sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· İslam’a Göre Din Gerçeği
· 2- İddetini Doldurmamış Kadınlar
· Mısır'dan Çıkış
· Tevrat'ın Nüshaları
· Kitab-ı Mukaddes
· Orucun Şartları
· Bu İsimleri Bilmenin Faydaları
· Cezâ Tedbiri
· Kızlarağası
· İkon
· Athene
· Kurşun Dökmek
· Allah’ın İsmi Olarak Şehid
· 3) Büyük Cehâlet
· Allah ve Rasûlü’nden Geldiği Kesinlikle Sâbit Olan Nasslara, Hükümlere Bir Bütün Olarak Tümüne İnanmamak

Son Okunanlar
· 3. Cenab-ı Hakk’ın İnsanlara Verdiği Belâlara, Musibetlere Karşı Sabır
· Konuyla İlgili Geniş Bilgi Alınabilecek Kaynaklar
· Peygamberlerde Bulunması İmkansız Sıfatlar
· Tevbenin İbadet Olarak Önemi
· 7- İletişim ve Hitâbet
· Yahûdiler
· DUA .. a- Dua Nedir? .
· Tevbe Pişmanlık Ateşiyle Yanmaktır
· Cemaat
· Dost İlişkisi



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

3. Cenab-ı Hakk’ın İnsanlara Verdiği Belâlara, Musibetlere Karşı Sabır

3
3. Cenab-ı Hakk’ın İnsanlara Verdiği Belâ­lara, Musibetlere Karşı Sabır   Eğer müslüman sabrederse mükâfat vardır. Belâyı ver­diği için mükâfat vardır. İşte belâ iki sebepten gelir: 1. İmtihan için: Hastalık (Hz. Eyyüb) gibi. Bu da sabra dayanır. 2. Sadakayı cariye: Yiyecek gibi. Çünkü yiyecek bir insan ömrünün sonuna kadar yiyor, öldükten sonra bu da sona eriyor (geçici).
Erkek veya kadın olsun, dindar bir evlat yetiştire­bil­mek (devamlı). Cami veya Kur’an kursu yaptırmak ve kitap yaz­makta da sürekli sevap vardır. Bunların da hepsi sabra dayalıdır. Bu konuda söz ancak aşağıda belirttiğimiz kap­samlı ve faydalı prensiplerle tamamlanır. Bunlar­dan: Birinci Prensip: Mü’mine isabet eden belâ, kafire isa­bet eden belâdan daha hafiftir. Mü’mine isabet eden şerler, sıkıntılar ve ezaların ta­mamı kafirlere isabet edenlerin çok aşağısındadır. Olay­lar da bunlara şahittir. Aynı şekilde bu dünyada iyi insanla­rın başına gelen belâlar, çoğu kez günahkar, fasık ve za­limle­rin başına gelenlerden daha azdır. İkinci Prensip: Mü’minin karşılaştığı belâlar, Allah (c.c.)’ın rızasına ve O’nun affına ulaşma amacına yöne­liktir. Allah (c.c.)’ın rızasını kaybettiklerinde, sabra ve O’nun affına yönelmeleri gerekiyor. Böylece belâların ağırlığı ve sıkıntısı üzerlerinden kalkar. Sabır ve af dile­ye­rek karşılığını ödediklerinde üzerlerindeki meşakka­tin ağırlığı kalkar. Kafirlerde ise ne rıza amacı ve ne de af ümidi vardır. Sabrederlerse ancak hayvanlar gibi sabre­derler. Allah Teâlâ onların bu hâllerine şu sözle­riyle dik­kat çekmiştir: “Düşmanınız olan kavmi arayıp takip etmekte gev­şeklik göstermeyiniz. Şayet siz acı çekiyorsanız, aynı şe­kilde onlar da acı çekiyorlar. Üstelik siz Allah (c.c.)’tan onların ümit edemedikleri şeyleri ümit ediyorsunuz.”[1] Onlar mü’minlerle elem çekmek hususunda birleşi­yorlar. Mü’minler ise onlardan Allah Teâlâ’dan af ve rıza ümitleriyle ayrılıyorlar. Üçüncü Prensip: Akıbet (istikbal) müttakiler (Al­lah (c.c.)’tan hakkıyla korkanlar içindir.
Mü’min Allah (c.c.) yolunda eza gördüğü zaman ita­ati, ihlası ve kalbinde bulunan imanî gerçekler ora­nında üzerindeki yükü kaldırır. Bu yük, ondan başka hiçbir kim­senin çekemeyeceği kadar şiddetlidir. Bunlar, Allah Teâlâ’nın mü’min kulundan belâları def etmesi­dir. Allah (c.c.) böylece ondan birçok belâyı def eder, kaçınılması mümkün olmayan ağırlık, sıkıntı, meşakkat ve bunlarla beraber gelen diğer dertlerin ağırlıklarını ondan giderir. Dördüncü Prensip: Yüce sevgili.. Sevgi kalpte yerleşip orada derinleşince, sevenin sev­diği uğrunda çektiği sıkıntılar dert olmaktan ziyade tat verir. Aşıklar sevdiklerinin yanında bununla övü­nürler. Öyle ki, onlardan birisi şöyle demiştir: “Sana kavuşmak uğrunda karşılaştığım sıkıntılar bana acı verse de senin için tehlikeye katlanmış olmam, beni sevindirir. O hâlde, en yüksek sevgiliyi seven, onun rah­met ve ihsanını uman kişinin düşüncesi nasıl olur ?” Beşinci Prensip: Günahın verdiği alçaklık, imanın verdiği sıkıntıdan daha şiddetlidir.
Mü’minin ulaşamayıp, kafirin, facirin ve münafığın ulaştığı şeref, zafer ve üstünlükler oldukça çoktur. Fa­kat bunlar, görünüşleri aksine bile olsa, içlerinde büyük bir alçaklık ve adilik gizlerler.
Hasan Basrî (Allah (c.c.) ona rahmet etsin) şöyle de­miştir: “Onlar her ne kadar Türk atları gibi haşmetle yürü­seler ve katırlar gibi takırtılar çıkarsalar da günahların ver­diği alçaklık, kalplerinde gizlidir. Allah (c.c.) kendi­sine isyan edeni hakir düşürmekten çekinmez.” Altıncı Prensip: İmtihan zaferin tamamlanması için­dir. Mü’minin belâlarla imtihanı, onu, içinde kaldığı tak­dirde helak olacağı ve ecrinin azalacağı hastalıklar­dan kur­taracak olan bir ilaçtır. Belâ ve sıkıntılarla imti­han onu bu hastalıklardan kurtarır. Mükâfatının ta­mamlanmasını, dere­cesinin yükselmesini sağlar. Bilin­diği gibi mü’min için bu imtihanın varlığı yokluğundan daha hayırlıdır. Resûlullah (s.a.v.) de böyle buyur­muştur. “Nefsim kudret elinde olan Allah (c.c.)’a yemin ede­rim ki, O, bir mü’min için hayrına olmayan bir şeyle hükmetmez. Bu ancak mü’minler içindir. Şayet mü’mine bir kötülük isabet ederse, o buna şükreder. Ve ken­disi için hayırlı olur. Şayet bir sıkıntı isabet ederse yine sabreder. Bu da kendisi için hayırlı olur.” Bu imtihanlar ve belâlarla sınanmalar zaferi, şerefi ve afiyeti tamamlamak içindir. Bu sebeple insanlardan en çok sıkıntıyla karşılaşanlar peygamberlerdir. Sonra derece ola­rak onlara yakın olanlar gelir.
Kişi dinine sahip çıktığı oranda belâlarla sınanır, şayet imanı az ise belâlar hafifler. Hiçbir hata yapmasa bile yer­yüzünde yaşadığı müddetçe mü’minin belâlarla sınan­ması son bulmaz.
Yedinci Prensip: Belâlarla imtihan zaruri bir şey­dir. Bu dünyada mü’minin başına gelen belâlar, düş­manları­nın kendisine saldırması, ona galebe çalması ve ara sıra onu zelil düşürmeleri gerekli bir iştir. Ondan kaçınmak müm­kün değildir. Bunlar şiddetli hastalıklar, sıcaklar, sıkıntılar ve kederler gibidir. Bunlar tabiat için gerekli bir iştir. Bu insanlar için olduğu gibi çocuklar ve hayvanlar için de ge­rekli bir iştir. Bunlar hikmet sahip­lerinin en hikmetlisi olan Allah Teâlâ’nın hikmeti ge­reğidir. Şayet bu dünyada hayır şerden, fayda zarardan ve lezzet elemden ayrılsaydı, bu dünya başka bir dünya olurdu. Bu hayat başka bir hayat olurdu. Hayırla şerrin, elemle lezzetin, fayda ile zararın arasını birleşti­ren ilahî hikmet zayi olurdu. Birinin öteki­sinden ayrıl­ması ve ahirette herkesin yerini bulması müm­kün ol­mazdı. Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur: “Allah temizi kirliden ayırır, sonra kirlileri bir­biri üs­tüne yığar ve hepsini birden cehenneme atar. İşte onlar hüsrana uğrayanlardır.”[2]
Sekizinci Prensip: Belâlarla imtihanın hikmetleri.. Mü’minin zaman zaman düşman tarafından mağlup edi­lip, ezilip kırılarak imtihan edilmesinde çok büyük hik­metler vardır. Bunları tafsilatlı şekilde Allah (c.c.)’tan başka kimse bilemez. Bunlardan birincisi: Allah’a karşı olan kullukları­nın, O’nun huzurunda alçaklıklarının, O’na muhtaç oldukları­nın ve düşmanlarına karşı O’ndan yardım dilemek zo­runda olduklarının ortaya çıkması içindir. Allah Teâlâ hikmetiyle onların bazen galip bazen de mağlup olmala­rını uygun gördü. Yenildiklerinde Rablerine yalvarıp O’na sığınsınlar, O’na boyun eğsinler, O’na tevbe etsinler. Yendikle­rinde ise O’nun dinini, prensiplerini yerine getirsinler. İyiliği emredip kötülüklerden sakındırsınlar. O’nun düşmanla­rıyla cihad etsinler ve dostlarına yardım et­sinler diye.. Diğer bir hikmet de şudur: Şayet daima muzaffer, ga­lip ve üstün olsalardı, aralarına amacı din ve Pey­gamber’e uy­mak olmayan kişiler de girerdi. Şeref ve üstünlükleri sebe­biyle müslümanların yanına üşüşür­lerdi. Hikmetlerden birisi de şudur: Allah Teâlâ’nın, kulla­rının, sıkıntı ve bollukta, afiyet ve belâ hâlinde, galip ve mağlup olduklarında kulluklarını tam yapma­larını sev­mesidir. Her iki hâlde de, Allah Teâlâ’nın kulları üzerinde ilahlık hakkı vardır. Kulluk sadece bi­riyle tamamlanmaz, kalp diğeri olmaksızın doğru­lan­mış olmaz. Tıpkı beden gibi, ki o da ne sıcaksız, ne so­ğuksuz, ne açlıksız, ne su­suzluksuz, ne yorgunluk­suz, ne de sıkıntısız edemez. Her iyiyle birlikte onun zıddının da bulunması şarttır. İnsanın olgunlaşması ve istenilen doğru yola ulaşa­bilmesi için bu belâlar ve sı­kıntılar şarttır. Dokuzuncu Prensip: Yaşamak ve ölmek hep kulun imtihanı içindir. Allah Teâlâ kullarını imtihan etmek ve sınamak için yeri, göğü, ölümü ve hayatı yarattı. Yer­yü­zünü ve onun üzerindekileri ziynetlerle bezedi. Al­lah (c.c.)’ı ve Allah  (c.c.) katındakileri isteyenlerle, dünyayı ve dünyanın süsünü isteyenleri böylece birbirin­den ayırmak istedi. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Allah hanginizin amel bakımından daha iyi oldu­ğunu bilmek için yeri ve göğü altı günde yaratmış ve ar­şını suyun üstüne oturtmuştur.”[3]
“İçinizden cihad edenleri ve sabredenleri bilmek için sizi deneyeceğiz, ve sizin haberlerinizi örnek göste­rece­ğiz.”[4]
İster mü’min olsun isterse inkarcı, her kişinin azap tatması kaçınılmazdır. Fakat mü’min önce dünyada acı çekse bile, sonuçta ahirette mükâfatına kavuşur. Kafir, münafık, günahkar ise dünyada çeşitli nimet ve lez­zetlere kavuşursa da bunlar henüz o dünyadayken de onu kur­tarmaya cesaret edemezler. Onuncu Prensip: İnsanların birbirine karışması ka­çı­nılmazdır. Bu durumda kendimizi nasıl muhafaza ede­riz? İnsan tabiî olarak toplumsaldır. İnsanlarla bera­ber yaşa­ması kaçınılmazdır. İnsanların ise kendilerine has irade­leri, düşünceleri ve inançları vardır. Diğer insanların ken­dilerine uymalarını isterler. Onbirinci Prensip: Belânın çeşitleri: Allah yolunda mü’mine isabet eden belâlar en fazla dört kısımdır. Bunlar ya canına, ya malına, ya ırzına ya da ailesine ve sevdiklerine isabet eden belâlardır. Canına gelen musibet ya onu telef eder veya sa­dece eziyet verir. İşte Allah (c.c.)’ın kulunu imtihan edeceği belâların tümü bunlardır. Bu musibetlerin en şiddetlisi de cana isabet eden belâ­lardır. Ayet-i kerimede şöyle buyuruluyor: “Sabır ne güzeldir, sizin söylediklerinize karşı an­cak Allah (c.c.)’a sığınılır.”[5]
  [1] Nisa, 4/104 [2] Enfal, 8/37 [3] Hud, 11/7 [4] Muhammed, 47/31 [5] Yusuf, 12/18 Fatma Keskin, Sabır, Misyon Yayınları.


Son takip: 01.06.2020 - 05:29
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· f- Allah Hakkında Kötü Zanda Bulunan Münâfık ve Müşrikler · b- Allah Adı Anılmadan Kesilen Hayvanların Etini Yemek · a- Savaştan Önce · Nakşîbendîliğin, Toplumsal Yaşam Üzerindeki Etkileri · Orucun Yasakları · Vahdet-i vücud · Vedîanın Hükümleri · 2) Allah'tan Başkaları Adına edilen Yeminler · d) Tevekkül Edenin, Tasarruf Ettiği Hususlarda Vekaletin Caiz Olduğu Alanlarda, Başkasını Vekil Tayin Etmek Suretiyle Tevekkül Etmesi · Savaş Esirleri Konusunda Kur’an’ın Direktifi · Takıyye; Düşman Kâfirlerden Gelecek Tehlikeden Dolayı Farklı Görünme . · 8- Teknoloji Yoluyla Fesad · Rabb Olmanın Üç Özelliği · Nefis ve Ruh · 15. Cennet Nimetlerini ve Cehennem Azabını Düşünmek; Ölümü Hatırlamak · Kur’an’da Batıl · BESMELE . Besmele; Anlam ve Mâhiyeti · İkram ve İyilikte Öncelik Hakkı · 2- Sıfat-ı Selbiyye (Tenzihat) · 2) İstiâne (Yardım Dilemek)
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber