sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· Cehâlet
· Burçlar
· Ticâret/Alış-Veriş; Anlam ve Mâhiyeti
· Kutb (kutub)
· EHL-İ KİTAP .
· Homer (Homeros)
· Mürid
· İnkarci Kavimler
· 2. İstişârenin Şekli
· Kıtmîr
· İnsan Denen Âyet
· Cennet Hakkındaki Bazı Batıl Düşünceler
· Hıristiyanların inançla ilgili İslâm’a aykırı görüşleri
· SEYYİD
· Bevvâb

Son Okunanlar
· Hz. Musa ile Hızır Kıssası
· Oruçun Edâsının Farz Olması İçin Gerekli Şartlar
· Nesh Anlayışının Ortaya Çıkışı
· f- Haç Takınmak
· Alâim-i Semâ
· İlmi Gizlemek 
· 3. Miras Engeli Bulunmaması
· Hz. Peygamber'in Münafıklara Karşı Takip Ettiği Siyaset 1- Münafıkların Tavsifi
· e- Habîs.
· Orucun Sağlık Yönüyle Faydaları



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Hz. Musa ile Hızır Kıssası

Hz
Hz. Musa ile Hızır Kıssası   “Bir vakit Musa genç adamına demişti ki: “Du­rup dinlenmeyeceğim, ta iki denizin birleştiği yere kadar va­racağım, yahut senelerce yürüyeceğim.”[1]
Tefsirde Musa’nın genç adamının Yuşa b. Nun adında biri olduğu, Hz. Musa’ya hizmet ettiği, ondan ilim öğrendiği rivayet edilmektedir. Ayette sözü edilen iki denizin hangi denizler oldu­ğuna dair bir sarahat yoktur. Bunların Hazar denizi ile Karadeniz olduğu, yahut Nil ile Mavi Nil olabileceği ifâde edilmektedir. Bir başka anlayışa göre, bu iki de­nizden biri Hz. Musa, diğeri de Hızır (a.s.)’ın batın âle­minin denizi­dir. “Her ikisi iki denizin birleştiği yere varınca balıkla­rını unuttular. Balık denizde yola koyulmuştu.”[2] Rivayete göre, genç bir yakını ile Hz. Musa (a.s.) bu yolculuğa Allah (c.c.) tarafından kendisinden bilgili ol­duğu haber verilen Hızır (a.s.) ile buluşmak için çık­mıştı. Yanlarında bir de cansız balık vardı, bu balık Al­lah’ın kudretiyle canlanır, denize sıçrayıp giderse, bu, Hızır (a.s.)’ın orada olduğuna işaret olacaktı. “Buluşma yerini geçip gittiklerinde Musa, genç ada­mına: «Kuşluk yemeğimizi getir, hakikaten yolcu­luğumuz yüzünden başımıza epeyce sıkıntı geldi.» dedi. Genç adam: «Gördün mü?» dedi, «Kayaya sı­ğındı­ğı­mız sırada balığı unuttum. Onu hatırlamamı bana şeytan­dan başkası unutturmadı. O şaşılacak şekilde de­nizde yolunu bulup gitmişti.»”[3] Burada Hz. Musa (a.s.) ın genç arkadaşına şaşkınlık veren, ölmüş bir balığın bir mucize neticesinde canla­narak denize akıp gitmesidir. Bu mucizenin tahakkuk ettiği yer Hz. Hızın (a.s.) ın bulunduğu yerdi. Hz. Musa (a.s.) bunu bildiği için, adamına balığın canlanarak denize girmesi hâlinde bundan kendisini ha­berdar etmesini tembih etmişti. Fakat bir kayanın yanında istirahata çekildiklerinde ve belki de Hz. Musa (a.s.)’ın uykuya daldığı bir sırada balık denize sıçradığı hâlde adam haber verme görevini unutmuştu. Bir miktar daha ilerleyip, Hz. Musa yemekten bahsedince arkadaşı balığın denize gittiğini hatırlamıştı. “Musa: «İşte aradığımız o idi.» dedi. Hemen izleri­nin üzerine geri döndüler. Derken kullarımızdan bir kul buldular, ki ona ka­tı­mızdan bir rahmet (vahiy ve peygamberlik) ver­miş, yine ona tarafımızdan ilim öğretmiştik. Musa ona: «Sana öğretilenden bana doğruyu bul­mama yardım edecek bir bilgi öğretmen için sana tabi olayım mı?» dedi. Dedi ki: «Doğrusu sen benimle beraberliğe sab­re­de­mezsin! İç yüzünü kavrayamadığın bir bilgiye nasıl sab­redersin?» Musa: «İnşallah,» dedi. «sen beni sabreder bu­lacak­sın,  senin emrine karşı gelmem.» (O, kul:) «Eğer bana tabi olursan, sana bilgi verin­ceye kadar hiçbir şey hakkında bana soru sorma.» dedi. Bunun üzerine yürüdüler. Nihayet gemiye bin­dikleri zaman o  (Hızır), gemiyi deldi. Musa: «Halkını boğmak için mi deldin? Gerçekten sen ziyanı büyük bir iş yaptın.»  (Hızır:) «Sen benimle asla sabredemezsin, deme­dim mi?» dedi. Musa dedi ki: «Unuttuğum şeyden dolayı beni mua­heze etme, işimde bana güçlük çıkarma!» dedi. Yine yürüdüler. Nihayet bir erkek ço­cuğa rastla­dıkla­rında Hızır hemen onu öldürdü. Musa dedi ki: «Tertemiz bir canı, bir can kar­şılığı ol­maksızın (kimseyi öldürmediği hâlde) katlettin ha! Ger­çekten sen fena bir şey yaptın.»  (Hızır:) «Ben sana benimle beraberliğe sab­rede­mez­sin, demedim mi?» dedi. Musa dedi ki: «Eğer bundan sonra sana bir şey so­rar­sam benimle arkadaşlık etme, hakikaten benim ta­rafım­dan sen özre ulaştın.»”[4] Bu sözü ile Hz. Musa artık özür dileyecek hâli kal­ma­dığını anlatmak istemişti. “Yine yürüdüler. Ni­hayet bir köy halkına varıp on­lardan yiyecek istediler. Bunun üzerine köy halkı onları misafir etmekten kaçındı­lar. Bu arada orada yı­kılmak üzere bulunan bir duvarla karşılaştılar. (Hızır) hemen onu doğrulttu. Musa: «Dile­seydin, elbette buna karşılık bir ücret alırdın!» dedi.  (Hızır) şöyle dedi: «İşte bu seninle aramızın açıl­ması­dır. Şimdi sana hakkında sabredemediğin şeylerin iç yü­zünü haber vereyim: O gemi var ya, denizde çalışan yoksul kim­selerindi. Onu kusurlu yapmak istedim, (çünkü) onların ileri­sinde her (sağlam) gemiyi gasp etmekte olan bir kral vardı.”[5] Şu hâlde Hızır (a.s.), fakir denizcilerin gemisini ya­ra­lamakla geminin gasp edilme ihtimalini ortadan kal­dır­mış, böylece fakirlere iyilik etmişti. “Erkek çocuğa gelince, onun mü’min olan ana ve ba­basına karşı azgınlık ve nankörlük gös­tereceğini ya­hut onları saptırarak azgınlık ve inkarcılığa boğacağını önce­den biliyorduk.  (Devam etti:) Böylece istedik ki, Rableri onun ye­rine kendilerine ondan daha temiz ve daha mer­hamet­lisini versin. Duvara gelince.. Şehirde iki yetimin idi. Al­tında da onlara ait bir hazine vardı. Babaları ise iyi yaşayışlı kimse idi. Rableri istedi ki, o iki çocuk güçlü çağlarına erişsinler, Rablerinden bir rahmet olarak hazinelerini çıkarsınlar. Bunu da kendiliğimden yapmadım. İşte hak­kında sabre­demediğin şeylerin iç yüzü budur.”[6] İşte sabırsızlık böyle toptan ayrılıklara sebep olu­yor. [7]
  [1] Kehf, 18/60 [2] Kehf, 18/61 [3] Kehf, 18/62-63 [4] Kehf, 18/64-76 [5] Kehf, 18/77-79 [6] Kehf, 18/80-82 [7] Fatma Keskin, Sabır, Misyon Yayınları.


Son takip: 23.08.2019 - 04:09
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· Râbıta Kavramının Yozlaştırılması · Cehâlet · Kutb (kutub) · EHL-İ KİTAP . · Homer (Homeros) · Sözlerin En Güzeli Olan Kitap’ta “En Güzel Söz” Diye Tanımlanan “Dâvet”in Usûlü · i- Fâiz · Bu Din Benim Dinim Değil! · İlham.. · Rızkın Temizinden Faydalanmak. · Sâbiî; Anlam ve Mâhiyeti · Mukaddes Kitaplar Benzeşirler · İnsan Psikolojisini Dengeleyen İki Unsur Korku ve Ümit · İhlâs ve Riyânın Kabı; Amel · Mürid · İnkarci Kavimler · Vasiyetin Meşruiyeti · Kıtmîr · Af; Anlam ve Mâhiyeti · Kur’ân-ı Kerim’de Af Kavramı
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber