sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· Cehâlet
· Burçlar
· Ticâret/Alış-Veriş; Anlam ve Mâhiyeti
· Kutb (kutub)
· Cennet Hakkındaki Bazı Batıl Düşünceler
· DÜNYA ..
· EHL-İ KİTAP .
· Hıristiyanların inançla ilgili İslâm’a aykırı görüşleri
· Bu İsmi Bilmenin Faydaları
· Bevvâb
· Homer (Homeros)
· Mürid
· İnkarci Kavimler
· 2. İstişârenin Şekli
· Kıtmîr

Son Okunanlar
· Benzeşenler
· a- Ehl-i Sünnet Anlayışına Göre Teklif
· Sevgi, Hürmet ve Bağlılık Yönüyle Şirk. Bir İnsanı veya Nesneyi, İdeolojiyi Aşırı Şekilde Severek Putlaştırmak
· Tefsirlerden İktibaslar
· Hadis-i Şeriflerde İhlâs Kavramı
· Hadis-i Şeriflerde Ticâret Kavramı
· a- Bedeni Yeterlilik
· KİTABI DERLEYENLERİN ÖNSÖZÜ
· Cinler Kaybolan Ya da Çalınan Şeyleri Bilebilir mi?.
· Yahova



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Benzeşenler

Benzeşenler
Benzeşenler   Tarihî Arka Plan: Ebced sistemini tarihte ilk kullananların Yahûdiler olduğunu biliyoruz. Bu sistemle yapılan şey, bazı harflerin sayısal karşılıklarının toplanmasından ibârettir. Kur’ân’ın inişi henüz tamamlanmamıştır. Yahûdiler, bazı sûrelerin başındaki mukattaa harflerinin sayısal değerlerini ebced sistemi üzere toplarlar. Buldukları rakamdan da, İslâm ümmetinin çok kısa bir süre yaşayacağı sonucuna varırlar. Daha sonra da Hz. Peygamber’e gelerek bu konuyu tartışırlar. İşte bu olay üzerine, Âl-i İmran Sûresinin ilk bölümü indirildiği söylenir. Ancak bu rivâyet otoritelerce zayıf görülmektedir. Bu konuda sağlam görülen bir rivâyet vardır. O da Hıristiyanlarla alâkalıdır. Kuzey Yemen’in verimli topraklarında büyük bir medeniyet yükselmiştir. Burası Hıristiyan Necran’dır. Bütün Yemen bölgesine Hıristiyanlığı yayanlar işte bu Necranlı ticaret adamlarıdır. Necran’da,  nüfusun çoğunluğunu Hıristiyanlar oluşturmaktadır. Altmış kadar binitli bir heyet; eşraf, yönetici, piskopos ve âlimleri ile birlikte Medîne’ye gelirler. Bunlar inançlarına o kadar bağlıdırlar ki âlimlerinden birinin adı Abdu’l-Mesîh’tir. Yani, İsâ’nın Kulu. Bu heyette Hıristiyanlığın üç farklı görüşü temsil edilmektedir. Bu görüşlerin temsilcileri (Bunlar; Ebû Hârise, Abdu’l-Mesîh ve el-Ayhem’dir.) Hz. Peygamberle tartışmak isterler. Konuları, kendi Tanrı anlayışlarının, sonuçta Kur’ân-ı Kerîm tarafından da onaylandığı yolundaki iddialarıdır.
Necranlılar derler ki; Hz. İsâ, yeryüzündeki kimselerden herhangi birisi gibi değildi. Çünkü onun bilinen bir babası yoktu. Ayrıca daha beşikte bir bebek iken de konuşmuştu. Bütün bunları, Kur’ân’da da görüyoruz. (“Beşikte ve yetişkin iken insanlarla konuşuyordun.” 5/Mâide, 110. “Beşikte ve yetişkinlikte insanlara konuşacak ve iyilerden olacaktır.” 3/Âl-i İmrân, 46; ayrıca bkz. 19/Meryem, 29.) Bu nedenle, onun Allah’ın oğlu olduğunu kabul etmeniz gerekir. Oysa Kur’ân’a göre, babasız yaratılan sadece İsâ değildir. Onun durumu, ilk insanın yaratılışına benzetilir: “Allah katında İsa'nın durumu kendisini topraktan yaratıp sonra ol demesiyle olmuş Adem'in durumu gibidir.” (3/Âl-i İmrân, 59). Necranlı heyetin bir başka iddiaları da şudur. Kur’ân, Tanrının eylemlerini bazen; ‘Yaptık, yarattık, indirdik...” (“Nitekim Biz size, âyetlerimizi okuyacak, sizi her kötülükten arıtacak, size Kitabı ve hikmeti öğretecek ve bilmediklerinizi bildirecek aranızdan bir Peygamber gönderdik. Artık Beni anın, Ben de sizi anayım; Bana şükredin, nankörlük etmeyin. Ey inananlar! Sabır ve namazla yardım dileyin. Allah, muhakkak ki sabredenlerle beraberdir.” 2/Bakara, 151-153) gibi çoğul fiillerle anlatmaktadır. (Bu anlatımlar, bir kralın elçisini huzuruna çağırıp ona talimat verirken kullandığı çoğul ifadelere benzer. Krallar sıradan insanlar gibi konuşmazlar. ‘Ben diyorum ki” biçiminde söz söylerken, aniden üslup değiştirerek; “Biz diyoruz ki”, yahut “Kral diyor ki” biçiminde devam ederler. Kralın yanındakiler bu durumu anlar. Diğerleri de zaten her şeyi bilmek ihtiyacında değillerdir. Bkz; M. Hamidullah, adı geçen eser,  Introductıon, Beyrut, 1973.) Eğer Tanrı tek olsaydı, böyle çoğul değil, ‘Yaptım, yarattım, indirdim...” gibi tekil ifadeler kullanılırdı. Kur’ân’da; Melik/Kral olarak nitelenen Allah’ın zâtının kast edildiği  zamirler; O, Ben ve Biz biçiminde üç ayrı kullanım gösterir. İlâhî nimet, itaat, ibâdet, hidâyet, duâ, küfür, kibir ve fısk gibi; ulûhiyet, ubûdiyet ve tevhidin vurgulandığı yerlerde tekil olan ‘O’ ve ‘Ben’ zamirleri kullanılır. “Allah, O'ndan başka tanrı olmayan, kendisini uyuklama ve uyku tutmayan, diri, her an yaratıklarını gözetip durandır.” (2/Bakara, 255; ayrıca bkz. 7/A’râf, 6, 29, 45).  Ama, yaratma, inşâ etme, diriltme, yaşatma, indirme, okuma ve gönderme gibi olaylar ve bu olayların sebepleri kast ediliyorsa, çoğul olan ‘Biz’ zamiri kullanılır. “Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.” (80/Abese, 26; ayrıca bkz. 15/Hicr, 9, 26, 66). Fakat eğer bu tür âyetlerde itaat, ibâdet, tevhit ve imana dikkat çekiliyorsa yine tekil olan ‘Ben’ zamiri kullanılır. “Elinizde bulunan Tevrat'ı tasdik ederek indirdiğim Kuran'a inanın” (2/Bakara, 41; ayrıca bkz. 5/Mâide, 11; 2/Bakara, 33). Bu hususta bir mukayese açısından şu bölüm ilginçtir. Art arda gelen üç âyette her üç zamir de yukarıda yapılan tespitle uyumlu kullanılmıştır: “Nitekim Biz size, âyetlerimizi okuyacak, sizi her kötülükten arıtacak, size Kitabı ve hikmeti öğretecek ve bilmediklerinizi bildirecek aranızdan bir Peygamber gönderdik. Artık Beni anın, Ben de sizi anayım; Bana şükredin, nankörlük etmeyin. Ey inananlar! Sabır ve namazla yardım dileyin. Allah, muhakkak ki sabredenlerle beraberdir.” (2/Bakara, 151-153). Yine; bir âyet indirilmesini anlatan şu ifade çoğul zamirle, fakat devamında ıkâb kelimesiyle öteki hayattaki azabı hatırlatan bölüm tekil zamirle gelmiştir. “Onlar da âyetlerimizi yalanladılar. Allâh da onları günâhlarıyla yakaladı. Allah’ın ıkâbı çetindir” (3/Âl-i İmrân, 11). Oysa aynı anlamdaki ve hemen hemen aynı kelimelerden oluşan şu âyette, aynı zamanda bu hayattaki azap da mevzû bahis olduğundan, helâk durumunu bildiren zamir çoğul getirilmiştir. “Rablerinin âyetlerini yalanlamışlardı; Biz de onları günâhlarıyla mahvetmiştik ve Firavun âilesini boğmuştuk.” (8/Enfâl, 54). Demek ki Hz. İsâ’nın üçün üçüncüsü yani Baba, Oğul ve Ruhu’l-Kudüs gibi üç uknumdan birisi olduğunu Kur’ân da onaylamış bulunuyor. (Oysa Kur’ân, onların bu inancını bir küfür olarak niteler; “Allah, üçün üçüncüsüdür’ diyenler elbette kâfir olmuşlardır. Yalnız bir tek tanrı vardır, başka tanrı yoktur.” (5/Mâide, 73). “Ey Kitap ehli, dîninizde taşkınlık etmeyin ve Allah hakkında gerçek olmayan şeyleri söylemeyin! Meryem oğlu Îsâ Mesîh, sadece Allah’ın elçisi, O’nun Meryem’e attığı kelimesi ve O’ndan bir ruhtur. Allah’a ve elçilerine inanın, (Allah) ‘üçtür’ demeyin. Kendi yararınıza olarak buna son verin.” (4/Nisâ, 171) Necranlılar, bundan daha da ileri giderek şunu söylerler; “Kur’ân’da, Hz. İsâ’nın Allah’ın kelimesi  (3/Âl-i İmrân, 45) ve ondan bir rûh (4/Nisâ, 171) olarak nitelendiğini, körleri ve alaca hastalarını iyileştirdiğini, ölüleri dirilttiğini, çamurdan kuş yaparak ona can verdiğini ve gaybı bildiğini (3/Âl-i İmrân, 49; 5/Mâide, 110) görüyoruz. Böyle bir kimse de Allah’tan başka birisi olamaz.” Hz. Peygamber Necran heyetini dinler ve onları cevaplandırır. Tartışmada karşılıklı konuşmalar olmuştur. Bu diyologun son bölümü şöyledir; Sözcü: Sen İsâ’nın, Allah’ın kelimesi olduğunu bilmiyor musun? Hz. Peygamber:  Evet, öyle biliyorum. Sözcü:  Allah’tan bir ruh olduğunu zannetmiyor musun? Hz. Peygamber:  Evet, öyle biliyorum. Sözcü: Eh bu da bize yeter. İşte bu olay ve bu konuşmalar üzerine, üçüncü sûrenin yedinci âyeti Peygambere nâzil olur.  (F. er-Râzî a.g.e. Âl-i İmrân Sûresi ikinci âyetin tefsiri. Rivâyet için bkz; es-Sîratü’n-Nebeviyye, İbn’u Hişâm (Mütercim; Yusuf Velişah Urulgiray) Riyad 1985, Cilt II. S. 287-296. et-Taberî Muhammed b. Cerîr, Câmiu’l-Beyân an Te’vîli Âyi’l-Kur’ân.  Fahruddîn er-Râzî, et-Tefsîru’l-Kebîr ilgili âyet. Burada bir hususu belirtmekte yarar vardır. Üçüncü Sûrenin nüzûlü, doksan dördüncü sıradadır. Bu da yaklaşık olarak Hz. Peygamberin Medîne’deki ilk yıllarına tekabül eder. Necranlı heyetin Medîne’ye gelişi ise heyetler yılı denilen dokuzuncu yılında olmalıdır. (Bu duruma dikkat çeken Seyyid Kutup, yukarıdaki rivâyete ihtiyatla yaklaşır. Bkz. Fî Zilâli’l-Kur’ân, 3/Âl-i İmrân, 7. âyetin tefsîri.) Bu durumda, Sûrenin ilk bölümündeki bu âyetin ilk muhâtapları, Yahûdîler de Necran heyeti de olmayabilir. Eğer bu rivâyetlerde anlatılanlar, Sûrenin bu ilk bölümü nâzil olduktan daha sonra meydana gelmiş olaylar ise, bu durumda yedinci âyetin kitabın bir kısmını alıp bir kısmını terk etmede Yahûdi ve Hıristiyanlara benzeyen başkaları için inmiş olduğunu düşünebiliriz. Rivâyetçiler de daha sonra bu olaylara tanık olunca onları nüzul sebebi kapsamına almış olabilirler. O zaman yukarıda nüzul sebebi diye anılan olaylara bir çeşit tefsir olarak bakabiliriz.) Görülüyor ki Hıristiyanlar, İncil’deki Hz. İsâ ile ilgili pasajlarla benzeşen Kur’ân âyetlerini ele alarak sadece onlara inanıyorlar. Bu bize yeter diyerek çekip gidiyorlar. İncil’deki bazı sözlerle benzeşen Kur’ân âyetleri şunlardır; “Mesih, Allah'ın elçisi, Meryem'e ulaştırdığı kelimesi ve kendinden bir ruhtur.” (4/Nisâ, 171). "Ey Meryem! Allah sana, Kendinden bir kelimeyi müjdeler..." (3/Âl-i İmrân, 45) Fakat Hıristiyanlar, bu konudaki şu muhkem âyete bakmıyorlar; “Îsâ’nın durumu, Âdem’in durumu gibidir: Onu, topraktan yarattı, sonra ona ‘ol!’ dedi, artık olur...” (3/Âl-i İmrân, 59). Bizim muhkem gördüğümüz bu âyet, yedinci âyetle birlikte, aynı sûrede ve aynı bölümde nâzil olmuştur. Bunun anlamı şudur. İsâ peygamberin yaratılışı ile ilgili bu muhkem hükme bakmadan, fitne için sadece İncil’deki sözlerle benzeşenlere uyanlar kalplerinde eğrilik bulunanlardır. Bilinmelidir ki, bütün oluş Allah’ın ‘Ol’ kelimesine bağlıdır. Yani her oluş bir kelime iledir. Hz. İsâ da Allah’ın diğer kelimelerinden biridir. Ayrıca şu da bilinmelidir ki bütün insanların yaratılışında Allah’ın ruhu bulunmaktadır. Yani sadece İsâ’da değil, her insanda Allah’ın rûhu vardır. Şu âyetler bu hususu açıklamaktadır; "Rabbımın kelimeleri tükenmeden önce deniz tükenir.” (18/Kehf, 109. “Ona (insana) kendi ruhundan üfledi.” (32/Secde, 9)  


Son takip: 22.08.2019 - 11:37
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· Râbıta Kavramının Yozlaştırılması · Cehâlet · Burçlar · Kutb (kutub) · DÜNYA .. · EHL-İ KİTAP . · Hıristiyanların inançla ilgili İslâm’a aykırı görüşleri · Bu İsmi Bilmenin Faydaları · Bevvâb · Homer (Homeros) · ZÜ'L-İNTİKAM-MUNTAKİM · İlim Kelimesi Anlam ve Mâhiyeti · Sabrın Sözlük Anlamları · Gerçek Yaşam Bu Dünyadaki Değildir · Savaş Hali · Sözlerin En Güzeli Olan Kitap’ta “En Güzel Söz” Diye Tanımlanan “Dâvet”in Usûlü · Terim Anlamı · i- Fâiz · Bu Din Benim Dinim Değil! · Davud'un Hangi Oğlu Hz. İsa'nın Atasıdır?.
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber