sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· Müderris
· İkon
· Diğer Görevleri
· Birden çok Kadınla Evlenmenin Şartları
· Mürşid
· Atalarının Dinine Uymaları
· Misvak ve Diş Temizliği
· Arbede
· İslam’a Göre Din Gerçeği
· Bu İsmi Bilmenin Faydaları
· Bu İsmi Bilmenin Faydası
· 2- İddetini Doldurmamış Kadınlar
· Mısır'dan Çıkış
· Beşerî Sistemlerin Dünyevîliği; İslâm'ın Uhrevîliği
· Mürted.

Son Okunanlar
· Kur'ân-ı Kerim'le İlgili İnancımız Nasıl Olmalıdır
· d- Yemekten önce ve so a el ve ağzı yıkamak
· 1) Dinden Tamamen Dönenler
· Kabir Hayatı
· Galile’den mi, Galile’ye mi?.
· Ana-Babaya Hürmet mi Gerekir, Buğz mu?.
· Velî Kültü Velî kültünün kaynağı ve mâhiyeti
· * Dağa Çekilmek
· Mürid
· Hz. Peygamber İstişâreye Muhtaç mı?.



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Kur'ân-ı Kerim'le İlgili İnancımız Nasıl Olmalıdır

Kur
Kur'ân-ı Kerim'le İlgili İnancımız Nasıl Olmalıdır   Allah'ın en son elçisi Hz. Muhammed (sav)'e inen yüce kitabımız Kur'ân-ı Kerim, semâvî kitapların sonuncusudur. Bunu gerek Hz. Muhammed (sav)'in en son peygamber olduğuna ilişkin âyet-i keri­me'­den,[1] gerekse dinin artık kemale erdirildiğini, ilahî nimetlerin bu suretle tamamına ulaştırıldığını ve insanlık dünyası için tek din olarak İslamın se­çildiğini bildiren âyetten[2] anlıyoruz. Kur'ân-ı Kerim'le ilgili ayrıntılar ve geniş bilgiler, aslında (Kur'ân İlimleri) adı altında kurum­laşmış olan bir bi­lim dalının konusudur. Şu varki yüce kitabımıza ilişkin inancımızın daha bir mükemmellik kazanabilmesi bakımından şu açık­lamalar yararlıdır: Kur'ân-ı Kerim, Hz. Muhammed'(sav) e, kırkıncı yaşından başlamak üzere ölümüne yakın bir zamana kadar yirmiüç yıllık bir süre içerisinde aralıklarla arapça olarak vahyedilmiştir. Hem sözleri hem anlamları va­hiy­dir. Tamamı yüzondört “sûre”'den oluşmaktadır. Sûreler, Kur'ân-ı Kerim'in birbirinden bağımsız bölümleridir. Bir kısmı Mekke'de bir kısmı ise Medine'de inmiştir. Bunların her biri, baştan sona kadar aynı şeyi değil, farklı konuları da işlemektedir. Kur'ân-ı Kerim'in her cümle­sine “âyet” denir. Çoğulu “Âyât” dır. Bu sözcük arapçada ayrıca, belirti, kanıt, işaret ve olağanüstü kanıtlayıcı hadise anlamına da gelir. Nitekim Kur'ân-ı Kerim'in her cümlesi (yani her âyeti) insanlarınki gibi sıradan bir söz dizisi değil, ev­rensel gerçekleri bilgi comprimeleri halinde içeren, öz, hikmetli, akıcı, ahenkli, açıklayıcı, kanıtlayıcı ve mucizevi ifadelerdir. Bu nedenledir ki Hz. Peygamber (sav)'in en azılı düşmanları dahil olmak üzere gerek O'nun çağ­daşları olan şairler ve gerekse ondan sonraki bil­gin­ler, edipler ve şairler Kur'ân-ı Kerim'in berraklığı, akıcılığı, ahengi, edebi üstünlüğü ve anlam zenginliği karşısında mest olmuş, şaşkınlık ve hay­ranlıklarını daima ifade etmişlerdir.
Kur'ân-ı Kerim'in âyetlerine gelince, bazılarının bitişik, ya da ayrık sa­yılmasından ötürü değişik görüşler ileri sürülmüştür. Kur'ân ilimleri­nin ünlü akademisyenlerinden Ebu Amr ed-Dânî, âyetlerin 6000 olduğu görüşündedir. Kur'ân-ı Kerim'deki âyet sayısının, 6204, 6214, 6219, 6225 ve 6239 olduğunu söyleyenler de vardır.
[3]
Bu görüşler Kur'ân-ı Kerim'in içeriğinde herhangi bir değişiklik ol­duğu anlamına asla gelmez. Zâten Onun hiç bir yerinde en ufak bir deği­şiklik ol­mamıştır. Onu değiştirmek gibi kötü bir niyetle kim harekete geçmişse da­ima hüsrana uğramıştır. Kur'ân-ı Kerim'in azılı düşmanları için sınırsız özgürlüklerin yaşandığı laik ülkelerde bile bu cinâyeti hemen hiç kimse ko­lay kolay göze alamamış, buna cüret etme talihsizliğine dü­şen tek tük bed­bahtlar olmuş ise de Allah Teâlâ, çok kısa zamanda onlara belalarını ver­miştir! Nitekim kâinâtın bu yüce anayasasını her türlü teh­likelere karşı ko­ruması altına aldığını, bizzat Allah Teâlâ açıklamıştır.
[4]
Kur'ân-ı Kerim evrenseldir. Her ne kadar Arabistan'da ve arapça in­mişse de, kıyamet kopuncaya kadar bütün dünya insanlarına hitap et­mek­tedir ve edecektir. Irkçılık ve materyalizm gibi sapık temellere daya­nan her türlü yıkıcı ve saldırgan ideolojilerin açtığı amansız savaşa rağ­men Kur'ân-ı Kerim'in mesajları tarihin her döneminde olduğu gibi ça­ğı­mızda da dü­şünmesini bilen seviyeli insanları derinden etkilemekte­dir. Yüce kitabın fe­yiz ve nuru sağduyulu topluluklar üzerinde çağlar boyu bu etkiyi yaratmış ve aralıksız olarak sürdürmüştür. Şu var ki Kur'ân-ı Kerim'de Yusuf Sûresi'nin 103 üncü âyetinden de açıkça anla­şıldığı üzere bu seviyeli toplu­luk her çağda dünyadaki toplam insan sayı­sının daima çok azını oluştur­muştur. Elbette ki bundan sonra da böyle olacaktır. Çünkü bu bir ilâhî yasa­dır. Gerçekleri yakalayabilme onur ve mutluluğu ise Allah'ın ender bir ödülüdür. Bu ödülün sıradanlaşma­ması, hiç kuşku­suz onu kazanma şere­fine erenlerin, bilinçsiz sürülerden farklı bir vicdan kimliğine sahip bu­lunmalarıyla ancak mümkün olabilir. Kur'ân-ı Kerim, başta İngilizce, Fransızca, Almanca İtalyanca, Rusça ve Japonca olmak üzere birçok dünya dillerine; aynı zamanda arapça ko­nuş­mayan Hintli, İranlı, Türk ve çeşitli Afrika yerlileri gibi müslüman milletlerin dillerine de tercüme edilmiştir. Şu var ki tercüme, Kur'ân'ın kendisi sayılmaz. Dolayısıyla namaz gibi kesin bir disiplin çerçevesinde icra edil­mesi şart olan ibadetlerin içinde Kur'ân-ı Kerim, aynen vahye­dilmiş olan şekliyle okunur. (Keza diğer tesbih, tahmîd, salevat ve dualar da yine yal­nızca arapça okunur.) Namazın dışında ise istenen dille dua edilebilir. Kur'ân okumak en hayırlı amellerdendir ve aynı zamanda iba­det sayılır. Buna karşın örneğin, Hz. Peygamber (sav)'in hadislerini, yani sözlerini, ya da Kur'ân tercümelerini okumak her ne kadar faydalı ve ha­yırlı işlerden ise de ibadet sayılmazlar. Kur'ân-ı Kerim'den başka hiç bir semâvî kitap, bağlıları tarafından ez­berlenmemiştir. Kur'ân-ı Kerim ise her çağda yüzbinlerce müslüman ta­ra­fından ezberlendiği gibi oryantalistler ve Lübnan'lı arap asıllı hıristi­yan aydınlar tarafından da ezberlendiğine rastlanmıştır. Bunlardan Şeyh İbrahim el-Yazıcı'yı
[5] örnek göstermek mümkündür. Hayret uyandırıcı bir nokta da şudur ki, Kur'ân-ı Kerim'in anlamını hiç bilmedikleri halde arap olmayan müslümanlardan (büyük hacmına rağ­men)  onu ezberleyenlerin sayısı arap olanlardan hiç de az değildir. Kur'ân-ı Kerim, mucizelerle doludur.
Örneğin bunlardan biri de Tebbet Sûresi'dir. Bu sûre, Hz. Peygamber (sav)'i yuhalama küstahlığında bulunan Ebu Leheb adındaki amcasını kı­namak üzere Mekke'de inmiştir. Ebu Leheb bu sûre'nin ini­şin­den yıllar sonra H. 624 de yıkılıp gitmiştir. Bu müddet içinde Mekke'li müş­riklerden birçok kimse müslüman oldu. O'na ise bu nimete ermek nasip olmadı. Çünkü olamazdı. Tebbet Sûresi'nin inişinden sonra yıl­larca yaşa­masına rağmen O'nun, günün birinde İslam'ı kabul etmeyi ak­lından bile geçirme­mesi Kur'ân-ı Kerim'in geleceğe ilişkin içerdiği sırla­rın ve yargıla­rın hiç bir zaman bir çelişkiyle sonuçlanmadığını ve sonuç­lanma­yacağını çarpıcı bir şekilde ortaya koymaktadır. Kur'ân-ı Kerim, söz, ifade ve üslup olarak tamamen ilâhî bir ayrıca­lığa sahiptir. O'nun için ne nazım, ne de düz anlatım (nesir) olarak ta­nımlana­bilir. Kavramları sınırsız derecede zengindir. İnsan aklının ala­bildiği kada­rıyla bu kavramları ancak uzun açıklamalarla başka dillere ak­tarmak müm­kündür. Örneğin güneş sisteminden ve uzaydan söz eden Yasîn Sûresi'nin 38. 39. ve 40. âyetlerinde farklı anlamlar, aynı sözlerin kalıbı içinde konsantre olarak verilmiştir. “Güneş, kendisine özel bir merkezde akmakta (ya da mer­keze akmakta) dır.” meâlindeki âyette, güneşin hem kendi etrafında dön­düğü, hem aynı zamanda sistemiyle birlikte (stabl bir duruma geleceği nok­taya doğru)  akmakta olduğu yine sadece bu iki sözcükle anlatılmakta­dır. Keza En'am Sûresi'nin 125. âyetinde: “Allah kimi saptırırsa ona, tıpkı göğe tırmanırken göğsünü daralttığı gibi sıkıntı verir.” derken, aynı za­manda deniz seviyesinden yükseldikçe basıncın düştüğü gerçeğini de böy­lece açık şekilde ortaya koymaktadır. Halbuki Kur'ân-ı Kerim'in vah­ye­dil­diği ortaçağ karanlığındaki insan, basıncın ne olduğunu aklının ucun­dan bile geçiremezdi. Kur'ân-ı Kerim'in ilginç bir mucizesi de arapçaya ait yüzlerce gramer kuralının homojen bir şekilde ayetlere yayıldığı gerçeğidir. Bu kurallar özel­likle kelimenin son sesini belirlemede birer disiplin müeyyidesidir. Hiç bir öğretmenden ders almamış olan Hz. Peygamber' (sav)'in bu âyet­leri bir tek gramer hatası yapmadan nakletmiş olması akılları durduracak dehşet bir olaydır. Arapça bilmeyenlere bunu anlatmak pek güç ise de arap dil gramerinin dünya ilim literatüründe sahip olduğu matematiksel yapı hakkında biraz malumatı olanlar bu mucizeyi az çok sezer gibi olur­lar.
Kur'ân-ı Kerim, bölünmez bir bütündür. Onun için bir kelimesini bile inkâr eden, onu yok sayan, ona açıkça saygısızlık eden aynen Allah'ı inkâr etmiş gibi olur ve İslam'dan çıkmak gibi korkunç bir hüsrana uğrar.
[6]     [1] Ahzab: 33/40 [2] Maide: 5/3 [3]. Celâlüddin Abdurrahman es-Suyûtıy, el-İtkan Fi Ulûm'il-Kurân : 1/88-89 Kahraman Yayınları, Dördüncü Baskı İstanbul-1978 [4]. Kurân-ı Kerim 15/9 [5]. Şeyh İbrahim el-Yazıcı : (1847-1906) Lübnan'ın ünlü şair ve ediplerinden Şeyh Nasıf el-Yazıcı'(1800-1871) nın oğludur. Ailesi ortodoks iken katolik mezhebine geçti. Lüis Ma'lûf el-Yesûî, Onu aynen şöyle tanıtmaktadır: “Beyrut'da doğdu. Dil ve edebiyat röne­san­sının öncülerindendir. Arap dili ve edebiyatını, Babası Şeyh Nasıf'dan okudu. Kur'ân-ı Kerim'i ezberledi. El-Patririkiyye Medresesinde ilim halkalarına katıldı. (...)” (El-Müncid S.747 26. Baskı. Beyrut-1986)   [6] Ferit Aydın, İslam’da İnanç Sistemi, Kahraman Yayınları: 249-253.


Son takip: 28.05.2020 - 10:39
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· Yorum Noktaları · PEYGAMBER, PEYGAMBERLİK · 6- Haramı helâl; helâlı haram yapmışlardır. · b- Dans, Oyun vb. · c- Eski Mısır’da Sihir · Râbıta. · ÖNSÖZ.. · Konuyla İlgili Geniş Bilgi Alınabilecek Kaynaklar · Yeminin Hâkim Kararına Etkisi · And içme · d- Tevbelerinin Kabul Görmesi · f) Duanın Fıtri Oluşu · Malı Değerinin Altında Almak · La İlahe İllallah’ın İ’rabı · Geminin Yüksekçe Bir Yere Oturması · Tahrif · Şeyh · Oruç Tutmamayı Mubah Kılan Mâzeretler · Mu'tezilîler · Din Duygusunun Menşei
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber