sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· İslam’a Göre Din Gerçeği
· Orucun Şartları
· Câhiliyye
· 2- İddetini Doldurmamış Kadınlar
· Mısır'dan Çıkış
· Tevrat'ın Nüshaları
· İkon
· Kitab-ı Mukaddes
· Athene
· 3- Toplumda Tevhid
· 10. Haset Etmez.
· g- Yemin
· İtaatle İlgili Bazı Meseleler
· Başta Yahûdiler Olmak Üzere Ehl-i Kitab’ın Çoğu, Kâfirlerle/İnkârcı Ateistlerle Dostluk Ederler
· Din; Anlam ve Mâhiyeti

Son Okunanlar
· Belâlara - Sıkıntılara Sabır
· Kelime-i Tevhide Olan Tepkiler
· İHTİLAF. İhtilâf; Anlam ve Mâhiyeti
· Konuyla İlgili Geniş Bilgi Alınabilecek Kaynaklar
· Müctehidde Bulunması Gereken Şartlar
· Bu İsmi Bilmenin Faydası
· Dindarlık Ve Takvâ .
· Kur’an Metodu
· "Rabbımız, Bize Dünyada da Hasene Ver; Âhirette de Hasene Ver!".
· 16. Hayâlıdır, Ayıpları Örter



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Belâlara - Sıkıntılara Sabır

Belâlara
Belâlara - Sıkıntılara Sabır   Allah ondan razı olsun, İbn  Abbas rivayet eder: Resûlullah (s.a.v.) bana dediler ki: “Ey oğul! Allah (c.c.)’ın onlarla seni faydalandıracağı birtakım esasları  sana öğre­teyim mi?” Ben dedim ki: “Evet, ya Resûlullah.” Bunun üzerine buyurdular ki: “Allah (c.c.)’ın emir­lerini, ahkamını koru. Onlara ria­yet et ki, Allah (c.c.) da seni korusun. Allah (c.c.)’ın emirle­rini yerine getir ki, O’nu yanında bulasın. Bolluk, genişlik demlerinde Allah (c.c.)’ı unutma ki, O da sı­kıntı anlarında seni unutmasın. Bir şey istediğin zaman Allah (c.c.)’tan iste, yardım beklediğin zaman Allah (c.c.)’tan bekle. Zira kalem-i İlahî olacak şeyleri yazmış, mürekkebi de kuru­muştur. Eğer bütün mahlukat bir araya gelse de Allah (c.c.)’ın senin için takdir etmediği bir menfaati sana sağ­lamaya çalışsa, buna muktedir olamaz. Yine bütün yara­tıklar birleşerek Allah (c.c.)’ın senin hakkında yazmadığı bir zararı sana vermeye ça­lışsalar, imkanı yok bunu ya­pamazlar. Şükür ile, sar­sılmaz imanla Allah (c.c.) için amel et. Şunu iyi bil ki, hoşuna gitmeyen bir şeye sabretmekte çok hayır vardır. Allah (c.c.)’ın yardımına mazhar olmak ve zafere eriş­mek sabır iledir. Ferahlıklara, sıkıntılara ta­hammül ne­ticesinde ulaşılır, her bir güçlüğün sonunda mutlaka bir kolaylık vardır. Mutlaka karanlık gecenin ardında bir sabah vardır, aydınlık vardır.” Allah onun yüzünü şereflendirsin, Hz. Ali bir hita­be­tinde şöyle der: “Ey insanlar! Benden beş şey dinle­yiniz, tutunuz. Sizden biri günahtan başka hiçbir şey­den kork­masın. 1. Rabbi’nin rızasından başka hiçbir şey bek­leme­sin. 2. Bilmediğini öğrenmekten utanmasın. 3. Kendisine bir şey sorulduğu zaman, eğer onu bilmiyorsa, “bilmiyorum” demekten ar etme­sin. 4. Şunu iyi biliniz ki, sıkıntılara katlanıp sab­retmek, bedene nazaran baş mesabesindedir. Baş beden­den ayrı­lınca beden hayatiyetini kaybeder. 5. Sabır da işlerden ayrıldı mı, işler tarumar olur. (da­ğılır). Gerçek fakih kimdir size söyleyeyim mi?
Kendisini dinleyenler cevap verdiler:
- Evet,  ey Mü’minlerin Emiri! - Gerçek fakih, insanları Allah (c.c.)’ın rahmetinden ye’se düşürtmeyendir. Gerçek fakih, insanlara Allah (c.c.)’ın rahmetinden, ümit kestirmeyendir. Gerçek fakih,  insanlara Allah (c.c.)’ın azabından eminlik vermeyendir. Gerçek fakih, haklarında Allah (c.c.) hükmünü vermiş olmadıkça muvahhid-arifleri cennetlik, Allah (c.c.)’a isyan edenleri de cehennemlik yapmayandır. Bu ümmetin en hayırlısı dahi Allah (c.c.)’ın azabın­dan emin olamaz. Zira noksan sıfatlardan münezzeh ve şanı yüce olan Allah (c.c.) şöyle buyurur:  “Onlar artık Allah (c.c.)’ın azabından emin mi ol­du­lar? Fakat hüsranda olanlardan başkası Allah (c.c.)’ın aza­bından emin olmaz.”[1]
Yine bu ümmetin en şerlisi bile Allah (c.c.)’ın rah­me­tinden ümitsizliğe düşmez. Nitekim izzet ve celal sahibi Allah (c.c.) şöyle buyurur: “Şüphesiz ki, imansızlardan başkası Allah (c.c.)’ın rahmetinden yeise düşmez.”[2] Yezid Rakkaşi der ki: - Kişi ölüp de kabre konduğu zaman, hayattayken (dünyada) kılmış olduğu namazlar sağ tarafına durur­lar. Onu o taraftan korurlar. Vermiş olduğu zekat ve sadaka­lar sol tarafına dururlar. O taraftan korurlar. Yapmış ol­duğu diğer iyilikler de üzerine gölge vazifesi görür. Sıkın­tılar karşısında göstermiş olduğu sabır ve tahammüller ise onun etrafında dönerek diğerlerine şöyle der: - Eğer ondan azabı defetmeye gücünüz yetiyorsa ne ala! Yoksa bu işi ben yaparım, ondan her türlü azabı defe­derim. Bu sözler sabrın, amellerin en faziletlisi olduğuna delalet etmektedir. Şanı yüce olan Allah (c.c.) şöyle buyurur: “Yalnız sabredenlere ecirleri hesapsız ödenecek­tir.”[3] Birisi Allah Resûlü’ne dedi ki: - Ya Resûlullah! Benim malım zayi oldu, bedenim de hastalandı. Resûlullah (s.a.v.) ona cevaben buyurdular ki: - Malı zayi olmayıp, bedeni de hastalanmayan bir kulda hayır yoktur. Zira şanı yüce olan Allah (c.c.) bir kulu sevdi mi onu musibete duçar eder. Bir musibete du­çar etti mi de ona sabır ve tahammül gücü verir. Allah (c.c.) ondan razı olsun, Ebû Talip oğlu Ali şöyle der: - Kimi, hükümdar haksız yere hapseder de hapiste ölürse, o şehittir. Eğer haksız yere döver ve bundan dolayı ölürse, o şehittir. Resûlullah (s.a.v.) buyurdular: “Kişinin Allah (c.c.) indinde öyle derecesi bulunur ki, ona ameliyle ulaşamaz. Fakat vücudu bir musibete ma­ruz kalır, bu­nunla o dereceye ulaşır.” Daha sonra buyurdular ki: - Kul bir günah işler de peşinden ona dünyada bir sı­kıntı yahut bir musibet isabet ederse, Allah (c.c.) ona ikinci defa azap etmekten beridir. Şunu iyice bilmelidir ki, kul ancak sıkıntılara ve azaplara sabır ve tahammül göstermekle hayırlı insan­lar derecesine ulaşabilir. Şanı yüce olan Allah (c.c.), Peygam­beri’ne sabretmesini emretmiştir. Buyurur ki: “O hâlde (ey Habibim) tıpkı azim sahibi peygam-berlerin sıkıntılara sabretmesi gibi sen de sabret. Hakkı kabul etmeyenlerin azabı için acele etme. Onlar tehdit edilmekte oldukları azabı görecekleri gün, sanki ken­dileri dünyada gündüzün bir saatinden başka durma­mış gibi olacaklardır. Bu kafi bir tebliğdir.”[4] Eret oğlu Habbab anlatır: - Bir defasında biz Resûlullah (s.a.v.)’e gitmiştik. O, Kabe’nin gölgesinde kaftanına dayanmış durmaktaydı. Kendisine şikayetimizi dile getirerek, “Ya Resûlullah! Bi­zim için Allah (c.c.)’a dua etmiyor, yardım talebinde bulunmuyor musunuz?” dedik. Bizim bu sözümüz üze­rine oturdu, yüzü kızarmıştı. Sonra buyurdular ki: - Sizden önceki kavimlerde bazen bir adam getiri­lir, bir çukur kazılarak oraya konur. Sonra da testere başına konarak, iki parça edilirdi. Fakat bu azap bile onu dinin­den döndüremezdi. Allah (c.c.) ondan razı olsun, Enes b. Malik rivayet eder: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdular: “Kıyamet günü olunca, dünyada iken çok sefa sür­müş ve de debdebeli (başıboş) hayat yaşamış insan ce­henneme bir kere daldırılıp, simsiyah yanmış olarak çıka­rılır ve kendisine “Şimdiye kadar hiç nimet yüzü gördün, sefa sürdün mü?” diye sorulur. O, bu soruya şu cevabı verir: - Hayır, yaratıldığım günden beri bu azaptan hiç kurtulmuş değilim. Sonra dünyanın en çok çile çekmiş insanı getirile­rek cennete sokulup çıkarılır. Çıktığında yüzü ayın on dördü gibidir. Kendisine “Şimdiye kadar hiç çile çektin, belâlara maruz kaldın mı ? “diye sorulur. O: bu soruya şu cevabı verir: - Hayır, yaratıldığım günden beri hep bu nimetin içindeyim. İbn Abbas rivayet eder: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdular: “Cennete ilk davet olunanlar gerek bolluk zama­nında gerekse darlık zamanında Allah (c.c.)’a hamd edenlerdir. Kula vacip olan, maruz kaldığı sıkıntılara sabır ve taham­mül etmek, Allah (c.c.)’ın kendisinden uzaklaştırdığı be­lâların duçar olduğu belâlardan daha fazla olduğunu bil­mek ve bunun için şanı yüce olan Allah (c.c.)’a hamd et­mektir. Yine müslümana yaraşan, Peygamberi’ne uymak ve onun putperestlerin ezala­rına sabredip tahammül göstermesini kendine örnek almaktır. Allah (c.c.) ondan razı olsun, İbn Mes’ud anlatır: - Bir defasında Resûlullah (s.a.v.) Kabe’nin yanında namaz kılmaktaydı. Ebû Cehil avenesi de onun yakı­nında oturuyorlardı. Bir gün önce develer kesilmiş, bağırsak ve sair iç organları o yakınlara atılmıştı. Allah (c.c.)’ın lâneti onun üzerine olsun, bir ara Ebû Cehil yanındaki adamla­rına şöyle dedi: “Hanginiz kalkar da Muhammed secdeye varınca şu kesilmiş develerin ba­ğırsaklarını onun sırtına bırakır?” Onun bu sözü üze­rine aralarından en bedbaht birisi kalktı, kesilmiş de­velerin iç uzuvlarını eline aldı. Resûlullah (s.a.v.) sec­deye varınca onları onun iki omuzu arasına bıraktı. Bu sırada hepsi birden bir kahkaha attılar. Ben de ayakta durmuş, onlara bakmaktaydım. Onlar Al­lah Resûlü’ne bu çirkin fiili yapınca kendi kendime “Eğer gücüm ol­saydı, Resûlullah (s.a.v.)’’in sırtından o pis şey­leri alır atardım.” dedim. Sırtına böyle şeyler konmuş ol­makla beraber, Allah Resûlü tam bir huzur-u kalp ile sec­deye devam ediyor, başını kaldırmıyordu. Nihayet bir şahıs gitti hâdiseyi Hz. Fatıma’ya haber verdi. Biraz sonra Fatıma geldi. Biraz kızgınca idi. Hemen Resûlullah (s.a.v.)’in sırtına konmuş olan o pis şeyleri aldı. Sonra Ebû Cehil ve taifesine dönüp, çıkıştı.  Resûlullah (s.a.v.) nama­zını bitirince sesli olarak onlara beddua etti. Üç defa “Al­lah'ım, Kureyş’i sana havale ediyorum.” dedi. Resûlullah (s.a.v.)’in sesini ve bedduasını duyan Ebû Cehil ve adam­larının gülüşmeleri kesildi. O, beddua­sına devam ederek dedi ki:  “Allah'ım hassaten Ebû Cehil’i, Ukbe’yi, Utbe’yi, Şeybe’yi, Velid b. Muğire’yi ve Ümeyye b. Halefi sana havale ediyorum.” Muhammed’i hak peygamber olarak gönderen Al­lah’a yeminle söylerim ki: Ben onun ismen saydığı bu kişilerin hepsinin de Bedir savaşında öldüklerini gör­düm. Şanı yüce olan Allah (c.c.) kıyamet günü dört insanı dört sınıf insana hüccet olarak gösterir. 1. Zenginlere karşı, Davud oğlu Süleyman (a.s.)’ı hüc­cet olarak gösterir. Zenginler: “Ya Rabbi, malımız-mül­kümüz-servetimiz bizi meşgul etti. Onun için sana kulluk edemedik.” dediler mi Allah (c.c.) onlara Süley­man (a.s.)’ı gösterir, şöyle der:
“Sen Süleyman’dan daha zengin değildin. Onun zenginliği O‘nu bana ibadetten alıkoymadı da seni mi alıkoydu?” 2. Esir ve kölelere karşı, Yusuf (a.s.)’ı hüccet (örnek) olarak gösterir. Esir ve köleler: “Ya Rabbi, biz esir idik, köle idik. Onun için sana kulluk edemedik.” dediler mi Allah (c.c.) onlara Yusuf (a.s.)’ı gösterir ve şöyle der: “Bir zamanlar O da bir esir ve köleydi. O’nun esir­liği ve köleliği kendisinin bana ibadet yapmasına mani olmadı da sizinki mi mani oldu?” 3. Fakirlere karşı, İsa (a.s.)’ı hüccet gösterir. Fakir­ler: “Ya Rabbi, ihtiyaç içinde oluşumuz bizi sana ibadet et­mekten alıkoydu.” dedikleri zaman Allah (c.c.) onlara şöyle der: “Siz mi daha fakirdiniz yoksa İsa mı? O’nun fakir­liği, kendisinin bana kulluk etmesine mani olmadı da sizinki mi mani oldu?” 4. Hastalara karşı, Eyyüb (a.s.)’ı hüccet gösterir. Has­talar: “Ya Rabbi, hastalığımız sana kulluk etmemize mani oldu.”dediler mi Allah (c.c.) onlara şu cevabı ve­rir: “Sizin hastalığınız mı daha ağırdı, yoksa Eyyüb’ün ki mi? Bunca ağır olmasına rağmen onun hastalığı kendisi­nin bana kulluk etmesine mani olmadı da sizin ki mi mani oldu?” Böylece kıyamet gününde Allah (c.c.) indinde hiç­bir kimsenin kendisini mazur göstermesine imkan kalmaz. Allah (c.c.)’ın rahmeti üzerlerine olsun, eskiden salihler bir hastalığa, bir sıkıntıya maruz kaldılar mı, bun­dan ferahlık ve sevinç duyarlardı. Zira onların na­zarında bu, geçmiş günahlarına bir keffaret olarak ka­bul edilirdi. Allah (c.c.) ondan razı olsun, Ebû Hüreyre anlatır:  Resûlullah (s.a.v.)’e sordular: - Ya Resûlullah, insanların en çok musibetlere du­çar olanları kimlerdir? Buyurdular ki: “Başta peygamberler, sonra salihler, sonra da sıra­sıyla Allah’ın diğer sevgili kullarıdır.” Denir ki üç şey vardır ki, iyilik hazinelerindendir. Bunlardan biri: 1. Verdiği sadakayı gizli tutmaktır. 2. Duçar olduğu acıları gizli tutup, Allah’a şikayetçi olmayandır. 3. Maruz kaldığı musibetlerden dolayı Allah’a karşı  ah vah etmemektir. Vehb b. Münebbih anlatır: - Havarilerden birinin kitabından şöyle bir bölüm yazdım. Diyor ki: “Sana belâ ve musibet yollarından bir yol açılırsa, gözün aydın, önüne peygamberlerin, salihlerin yolu açılmış demektir. Bolluk, genişlik yolu açı­lırsa, derdine yan, onların yolundan ayrılmışsın de­mektir. Bir defasında Feth el-Mevsılî darlığa düşmüştü. Bu sı­rada şöyle dedi: “İlahî! Ne olurdu, bununla bana hangi ameli yüklediğini bilseydim de, o ameli daha çok yapsay­dım.” [5]   [1] A’raf, 7/99 [2] Yusuf, 12/87 [3] Zümer, 39/10 [4] Ahkaf, 46/5 [5] Fatma Keskin, Sabır, Misyon Yayınları.


Son takip: 31.05.2020 - 03:41
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· Af ve Müsâmahanın Yozlaştırılması · BA'SU BÂDE'L-MEVT .. · d- Yemekten önce ve so a el ve ağzı yıkamak · c) Yardımlaşma · Ecel Konusunda Âyet-i Kerimeler · f- Allah Hakkında Kötü Zanda Bulunan Münâfık ve Müşrikler · Gâlibiyet ve Zafer Vaadi · İbâdet · b- Allah Adı Anılmadan Kesilen Hayvanların Etini Yemek · 3- Üçüncü Sınıf Zevi'l-erhâmın Mirasçı Olması · Irkçılık/Asabiyet/Kavmiyetçilik. · Kadın Kocasından Nefret Edip Onunla Birlikte Kalmak İstemiyorsa Ne Yapar?. · f- Çirkin Söz (Sebb) · Kadının Elbisesi · KÂFİR.. · Fasık, Zalim İmam · Kaarî · Mal-Mülk ve Mâlik Konusuyla İlgili Âyet-i Kerimeler · İlk İnsanın Yaratılışı · a- Savaştan Önce
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber