sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· Arâis-i Hak
· İnhinâ
·
· 4- Şiddetli Geçimsizlik ve Kötü Muâmele
· 3-) Şirk-i Takrib
· Hevânın İlâh Haline Getirilmesi
· 2- Âhiretin Şehid
· Sadakat Gösterememeleri
· d. Saygısız Müdâhale
· Hıristiyanların inançla ilgili İslâm’a aykırı görüşleri
· Bâkî İsminin Anlamları
· Bu İsmi Bilmenin Faydaları
· Bu İsmi Bilmenin Faydası
· Bu İsmi Bilmenin Faydası
· Fethin Araçları

Son Okunanlar
· Kur'an'da Rükû.
· Kehânetin Hükmü
· 36) Huccetullah
· 6- Tevhid, Bir Kurtuluş Reçetesidir
· FİRAVUN
· Zimmet Akdinin Niteliği
· Çalınan Malla İlgili Şartlar
· İmam Olmanın Şartları
· % Kaç Müslümanız?.
· Yalancı Şahitlik Yapmak.



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Kur'an'da Rükû.

Kur
Kur'an'da Rükû   Rükû kelimesi Kur'ân-ı Kerim'de 13 yerde geçer. Allah'ın huzurunda saygıyla eğilme, ibadet etme ve özellikle namaz kılma anlamında kullanılır. "...Rükû edenlerle beraber rükû edin." (2/Bakara, 43) "Ey iman edenler! Rükû edin; secdeye kapanın; Rabbinize ibâdet edin; hayır işleyin ki felâha (kurtuluşa) eresiniz." (22/Hacc, 77) "(Allah'la alış veriş yapanlar:) Tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, oruç tutanlar(Allah için cihad edenler, seyahat edenler), rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah'ın sınırlarını koruyanları, o mü'minleri müjdele!" (9/Tevbe, 112) "Sizin velîniz (dostunuz) ancak Allah'tır, Rasülü'dür, iman edenlerdir; onlar ki rükû ederek (Allah'ın emirlerine boyun eğerek) namazı kılar, zekâtı verirler." (5/Mâide, 55) "Muhammed Allah'ın rasülüdür. Beraberinde bulunanlar da kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler. Onları rükûya varırken, secde ederken görürsün." (48/Fetih, 29) "O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline! Onlar, kendilerine 'rükû edin (Allah'ın huzurunda eğilin)' denildiği vakit rükû edip eğilmezler." (77/Mürselât, 47-48) "Biz, onların boyunlarına halkalar geçirdik. O halkalar çenelere kadar dayanmaktadır. Bu yüzden kafaları yukarı kalkıktır." (36/Yâsin, 8)                 İnsanlar zaman zaman  ya putlarının, ya krallarının (yöneticilerinin), ya da kendilerine geçimlik veren kişi veya makamların önünde boyun bükerler, iki büklüm olurlar. Hatta kimi kralların önünde secdeye kapanır gibi eğilirler veya el-etek öperler. Bu her ne kadar o kişinin bulunduğu makama bir saygı gibi yorumlansa bile, işin özü yönünden yanlış bir şeydir ve Allah’tan başkasına boyun eğmenin göstergesidir. Böyle bir durumda önünde yerlere kadar eğilinen kişi ne o kadar yücedir, ne de onların önünde yerlere kapanan insan o kadar aşağıdır. İnsan ancak Yüce Allah’ın önünde bu kadar küçük bir pozisyona düşebilir. Bu da bir ibadetin, Allah’ı büyük tanımayı böylece ortaya koymanın göstergesidir. Yoksa Allah Teâla (cc) kulunu çok değersiz, âdi ve sürünmesi gereken bir varlık olarak değerlendirmiyor. Bunun aksine rukû’ ve secde edenler Allah katında yüce dereceler elde ederler. Namaz kılan mü’min, kıyamda Allah’a hamdettikten sonra ‘Allahü ekber-Allah en büyüktür’ diyerek rukû’ya varır. Rukû’, Allah’a ta’zimin (O’nu büyük saymanın) ileri bir aşamasıdır. Rukû’ ile mü’min, zayıflığını, kul olduğunu, âcizliğini ortaya koyar, Allah’a karşı hürmetini gösterir. Konumuzla ilgili olan âyette şu emirler veriliyor: “Namazınızı kılın, zekâtınızı verin ve rukû’ edenlerle beraber rukû’ edin.” (2/Bakara, 43). “Ey iman edenler! Rukû’ edin, secde yapın, Rabbinize ibadet edin, hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.” (22/Hacc, 77). Allah’ın önünde rukû’ etmek mü’minlerin en önemli ayırt edici özelliklerindendir. Kur’an bunu şöyle açıklıyor: “O mü’minler namazlarını kılarlar, zekâtlarını verirler ve onlar rukû’ edenlerdir.” (5/Mâide, 55) Mü’minler rukû’ ve secde ederek, Allah’ın lütfunu ve rızâsını isterler. Onlar, Allah’ın huzurunda rukû’ya vararak, hem kendi nefislerine, hem de bütün insanlara âdeta şöyle derler: "Allah’tan başka hiç bir kimsenin, makamın ve çıkarın önünde eğilmek mü’min kullara yakışmaz. Çünkü böylesine bir hürmet ancak Allah’a yapılır. Insanın böylesine tezellül göstermesi (kendi makamını aşağı/küçük görmesi) ancak Allah’ın Rabliği önünde olabilir." Yeryüzünde nice insan; yöneticilerinin, büyük saydıkları kimselerin, liderlerinin, menfaatlerinin ve hatta heykellerin önünde akılsızca eğilir, iki kat olurlarken; Allah’ın huzurunda rukû’ yapmaktan, secde etmekten kaçınırlar.“O gün yalanlayanların vay haline! Onlara, Allah’ın huzurunda rukû’ edin denildiği zaman, rukû’ etmezler.” (77/ Mürselât, 47-48) (2) Namazla mi'râca çıkan, Allah'ın huzurundaki müslüman, başka hiç bir şeyin önünde eğmediği başını Allah'ın huzurunda eğer, iki kat olur, rükûa  varır.  Başını  Hakka  eğen  mü'min, dostunu düşmanını bilmiştir. İzinde, yolunda, esaslarında başını vereceği dostunu tanımıştır. Kâfirlerin Kur'an'da belirtilen özelliklerinden biri de onların rükû etmediği, Allah'a boyun eğme-dikleridir (77/Mürselât, 47-48). Müslüman, rükû ile onlardan ayrılır, O'na itaat etmeyenlerden uzaklaşır ve rükû edenlerin safında yer alarak, cemaatin/ümmetin bir ferdi olur; rükû edenlerle beraber Allah'a boyun eğer. Namazda rükûa vararak Allah'ın huzurunda başını eğen mü'min, Rabbına şükür için tesbihâta başlar, "sübhâne Rabbiye'l azîm" der. Rükû eden mü'min, Allah'ın vahyinin dışında hiçbir şeye eğilmeyeceğini, sadece O'na kulluk edeceğini rükû ile ispatlamış olur. Allah'tan başka bir güç, bir otorite, bir tâğut önünde eğilmeyeceğini bu ameli ile göstererek, rükû etmeyenlerden, tâğutlardan uzaklaşır; sadece kendisi için rükûa vardığı Rabbine yakınlaşır. Rükû eden mü'min, Allah'ın insan dışındaki kullarının ibadetine de katılmış, onlarla uyum içine girmiş olur. Bütün dört ve daha fazla ayaklı mahlûkatın ibadet şeklini de yerine getirmiş olur; çünkü onların Allah'a ibadet şekli devamlı rükû eder vaziyettedir. Onlar, namazdaki rükû gibi devamlı iki büklüm bekliyorlar ve Allah'ın yapılarına verdiği özellikle O'na kulluk yapıyor, tesbih ediyorlar.  Rükû halindeki tesbihinden Rabbi o kadar memnun olur ki, kulunun ağzından sıhhatli bir haber çıkar: "Semiallahü limen hamideh" (Allah, kendisine hamd edenin hamdini duyar, kabul eder.) Ne güzel bir müjde, ne güzel bir haber. Rükûdan başını kaldıran mü'min, hamdinin kabul edildiğini öğrenir öğrenmez, "Rabbenâ leke'l hamd" (Ey Rabbimiz, hamd sadece sana mahsus-tur" der. Artık kendisinden geçmiş, ruhunu kaplayan bir huzurun içine dalmış, daha fazla ayakta duracak mecali kalmamıştır; tattığı hazdan olduğu yere yığılır kalır, secdeye kapanır. Secde, şükrün son haddidir. Dünyadan tamamen soyulmanın gerçek ânı, mi'racın yansımasıdır. Şeytanı deliye çeviren bir amel, beşeri Âdem gibi adam eden haldir secde."Secde et ki (Allah'a yaklaşa-sın." (96/Alak, 19) (3) 


Son takip: 09.12.2019 - 06:29
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· Ağlamanın Zıddı; Gülme . · a- Puta tapmak · A. Hz. Peygamber'i Küçük Düşürücü Faaliyetler · b) Mâlî Durum · b- Alay Etmek, Ayıplamak, Ad Takmak · b- Ehl-i Kitaba · B- Fısk’a Düşmenin (Fasık Olmanın) Sonuçları · c) Gizli Korku · c- Genel Olarak Değer Yargılarında Hâkimiyet · c- Mûsâ Bihte/Vasiyet Edilen Şeyde Bulunması Gereken Şartlar · c- Ruh Çağırma Adı Verilen Cincilik · d) Koruma · c- Emniyetin Sağlanmış Olması · D- İhvanü's-Safâ. (Temiz Kardeşler-İslâm Ansiklopedistleri) · d- İrtidat Edenler · d- Tevbelerinin Kabul Görmesi · Dalalet · e) Haram Madde ile Tedâvi · e) Maddi Hazırlık. · e) Mislî mal
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber