sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· İslam’a Göre Din Gerçeği
· Orucun Şartları
· 2- İddetini Doldurmamış Kadınlar
· Mısır'dan Çıkış
· Tevrat'ın Nüshaları
· İkon
· Kitab-ı Mukaddes
· Athene
· 3- Toplumda Tevhid
· 10. Haset Etmez.
· g- Yemin
· İtaatle İlgili Bazı Meseleler
· Başta Yahûdiler Olmak Üzere Ehl-i Kitab’ın Çoğu, Kâfirlerle/İnkârcı Ateistlerle Dostluk Ederler
· Câhiliyye
· Din; Anlam ve Mâhiyeti

Son Okunanlar
· Kadın Sahabîlerden Zinnûre Hatun’un İşkenceyle Gözlerinin Kör Edilişi
· Alîm, Habîr ve Hakîm İsimlerinin Varlıklardaki Görünümleri
· Namazdan So a
· Pîr
· Sihir Tesiri
· Şükür İbâdeti, Bir İmtihan Aracıdır
· Atılan ok geri dönmez
· Müslüman Nefse Hakaret Edilebilir mi?.
· İslâm; Bütün Varlıkların Dini
· Allah'ın Sıfatı Olarak İlim ..



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Kadın Sahabîlerden Zinnûre Hatun’un İşkenceyle Gözlerinin Kör Edilişi

Kadın Sahabîlerden Zinnûre Hatun
Kadın Sahabîlerden Zinnûre Hatun’un İşkenceyle Gözlerinin Kör Edilişi   Çağdaş münafık ve kafirlerin, müslüman kadının te­settür ve başörtüsüne, inancına ve imanına taham­mül edemedikleri gibi ilk müslüman kadınlara da küf­rün başı Ebû Cehil tahammül edememiş ve onlara her türlü vahşi işkencelerde bulunmuştur. İşte bu insanlık dışı işkence­lere uğrayanlardan bir tanesi Zinnûre Ha­tun, Rum asıllı olup, Adiy veya Mahzum ya da Abdüddâr oğullarının cariyesiydi. Zinnûre Hatun daha İslamiyet’in başlamasıyla İslamiyet’e koşup müslüman olan ilk kadınlardandır. Zinnûre Hatun müşrikler tara­fından kendi dinlerine döndürmek için en ağır işken­celere uğratılan kadın köle­ler arasında idi. Boğazı sıkı­lıp elleri yanlarına düşüp, öldü sanılıncaya kadar ken­disine işkence edilirdi. Ebû Cehil’in yaptığı işkenceler yüzünden Zinnûre Hatun’un gözleri kör olmuştu. Ebû Cehil: “Gördün mü? Lat ve Uzza senin gözlerini kör etti.” dedi. Zinnûre Hatun: “Hayır, vallahi böyle değil­dir, benim gözümü kör eden onlar değildir. Lat ve Uzza ne yarar ne de zarar vermeye asla kadir olamaz­lar. Lat ve Uzza hiçbir şeyi göremezler, onlar kendile­rini, kendilerine tapanları, Peygamberimize ve ashâ­bına yapı­lan işkenceleri bilemezler. Fakat bana olan semavî bir iştir. Benim Rabbim, gözümü geri vermeye, beni gördürmeye kadirdir.” dedi. Diğer Kureyş müş­rikleri de “Onun gözle­rini ancak Lat ve Uzza kör et­miştir.” dediler. Zinnûre Hatun bunu işitince: “Kabe’nin Rabbine yemin ederim ki onlar yalan söylü­yorlar. Lat ve Uzza ne zarar ne de yarar verebilir­ler.” dedi. O gece geçip sabaha çıkınca Yüce Allah (c.c.) Zinnûre Hatun’un gözünü geri çevirdi. Kureyş müş­rikleri: “Bu da Muhammed’in sihirlerindendir.” dediler. Ebû Cehil, Zinnûre Hatun ve diğer müslümanlar hak­kında “Mu­hammed’in izinde giden şu akılsızlara şaş­maz mısın? Eğer Muhammed’in getirdiği şey hayırlı ve gerçek olsaydı, biz ona uymakta onlardan önce dav­ranır ve kendilerini ge­çerdik. Zinnûre’nin doğruyu bulmakta bizlerden önce davranıp, bizi geçeceğini mi sanırsınız?” demişti. Hz. Ebû Bekir (r.a.) Zinnûre Hatun’u satın alarak azat etti. Müşriklerin işkencelerinden kurtardı. Ebû Cehil de ilk müslümanlardan olan Zinnûre Hatun’un müslümanlığına tahammül edememişti. Allah Zinnûre Hatun’dan ve onun yolunda giden mü’mine kadınlar­dan razı olsun.
Hz. Adem (a.s.) ile başlayan hak - batıl, peygam­berler - tağutlar mücadelesi kıyamete kadar devam edeceğine göre, tarih boyunca devam eden tebliğ ve işkence müca­delesi Ebû Cehil ve Zinnûre Hatun’larla da son bulmaya­caktır. Çağımız İslam ülkelerinde adları Hasan, Ahmet, Mehmet… olan çağdaş firavunlarca Ebû Cehillerce ve tağutlarca, çağımızın Zinnûrelerine, Sümeyyelerine de zalimce işkenceler hâlâ devam et­mektedir. Afganistan’da, Mısır’da, Suriye’de, Tunus’ta, Cezayir’de ve diğer İslam ülkelerinde çağdaşlık altında müslüman kadınlara zin­danlarda yapılan her türlü insanlık dışı işkencelerden ve tecavüzlerden meydana gelen acı çığlıklar semayı çınlat­maktadır. Canlı örnek mi? İşte Mısır’da Müslüman Ka­dınlar Derneği Başkanı olan Zeynep Gazalî’ye, Abdünnâsır firavununun zin­danlarında yapılan işkence­lerden bir sahne. Zeynep Gazalî “Zindan Hatıraları” adlı kitabında şöyle anlatı­yor: “Hücrenin koyu karanlığı yuttu beni. Tanık oldu­ğum tuhaflık ve vahşet karşısında “Bismillah, es-selâmü aleyküm” deyip girdim. Hücre kapısı kilitlendi ve eziyet vermek için yüksek voltajlı lambalar yakıldı. Ansızın 24 nolu hücrenin köpeklerle dolu olduğunu gördüm. Sayı­sını hatırlayamayacağım bir sürü köpek... Korkumdan gözlerimi yumdum, ellerimi göğsüme bastırdım. Dışarıda hücre kapısına asma kilit ve zincir takıldığını anlatan ses­ler geliyordu.  Köpekler beni gö­rür görmez, üzerime üşüştü. Her tarafımdan asılmaya, bedenimi kemirmeye başladılar. Başıma, ellerime, göğ­süme, sırtıma her biri bir yandan saldırıyordu. Isırdık­ları yerlerimin yaralarını, acı­sını duyabiliyordum. Yal­nızca korkunun şiddetinden gözlerimi bir an açtım, gördüğüm manzaranın ürkütücü­lüğünden hemen ka­pattım, ellerimi koltuk altlarıma giz­ledim. “Bismillah, ya Allah” diye başlayarak, Allah’ın tüm güzel isimlerini bir bir okumaya başladım. Bitirince bir kez daha tek­rarladım. Köpekler bedenimin her yanını aralık­sız tırmalıyor, dişliyor, üzerime yükleniyorlardı. Azı dişle­rini kafamın derisinde, kolumda, sırtımda, bacakla­rımda hissediyordum. Bu korkunç ortam karşısında Rabbime yakarmaya, seslenmeye başladım: “Allah'ım! Kendinle meşgul et ki, başkalarıyla uğraşmayayım. Ey tek olan Ehad ve Samed olan Rabbim! Sen beni meşgul et ki, yalnız se­ninle olayım. Beni bu korkunç ortamdan kurtar. Sen­den başkasıyla meşgul olmaktan alıp, beni kendinle meşgul et, vereceğin huzur ve güvenle kuşat beni! Se­nin yolunda, senin sev­ginle, senin hoşnutluğunla, se­nin muhabbetinle şehadeti bana nasip et. Ey Allah'ım! Mü’minlerle birlikte benim de ayaklarımı sabit tut. Bizlere güven ve sabır ver!” Tüm bunları kalbimden okuyordum. Köpekler sürekli vücu­duma dalıyor, ısırıp kemiriyorlardı. Saatler geçti, kapı açıldı ve hücreden çıkarttılar beni. Öyle sanıyorum ki üze­rimdeki beyaz elbiselerim tümden kana batmıştı. Köpek­lerin vücu­dumu ve elbiselerimi delik deşik ettiğini düşü­nüyor­dum. Bir de ne göreyim, elbiselerime sanki kimse do­kunmamış, bedenime de tek bir diş batmamıştı. Şaştım kaldım. “Allah'ım! Her şeyden münezzehsin. Benimle bir­lik­tesin, senin keremine layık mıyım ki? Rabbim! Hamd yal­nız sanadır.” Bunların tümünü içimden söyledim. Çünkü şeytan herif kolumdan tutmuş, durmadan soru yağmu­runa tutuyordu: Köpekler seni nasıl parça parça etme­mişler? Üstünü başını nasıl parçalamamışlar? Bir eliyle kolumdan tutuyor, diğer eliyle kamçı sallayarak izliyordu bizi.” Zeynep Gazalî’nin “Zindan Hatıraları” kitabından başka bir sahne daha: “Onuncu gün ikindiden sonra zindanın kapısı açıldı. Safvet, sudan çıkarıp iki kişiye teslim etti ve 3 nolu cezae­vine götürmelerini söyledi. 3 nolu cezae­vinde bir zindana kapattılar. Her tarafım yaralı vazi­yette ceset gibi yere yı­ğıldım. Vücudum şişirilmiş top gibiydi; dayak, işkence ve sudan dolayı kabarmıştı. On birinci günü her tarafı yara bere ve kan içindeki vücu­dumu kontrol eden doktor, hastaneye kaldırılmamı emretti. Hastanede bir gün kal­dım. Biraz dinlenip iyi­leşmeyi hayal ederken zebaniler geldiler ve hayalimi dağıttılar. Beni oradan alıp Şems Bedran’ın odasına götürdüler. Dağlanmış, yaralanmış ve pişmiş ayaklarımın üs­tünde güçlükle durabiliyordum. Vücudumu taşıyacak halim kalmamıştı; fakat ne çare arkamdan gelen zeba­niler kamçılarla tehdit ediyor, yavaş yürüdüğümde ayaklarıma, vücuduma vuruyorlardı. Hastaneden Şems Bedran’ın odasına kadar yürüyemezdim. Yolun yarı­sında yere yı­ğıldım, askerler ellerimden tutup sürükle­yerek getirdiler. Böylece sürüklenerek Şems Bedran’ın odasına geldim. Şems beni görür görmez, öfkeyle Safvet’e seslendi, rol yapar gibi ani bir hareket yaptı. Suratı hırçınlaşmış, öfke­den avurtları şişmişti. Gözleri baykuş gibi geniş suratının ortasından açılmış, kolunu uzatıp parmağıyla beni göste­rerek, “Bunu as ve beş yüz kırbaç vur!” emrini verdi. Vahşet, vahşet... Astılar ve Safvet’in teşrifine ha­zırla­dılar. Geldi, kollarını sıvayıp kırbacı eline aldı, son­rada paşası Şems Bedran’ın emirlerini yerine getirdi. Beş yüz kırbaç, evet, evet, beş yüz kırbaç altında bana düşen “Al­lah'ım! Allah'ım!” diyerek feryat etmek ve O’na yalvar­maktı. Şems Bedran ise bana karşılık veri­yor, “Allah dedi­ğin nerede? Varsa seni kurtarsın. Abdün-nâsır’dan yardım isteseydin, seni kurtarırdı hem de derhal.” Kırbaçlanma faslı bitti, yere indirdiler, ama kim ayakta durabilir? Ayaklarımdan kanlar akıyor...” Evet, bu okuduğumuz işkenceler Mısır gibi bir İs­lam ülkesinde ve bir müslüman kadına yapılmıştır. Yine bir başka İslam ülkesi olan Suriye’de 1982 yı­lında ihlaslı müslümanların yoğun olduğu Hama şeh­rinin yerle bir edilmesinden sonra zindanlarda müslüman genç kızlara hakaretler edilmiştir. Bu genç kızlar, zalimin zul­müne ses çıkarmayan İslam dünyasına zin­danlardan kanlarıyla mektup yazmışlardır. Zaman, zemin ve işkence metodları değişmekle be­ra­ber, hak - batıl ve tebliğ - işkence mücadelesi devam et­mektedir... Tabi ki sonuçta zafer, inananların olacak­tır. [1]     [1] Fatma Keskin, Sabır, Misyon Yayınları.


Son takip: 01.06.2020 - 02:22
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· Af ve Müsâmahanın Yozlaştırılması · BA'SU BÂDE'L-MEVT .. · d- Yemekten önce ve so a el ve ağzı yıkamak · c) Yardımlaşma · Ecel Konusunda Âyet-i Kerimeler · f- Allah Hakkında Kötü Zanda Bulunan Münâfık ve Müşrikler · Gâlibiyet ve Zafer Vaadi · İbâdet · b- Allah Adı Anılmadan Kesilen Hayvanların Etini Yemek · 3- Üçüncü Sınıf Zevi'l-erhâmın Mirasçı Olması · Irkçılık/Asabiyet/Kavmiyetçilik. · Kadın Kocasından Nefret Edip Onunla Birlikte Kalmak İstemiyorsa Ne Yapar?. · f- Çirkin Söz (Sebb) · Kadının Elbisesi · KÂFİR.. · Fasık, Zalim İmam · Kaarî · Mal-Mülk ve Mâlik Konusuyla İlgili Âyet-i Kerimeler · İlk İnsanın Yaratılışı · a- Savaştan Önce
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber