Kavramlar Ansiklopedisi | Kategoriler | Konular

Yahudilikte ve Eski Şeriatlerde Rükû ve Namaz Var mıydı?.

Yahudilikte ve Eski Şeriatlerde Rükû ve Namaz Var mıydı



Yahudilikte ve
Eski Şeriatlerde Rükû ve Namaz Var mıydı?

"Namazı ikame edin (tam
kılın), zekâtı hakkıyla verin, rükû edenlerle beraber rükû edin." (2/Bakara,
43) Bu âyetteki hükümler, dolayısıyla mü'minlere emredilen, ilk plânda ise
İsrâil oğulları muhâtap alınan emirlerdir. Bilindiği gibi Bakara suresi, 40.
âyetten itibaren Benî İsrâil'e hitap edilmektedir. Bu âyetlerdeki emir ve
yasaklar tüm müslümanlara emredilmekle birlikte; ilk plânda yahudilere
emredilip yasaklanmaktadır. O yüzden namaz kılmak, zekât vermek, cemaate devam
etmek; hakkı gizlemekten ve hakkı bâtıl ile bulamaktan men etmek gibi emir ve
yasaklar, İsrâiloğullarına hitap etmekle beraber, hükmü sadece onlara mahsus
değildir. . "Sebebin hususî oluşu, hükmün genel oluşuna engel olmaz. İslâm
şeriatinde de bu emir ve yasaklar vardır. "Siz de bunlara iman ve itaat edin"
denilmiş olmaktadır. Burada aklımıza şu soru gelebilir: Yahudilerde ve eski
şeriatlerde namaz gibi bir ibadet var mıdır? Şimdiki yahudiler ve hıristiyanlar,
namaz kılmadıkları için, bazı insanlar, eski ümmetlere ve peygamberlere namazı
emredilmediğini zannederler. Bu zan yanlıştır. Zekât gibi, namaz da bütün
peygamberlere ve dolayısıyla eski ümmetlere emredilmiştir; eski şeriatlerin
tümünde namaz vardır:
"Ey Meryem! Rabbine ibâdet
et; secdeye kapan. Rükû edenlerle beraber sen de rükû et." (3/Âl-i İmran,
43)
"Biz, Beyt'i (Kâbe'yi)
insanlara toplanma mahalli ve emin/güvenli bir yer kıldık. Siz de İbrahim'in
makamından bir namaz yeri edinin (orada namaz kılın). İbrahim ve İsmail'e:
'Tavaf edenler, itikâf yapanlar (ibadete kapananlar), rükû ve secde edenler için
Evim'i temiz tutun' diye emretmiştik." (2/Bakara, 125)
"Ona (İbrahim'e), İshak'ı ve
fazladan bir bağış olmak üzere Ya'kub'u lutfettik; her birini sâlih insanlar
yaptık. Onları, emrimiz uyarınca doğru yolu gösteren önderler yaptık ve
kendileri-ne hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı, zekât vermeyi vahyettik.
Onlar, daima bize ibadet eden kimselerdi." (21/Enbiyâ, 72-73)
"Çocuk (Hz. İsa) şöyle dedi:
'Ben Allah'ın kuluyum. O bana Kitab'ı verdi ve beni peygam-ber yaptı. Nerede
olursam olayım, O beni mübârek kıldı; yaşadığım sürece bana namazı ve zekâtı
emretti." (19/Meryem, 30-31)
"Kitap'ta İsmail'i de an.
Gerçekten o, sözüne sâdıktı, rasül ve nebî idi. Halkına namazı ve zekâtı
emrederdi; Rabbi nezdinde de hoşnutluk kazanmış bir kimse idi." (19/Meryem,
54-55)
"İşte bunlar, Allah'ın
kendilerine nimetler verdiği peygamberlerden, Âdem'in soyundan, Nuh ile birlikte
(gemide) taşıdıklarımızdan, İbrahim ve İsrâil (Ya'kub)'in soyundan, doğruya
ulaştırdığımız ve seçkin kıldığımız kimselerdendir. Onlara, çok merhametli olan
Allah'ın âyetleri okunduğunda ağlayarak secdeye kapanırlardı. Nihayet onların
peşinden öyle bir nesil geldi ki, bunlar namazı bıraktılar, nefislerinin
arzularına uydular. Bu yüzden ileride sapıklıklarının cezasını çekecekler."
(19/Meryem, 58-59)