sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· İslam’a Göre Din Gerçeği
· Mısır'dan Çıkış
· Orucun Şartları
· Athene
· Allah’ın İsmi Olarak Şehid
· Misvak ve Diş Temizliği
· Câhiliyyenin Bir Başka Yönü
· Câhiliyye
· 2- İddetini Doldurmamış Kadınlar
· Tevrat'ın Nüshaları
· İkon
· Kitab-ı Mukaddes
· 3- Toplumda Tevhid
· 10. Haset Etmez.
· g- Yemin

Son Okunanlar
· Hâfıza/Bellek ve Geliştirme Teknikleri
· Fâsık Kime Denir? .
· Konuyla İlgili Geniş Bilgi Alınabilecek Kaynaklar
· Sihir/Büyü
· Ana Babaların Çocuklar Üzerindeki Hakları  (Evlâtların Ebeveynlerine Karşı Görevleri)
· a- Kadının Âiledeki Görevleri
· İslâm Ümmetinin Özellikleri
· Bekçi
· Az Yemenin Dindeki Önemi ve Faydaları
· Âile Bireyden Cemaate, Düzensizlikten Nizâma, Günahlardan İbâdete Geçiş .



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Hâfıza/Bellek ve Geliştirme Teknikleri

Hâfıza
Hâfıza/Bellek ve Geliştirme Teknikleri   Hâfıza (Bellek), insanın bilgi ve hâtıralarını saklaması, gerektiğinde hatırlaması yeteneğidir. Hâfıza, psikolojinin temel elemanlarından birisidir. Hâfıza olmadan zekâ, ne yapacağını bilmez bir karışıklık içinde olur; rasyonel hareket etmekten yoksun, ne dediğini, ne yaptığını ve ne öğrendiğini hatırlayamaz bir durum ortaya koyar. Hâfızadaki  bilgilerin  unutulması,  başlangıçta hızlıdır, sonra zaman içinde logaritmik bir ölçüye göre sâbit kalmaya meyillidir. İnsanda iki çeşit hâfıza vardır: Kısa ve uzun süreli hâfıza. Kısa süreli hâfıza, alıştırma yapılmadıkça uzun süreli hâfızaya girmez. Meselâ bir tanışma esnasında bir isim söylenilir; ama bu ismin ileride hatırlanabilmesi için tekrar edilmesi, zihnin zorlanması gerekir. Hâfıza üzerinde yapılan birçok araştırma, görme ve işitme üzerinde yoğunlaşmıştır. Bu özel bellek sistemleri içinde, koku hâfızasının da önemli bir rolü vardır.   İnsan beyni, hassas bir mekanizma olmasına rağmen, son derece dayanıklı ve uzun ömürlüdür. Aynı zamanda tasavvur edildiğinden daha faydalı bir organdır. Beynin düşünme, hâfıza ve şuur üstü faâliyetlerini içine alan kısmında 10-12 milyon hücre vardır. Her hücre birbirlerine elektro kimyasal haber taşıyan ince uçlarla bağlı bulunmaktadır. Düşünce ve hâfızanın bu elektrik akımlarının yolculuğuyla yakından ilgisi vardır. Bilim adamları “dimağ yorgunluğu”, “zihin doluluğu” gibi halleri kabul etmezler; uzun süren zihnî çalışmalar neticesinde yorulan, beynimiz değil; gözlerimiz, boynumuz, sırtımızdaki kaslar veya vücudumuzun diğer kısımlarıdır. Beynimiz, hiç yorulmadan devamlı çalışacak güçtedir. Zihin yorgunluğu denen şey, genellikle dikkatsizliktir, sıkıntıdır; dikkatimizin dağılmasına engel olacak kuvveti kendimizde bulamayışımızdır. Yaş ilerledikçe beyinde öğrenme kabiliyetinde azalma olacağı nazariyesi de bugün bilimsel olarak çürütülmüş bulunmaktadır. Ölen beyin hücreleri yerine yenileri gelmez. İnsanlar ihtiyarladıkça; bedenî ve bir dereceye kadar da zihnî güçlerini kaybettikleri doğrudur. Tıbbî olarak her iki halde de bu çok karışık fizyolojik mekanizmaların çeşitli kısımlarında bir seri yıkılma ve yıpranmalar neticesinde bozukluklar meydana gelmektedir. Bu bozukluklar tek başlarına tehlike teşkil etmemelerine rağmen, hepsinin birden etkisi, ciddî olabilmektedir. Yaş ilerledikçe beynin ârızalanması, oksijen ve glikoz taşıyan kan dolaşımı azaldığı içindir. Gençlikteki hâtıraların daha canlı olarak hatırlanması, dolaşım sisteminin daha iyi çalıştığı zamanlarda beyne işlenmiş olmasındandır. Bu sebepten ihtiyarlar, gençliklerinde olan şeyleri, yakın geçmişte olanlardan daha iyi hatırlarlar. Dimağımızda yaptığımız her terkip, her tahlil bir çalışma sayılır. Beyin çalıştırıldığı zaman kuvvetlenir, çalıştırılmadığı zaman zayıf kalır. Mantığımızı işlettiğimiz nisbette yeni hükümlere varma gücümüzde artma olacaktır. Ancak işleyen demirin ışıldadığı gibi, hâfıza da idmanla, egzersizle gelişmektedir. Gelişmiş bir belleğe sahip insanlar, zihinlerinde hayalleri bütün teferruatına kadar depo ederler, ihtiyaç duydukları an ise, derhal ve aynen ortaya çıkarırlar. Kuvvetli hâfızaya sahip kişiler bir bakışta her şeyi zihinlerine işleyebilmektedirler. Onların gözleri mercek gibi çalışıp fotoğraf makinesinin resim çektiği gibi yazıları, resimleri, şekilleri hâfızalarına nakşederler. Kendilerine sorulduğunda; kelimeleri, resimleri, şekilleri zihinlerinde belirgin olarak “gördüklerini” ifade etmektedirler. Beynin, hâtıraları nasıl sakladığı, bugün hâlâ tam olarak açıklanamamıştır. Hâfıza, bilim adamlarınca, insanın esrârı kolay kolay anlaşılamayan yeteneklerinden biridir. Bazı bilim adamlarına göre; hâfızanın her bir parçası, yüzlerce, binlerce hücreden meydana gelmiştir. Birbirine ince uçlarla bağlı ilmikler bulunmakta ve ilmiklerde elektrik akımları dolaşmaktadır. Diğer bilim adamlarına göre de; hâtıra hücreye işlenmekte veya bir sicimdeki düğümler gibi bir hücreler zinciri teşkil etmektedir. Bilimsel olarak; hissettiğimiz görüntülerin otuz ilâ altmış dakika beynimizde kayda geçmeden yüzer halde kaldığını kesin olarak bilmekteyiz. Bu sebepten başına sert bir darbe yiyen insan, vuruştan 15-20 dakika evvelini hatırlayamamaktadır. Ortalama bir ömür içerisinde beynin, birbirinden ayrı on beş trilyon haber aldığı hesaplanmıştır. Hâfızada tutulanların sayısı, beyin hücre adedinden kat kat fazladır. Yapılan bir araştırmada beynin depolama kapasitesinin bir katrilyon (bir milyon tane milyar) bilgi parçasını alacak imkâna sahip olduğu hesaplanmıştır. İnsanın zihnî kabiliyetlerinin % 10-15’inin kullanıldığı, buna rağmen hâfızada trilyonlarca ayrı haber depo edildiği düşünülecek olursa, hâfızamızın gücü ve çapının beşer idrâkinin kat kat üstünde olduğu anlaşılmış olacaktır. Tıp araştırmacıları, bir süredir beyinde bazı bölgelerin elektrikle uyarılması sonucu hâfızanın ortaya çıktığını bilmektedirler. Hâfızanın beyinde yıllarca nasıl mükemmel bir şekilde korunduğu ve öğrenmenin nasıl olduğu hususunda bilgilerimiz çok az olmakla birlikte, bazı hayvanlarda yapılan çalışmalar, bu konunun aydınlatılmasında ümit vericidir. Hâfıza, beynimizde sayıları yüz milyarı bulan sinir hücrelerinin içinde saklanmaktadır; fakat çok girift olan ve bugüne kadar ancak çok az kısmını anlayabildiğimiz insan beyninde bunu araştırmak, çok zordur. Çünkü bir hâfıza kaydı, beyinde tek bir hücrede değil; milyonlarca sinir hücresinin birbirleriyle temaslarıyla meydana gelen büyük bir ağ içinde yapılmaktadır. İnsan beyni içinde bir hardal tanesi küçüklüğünde bir yere yerleştirilen hâfıza merkezine bakıyoruz. Görüyoruz ki, öyle büyük bir kitap, hatta kütüphane hükmündedir ki, bütün hayat mâcerasının içinde karıştırılmaksızın yazılıyor. Acaba bu kudret mûcizesine hangi sebep gösterilebilir? Beyindeki sinir lifleri mi? Basit ve şuursuz hücre atomları mı? Tesadüf rüzgârları mı? Halbuki bu sanat hârikası, ancak öldükten sonra dirilince bütün yaptığı işleri muhâsebe vaktinde insanın hatırına getirecek ve işlediği her fiilin yazıldığını bildirmek için küçük bir senet gibi, yazıp aklının eline verecek gayet hikmetli bir Sanatkâr’ın sanatı olabilir. (6)           Son devrin bazı âlimlerince hâfızanın/belleğin, dünyadaki amellerin saklandığı ve âhirette açılacak olan amel defteri olarak kabul görmesi, ona başka bir önem daha atfetmektedir. Nitekim bu âlimler tarafından ileri sürülen anlayışı, Kur’an âyetleri de desteklemektedir: “Her insanın amelini boynuna dolarız. İnsan için kıyâmet gününde, açılmış olarak önüne konacak bir kitap çıkarırız. Kitabını oku! Bugün sana hesap sorucu olarak kendi nefsin yeter.” (17/İsrâ, 13-14) Hâfızanın iki temel şartı vardır: Tecrübelerin oldukları gibi kalması; Bir zaman düşüncesinde ve zaman düzeninde bulunması. Yani hâfıza, her şeyin rastgele atıldığı bir bitpazarı veya hurdacı dükkânı değildir. Bir eczane tertip ve düzeni içindedir. Hatırlama da, çağrışım yoluyla, evvelce bildiğimiz bir şeyi aklımıza getirmektir. Çağrışım da, bazı kanunlara bağlı olarak meydana gelir. Bunlar:  1- Zamanda yakınlık,  2- Mekânda yakınlık,  3- Benzerlik,  4- Tezat’tan oluşmaktadır. Sarışın birini gördüğümüz zaman, sarışın bir yakınımızı hatırlamamız benzerlik yoluyla; geceyi gördüğümüz zaman gündüzü hatırlamamız zıtlık yoluyla, Marmaris kelimesini duyduğumuz zaman geçmişte yaptığımız bir tatili hatırlamamız uzayda/mekânda yakınlık yoluyla çağrışıma örnek teşkil eder. Düşünüp akıl yürütürken, büyük çapta hatırlamada bulunduğumuzu söyleyebiliriz. Hatırlama, saklanan şeyin zihinde ne dereceye kadar kaldığını göstermek sûretiyle tesbit ve zihinde tutmanın derecesini de göstermektedir. Zihinde tutma derecesi, ya hemen hatırlama veya gecikmeli olarak hatırlama şeklinde kendini gösterebilir. Bilgisayar ve diğer mekanik cihazların hiçbir ayırım yapmadan bellekte tutmasına, saklamasına karşılık, insan hâfızası seçme özelliğine sahiptir. Kötü veya iyi olanı seçer. Hâfıza bir seçme  fonksiyonu olarak yaş, çevre, huy, heyecan hali, amaç gibi hallerle değişen tercihlere göre şemalar serbestleşir. İnsan zihni, hiçbir ayrıma tâbi tutmadan bütün öğrendiklerini sonsuza kadar saklayacak kapasitede yaratılmamıştır. Öğrendiklerimizin bir kısmını, bazı hallerde de tamamını unuturuz. Bazı araştırıcıların bulgularına göre, öğrenilmiş bir şeyin hiçbir zaman tamamen unutulmadığı tesbit edilmiştir. Şuurumuza çıkmayıp unutulmuş gibi görünen bilgi ve hâtıralarımız, bu teze ve tesbite göre tamamıyla kaybolmamakta, bunların düşünce, muhâkeme ve takdirlerimizde payları bulunmaktadır.  


Son takip: 01.06.2020 - 01:53
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· Af ve Müsâmahanın Yozlaştırılması · a- Mûsîde/Vasiyette Bulunan Kimsede Bulunması Gereken Şartlar · b) Gayri mütekavvim mal · BA'SU BÂDE'L-MEVT .. · c- Ahlâk · d- Yemekten önce ve so a el ve ağzı yıkamak · Dârulİslâm · Dâvetin Metodu · c) Yardımlaşma · Ecel Konusunda Âyet-i Kerimeler · Efsânelerin Yanlışlarını Ortaya Koymak · f- Allah Hakkında Kötü Zanda Bulunan Münâfık ve Müşrikler · Fen Bilgisi Verileri Işığında Rızık. · Gâlibiyet ve Zafer Vaadi · b- Görüşlerden birinin tercih edilip seçilmesi · h- Tiyatrocu, aktör olmalıdır. · İbâdet · b- Allah Adı Anılmadan Kesilen Hayvanların Etini Yemek · İbâdetlerde Hikmet Aramak ve Orucun Hikmeti · 2) Mirbâ (başkan payı)
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber