sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· Orucun Şartları
· İslam’a Göre Din Gerçeği
· 2- İddetini Doldurmamış Kadınlar
· Mısır'dan Çıkış
· Tevrat'ın Nüshaları
· Kitab-ı Mukaddes
· Bu İsimleri Bilmenin Faydaları
· Cezâ Tedbiri
· Kızlarağası
· İkon
· Diğer Görevleri
· Athene
· Kurşun Dökmek
· Allah’ın İsmi Olarak Şehid
· 3) Büyük Cehâlet

Son Okunanlar
· Merhametli Olmak.
· Hakka Çağırmada Güzellik
· Cûd
· Câhiliyyenin Dayandığı Çürük Temel; Atalar Yolu .
· Firavun; Her Dönem ve Her Yerdeki Câhiliyye Toplumunun Önderi
· 1- Rubûbiyet Dairesi
· Câhiliyye
· Şifâ İlâçta mı?.
· Konuyla İlgili Geniş Bilgi Alınabilecek Kaynaklar
· Evliyâiye



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Merhametli Olmak.

Merhametli Olmak
Merhametli Olmak   Müslümanların merhametli olması, Kur’an’ın ve sün­netin emrettiği bir husustur. Davetçi ise her müslüman­dan daha çok merhametli olmak zorundadır. Baş­kalarına karşı şefkat ve merhametli olmayan bir kişi, onların iyili­ğini ister mi? Halbuki davetçi, insanların cehennem ate­şinden kurtulup, Allah’ın rızasına ka­vuşması için gayret sarf eden kimsedir. O kendisi için sevdiği bir şeyi başka­ları için de sever. Bir davetçinin arzu ettiği şeylerin en yükseği, şüphesiz ki iman ve hi­dayettir.  Böylece davetçi başkalarının da iman ve hida­yete kavuşması yolunda gayret sarf eder. Bir anne, çocuğuna olan şefkatinden dolayı onun daima tehlikelerden uzak kalmasını ister, bu uğurda elin­den gelen her fedakarlığı yapar. Ateşle oynamak isteyen bir çocuk, onun tehlikeli olduğunu bilemez; ama annesi o tehlikeyi bildiği için hemen çocuğunu ateşten geri çekerek yanmasını önlemeye çalışır. Hal­buki tehlikelerin en bü­yüğü Allah’a karşı isyan et­mek ve günah sayılan işleri yapmaktır.  Bu şekilde da­vetçi, annenin çocuğuna olan şefkat ve merhametin­den daha derin bir şefkat ve mer­hametle sapıklık içerisinde olanları helak olmaktan kur­tarmaya çalışır.[1] Davetçinin merhametli olması hususunda Kur’an’ın açıklaması şöyledir: “Ey inananlar!. Andolsun ki, içinizden size, sıkın­tıya uğramanız kendisine ağır gelen, size düşkün, ina­nanlara şefkatli ve merhametli bir Peygamber gelmiş­tir.” [2] Başka bir ayette Hz. Peygamber’in merhametli ol­ması sebebiyle insanların etrafında toplanmış olduğu; aksi hâlde kalbi katı olsaydı etrafındakilerin dağılıp gitmiş olacakları belirtilmiştir. “Allah’ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yu­mu­şak davrandın. Eğer kaba ve katı kalpli olsaydın şüphe­siz etra­fından dağılır giderlerdi. “[3] mealin­deki ayet bu ger­çeği ortaya koyarak, davetçinin güler yüzlü ol­ması­nın önemini belirtmiştir. Soğuk ve katı yürekli insanlardan hiç kimsenin hoş­lanmadığı bir gerçektir. Herkes müsamahakâr ve güler yüzlü insanların etrafında toplanır. Mütebessim bir çehre­nin ve tatlı bir çift sözün her insan üzerinde müspet bir tesir bıraktığını kim inkar edebilir? Hz. Peygamber’de güler yüz, müsamaha ve mer­ha­met o kadar engindir ki hiçbir kimseye bağırıp çağır­dığı görül­memiştir. Enes b. Malik bu konuda şöyle de­miştir: “Hz. Peygamber (s.a.v.)’e on sene hizmet ettim, bir kere bana (canı sıkılıp) üf demedi.”[4] (29) “O’nunla karşılaşan ve sohbet eden herkesin kalbi ona karşı bü­yük bir sevgiyle dolmuş oluyordu. Eline ge­çen her şeyi yoksullara dağıtır ve kapısına gelmiş bulunan hiçbir kimseyi boş çevirmezdi.” Bir keresinde İslamiyet’e iyice ısınmamış bir bedevi Hz. Peygamber (s.a.v.)‘in huzuruna gelerek, ondan bir şeyler istedi. O da bu fakir adama yardımda bulundu. Adam kalkıp giderken Hz. Peygamber: “Seni memnun edebildim mi?” dedi. Adam:
“Hayır, memnun değilim, bu da bir şey mi sanki?” diye söylendi. Adamın bu neza­ket dışı davranışına karşı ashâbtan orada bulu­nanlar son derece kızdılar ve onun üzerine yürümek istediler. Hz. Peygamber (s.a.v.) onlara dur­mala­rını işaret ederek, evine gidip bu adama başka şeyler de getirip verdi. Tekrar adama: “Şimdi seni memnun ede­bildim mi?” diye sordu. Adam: “Evet, yardımda bu­lundun. Allah ehline ve aşire­tine hayır versin.” dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.v.) ona:
“Öyleyse gel, demin darılttıklarına bu memnuniye­tini açıkla da sana olan düşmanlıklarını gider.” dedi. Adam içeri girip müslümanların huzurunda Hz. Pey­gamber (s.a.v.)‘den memnun olduğunu belirtti. Ondan sonra Hz. Peygamber şu misali anlattı: “Bu adamla benim durumum devesini kaybeden ada­mın durumuna benzer. Halk devesini yakalayabil­mek için peşine düşer. Deve kalabalıktan ürküp daha uzaklara kaçar. Sonunda devenin sahibi: “Ben de­vemin huyunu daha iyi bilirim, benimle devemin ara­sından çekilin!”der. Sonra eline aldığı bir tutam yeşil otla onu yakalayıp, yü­künü yükler ve üzerine oturur. Eğer bu adam ilk sözünü söylediğinde sizi bıraksay­dım, onu öldürmüş olurdunuz, o da cehen­neme giderdi.”[5]
İyilik ve müsamaha yö­nünden Hz. Peygamber’in ha­yatı eşsiz örneklerle doludur. Bu ör­neklerden bir tanesini daha burada nakletmekte fayda görmekteyiz. Hz. Aişe bu dikkat çekici hâdiseyi şöyle anlatmak­ta­dır: “Allah Resûlü’ne dedim ki: - Ya Resûlullah!. Uhud gününden daha şiddetli bir gün gördün mü? O şöyle cevap verdi: - Senin kavminden gördüm. Onlardan gördüğüm mu­sibetin en şiddetlisiydi. Akabe günü idi... Ben Abd-i Kilai oğullarından Abd-i Yalil oğ­luna sı­ğınmak istemiştim. İsteğimi reddetti, ben de de­rin bir hayret içerisinde düşüverdim. Ancak Karn-ı Sealibe ge­lince ayıldım. Başımı kaldırdım birde ne gö­reyim... Bir bulut beni gölgelendiriyor. Cebrail de orada idi, bana ses­lendi: - Allah Teâlâ (c.c.) kavminin senin hakkında söyle­diklerini ve seni reddettiklerini işitti. Sana dağla­rın mele­ğini gönderip onların hakkında ne dilersen yap­maya âmâde kıldı, dedi. O anda dağların meleği sesle­nerek bana selâm verdi ve: - Ne emredersen onu yapmam için Allah Teâlâ (c.c.) beni sana gönderdi. Diler­sen Ahşebeyn deni­len şu iki dağı onların üzerine kapatıvereyim, dedi. Bunun üzerine ben: - Allah Teâlâ (c.c.)’nın bunların sülbünden, Ken­dine ibadet edecek ve O’na hiçbir şeyi eş-ortak koşma­ya­cak kimselerin çıkaracağını ümit ederim, de­dim.[6](33) İşte Hz. Peygamber’in bu ölçüdeki şefkat ve müsa­ma­hası insanları İslamiyet’e çekiyor ve onlara İslami­yet’i be­nimsetmiş oluyordu. Bütün peygamberler gön­deril­dikleri insanlara karşı hep böyle merhametli ve müsa­mahakâr davranmışlardır.[7] Hz. Nuh kavmini şöyle davet et­mişti: “Ey milletim!.. Allah’a kulluk edin. O’ndan başka Tanrınız yoktur. Doğrusu sizin için büyük günün aza­bın­dan korkuyorum.”[8]
Bunun üzerine onların ileri gelenleri Hz. Nuh’u sa­pıklıkla itham etmelerine rağmen O yine de onlara karşı ga­yet yumuşak ve merhametle dolup taşan bir üslupla şöyle demişti: “Ey milletim!.. Bende bir sapıklık yoktur; ancak ben âlemlerin Rabbinin bir peygamberi­yim. Rabbimin sözlerini bildiriyor, öğüt veriyorum.”[9]
Karşı tarafın ithamına ve ağır sözlerine rağmen Hz. Nuh, onları nasihatle yola getirmeye ve ateşten koru­maya çalışıyor. İşte davetçinin muhataplarına karşı müş­fik ve merhametli olmasının gerekli olduğu bu ör­neklerle açıkça ortaya konulmaktadır. [10]
  [1] Geniş bilgi için Gazalî, İhyâ’ya bakınız. [2] Tevbe, 9/128. Ayrıca bkz. Mefâtîhu’l-ğayb, 57 Ahzab 46. [3] Âl-i İmrân, 3/159; İsra, 24, 27, 82 [4] Mefâtîhu’l-ğayb, IV, 539-540; Alûsi, Rûhu’l-meânî, Ahzab, 46 [5] Zemahşerî, Keşşâf, C.1, Sh.474 [6] Sahih-i Buharî, C. 8. [7] Sahih-i Müslim, Kitabu’l-Fedail. [8] A’raf, 7/59 [9] A’raf, 7/61 [10] Fatma Keskin, Sabır, Misyon Yayınları.


Son takip: 03.06.2020 - 05:08
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· f- Allah Hakkında Kötü Zanda Bulunan Münâfık ve Müşrikler · b- Allah Adı Anılmadan Kesilen Hayvanların Etini Yemek · a- Savaştan Önce · Nakşîbendîliğin, Toplumsal Yaşam Üzerindeki Etkileri · Orucun Şartları · Orucun Yasakları · Vahdet-i vücud · Vedîanın Hükümleri · 2) Allah'tan Başkaları Adına edilen Yeminler · d) Tevekkül Edenin, Tasarruf Ettiği Hususlarda Vekaletin Caiz Olduğu Alanlarda, Başkasını Vekil Tayin Etmek Suretiyle Tevekkül Etmesi · b- İcâbî Ahlâkî Cezalar (Psikolojik Yaptırımları Olan Cezalar) · 6- Birinci Adım İslami Akideye Davet. · Savaş Esirleri Konusunda Kur’an’ın Direktifi · Takıyye; Düşman Kâfirlerden Gelecek Tehlikeden Dolayı Farklı Görünme . · 8- Teknoloji Yoluyla Fesad · Hadis-i Şeriflerde Azim ve Tevekkül · Yozlaştırılan Din; Halkın Dini ve Hakkın Dini · Konuyla İlgili Geniş Bilgi Alınabilecek Kaynaklar · Tevekkül; Anlam ve Mâhiyeti · Rabb Olmanın Üç Özelliği
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber