sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· Diğer Görevleri
· İkon
· Ana-Babanın En Büyük, En Kutsal Görevi Çocuklar, Çocuklar, Çocuklar!
· Herakles
· Rûhânî
· Misvak ve Diş Temizliği
· İnhinâ
· Nükabâ
· Toprak Mahsullerinin Zekâtı
· Din; Anlam ve Mâhiyeti
· İslam’a Göre Din Gerçeği
· Bu İsmi Bilmenin Faydaları
· Allah’ın Semî’ İsmine İnanmanın Gereği
· Bu İsimleri Bilmenin Faydası
· Kâr

Son Okunanlar
· Borçlanmaktan Sakınmak İslâmî Görevimizdir
· Fıkhî İctihadlara Göre Mürtedin Cezası
· “Dağılıp Ayrılmayın!”.
· Ribat ve Râbıta.
· KELİME-İ TAYYİBE.
· 2- Allah Yolunda Karşılaşacakları Her Türlü Sıkıntıya Katlanırlar
· İNSAN..
· Konuyla İlgili Geniş Bilgi Alınabilecek Kaynaklar
· İhsân; Güzelliktir, Güzellik Sergilemektir
· DÖRDÜNCÜ BÖLÜM GİYİM VE HİCABA DAİR HÜKÜMLER.. 1- Müslüman Hanımın Şer’î Giyiminin Niteliği



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Borçlanmaktan Sakınmak İslâmî Görevimizdir

Borçlanmaktan Sakınmak İslâmî Görevimizdir
Borçlanmaktan Sakınmak İslâmî Görevimizdir   İslâmî ölçülere göre insanın çevresine yük olmaksızın, şahsının ve bakmakla yükümlü olduğu aile fertlerinin ihtiyaçlarını temin etmesi ana görevidir. Ancak, zaman zaman, çevre ile yardımlaşma zarûreti duyulabilir. Bunun içindir ki İslâm, yardımlaşmayı emretmiştir. Yardımlaşmanın önemli bir şekli olan ödünç alıp vermeyi de meşrûlaştırmıştır. Dinimiz ödünç vermeyi teşvik etmekle birlikte, ödünç almayı ise ancak hayatî zarûretler karşısında onaylar. Nafaka temini için iş kurma, mesken edinme ve tedâvi gibi sebepler dışında borçlanma İslâm’ın öğretileri ile bağdaşmaz. Çünkü gereksiz borçlanma çevreye lüzumsuz yük olmanın ötesinde ferdin dünya ve âhiret hayatını olumsuz yönde etkileyicidir. Bu sebeple Peygamberimiz her bir mü’mini muhâtap tutan şu emri vermişlerdir: “Güven içinde yaşarken borçlanme ile nefislerinizi tedirgin etmeyiniz.” (Mecmeu’z-Zevâid, K. Büyû’ B. Fi’d-Deyn, IV/126) Borçlanma, gerçekten hayatı etkileyicidir. Özellikle devrimizde borçlanma pek çok sakıncayı ihtivâ etmektedir: a- Borç, kafayı meşgul, kalbi tedirgin eder. Sürekli borçlanmalar ise kişiyi yalan söylemeye, sözünden dönmeye zorlar. Yalan ve vaadinden dönme ise İslâmî şahsiyeti çiğnetir, âhiret hayatına zarar verir. Bunun içindir ki Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: "Kişi borçlanınca konuşur, yalan söyler, vaad eder, sözünü tutmaz." (Buhârî, İstikraz 10) "Borçtan kaçının; zîra o, gece keder, gündüz de zillet vesilesidir." (Kütüb-i Sitte Terc. ve Şerhi, c. 7, s. 179) b- Günümüzde ev ve giyim eşyası gibi malları borçlanarak taksitle alma, israfa ve lükse düşürmenin yanı sıra kişiyi fâiz düzeninin de destekçisi kılmaktadır. Taksitçiliğin fâiz sistemini beslediği açık bir gerçektir. Dolaylı bir şekilde de olsa haram olan bir uygulamaya yardımcı olmak ise haramdır. c- Ekonomisi fâize dayalı toplumlarda enflasyon kaçınılmaz olduğundan para olarak alınan borç, tam olarak ödense de, değer kaybıyla ödendiği için alacaklının hakkı gereğince ödenmemiş olur. Bu ise, Allah için borç vererek iyilik yapanı zarara uğratmaktır. d- Borçlanmanın bir diğer önemli sonucu da ödeyememe durumudur. Zira işsizlik, hastalık ve iflâs gibi sebepler borçların ödenmesini engelleyeceği gibi, ansızın gelen ölüm de borçları ortada bırakabilir. Bu durum ise âhiret felâketine sürükleyicidir. Çünkü Peygamberimiz’in açıklamalarına göre şehitlik üzere ölüm bile kul hakkı olan borcun vebalini düşürmez. Kişi cennetliklerden olsa bile borcu vârisler tarafından ödeninceye kadar ruhu kabir hapsolunur: "Borçlu ölen kimse kabirde bağlıdır, rehinlenmiş gibidir. Onu kurtaracak tek şey borcunun ödenmesidir." (Kütüb-i Sitte Terc. ve Şerhi, c. 7, s. 179, 180) "Nefsimi elinde tutan Zât'a kasem olsun, bir adam Allah yolunda öldürülse, sonra diriltilse, tekrar öldürülse, sonra diriltilip tekrar öldürülse, üzerindeki borcu ödenmedikçe cennete giremez." (Kütüb-i Sitte Terc. ve Şerhi, c. 7, s. 179) Üzebildiği, haramlara düşürebildiği, bâtıllara destekçi kılabildiği ve sonuç olarak da âhiret mutluluğuna engel olabildiği içindir ki Peygamberimiz (s.a.s.) duâlarında borçtan ve borçlanmaya mecbur kılacak durumlara düşmekten daima Allah’a sığınmıştır. Bir defasında ‘Allah’ım! Kâfirlikten ve borçtan Sana sığınırım’ şeklinde duâ buyurunca bu duâyı işiten sahâbî: ‘Kâfirliği borca eşit mi kılıyorsunuz yâ Rasûlallah?’ diyerek sormuştur. Peygamberimiz de: “Evet (eşit kılıyorum)” (Nesâî, 8/264; Mişkâtu’l-Mesâbih, hadis no: 2481) buyurarak hayatî bir zarûret olmadıkça borçlanılmaması lüzumunu duyurmuşlardır. Rasûlullah (s.a.s.) hemen her gün sabah akşam şu duâyı yapardı: “Allah’ım! Günahtan ve borçtan Sana sığınırım.” Bu duâyı devamlı yapınca, merakını yenemeyen bir sahâbi: ‘Yâ Rasûlallah! Borçtan ne kadar da çok Allah’a sığınıyorsun” demişti. Bunun üzerine Allah Rasûlü şöyle buyurdu: “Kişi borçlandığı zaman (ödeyemediğinde) yalan söyler, söz verir, sözünde durmaz.” (Buhârî, İstikraz 10)    Sunduğumuz dinî ölçülerden anlaşılacağı üzere nafaka, mesken ve tedâvi gibi hayatî zarûretler dışında borçlanma meşrû değildir. Dinî ölçülerimize göre borçlanmanın meşrû olmadığı durumlarda gereksiz yük olarak müslümanlardan borç istemek de meşrû değildir. Çünkü Peygamberimiz “İnsanlara yük olmayınız...” buyurmuşlardır. Ayrıca halı, âvize, koltuk takımı, buzdolabı, televizyon gibi ev eşyası ve özel otomobil gibi eşya ve araçların borçlanarak alınması da İslâm’ın sunduğu takvâ ölçüleri ile bağdaştırılamaz. Çünkü bunlar hayatî bir ihtiyaç değildir. Mevcut işimizi büyütmek gibi bir gâye ile fâizli kredi alarak borçlanmak ise kesinlikle haramdır. Haramları işlemek ise cehennem azâbına götürür. Mü’min, açıklanan zarûrî sebepler dışında borçlanmamalıdır. Borçlandığı zaman ise mutlaka ödeme niyetiyle borçlanmalı, borcunu zamanında ve güzel bir şekilde ödemelidir. Peygamberimiz bu konuda şöyle buyurmuşlardır: "Allah Teâla nazarında, bir kulun Allah tarafından yasaklanan kebîrelerden sonra, beraberinde getirebileceği en büyük günahlardan biri, kişinin ödenecek karşılık bırakmadan üzerinde borç olduğu halde ölmesidir." (Ebû Dâvud, Büyû 9, (3342) "Bundan sonra yanımda para olmadan hiçbir şey satın almayacağım." (Ahmed bin Hanbel, I/235, 323) "Borcunu ödeyebilecek durumda olan zengin kimsenin ödemeyi geciktirmesi zulümdür. Biriniz bir zengine havâle olunursa (havâleyi kabûl etsin.)" (Buhârî, İstikrâz 12, Havâlât 1, 2; Müslim, Müsâkat 33, hadis no: 1564; Ebû Dâvud, Büyû 10, hadis no: 3345; Tirmizî, Büyû 68, hadis no: 1308; İbn Mâce, Sadaka, 8; Nesâî, Büyû 100, 101; Muvattâ, Büyû 84; Dârimî, Buyû’, 48; Ahmed bin Hanbel, II/71, 245, 254, 260) "Zenginin borcunu savsaklaması, haysiyetinin ihlâl edilmesini ve cezâlandırılmasını helâl kılar." (Ebû Dâvud, Akdiye 29, hadis no: 3628; Nesâî, Büyû 100; İbn Mâce, Sadakat 18, hadis no: 2427; Buhârî, İstikrâz 13) Ebû Katâde (r.a.) anlatıyor: "Rasûlullah (s.a.s.)'a namazını kıldırıvermesi için bir adam(ın cenâzesi) getirildi. Rasûlullah (s.a.s.): "Onun üzerinde borç var, arkadaşınızın namazını siz kılın!" buyurdu. Ben: "(Borç) benim üzerime olsun, ey Allah'ın Rasûlü" dedim. "Sadâkatle mi?" dedi."Sadâkatle!" dedim. Bunun üzerine cenâzenin namazını kıldı." (Tirmizî, Cenâiz 69, hadis no: 1069; Nesâî, Cenâiz 67) "Kim ödememek kastıyla borca girerse Allah'ın huzuruna hırsız olarak çıkar." (Kütüb-i Sitte Terc ve Şerhi, c. 17, s. 288) "Üzerinde bir dinar veya bir dirhemlik borçla ölen kimsenin borcu, onun hayır ve hasenatından ödenir. Orada (mahşer yerinde) ne dinar ne de dirhem vardır." (Kütüb-i Sitte Terc ve Şerhi, c. 17, s. 288) "Borcun sebep olduğu keder kadar ciddi bir keder, göz ağrısı kadar dayanılmaz bir ağrı yoktur." (Kütüb-i Sitte Terc. ve Şerhi, c. 7, s. 179) "Borç Allah'ın yeryüzündeki zillet boyunduruğudur, Allah bir kulu zelîl etmek dilerse onu boynuna geçirir." (Kütüb-i Sitte Terc. ve Şerhi, c. 7, s. 179) "Şüphesiz, borç sahibi (ödemeden) ölünce, borcu Kıyâmet günü ondan (sevaplarından) alınır. Fakat şu üç sebeple borçlanan kimse bu hükmün dışındadır: 1) Adamın gücü Allah yolunda (savaşta) zayıflar, o da Allah düşmanına ve kendi düşmanına karşı kuvvetlenmek için borçlanır. 2) Bir adamın yanında bir müslüman ölür, onu kefenleyip gömecek parası olmaz, bu maksatla borçlanır. 3) Bir adam, bekârlık sebebiyle nefsinden Allah'a karşı korku hisseder. Dinine zarar gelir endişesiyle (borçlanarak) evlenir. Allah Teâlâ, Kıyâmet günü, bunların borçlarını kendisi öder." (Kütüb-i Sitte Terc ve Şerhi, c. 17, s. 294) Ödememe niyetiyle borçlanan, borcunu ödemeyen veya zamanında güzelce tediye etmeyen kişi günahkârdır. Müslümanların yardımlarını, merhamet duygularını istismar ederek mü’minler arasında yardımlaşma duygularının zayıflamasına sebep olan bu gibi kişiler, hayrı engelleme günahının da fâilidirler. "Kim şu üç şeyden berî/uzak olarak ölürse (azap görmeksizin) Cennete girer: Kibir, gulûl (ganîmet veya toplum malından çalma), borç." (Tirmizî, Siyer 21, hadis no: 1572, 1573)[1]     [1] Ali Rıza Demircan, İslâm Nizamı, c. 1, s. 173-183.


Son takip: 22.05.2020 - 09:37
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· b- Allah'ın Ayetlerini Yalanlama · Hakkın Karşıtı Olarak Batıl · Vecel · 4- Eşit muâmele · Kur’ân’ı Kerim’de Allah’ın Kur’an’a Yemini · Namaza Çağrı Haydin Felâha! · Korku Denen Reaksiyon. · Harâc; Zimmîlerden Alınan Toprak Vergisi · Hırsızlık Yapmak · Kur'an'da İnfak. · 2) Keffâret İçin Köle Âzâdı · Konuyla İlgili Geniş Bilgi Alınabilecek Kaynaklar · SECDE. · Niçin Peygamberlerin Kendi Kavimlerine Davet Ettiği İlk Kavram Kelime-i Tevhiddi?. · 6) Adak Adamak · İNSANLARIN ÖNEMSEMEDİĞİ SAKINILMASI GEREKEN HARAMLAR.. · e- Hileli Arttırma · Kur’an’ın İcaz Örneklerinden Biri “Kısasta Hayat Vardır!”. · Günah ve İsyanın Sonuçları · 18) İnâbe
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber