sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· Müderris
· İkon
· Kitab-ı Mukaddes
· Diğer Görevleri
· Ana-Babanın En Büyük, En Kutsal Görevi Çocuklar, Çocuklar, Çocuklar!
· Birden çok Kadınla Evlenmenin Şartları
· Athene
· İsrâiliyyât
· Mürşid
· Rûhânî
· Allah’ın İsmi Olarak Şehid
· Tevekkül Sahiplerini, Kendisine Dayanıp Güvenenleri
· Atalarının Dinine Uymaları
· Misvak ve Diş Temizliği
· “Onların Yalvardıkları da Rablerine Yakın Olmak İçin Yol Ararlar”.

Son Okunanlar
· Savaşın Sona Erişi
· 9- Parmakların Arasını Yıkamak
· Yahova
· 3) Hâmilelik ve Çocuk Emzirmek
· Konuyla İlgili Âyet-i Kerimeler
· Ölüm Korkusu
· 3) İbdâ' ve İllet-i Gâiyye Delîli
· Roma Kanununda
· İctihadlar Bağlayıcı mıdır? .
· r- Zekât, Dünya ve Âhiret Uçurumları Üzerindeki Bir Köprüdür



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Savaşın Sona Erişi

Savaşın Sona Erişi
Savaşın Sona Erişi:   “Eğer (düşmanlar) barışa meylederlerse, sen de ona yanaş ve Allah’a güvenip dayan. Çünkü her şeyi hakkıyla işiten, kemâliyle bilen bizzat O’dur.” (8/Enfâl, 61). Savaş, iki karşıt grubun, ateş kesmeye karar vererek yapacakları bir antlaşma ile sona ermiş olur. Çünkü savaşın amacı gerçekleştirilmiştir. Müslümanlara göre o, saldırıyı püskürtmektir. Güvenlik paktının imzalanmasıyla çarpışma tamamen son bulmuştur. Çünkü müslümanlar, verdikleri sözü tutmakla emrolunmuşlardır (17/İsrâ, 34). “Karşılıklı muâhede yaptığınız zaman Allah’ın ahdini yerine getirin. Sapasağlam ettiğiniz yeminleri bozmayın.” (16/Nahl, 91). Bir antlaşma imzalanırken adâlet ve doğruluğa son derece önem verilmeli ve anlaşma maddelerine tam anlamıyla uyulmalıdır. Çünkü İslâm, yaptığı antlaşmayla iki noktayı kendisi için amaç edinir: 1- Kan dökülmesine, insan kasaplığına bir son vermek. İslâm’ın temel hedeflerinden biri budur. 2- Anarşi, ahlâksızlık ve düşkünlük doğuran, insanlığı çöküntüye götürmek isteyen şer kuvvetlerinin önünü almak. Savaş bu zorunluklardan dolayı meydana çıkmış olduğu için bunların ortadan kaldırılmasıyla da savaş, tamamen sona ermiş olur. Artık geçerli olan ve yürürlükte bulunan, yalnız hakka dayanan antlaşmadır. İslâm, antlaşma yapmak sûretiyle barış içinde bulunulan toplumlara karşı âdil davranmayı emreder. “Bir kavme olan kininiz, sizi adâlet yapmamaya sevketmesin. Adâlet yapın ki o, takvâya çok yakın olandır.” (5/Enfâl, 8). Günümüzde ise, gâlip gelen ve yenilen devletler arasında yapılan antlaşmalarda, halkların canına okumak için en ağır askerî tazminat maddeleri bulunmakta, yaşama ve geçinme imkânları kısıtlanmakta ve halkı alçaltıcı şartlar zorla kabul ettirilmektedir. Bu biçim barış antlaşmalarına her zaman rastlanmaktadır. Halbuki söz konusu antlaşmaları düzenleyen ve yürüten duygunun yalnız adâlet ve doğrulu ruhu olması gerekmez miydi? Üstelik başkalarını alçaltıcı ve küçük düşürücü antlaşmalar imzalamak da bir çeşit saldırı niteliği taşımaz mı? Böyle bir tutum ise İslâm’da kesin şekilde haram edilmiştir. “Aşırı gitmeyin. Şüphesiz ki Allah, aşırı gidenleri sevmez.” (2/Bakara, 190). Antlaşma, bir tür sözleşmedir ve İslâm’a göre her sözleşme hak ve görevler arasındaki doğruluk ve adâlet ölçüsüne dayanmış olmalıdır. Bir sözleşmeyle belirtilmiş olan her hak, bu haktan yararlanacak olan karşılıklı kişiler tarafından yerine getirilmesi gereken bir zorunluluk taşır. Bu durum, öteki çeşit her sözleşmede olduğu kadar, antlaşmalarda da aynen yürürlüktedir. Mekke fethi için hazırlanan İslâm ordusu, Mekke’ye girmek üzereydi. Tam bu sırada, bir müslüman general şöyle bağırmıştı: “Bu gün savaş günüdür!” Peygamberimiz (s.a.s.) buna şu karşılığı verdi: “Bugün merhamet ve rahmet günüdür!” Ayrıca sözü geçen generalin bütün vazife ve yetkilerini geri almış, işine son vermişti. İşin sonunda Mekke’nin tamamen kuşatıldığı halkın, kendilerini, güçlü bir ordu tarafından sarılmış gördüğü ve artık Peygamber (s.a.s.)’in duruma tam anlamıyla egemen olduğu anlaşıldığı zaman, puta tapanların şefleri boyunları bükük şekilde derhal Peygamber Efendimiz’e kendilerini affetmesi için başvurdular. O zaman Peygamberimiz onlara, kendisine hep kötülük etmiş, arkadaşlarından birçoklarını öldürmüş ve O’na iman edenleri inançlarından döndürmek için aklın alamayacağı korkunç işkenceler yapmış olan o insanlara, şunu sormuştu: “Şimdi size ne yapacağımı düşünüyorsunuz?” Onlar, bu soruya, yenilmiş olmanın verdiği aşağılık duygusuyla şöyle cevap vermişlerdi: “Sen asîl bir kardeşsin. Asîl bir kardeşimizin de oğlusun!”  Bunun üzerine, zâten merhamet ve rahmet pınarlarını akıtmak üzere gelmiş olan o Yüce İnsan, kararını şöyle açıklamıştı: “Ben, sizlere kardeşim Yusuf (a.s.)’un dediği gibi diyeceğim: ‘Bugün, hiç başa kakma ve ayıplama yok! Sizi Allah affetsin’ (12/Yûsuf, 92), serbestsiniz!”                   


Son takip: 28.05.2020 - 01:38
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· Ağlama Konusunda Hadis-i Şerif Kaynakları · Af ve Müsâmahanın Yozlaştırılması · Kadının Ailedeki Görevleri · Kur’ân-ı Kerim’de Her Çeşit Puta Tapma ve Şirk, Şu Şekillerde Tanımlanır · Fiil/Amel · Mekr Kavramına Benzeyen Diğer Kelimeler Hile, Hud’a, Keyd, Mihâl, Tedlîs, Tağrîr, Ğaşş, Hılâbe. Hile. · 1-) İnsanın Kendisini/Hevâsını (Basit Arzu ve Şehvetlerini) Ta ılaştırması · Yahudileşme ve Yahudileşme Temâyülü. · Şirk, Allah’ın asla affetmediği bir günahtır. · Genel Şartlar 1- Müslüman Olmak · el-BASÎR · 2) Misvak; Dişleri Fırçalamak · Mîzân. Denge Olarak Mizan · Gerçek Islahatçılar Aynı Zamanda İnkılapçıdırlar · Cihadın · 4- Kibir, Büyüklenme (İstikbar) · Barnaba · Abdest ve Guslün Faydaları · Selefin Hassasiyeti · Gazap ve Fıtrî Duyguların Eğitilmesi
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber