zühaylî,el-Fıkhu'l-İslâmî ve Edilletuh, IV, 39, 165, 304, 307; V, 169, 171 vd., 173-178, 330, 340). Borç senedini vâdesinden önce, üzerinde yazılı olan meblağdan daha az peşin para karşılığında ciro etmek, başka bir deyimle senet kırdırmak, aynı cins peşin bir parayı vâde sonunda daha fazlası ile mübâdele etmek niteliğindedir. Bu fazlalık ribâ/fâiz sayılır. Çünkü burada borç senedi, ispat aracı olan bir belgeden ibârettir. Gerçekte mübâdele edilen, aynı cins paradır. Borç senetleri alacak hükmünde oldukları için mal varlığına dâhildirler. Dolayısıyla zekât kapsamında olduklarından zekâtlarının ödenmesi gerekir.[1]     [1] Hamdi Döndüren, a.g.e.  c. 2, s. 248-249.


Son takip: 24.06.2019 - 08:38
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· b) Din Farkı · 9- Hürmet ve Muhabbet · Konuyla İlgili Geniş Bilgi Alınabilecek Kaynaklar · İslâm’ın Eğitim Metodu · f) Sağlam Bir Temel Oluşturmadan, Davayı Geniş Bir Şekilde Yaymaktan Sakınmak Gerekir. · Fahşânın En Çirkini · g) Tüketime elverişli (istihlâkî) mal · c. Müslüman ve Dindar Olmak · Ticâret/Alış-Veriş; Anlam ve Mâhiyeti · d) Zevi'l-Erhâmın Mirası · 2) Keffâret Orucu · b- Aya Tapılması · Burçlar · Kur’an’la, Sünnetle, Dinle, Peygamberle Alay Etmek, Onlara Hakaret Etmek · e- Ölülerden duâ ederek bir şey istemek, kabirleri tapınak yapmak · c) Uyku · İfsada Karşı Islahat · c) Hubs · Haram Kazanç Yolları · 5. Allah’ı Zikretmek
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber