sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· Cehâlet
· Bu Din Benim Dinim Değil!
· b- Haramı Mülkünden Çıkarmak
· Tevrat'ın Nüshaları
· Âd Kavmi
· RUKÛ..
· Vahdet-i şühûd
· Bu İsmi Bilmenin Faydaları
· Duânın Psikolojik Cephesi
· Reformasyon
· Çarpmak
· Homer (Homeros)
· Rızkın Temizinden Faydalanmak.
· Hürriyet Alanı
· TEVESSÜLÜN ÇEŞİTLERİ Kitap Ve Sünnetin Kavranması

Son Okunanlar
· İmanın Nuru ve Küfrün Karanlıkları
· 3- Arzdaki Ruhlardan Yardım Görerek Yapılan Sihir
· Hoşa Gitmese de İtaat
· Kur’ân-ı Kerim’de Belâ-İmtihan .
· Evliyâiye
· Vaaz .
· Haklar, Görevleri; Nimetler de Sorumlulukları Doğurur
· Nüşûz
· Evliyâullah / Allah’ın Velîleri Kimlerdir?.
· Robin Hood'luk İslâm'da yoktur.



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

İmanın Nuru ve Küfrün Karanlıkları

İmanın Nuru ve Küfrün Karanlıkları
İmanın Nuru ve Küfrün Karanlıkları   Güneş, gökleri ve yeri aydınlatıyor, bu sayede etrafımızdaki eşyayı görüyor, onların biçimlerini, renklerini, çeşitlerini öğrenip kendilerinden faydalandığımız gibi dağlarda, kırlarda, çöllerde  geçeceğimiz  yolların  selâmet  taraflarını,  tehlikeli bataklıkları veya uçurumları görüp duruyoruz. Demek ki, Allah, güneşi bize maddiyatımızda faydalı ve tehlikeli noktaları gösteren bir nur olarak bağışlamıştır. Bunun gibi maneviyat âleminde de yine faydalı şeyleri sezmek, tehlikeli noktaları görmek için, iman nuru ihsan buyurmuştur. Allah'ın insana en büyük bağışlarından biri de, gönlünde uyandırdığı iman güneşidir. Bu güneşin nuru, sahibinin yüzünü güzelleştirdiği gibi, içini de parlatır, bütün kötü huylardan kurtarır. Çünkü kötü huylardan her birinin küfre inen bir yolu vardır. Onun için imanla bu huy ve davranışlar barışamaz. Mesela, başkasının elde ettiği nimetin yok olmasını istemekte, yani hasedde Allah'a itiraz manası bulunur. Hasedçi şöyle demiş olmaktadır: "Ya Rabbi, bu nimeti bu adama vermemeliydin; çünkü bu, ona lâyık değildir." Hâşâ, Allah vereceği yeri bilememiş demek olur ki, bunun küfür olduğunda şüphe yoktur. İman nuruyla insanı içinden, dışından kuşatmış böyle tehlikeli karanlıklar açılır. Her tarafı nur içinde kalır. Karanlıktan ileri gelen kuruntular dağılır, hakikatler sezilir, gönüllerde emniyet ve ferahlık nurları doğar. Hak'tan gelindiği ve yine Hakk'a dönüleceği bilinir. İman nuruyla aydınlanmayan gönüller mustariptir. Çünkü oralarda bütün kötü huylar toplanır ve bunların her biri birer diken olur, sahibine rahat yüzü göstermez. İğneli fıçı işkencesine atılmış gibi daima ıstırap verir. Halbuki şuurlu bir imanın hâkim olduğu kalplere fena huylar giremez; Girse bile barınamaz. Kötüler, nuru sevmezler; çünkü nur, bunların ayıbını meydana çıkarır. Küfrün hâkim olduğu bedenlerde bu suretle korkunç bir karanlık ve kararsızlık, bitmez tükenmez bir ıstırap ve üzüntü vardır. Bu haller, cehalet ve küfür karanlığının bir neticesidir. Bu karanlıklar, Allah'tan bir hidayet erişmezse, ileriye doğru eksilmez, bilakis artar. Öyle ki, hayatın ağır ve ıstıraplı dakikaları, daha ıstıraplı olan kabir karanlıklarına, bu da mahşer karanlıklarına ve cehennem karanlıklarına çeker, götürür. Ruh ise karanlıktan hoşlanmaz. Daima nur ister. Bundan dolayı, bu fâni hayatın sınırlı karanlıklarını açmak için birçok masraflara ve külfetlere katlanan insanın, bâki hayatın sonsuz karanlıkları hakkında, bir ölü gibi hissiz ve ilgisiz kalması izah edilemez bir gaflet, anlaşılmaz bir sarhoşluktur. Mü'mine gereken şey, gönlündeki iman nurunu söndürmekten son derece sakınmasıdır. Çünkü bunun neticesi kalp körlüğüdür. Âmâ olan bir insanın vücudu ne kadar zinde ve sağlam olursa olsun, devamlı bir zindan içinde kaldığı düşünülür ve kalbin körlüğünün daha kötü olduğu değerlendirilirse, iman nurunun kıymeti, küfür karanlıklarının fecîliği daha iyi anlaşılabilir.[1] "Gerçek şu ki, gözler kör olmaz; lâkin sînelerdeki kalpler kör olur." (22/Hacc, 46) Dünya, nursuz insanlardan çok çekmiştir, hâlâ da çekmektedir. Onlar, aynı zamanda nura tahammül edemeyen ışık düşmanıdırlar. Kalplerine bir iğne ucu kadar aydınlığın sızıntısı girmeyen bedbahtlar, nefesleriyle Allah'ın nurunu söndürmek isterler. Yani Allah'ın dinine, kitabına, peygamberine karşı kendi bâtıl düzenlerini savunurlar. Allah, nurunu tamamlayacaktır, ama O'nun sünneti, değişmez yasası, bizim elimizle, müslümanların eylemleriyle nurun tamamlanması yönündedir. Dünyamızı karartan karanlık adamlar, İslâm'ın nuru ortaya çıkar çıkmaz yok olacak; hak gelince bâtıl zâil olacaktır. Kara kardan adam, İslâm'ın nuru çıktığında eriyiverecek; Kâbe'deki putların fetih günü Rasül'ün asasının değmesiyle yıkılıverdiği gibi.  
Gerçekten iman bir nurdur. Evet, tabiatı ve mahiyeti itibariyle bir nurdur. Küfür ise, zulümâtın  ta  kendisidir.  Her  çeşidi  ile  zulümâttır.  Ne  şekilde  olursa olsun küfür, zulümâttır.
İmanın nur ile ifade edilmesinden daha derin ve şümüllü bir tâbir bulunamaz. Mü'minin kalbinde iman nuru, ilk olarak parlayınca onunla birlikte bütün varlığı da nura kavuşur. O iman nuru ile ruhu safiyete ulaşır, parlar, apaydınlık olur ve çevresini aydınlatır. Nur ve ışık saçar etrafına. Eşyanın hakikatini keşf eden, hakiki değerleri ve gerçek düşünce tarzlarını açığa çıkaran parlak bir nur.  O  nurun  aydınlığında  mü'min her  şeyi  apaçık  görür,  ölçü  ve  değerleri,  tasavvur  ve eşyanın mahiyetini hiç karıştırmadan ayırır. Ayağı hiç kaymadan istikrarlı bir halde onlardan almak istediğini alır, terk etmek istediğini atar. Bunu yaparken gayet rahat, huzur ve güven içerisindedir.  Mü'minin önünde; kâinat kanunlarının yollarını bu nur açar. Onun sayesinde kendi hareketi ile çevresinde var olan evrenin hareketi arasında tam bir mutabakat temin eder. Hiçbir yere sapmadan, engeller karşısında yılmadan, haddi tecavüz etmeden yavaş yavaş kendi yolunda hızla ilerler. Yürüdüğü yol fıtratın yoludur. Ve bütün yollar gözleri önünde apaçık bellidir. Bu tek bir nurdur ve tek bir yola götürür insanı. Küfrün sapıklıklarına gelince, bir yığın çeşitleri ve şekilleri ile zulümâtın ta kendisidir. Nefsî arzuların ve şehvetin zulümâtı. Korkunç sapıklıkların, kibir ve tuğyanın, zaaf ve zilletin, riya ve nifakın zulümâtı. Hırs ve menfaatçiliğin, şüphe ve buhranların zulümâtı. Evet, daha sayılmayacak ne kadar zulümât. Allah yolunda başka yollara sapıldığı, Allah'tan başka yerlerden telakkiler alınmaya başlandığı, Allah'ın nizamından başka nizamlarla hükmedildiği vakit birleşen ve çığ gibi büyüyen zulümât çeşitleri. İnsanoğlu, birkaç tane değil; tek bir olan Allah'ın nurunu terk ettiği zaman, birbiri içine karışmamış bir tek hakikat nurunu terk ettiği vakit, mutlaka bir yığın şekil ve renkleri bulunan zulümât bataklığına yuvarlanacaktır. Ve Allah'ın nurundan başka bütün yollar hiç şüphe yok ki, zulümâtın / karanlığın ta kendisidir.[2]     [1] Esmaü'l-Hüsna Şerhi, Tatlısu,  246. [2] Fi Zılali'l-Kur'an, II /49.


Son takip: 16.09.2019 - 10:52
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· 5) Mislî Mal · Kehânetin Hükmü · Şeytana Nisbetle Fitne · Kur'an Takvâ Sahiplerini Övmektedir · Çoğu Sarhoş Edenin Azı da Haramdır · 16) Cündullah · Evliliğin Tek Kişi Tarafından Akdedilmesi · MEDİTASYON.. · Çocuklarını Ebedî Hayata Hazırlaması · Tasavvuf, Nakşîbendîlik ve Râbıta. · Sehâvet · 3) Hürriyet · Kefâet/Küfüv; Evlenecekler Arasında Denklik ve Uyum.. · Hz. Nûh'un Duâları · Meslek Konusunda Yüksek İdeal · ESMÂU’L-HÜSN VE  ESMÂU’L-HÜSN’DAN SELBİN NEFYEDİLMESİ · Kelime’nin Kur’an’daki Anlamları · Orucun Kişisel Faydaları, Ruh Üzerindeki Tesirleri · Şefaat İzni · 2) Güzel kokudan (parfümden) kaçınma
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber