sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· Harb
· 2- Fâsit alış-verişler
· Toprak Mahsullerinin Zekâtı
· Beşerî Sistemlerin Dünyevîliği; İslâm'ın Uhrevîliği
· Ana-Babanın En Büyük, En Kutsal Görevi Çocuklar, Çocuklar, Çocuklar!
· Homer (Homeros)
· Kehânetin Hükmü
· 3- Toplumda Tevhid
· 10. Haset Etmez.
· Rububiyyeti Kabul Yetmez.
· g- Yemin
· Tefrika Çıkaracak Şeylerden Kaçınmak
· a- Mûsîde/Vasiyette Bulunan Kimsede Bulunması Gereken Şartlar
· Vasînin Vekil Veya Başka Bir Vasî Tayin Etmesi
· Hatm-i Hâce

Son Okunanlar
· Kölelik Çok Önceleri Kalkmış Olmalı Değil miydi?.
· Geniş Bilgi Alınabilecek Kaynaklar
· 8) Mecûsî ve Yahûdi Şapkası
· Tevekkül Konusunda Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar
· 3) Kaş Aldırmak
· 2) Cehâlet
· Bekkâûn
· Mevlânâ
· 5) Komşuya İhsân
· * Fitnede Mudafa-i Nefis



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Kölelik Çok Önceleri Kalkmış Olmalı Değil miydi?.

Kölelik Çok Önceleri Kalkmış Olmalı Değil miydi
Kölelik Çok Önceleri Kalkmış Olmalı Değil miydi?   İslâm’ın, niçin köleliği bir anda devrimci bir tarzda kaldırmadığı, köleliği kaldırmaya yönelik çabalarının yanında, köleleştirme yolunu birden ve tamamen niye kapatmadığı tarzında sorular yöneltilmektedir. Bu soruları iyi niyetle, öğrenmek için soranlar olduğu gibi; bazen itham edecek tarzda, “üzüm yemek için değil; bağcı dövmek için” kasıtlı olarak soranlar da çıkmaktadır. Onlar, Batı ülkeleri ve özellikle Amerika’da yayınlanan bildirgelerle köleliğin bir hamlede kaldırıldığını örnek göstermektedirler. Ancak bu kaldırış, şekilden ve görüntüden öteye gidememiştir. Nitekim bildirgelerle, kanunlarla köleliğin kaldırılamayacağına tarih şâhitlik etmiştir. Üstelik köleliğin bazı ülkelerde sanayi devriminden sonra çıkarılan özel kanunlarla resmî olarak lağvedilmesi merhamet duygularından da kaynaklanmamaktadır. Sebebi, sanayi devrimi ile ilgâ edilen feodalitenin yerine kapitalizmin geçmesiyle toprak sahipleri için işçi ve köleleri elde tutmanın çok pahalı ve tehlikeli hale gelmesiydi. Daha önemlisi, başka milletleri sömürgeleştirmenin yolunun açılmasıydı. Bu tür geniş kapsamlı bir köleleştirme ile milletler üzerinde hegemonya kurmak ve onların servetleri, hayatları ve kaynaklarına el koymak mümkün iken geleneksel kölelikte ısrar etmenin kârlı bir yanı yoktu. Avrupa ülkeleri arasında köleliği kaldırmada öncülük yapmış olan İngiltere, denizlere ve limanlara tamamen hâkim olmak ve diğer güçlerin hareketlerini kontrol altına almak için bahaneler arıyordu. Bunu yapmanın en iyi yolu, o zaman yaygın olan kölelerin alınıp satılmasının yasaklanmasıydı. Bu yasak yardımıyla İngiltere deniz trafiğini dostlarının da desteğiyle kendi güvenliğini koruyacak şekilde düzenledi. Batıda köleliği kaldırma çabaları insan hakları ihlâllerine son vermekten öte, çağdaş ve daha kapsamlı, insanların kabullenmede daha az zorlanacağı köleliği oluşturmaya hizmet etmiştir. Kaldı ki niyet iyi olsa dahi, böyle köklü bir tarihî kurum, bildirgelerle kaldırılabilir mi? Nitekim A. Lincoln’ün köle tüccarları tarafından direnç gösterilerek kanlı bir savaşa dönüşen 1863’teki Özgürlük Bildirgesi’nin sonucunda ABD’de köle ticareti yasaklanmasına rağmen fikrî ve ekonomik olarak özgürlüğe hazır olmayan birçok köle serbest bırakıldıktan sonra efendilerine yeniden dönmek istediler. İslâm’ın geldiği ortamda da kölelik tamamen yerleşmişti. Kölelik imtiyazlı sınıflar lehine kullanılıyordu. Köle avcıları aralarında işbirliği yaparak birbirleriyle alışverişe girerlerdi. Bakımları ve idareleri savaşçılar için bir problem olan savaş esirleri ucuz fiyattan satın alınmak için savaş alanları ve kabileler arasında mekik dokurlardı. Köle tüccarları karşısında köle alım ve satımının bir veya birkaç ülkede yasaklanmasının hiçbir etkisi yoktu ve sürekli bir uygulama alanı bulamazdı.[1] Bunun yanında İslâmiyet, ekonomik hayatın bütün yönleriyle, kölelik sistemine dayandığı ve kölelerin o asırda ekonominin buharı ve enerji kaynağı kabul edilebileceği bir çağda doğmuştu.[2] Bunlara bir de tarihî ve psikolojik sebepleri eklediğimizde köleliğin kaldırılmasının tek bir hükümle gerçekleşemeyeceği sonucuna varmamız zor olmaz. İslâm, içki gibi birçok hükmü haram kılma konusunda müslümanların hazır hale gelmesine kadar nasıl bir tedrîcî yöntem izlemişse, mevcut köleliğin kaldırılmasında da -Batıdaki uygulamaların aksine- aynı yöntemi izlemiştir.[3]      Bununla birlikte, Peygamber çizgisi ve hulefâ-i râşidîn yolu tâkip edilse ve hepsinden önemlisi Kur’an prensiplerinin, tevhid ve sadece Allah’a kulluk bilincinin hayata geçirilme endişesi nefsî arzuların önüne geçmiş olsa, Hicrî birinci asırda kölelik kurumu müslümanlar açısından kesinlikle tarihe karışmış olacaktı. Müslümanların kölelikle ve câriyelikle ilgili yaklaşım ve uygulamalarını tasvip etmediğimizi, ama bu konuda İslâm’ın en küçük bir itham edilecek eksikliğinin veya yanlışlığının bulunmadığını belirtmek istiyoruz. Tarihi kutsallaştırmak, köle ve câriye sahibi her çeşit müslümanı savunmak zorunluluğu hisseden kimseler, bilerek veya bilmeyerek bu yanlışları savunarak İslâm’a zarar vermektedirler. Onlarca yanlış bakış ve uygulama İslâm adına savunulduğu için akılsız (gâfil veya hâin) dostun düşmandan beter olduğunu göstermektedirler. Saray haremlerini, orta malı olarak pazara sunulan para veren kim olursa kendisine sahip olacağı esir ve köle ticaretini, zevk ve eğlence aracı olarak saray ve konakların süsü olduğu halde pâdişahların hemen hepsinin de nikâhlı veya nikâhsız hanımı ve anaları olacak şekilde uygulanan câriyeliği, ona başörtüsünü bile çok gören, örtülmesi gereken yerlerinin erkeklerden farklı olmadığını değerlendiren yaklaşımları tasvip etmemiz mümkün değildir. Câriyeleri, avret yerleri olarak erkeğe benzeten anlayış, erkekleri de hanıma benzetmekten uzak durmamış, gulam/gılmân denilen saraylarda süslü erkekler(!) bulundurulurken, bazı iri cüsseli zencilerin de erkeklikleri alınmıştır. Bütün bunları tevil ve fetvâlarla savunarak dinin onayladığını söylemek, hatalı müslümanları savunacağım derken hatasız İslâm’a iftira atmak demektir. Hem sâhi, Osmanlılar, 18. ve 19. yüzyıllarda gayri müslimlere karşı nerelerde zafer kazandılar, onlardan savaş ganimeti olarak esir elde ettiler ki? Hani, “Osmanlılar, her konuda ve tabii köle ve câriye konusunda da İslâmî kuralları hiç çiğnemediler” diyenler var ya, İslâm hukukunda da köle ve câriyenin tek kaynağı olarak savaş esirleri gösteriliyor ya... Bırakın Kur’an ve Sünnetin köleleştirmeye giden tüm yolları kapattığını ve Osmanlıların bunu uygulamak zorunda olduğunu, fıkhî hükümlere bile ne oranda uyulduğunu test edin: Son asırlardaki köle ve câriyeler, hangi savaşlarda ve hangi şartlarda esir alınmıştır? Fetih mi olmaktadır ki, o fethedilen yerdeki kadınlar esir alınsın? Hıristiyan kadınlar hangi savaşa katılıp Osmanlılara yenilmişlerdi ki savaş esiri olsun ve sonra köleleştirilsin?!           Bu konuda Osmanlı Devletinde Kölelik adlı kitaptan kısa bir iktibas yapalım: “Osmanlılar’da harplerin dışındaki kölelik kaynaklarını “ticaâret yoluyla kölelik” başlığı altında değerlendirmek uygun olur. Çünkü bunların hepsinde maddî menfaatin ilk planda görüldüğü müşâhede edilmektedir. Bu kaynakların çeşitleri şunlardır:     [1] Mahmut Talegâni, a.g.e. s. 230-231 [2] Mahmut Talegâni, A.g.e. s. 235 [3] H. Koç, Câriyeliğin Mantığı ve Kölelik, Haksöz, sayı 51 (Haziran 95) s. 36


Son takip: 04.04.2020 - 06:24
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· Mal; Dünya Varlığı · Şeytana Nisbetle Fitne · Kadının Elbisesi · İkinci Hayat Konusunda Benzeşenler · Misyonerlik · Sağlıktan yapılan İnfak. · 2- Ehl-i kitap, İslâm dini ile alay eder, müslümanlara ezâ verirler. · Vâlideyne İhsân; Anlam ve Mâhiyeti Vâlideyn · Bedelleri Açısından Alışveriş Şekilleri · Cizyeyi Düşüren Haller · Allah’a Nisbetle Fitne · 6) Kocası yanında olan kadının yanına girerken kocasından izin almak gereklidir · 4) Kadın ve Erkek Arasını Ayırma ve Karışmaktan Kaçınma · İsa, Havârilerinin Değnek Almalarına İzin Veriyor mu, Vermiyor mu? · Hz. İsa’nın Çarmıha Gerilmesiyle İlgili İncillerdeki Kuşkular · Apokryphos İnciller · Evlilik · Kur’an-ı Kerim’de İnsan. · Müşrik ve Mürtedlerle Mücâdele. · Altıncısı Allah'tan Gelen Hareket Metodunun Yeryüzünde Belli Bir Hedefi Vardır
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber