sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· İslam’a Göre Din Gerçeği
· 2- İddetini Doldurmamış Kadınlar
· Mısır'dan Çıkış
· Tevrat'ın Nüshaları
· Kitab-ı Mukaddes
· Orucun Şartları
· Bu İsimleri Bilmenin Faydaları
· Cezâ Tedbiri
· Kızlarağası
· İkon
· Athene
· Kurşun Dökmek
· Allah’ın İsmi Olarak Şehid
· 3) Büyük Cehâlet
· Allah ve Rasûlü’nden Geldiği Kesinlikle Sâbit Olan Nasslara, Hükümlere Bir Bütün Olarak Tümüne İnanmamak

Son Okunanlar
· Muhkem ve Müteşâbihin Mâhiyeti Hakkında Çeşitli Görüşler
· Sularla İlgili Kütüb-i Sitte Hadis Kaynakları
· Şeyhu’l-kurrâ
· k- Cenneti Kazandırması
· Kur'ân-ı Kerim'de Vahdet Kavramı
· İman Esasları
· Tevbe Konusuyla İlgili Ayet-i Kerimeler
· Ölüme Hazır Olmak
· b- Endâda Tâbi Olup Allah'a İtaat Eder Gibi İtaat Etmek .
· Oruçluya Mekruh Olmayan Şeyler



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Muhkem ve Müteşâbihin Mâhiyeti Hakkında Çeşitli Görüşler

Muhkem ve Müteşâbihin Mâhiyeti Hakkında Çeşitli Görüşler
Muhkem ve Müteşâbihin Mâhiyeti Hakkında Çeşitli Görüşler   Kur’an ile ilgili kavramsal inceleme ve tartışma konularının en önemlilerinden birisini müteşâbih kavramı oluşturmuştur. Gerek Kur’an ilimlerinin bir bölümü olarak, gerekse tefsirlerde -özellikle Âl-i İmrân, 7. âyetinin yorumu münâsebetiyle- üzerinde geniş olarak durulmuş olan bu kavrama dair elimizde oldukça zengin bir malzeme bulunmaktadır. İlgili âyette (3/Âl-i İmrân, 7) açıkça görüldüğü üzere, Kur’an’ın âyetleri muhkem ve müteşâbih olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Muhkem ve müteşâbih ile ne kastedildiğine gelince, İslâm âlimleri bu konuda birbirinden farklı pekçok görüş serdetmişlerdir. Reşid Rızâ, el-Menâr’da bu görüşleri on madde halinde özetle sunar: 1. İbn Abbas’tan da rivâyet edildiği söylenen bu görüşe göre muhkemden kastedilen 6/En’âm, 151-152. âyetleridir ki, bu âyetlerde yahûdilerin uymakla yükümlü oldukları ve On Emir diye bilinen hususlara işaret edilmektedir. Müteşâbihler ise, sûre başlarındaki hurûf-ı mukattaadır. Zira yahûdiler bu harflere ebced hesabını uygulayarak İslâm ümmetinin ömrünü belirlemek istemişlerdir. 2. Muhkem nâsih, müteşâbih ise mensuh âyetlerdir. Bu görüş, İbn Abbas ve İbn Mes’ud’dan rivâyet edilmiştir. 3. Muhkem -Allah’ın birliği, kudreti ve hikmeti gibi- delili açık olan hususlardır. Müteşâbih ise mânâsını anlamak için tedebbür ve teemmüle gerek duyulan hususlardır. 4. Muhkem açık veya kapalı olsun, herhangi bir delile dayanılarak bilinebilecek hususlardır. Müteşâbih ise, -kıyâmetin ne zaman kopacağı ve amellere ne kadar sevap veya günah terettüb edeceği gibi- bilinmesi mümkün olmayan hususlardır. 5. Muhkem, helâl ve haramlarla ilgili âyetlerdir; bunların dışandakiler ise müteşâbihi oluştururlar. Bu görüş Mücâhid’den nakledilmiştir. 6. Muhkem, tek bir yoruma müsâit olan âyetler, müteşâbih ise birden fazla yoruma müsâit olan âyetlerdir. Bu da Muhammed bin Câfer bin ez-Zübeyr’den nakledilmiştir. Burada muhkem “nass” anlamında, müteşâbih ise onun mukabilinde kullanılmıştır. 7. Muhkem ve müteşâbih ayrımı, kıssalarla ilgilidir. Muhkem, tafsilâtlı olarak anlatılan kıssalardır. Müteşâbih ise sûreler içerisinde tekrar edilen kıssaların lafızlarındaki muğlaklıktır.
8. Muhkem, açıklamaya ihtiyacı olmayan âyetler; müteşâbih ise, bunun aksi özellikteki âyetlerdir. Bu görüş ise Ahmed bin Hanbel’den nakledilmiştir. 9. Muhkem, amele konu olan âyetler, müteşâbih ise amelle değil; imanla ilgili olan âyetlerdir. Bunu İbn Teymiyye zikretmiştir. 10. Müteşâbihten kastedilen Allah’ın sıfatlarıyla ilgili âyetlerdir. Bunu da İbn Teymiyye zikretmiştir (Reşid Rızâ, el-Menâr, 1. Baskı, Ofset, Beyrut, c. 3, s. 163-165) Bu görüşlere ilâve olarak, müteşâbihler konusunu sistemli bir biçimde ele almaya özen göstermiş olan Râgıb el-İsfehânî (502/1108) şöyle der: “Kur’ân-ı Kerim’de müteşâbih ya lafız, ya da mânâ yönünden başkasına benzemesi sebebiyle tefsiri müşkil olandır.” Fukahâ, müteşâbihi, “kendisinden zâhirî mânâsı kastedilmeyen” diye tanımlamışlardır. Bunun hakikati şudur: Âyetler, birbirlerine karşı durumları açısından üç çeşittir:  Mutlak olarak muhkem olanlar, Mutlak olarak müteşâbih olanlar, Bir yönden muhkem ve bir yönden müteşâbih olanlar. Müteşâbihler de üç çeşittir: Sadece lafız yönünden müteşâbih olanlar, Sadece mânâ yönünden müteşâbih olanlar, Her iki yönden müteşâbih olanlar. Lafız yönünden müteşâbih olanlar da iki çeşittir. Bunlardan biri, müfred lafızlarla ilgili olup bu, ya “el-eb” ve “yunzefûn” kelimelerinde olduğu gibi lafzın garip oluşu yönünden müteşâbihtir. Ya da, “el-yed” ve “el-ayn” kelimelerinde olduğu gibi lafzın birden fazla mânâya kullanılması yönünden müteşâbihtir. Lafız yönünden müteşâbihliğin diğer çeşidi ise, cümle ve terkiple ilgilidir. Bu nevi müteşâbih de üç çeşittir: a- Sözün muhtasar -kısa- oluşundan kaynaklanan müteşâbih: “Şayet yetimler hakkında adâleti yerine getirme husûsunda endişe ediyorsanız, size helâl olan kadınlardan ikişer, üçer, dörder alın...” (4/Nisâ, 3) âyetinde olduğu gibi. b- Sözün uzatılmasından kaynaklanan müteşâbih: “Leyse kemislihî şey’un -(Allah’ın) benzeri hiçbir şey yoktur-.” (42/Şûrâ, 11) âyetinde olduğu gibi. Çünkü “leyse misluhû şey’un” denilmiş olsaydı, muhâtap açısından mânâ daha açık olurdu. c- Sözün dizilişinden (takdim-te’hirden) kaynaklanan müteşâbih: “El-hamdu lillâhi’llezî enzele alâ abdihi’l-kitâbe ve lem yec’al lehû ıvecen kayyimen -Hamd Allah’adır ki O, kuluna Kitabı indirdi ve ona hiçbir eğrilik koymadı, dosdoğru (bir kitap) olarak...-” (18/Kehf, 1) âyeti buna misal olarak verilebilir. Âyetin takdiri (takdim-te’hirsiz şekli) şöyledir: “... el-kitâbe kayyimen ve lem yec’al lehû ıvecen” Mânâ yönünden müteşâbihler ise, Allah’ın sıfatlarıyla kıyâmet gününün vasıflarından bahseden âyetlerdir. Çünkü duyularımızla algıladıklarımızın cinsinden olmayan şeyleri tasavvur edemeyiz. Allah’ın sıfatlarıyla âhiret tavsifleri de bu cinsten olup, bizce tasavvur edilmeleri mümkün değildir. Hem mânâ, hem de lafız yönünden müteşâbih olanlara gelince, beş çeşittir: a- Âmm ve hâss lafızlarda olduğu gibi, kemiyet yönünden müteşâbih olanlar. “Ve kaatilu’l-müşrikîne (müşrikleri öldürün)” (9/Tevbe, 36) âyetinde olduğu gibi. (Müşriklerden maksat, bütün müşriklerin mi, yoksa belli bir kısmının mı öldürülmesinin emredildiği meselesi müteşâbihtir. -Müşriklerin tamamı değil; antlaşmalara riâyet etmemiş bazı müşriklerin öldürülmesi emredilmektedir-)  b- Vücub ve nedb ifâde edenlerde olduğu gibi, keyfiyet yönünden müteşâbih olanlar: “...Size helâl olan kadınlardan ikişer, üçer, dörder alın...” (4/Nisâ, 3) âyeti böyledir. (Burada müteşâbihlik, “evlenin” emriyle vücûbun mu, nedbin mi, yani evlenmenin vâcip/farz mı, yoksa tavsiye edilen bir mendup mu olduğunun anlaşılması gerektiği meselesidir.) c- Nâsih ve mensuhta olduğu gibi, zaman yönünden müteşâbih olanlar. Meselâ: “Ey iman edenler! Allah’tan O’na yaraşır biçimde korkun...” (3/Âl-i İmrân, 102) âyeti böyledir. d- İndiği mekân hakkında, indiği meseleler açısından müteşâbih olanlar. Meselâ: “Evlere arkalarından girmek iyilik değildir...” (2/Bakara, 189) âyetiyle, “Nesî/ertelemek, küfürde daha ileri gitmektir.” (9/Tevbe, 37) âyeti böyledir. (3/Âl-i İmrân, 102. âyetinin nüzul sebebi konusunda Buhârî ve Müslim’in naklettikleri bir habere göre Ensâr, haccedip Medine’ye döndükleri zaman, evlerine kapılarından değil de arka tarafından girerlerdi. Âyette bu geleneğin bir yararının bulunmadığı ifâde edilmiştir -Bkz. Buhârî, Umre 18; Müslim, Tefsir 23-. Son âyetle ilgili olarak şu bilgilere ihtiyaç vardır: Araplar, câhiliyye döneminde kimi çıkarlarını korumak için haram ayların yerlerini değiştirirlerdi). Arapların câhiliyye dönemindeki bu gelenekleri bilinmeden bu âyetler anlaşılamaz. e- Fiilin, kendileriyle sıhhat bulduğu ya da bâtıl olduğu şartlar açısından müteşâbih olanlar. Namaz ve nikâhın şartlarında olduğu gibi. El-İsfehânî, anlaşılıp anlaşılmamaları açısından da müteşâbihleri üç kısma ayırır: a- Bir kısmını bilmeye imkân yoktur. Kıyâmetin kopma zamanı, Dâbbetu’l-Arz’ın çıkış zamanı, Dâbbenin keyfiyeti vs. gibi hususlar bunlardandır. b- Bir kısmının insanlar tarafından bilinmesi mümkündür. Garîb lafızlarla, kapalı hükümler böyledir. c- Üçüncü kısmı da iki grup arasındadır. İlimde derinlik sahibi olanlardan sadece bazıları onların hakikatini bilebilirler, başkaları bilemezler. Rasûlullah’ın (s.a.s.) Hz. Ali için söylediği: “Allah’ım! Onu dinde fakîh kıl ve ona te’vili öğret” sözüyle, İbn Abbas için söylediği benzeri sözü, bu çeşit müteşâbihe işaret etmektedir (Râgıb el-İsfehânî, el-Müfredât, s. 254).  Râgıb’ın bu anlattıklarından şunu çıkarıyoruz: Bazı müteşâbihlerin müteşâbihlikleri geçicidir. Durumları açıklığa kavuştuktan sonra, müteşâbih olmaktan çıkarlar. Bir kısmı da sürekli müteşâbihtir. Geleceğe dâir haberler bunlardandır.                   


Son takip: 03.06.2020 - 11:59
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· f- Allah Hakkında Kötü Zanda Bulunan Münâfık ve Müşrikler · b- Allah Adı Anılmadan Kesilen Hayvanların Etini Yemek · a- Savaştan Önce · Nakşîbendîliğin, Toplumsal Yaşam Üzerindeki Etkileri · Orucun Yasakları · Vahdet-i vücud · Vedîanın Hükümleri · 2) Allah'tan Başkaları Adına edilen Yeminler · d) Tevekkül Edenin, Tasarruf Ettiği Hususlarda Vekaletin Caiz Olduğu Alanlarda, Başkasını Vekil Tayin Etmek Suretiyle Tevekkül Etmesi · Savaş Esirleri Konusunda Kur’an’ın Direktifi · Takıyye; Düşman Kâfirlerden Gelecek Tehlikeden Dolayı Farklı Görünme . · 8- Teknoloji Yoluyla Fesad · Rabb Olmanın Üç Özelliği · Nefis ve Ruh · 15. Cennet Nimetlerini ve Cehennem Azabını Düşünmek; Ölümü Hatırlamak · Kur’an’da Batıl · BESMELE . Besmele; Anlam ve Mâhiyeti · İkram ve İyilikte Öncelik Hakkı · 2- Sıfat-ı Selbiyye (Tenzihat) · 2) İstiâne (Yardım Dilemek)
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber