sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· Bu İsmi Bilmenin Faydası
· 3- Toplumda Tevhid
· İslam’a Göre Din Gerçeği
· Bu İsmi Bilmenin Faydaları
· Harb
· Münâfıklar
· Tecessüd
· 3) Nâfile Oruç
· İtaat ve İttibâ Yoluyla Şirk. Tâğutların Hükmünü Allah’ın Hükmüne Tercih Etmek, İslâm’ın Yaşanıp Kur’an’ın Hâkim Olmasını İstememek, Rasûlullah’ın Örnek ve Önder Olduğunu Kabullenmemek
· Misvak ve Diş Temizliği
· Konuyla İlgili Geniş Bilgi Alınabilecek Kaynaklar
· 10. Haset Etmez.
· “Onların Yalvardıkları da Rablerine Yakın Olmak İçin Yol Ararlar”.
· Cihad
· İnhinâ

Son Okunanlar
· PEYGAMBER, PEYGAMBERLİK
· Vasiyetin Meşrûiyeti
· Hadis-i Şeriflerde Hikmet Kavramı
· Tefsir; Anlam ve Mâhiyeti
· 63) Rızâen Lillâh
· Kur'an'da Tuğyanın Tipik Örnekleri
· Korku Yönüyle Şirk
· Nifak ve Münâfık; Anlam ve Mâhiyeti
· Hamd Kelimesinin Çağrıştırdıkları
· Tevhid ve Fesad .



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

PEYGAMBER, PEYGAMBERLİK

PEYGAMBER
PEYGAMBER, PEYGAMBERLİK   Peygamber kelimesi, Farsça bir bir kelime olup, Sözlükte, haber getiren kimse demektir. Rasul ve nebi kelimesinin karşılığıdır. Peygamber: Allah’ın, kullarına dinini bildirmek için görevlendirdiği seçkin kimselerdir. Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde peygamber kavramı olarak  “Nebi”  ve  “Rasul” kavramları geçer.[1]
Haber getiren kişi. Allahu Teâlâ'nın kullarına emir ve yasaklarını bildirmek ve onlara hakkı, doğruyu ve yanlışı açıklamak üzere seçip görevlendirdiği ilahî elçi. Kur'an-ı Kerim' de; "nebi" veya "enbiya", bazan da "resul" veya "rusul" diye geçer. "Nebi", arapça bir kelime olup, "nebe' " kökünden türetilmiştir. Muhbir, yani "haber verici" anlamına gelir. Ancak nebe', herhangi bir haber değil; bize bildirilen fevkâlade değerde, çok önemli bir haber, bir tebliğ demektir. Nebe', yalnız, doğruluğunda hiç şüphe olmayan bir haber için kullanılabilir.[2] Nebi'nin manası, Allah'ın, seçtiği kullarına ilâhî haberinin, vahiy yoluyla ulaşması ve vahyine muhatab olmasıdır. Kelime, Allah ile peygamberi arasındaki alâkayı, yani vahyi ve haber vermeyi açıklıyor.[3]
Bazı dilciler, "nebi" kelimesinin "yükseltilmiş" manasında olan "nübüvvet" kelimesinden geldiğini ileri sürerler. Diğer bir kısım dilciler ise, "nebi" kelimesine, Allah (c.c) ile akıl sahibi kulları arasında bir elçi veya, "Biz insanlara, Allah Teâlâ'nın vahy-i ilâhisini bildiren kimse" manası verirler. Nebi'nin çoğulu "enbiya"dır. Peygamberlere, ilâhî emir ve yasakları, hüküm ve haberleri insanlara bildirdikleri için "enbiya" denmiştir.[4]
Kur'an-ı Kerim'de "nebi" yerine "rasul" de geçmektedir. Arapçada "irsal" kelimesinden alınan "rasul", gönderilen kimse, haberci, elçi anlamına gelmektedir. Allah (c.c) tarafından, insanları irşad edip onları doğru yola yöneltmek için gönderilmiş olduklarından, peygamberlere, "rüsûl-i kirâm, mürselîn" denmiştir.[5]
Bu esasa göre; nebi ve resul kelimeleri, aynı manaya gelen, arapçada iki (müterâdif) eş anlamlı isimdir. Peygamberlere, Allah'dan önemli haber (vahy) aldıkları için "nebi"; aldıkları haberleri gönderildikleri insanlara bildirdikleri için de "rasul" denir. Onların en önemli görevi, kendilerine indirilen ilâhî vahyi tebliğ etmektir. O halde risaletin manası Allah Teâlâ'nın, seçtiği kullarından birini ilâhî hüküm veya şerîatini başkalarına tebliğ etmekle mükellef tutmasıdır. Bu kelime, peygamber ile diğer insanlar arasındaki alâkayı açıklamaktadır. O da, irsal (gönderilme) ve elçilik kavramıdır. Bu esasa göre, peygamberlerin iki görevi vardır. Bunlardan Allah (c.c) ile özel ilişkisine "nübüvvet"; insanlarla olan "ilâhî görev" ilişkisine de "risâlet" denmektedir. Nebî ve resul kelimeleri bu iki ilişkiyi ifade etmektedir.[6]
Çoğunluk Kelam âlimlerine göre ise "rasul" kelimesi, lugat manası bakımından "nebi" kelimesinden daha geniş ve şümullüdür. Çünkü melekler de, ilâhi haberler taşıdıklarından, onlara da "İlâhi haberciler" anlamında "rasul" denmektedir. Bu görüşte olanlara göre, kendisine ilâhî kitab ve müstakil şerîat verilen peygamberler "rasul" diye anılırlar. Bu bakımdan, her rasul aynı zamanda bir nebidir. Fakat her nebî, rasul değildir. Bunlara göre; ikisi arasında, -mantık diliyle "umum-husus-mutlak" ilişkisi vardır. Çünkü nebî; tebliğle mükellef olsun olmasın, Allah Teâlâ'dan vahiy yoluyla her hangi bir emir alan kimsedir. Eğer o, belli bir şeriatı (hukuk sistemini) veya bir Kitabı tebliğ etmekle mükellef tutulursa, o peygambere aynı zamanda "rasul" denir. Her iki grubun da Kitab ve Sünnet'ten delilleri vardır. Sonuç olarak, nebî ve rasul şöyle tarif edilebilir: "Allah Teâlâ'nın seçtiği ve onu Cibril (a.s.) vasıtasıyla (uyanık iken) vahyettiği şeyleri insanların hepsine veya belli bir topluluğa Allah'ın emriyle tebliğ eden bir insandır.[7]
“Peygamber” kelimesi farsçadır ve iki sözcükten oluşan bileşik bir isim­dir. Bu terimin bir kesitini meydana getiren “Peygâm” söz­cüğü, haber de­mektir.  Diğer kesitini oluşturan “Ber” sözcüğü ise (götürmek anlamına gelen “Bürden” masdarının türevle­rin­dendir ve)  götürücü anlamına gelir. Peygamber kelimesi Kur'ân-ı Kerim'de geçmez; Onun arapça karşılık­ları olan ve elçi anlamına gelen: “Rasûl” ve “mürsel” ile haberci demek olan “nebî” sözcükleri Kur'ân'da vardır. “Rasûl” ve “mürsel”, aynı kök­ten gelirler. Dolayısıyla terimsel açıdan aralarında fark yoktur. Ancak bun­larla “nebî” kelimesi arasında bu bakımdan şu farklar vardır: Her ikisi de yeni bir kitap ve yeni bir şeriatla gönderilen ilâhi elçi anla­mında kullanılabilmektedir. Ancak bir önceki peygamberin şeri­atına bağlı olarak gönderilen elçiye yalnızca nebî denir. Ona rasûl denmez. Bundan da “Rasûl” teriminin “Nebi” teriminden daha kap­samlı olduğu sonucunu çı­karabiliriz. Peygamber kelimesi ise bu ko­nuda belirgin bir an­lam verme­mektedir. Herhalde bu sözcüğün rasûl, ya da nebî anlamında kullanılması­nın bir sorun olmadığı açıktır. Peygamber, nebi, rasûl ya da mürsel sözcüklerinin Türkçedeki terim­sel karşılığı ise “Allah elçisi” dir. “Nebi” sözcüğünün çoğulu “Enbiyâ”, “Rasûl” sözcüğünün çoğulu “Rusul”, “Mürsel” sözcüğü­nün çoğulu ise “Mürselîn” dir. Her üçü de peygamberler demektir.[8]
  [1] Ahmet Kalkan, İslam Akaidi: 131. [2] Rağıb el-Isfahanî-Müfredât, Nebi maddesi. [3] Saît Ramazan el-Butî-Kübrâ el-Yakîniyyât el-Kevniyye: 172. [4] İbn Manzur-Lisanul-Arab, Nebi mad; et-Taftâzânî-Şerhu'l-Makâsıd: 2/128. [5] el-Müfredat, Resul mad., Lisanul-Arap, Resul maddesi. [6] Saît Ramazan el-Butî-Kübrâ el-Yakîniyyât el-Kevniyye: 173. [7] Nebî ve rasul kelimelerinin terim anlamı, aralarındaki fark ve deliller için bk. et-Taftâzânî, Şerhul-Makâsıd: 2/128, el-Cürcanî, Şerhul-Mavâkıf: 3/ 173-174; İbnu’l-Hümam, Şerhu’l-Müsâyere: 198; Kadı İyâd, eş-Şifâ, 1/210; ed-Devvânî, Celâl-Şerhul-Akâidi'l-Adudiyye: 3; Mustafa Sabri, Mevkifu’l-Akli ve’l-İlmi vel Âlem, Kahire 1950, 4/40; Saît Ramazan el-Butî-Kübrâ el-Yakîniyyât el-Kevniyye: 173; Ali Arslan Aydın, Şamil İslam Ansklopedisi: 5/.196. [8] Ferit Aydın, İslam’da İnanç Sistemi, Kahraman Yayınları: 254.


Son takip: 07.07.2020 - 09:34
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· Hadis-i Şeriflerde Fitne Kavramı · Gâlib alâ Emrihî; Allah’ın Güzel İsimlerinden Biri · Sebepsiz Azl Mümkün Mü? · Öküz · Vesâyet · Evrenin Muazzam Büyüklüğü · Râbıta Kavramının Yozlaştırılması · d) Ölüyü Ya Da Faniyi Ta ılaştırma · 1. Muhâtaba Saygı · Nice Kavim Kendi Zulümleriyle Helâk Olmuştur · Menfaat · Halayık · Kur'ân-ı Kerim'de Ölüm.. · f- Cinsî Sapıklık; Homoseksüellik veya Sevicilik · Avesta · Kur’ân-ı Kerim’de Sıdk Kavramı · Kureyş İleri Gelenleri Gizlice Kur'an Dinliyor · Avrupa · c- Yatak odasında geçenleri başkalarına anlatma · Hıyânet, Hâinlik.
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber