sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· İkinci Mânâda Vasiyet
· Düşmanlık ve Dostluk; Tevhidin Gereğidir, İmanın Dışa Yansımasıdır
· Dinde Kolaylık Esastır
· Din; Anlam ve Mâhiyeti
· İslam’a Göre Din Gerçeği
· 2) Mushafı Pisliğe Atmak Gibi Saygısızca Davranmak
· Gedikli Câriye
· İkon
· 1- Sünnî Talâk
· 4- Şiddetli Geçimsizlik ve Kötü Muâmele
· Orucun Şartları
· Athene
· Câhiliyye
· Nücebâ
· Mühlet Verilişi

Son Okunanlar
· Meleklerin Mahiyeti, Hususiyeti, Yaratılışı ve Özellikleri
· 6- Diğer Kara Hayvanlarından Helâl ve Haram Olanlar
· Hadis-i Şeriflerde Miras Kavramı
· Nazar (Göz değmesi)
· Alkollü İlaç ile Tedâvi
· h) Kullanmaya elverişli (isti'mâlî) mal
· Kur’an ve Sünnette İblis
· 1) Allah Adına Edilen Yeminler
· Nefs Kavramı Çerçevesinde Kur’an’da Kişiliğin Tekâmül Aşamaları
· İlim Kelimesi Anlam ve Mâhiyeti



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Meleklerin Mahiyeti, Hususiyeti, Yaratılışı ve Özellikleri

Meleklerin Mahiyeti
Meleklerin Mahiyeti, Hususiyeti, Yaratılışı ve Özellikleri:   Melek; erkeklik ve dişilik özelliği olmayan, yemeyen, içmeyen, evlenmeyen, doğmayan, doğurmayan, normal gözle görülmeyen, Allah'ın emirlerine itaat eden yaratıklardır. Meleklerin hakikatı, cinsleri, sıfat ve özellikleri hakkında bazı farklı görüşler varsa da; Ehl-i Sünnet âlimlerinin Kitap ve Sünnete dayanan ortak görüşleri icmalî olarak şöyledir: Melekler; Allah Teâlâ'ya ibadet ve taatle meşgul olan ruhanî, nuranî, lâtif varlıklardır. Allah'ın kendilerine verdiği her emri derhal ve aynen yerine getirirler ve asla itaatsizlik etmezler.[1] Melekler, "emanet" sıfatıyla muttasıfdırlar. Kur'ân-ı Kerim'in birçok ayetlerinde meleklerin, kâinattaki bütün varlıklar gibi bağımsız olarak yaratılan, fakat insanlara ve diğer canlı ve maddî yaratıklara mahsus olan yeme, içme, uyuma ve evlenme gibi sıfatlardan; erkeklik ve dişilik gibi cinsiyetten ve her çeşit günah işlemekten uzak, daima Allah'ı tenzih ve tesbih eden nuranî lâtif varlıklar olduğu bildirilmiştir.[2] Bu özellikleri sebebiyle, Cenab-ı Hak tarafından kendilerine verilen her türlü işleri yapmaya, en kısa zamanda en uzak yerlere süratle gitmeye, diledikleri şekil ve surette görülmeye muktedir olan, Hak Teâla'nın mükerrem kulları, şerefli ve kutsal yaratıklarıdır. Melekler duyu organlarıyla anlaşılmayan latif bir gayb alemidirler. Onlar insanlar gibi değildirler. Allah Teala melekleri Adem’den (a.s.) önce yaratmıştır. “Hatırla ki Rabbin meleklere: Ben yeryüzünde bir melek yaratacağım, dedi. Onlar: Bizler hamdinle sana tesbih ve seni takdis edip dururken, yeryüzünde fesad çıkaracak, orada kan dökecek birini mi yaratacaksın? dediler. Allah onlara: Sizin bilmeyeceğinizi ben bilirim, dedi." (Bakara: 2/30) Bir çok ayetlerden ve onları açıklayıp manaca destekleyen pek çok sahih hadislerden, her müslümanın melekler hakkında, aşağıda sıralanan özelliklerine inanması gerekmektedir: 1) Melekler, Allahu Teâlâ'nın yarattığı kullarıdır. Öyle ise onlar, Hak Teâlâ'nın haşa kızları, çocukları olmadıkları gibi, asla düşmanları da değildir (Putperest Arap müşriklerin ve eski din mensuplarının melekler hakkındaki sapık inançları hayalî olup batıldır). "Belki onlar, Allah'ın şerefli kullarıdır. Onlar Allah'ın sözünden önce söz söylemezler ve O'nun emrettiklerini (hemen) yaparlar." (el-Enbiya: 21/26-27) Onlar için erkeklik ya da dişilik gibi bir özellik söz konusu değil­dir. Buna rağmen cahiliyet döneminde meleklerin dişi olduğu ileri sü­rülü­yor, hatta onlara (haşa!) "Allah'ın kızları" deniliyordu. Allah (cc) bu yakı­şıksız is­nadları şu âyet-i kerimelerle reddetmiştir: "Onlar Rahman'ın kulları olan melekleri dişi sayıyorlar. Yoksa na­sıl ya­ratıldıklarını mı gördüler (!) Bu (yalan) şahitlikleri yazılacak ve sorgu­lana­caklardır." (Zuhruf: 43/19) "Şimdi de sor onlara: Rabbine kızlar da onlara oğlanlar mı (?!)" (Saffat: 37/149) 2) Allah Teâlâ'nın, devamlı alarm durumunda bulunan askerleri­dir­ler. Melekler, Allah'ın emirlerine harfiyen bağlıdırlar. O'na asla karşı gelmez ve isyan etmezler, herhangi bir yasağını çiğnemezler, günah işlemezler. Çünkü "İsmet" ve "Emanet" sıfatlarıyla muttasıfdırlar. Bütün meleklerin ortak özelliği; daima Allah'a hamd ve senada bulunmak, O'nu itaat ve ibadetle, tesbih etmektir. Meleklerin yaratılışında, insan gibi her iki cihete gidecek bir kabiliyyet olmadığı için daima hayır üzeredirler. Hayvani arzulardan uzak; günah ve hatalardan beridirler. Allah'ın kendilerine verdiği görevleri yaparlar, O'nun emrinin dışına çıkmazlar. Onların bu itaatları nuraniyyetinin ve safiyetin icabıdır. Şerre kabiliyetleri yoktur. "Onlar, Allah'ın emirlerine (isyan edip) karşı gelmezler ve emrolundukları şeyleri (aynen) yaparlar." (et-Tahrim: 66/6) "Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. O'nun katındakiler O'na ibadet etmekte (asla) kibir göstermezler ve (asla) yorulmazlar. Gece ve gündüz durmadan (yorulmadan) O'nu tesbih (ve takdis) ederler." (el-Enbiyâ: 21/19-20) "Belki onlar, Allah'ın şerefli kullarıdır. Onlar Allah'ın sözünden önce söz söylemezler ve O'nun emrettiklerini (hemen) yaparlar." (el-Enbiya: 21/26-27) "Onlar, üstlerindeki Rablerinden korkarlar ve kendilerine ne emrolunursa onu yaparlar." (Nahl: 16/50)
“Arş'ı yüklenen ve bir de onun çevresinde bulunanlar (melekler), Rablerini hamd ile tesbih ederler, O'na iman ederler. Müminlerin de bağışlanmasını isterler: Ey Rabbimiz! Senin rahmet ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O halde tevbe eden ve senin yoluna gidenleri bağışla, onları cehennem azabından koru! (derler).” (Mü’min: 40/7) Buhari ve İmam Ahmed’in rivayetine göre Rasulullah (s.a.v.) Cibril’e: “Seni, bizi daha fazla ziyaretten alıkoyan nedir?“ diye sordular, dedi ki: Hemen şu ayet nazil oldu: “Biz ancak Rabbinin emri ile ineriz. Önünüzde, arkanızda ve bunlar arasında onlan her şey ona aittir. Senin Rabbin unutkan değildir." (Meryem: 19/64)[3]    3) Melekler son derece güçlü, kuvvetli ve süratle hareket edebilen varlıklardır.[4] Meleklerin, nuranî mahiyetlerine uygun (yaptıkları iş ve vazifelerine göre) ikişer, üçer, dörder kanatları vardır. Bu husus, Allah kelâmı Kur'an ayetleriyle sabittir. Ancak; gâib (görülmeyen) âlemden olan, maddî kesafetten soyutlanmış, mahiyeti bilinmeyen melekleri kuşlar gibi kanatlı, maddî varlılar olarak tasavvur etmek, yanlış bir anlayıştır. Çünkü onlar Allahu Teâlâ'nın irade ve takdiri ile bizim gözlerimizle görülecek şekilde yaratılmamış, Kur’an-ı Kerim’de bu konuda açık bilgi verilmemiştir. Sözü edilen kanat, meleğin yaratılış gayesi ve nuranî mahiyeti ile bağdaşan, vazifelerini en süratli bir şekilde yerine getirmelerine delâlet eden manevî bir kanat, bir kuvvet ve iktidar sembolüdür. Bu söz, temsilî ve mecazî bir ifade tarzıdır. Nitekim, din ve dünya ilimlerine sahip olan bir kimseye, mecazen "zül-cenaheyn" iki kanat sahibi dendiği gibi; anaların çocukları için "şefkat ve merhamet kanatları"ndan bahsedilir. Hristiyanlar ise melekleri, bir kuş gibi kanatlı olarak düşünür ve tasvir ederler. Onların İslâm itikadından ayrıldıkları bir husus da budur. Çeşitli şekil ve biçimlere girmeye, çeşitli görünümler kazanmaya yapı­ları uygundur. Tahmin ve takdir edilemeyecek kadar güçlüdürler. Bu ba­kımdan insanın, sayı ve ölçü ile ifade edemeyeceği olağanüstü iş­leri yapmak üzere Allah tarafından görevlendirilir ve bu görevleri yine Allah'ın izniyle yaparlar. Onların biçimleri hakkında bir fikir vermesi bakımından (35'inci) Fatır Sûresi'nin birinci Ayet-i Kerime'si dikkat çeki­cidir. Bu sûreye ayrıca “Melâike Sûresi” de denir. "Gökleri ve yeri yoktan var eden, melekleri ikişer, üçer ve dörder kanatlı elçiler yapan Allah'a hamdolsun. O, yaratmada dilediğine (dilediğini) artırır. Muhakkak ki Allah her şeye kadirdir." (el-Fâtır: 35/1) 4) Kur'ân'a ve Sünnete göre melekler, gözle görülmeyen, nurdan (ışıktan) yaratılmış olmalarına rağmen, Cenab-ı Hak onlara, gerektiğinde diledikleri kesif cisimler ve insan şekline girerek görünme gücünü bağışlamıştır.[5] Ademoğlunun nitelendirildiği hiçbir vasıfla vasıflanamazlar. İnsan suretine ve diğer hissi suretlere bürünebilirler. Bu suretleri onlara asıl özelliklerini kaybettirmez. Harikulade güce sahiptirler. Melekler normal şartlarda gözle görülmezler. Peygamberler onları aslî suretleri ve büründükleri biçimleri ile görebilirler.[6] “Kitap’ta Meryem’i de an. Hani o, ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmişti. Meryem onlara karşı bir perde çekmişti. Derken biz ona ruhumuzu gönderdik de o, kendisine tastamam bir insan şeklinde göründü." (Meryem : 19/16-17) “Andolsun ki elçilerimiz İbrahim’e müjde getirdiler de selam (sana) dediler. O da (size de) selam, dedi ve beklemeden kızartılmış bir buzağı getirdi. Ellerini yemeğe uzatmadıklarını görünce, onları yadırgadı ve onlardan kalbine bir korku girdi. Dediler ki: Korkma. Çünkü biz melekiz. Lut kavmine gönderildik. O esnada hanımı ayakta idi (ve bu sözleri duyunca) güldü. Ona da İshak’ı, İshak’ın ardından da Yakub’u müjdeledik. (İbrahim’in karısı) vah halime! Ben bir kocakarı, bu kocam da bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım? Bu gerçekten şaşılacak bir şey, dedi. (Melekler) dediler ki: Allah’ın emrine şaşıyor musun? Ey ev halkı Allah’ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinizedir. Şüphesiz ki O övülmeye layıktır, iyiliği boldur." (Hud: 11/69-73) Ve sonraki ayetlerde Lut’un (a.s.) başına gelen hadiseler.    Ayrıca Peygamber (s.a.s), Cibril (a.s)'i insanlardan biri (Ashab'dan Dihyetü'l-Kelbî) suretinde gördüğünü meşhur Cibril hadisinde beyan etmiştir.[7] 5) Melekler nurdan yaratılmış varlıklardır. Erkeklik-dişilik, yemek-içmek, evlenmek, uyumak, yorulmak, usanmak, gençlik, kocalık… gibi beşeri hallerden uzaktırlar. [8] Melekler doğmazlar, doğurmazlar. Nasıl yaratıldıklarını, nasıl çoğal­dıkla­rını ve sayılarının ne kadar olduğunu ancak Allah Teâlâ bilir. Müslim’de Aişe’den rivayet edildiğine göre Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyuruyor: “Melekler nurdan yaratıldı. Cinler de halis ateşten yaratıldı. Adem de size vasfedilenden yaratıldı." 6) Melekler güzel kokulardan, güzel söz ve hareketlerden, Kur’an dinlemekten, ilim meclislerinde Allah’ın zikredildiği yerlerde bulunmaktan… hoşlanırlar. Soğan, sarımsak… ve benzeri kokulardan hoşlanmadıkları, yapılan fena bir hareketin, söylenen kötü bir sözün, dinin örtülmesini emrettiği bir tarafın açılmasının onlara eziyet verdiği hadis-i şeriflerde bildirilmiştir. 7) Gaybı, bilgisi sadece Allah'a ait bulunan konuları bilemezler. Onlar, Allah'ın tâlim ettiği hususları, öğrettiği kadarıyla bilebilirler. Kur'an-ı Kerim mutlak gayb bilgisinin Allah'a has olduğunu beyan etmekte ve O, bu bilgileri meleklerle bile paylaşmamaktadır. Nitekim Hz. Adem'in yaratılışını dile getiren ayetlerde melekler bunu itiraf etmişlerdir.[9]     [1] Nahl: 16/50; Enbiyâ: 21/27; Tahrim: 66/6. [2] Hûd: 11/70; Enbiyâ: 21/19-20; Saffat: 37/149-153; Zuhruf: 43/19; Müslim, Zühd: 10; Ahmed bin Hanbel, Müsned: IV/168. [3] Suyuti, Lübabü’n-Nükul fi Ashabi’n-Nükul: 408. [4] Bkz. Fâtır: 35/1; Hâkka: 69/17; Meâric: 70/4. [5] Hûd: 11/69-70; Meryem: 19/16-17; Hicr: 15/51-52; Zâriyât: 51/24-28; Buhâri, İman: 37; Müslim, İman: 1. [6] Bkz. A'raf: 7/27; İsrâ: 17/92-95; Tevbe: 9/26; Ahzâb: 33/9; Buhâri, İman: 37; Müslim, İman: 1; Ebû Dâvud, Sünnet: 15. [7] Buhârî, İman: 1; Müslim, İman: 1. [8] Bkz. Hûd: 11/70; Enbiyâ: 21/19-20; Saffat: 37/149-153; Zuhruf: 43/19; Müslim, Zühd: 10; Ahmed bin Hanbel, Müsned: IV/168. [9] M. Said Ramazan el-Butî, Kübrâ’l-Yakîniyyât el-Kevniyye, s. 271-278; Ali Arslan Aydın İslâm İnançları: 1/402-403; Ali Arslan Aydın, Şamil İslam Ansiklopedisi: 4/127; Ahmed Muhammed Davud, Akidetu’t-Tevhid, Ravza Yayınları: 53-54; A. Lütfi Kazancı, İslam Akaidi, Marifet Yayınları: 92-93; Ahmed Kalkan, Kur’an Kavram Tefsiri.


Son takip: 22.11.2020 - 04:11
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· Fezanın Kısmî Fethi · Demokrasinin Sonu Anarşidir · Tefrika; İhtilâfın Şiddetle Haram Olan Şekli · Sinoptik İnciller · Ve En Büyük Fesad Yolu; Düzen · Allahu Ekber; En Büyüklük İlânı! · Allah’ın Âyetlerinden Yüz Çevirmek · Ana-Babaya Buğz. · b- Kötülüğün Cezâsı Kötülüktür; Bir Günah İşleyen Sadece Onun Kadar Cezâlanır · Helâkten So a · Soğan Sarmısak ya da Kötü Kokulu Bir Şey Yiyen Kimsenin Camiye Gelmesi · Günahın Cezâsı ve Günahtan Kurtulma. · Kırklar · Gerilla Savaşı (Guerilla Warfare) · Rasûlullah’ın Sünnetinde İstişâre ve Konuyla İlgili Hadis-i Şerifler İstişârenin Önemi ve İstişâre Emri · İnsanların Peygamberlere İhtiyacı · Günümüz ve Yalan Dolan... · Mihâl · İnfak, Zekât ve Her Türlü Cömertlik, Ferdi/Kişiyi Maddeperestlikten Korur; Kalpteki Dünya Sevgisine Karşı Bir İlâç Olur · 5) Uydurma Yoluyla
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber