sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· İslam’a Göre Din Gerçeği
· Mısır'dan Çıkış
· Orucun Şartları
· Câhiliyye
· 2- İddetini Doldurmamış Kadınlar
· Tevrat'ın Nüshaları
· İkon
· Kitab-ı Mukaddes
· Athene
· Allah’ın İsmi Olarak Şehid
· 3- Toplumda Tevhid
· 10. Haset Etmez.
· g- Yemin
· İtaatle İlgili Bazı Meseleler
· Başta Yahûdiler Olmak Üzere Ehl-i Kitab’ın Çoğu, Kâfirlerle/İnkârcı Ateistlerle Dostluk Ederler

Son Okunanlar
· Şehâdet, Diğer Ölümler ve Cihad
· Ma’siyet Ne Demektir?.
· 3- Allah Yolunda Cihad Ederler
· Yuhanna
· Irkçılık ve Asabiyye
· Namaz ve Tesbih İbâdeti
· Kadının En Saygın, En Mübarek Konumu; Annelik
· Protestanlık
· Liânın Şartları
· Bir Devlet, Küfür İle Ayakta Durabilir Ama Zulümle Duramaz



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Şehâdet, Diğer Ölümler ve Cihad

Şehâdet
Şehâdet, Diğer Ölümler ve Cihad:   Normal bir ölüm, yani şehâdetin dışındaki bütün ölümler, insanların hayatında pek etki bırakmaz. Başlangıçta biraz tesirleri olsa da bu etkileri kısa bir süre içerisinde kaybolur. Fakat şehâdet, öyle değildir. Şehidin bu dünyadan öbür dünyaya göçü asla unutulmaz. Şehidler tarih sayfalarına gömülüp kalmazlar. Çünkü şehidler, bütün bir insanlık için Allah yolunda giriştiği mücâdele ve şehâdetiyle destanlar yazmışlardır. Şehidler, topluma can vermek, kan vermek, ışık tutmak, nur saçmak, hayat vermek için kendilerini fedâ ederler. Şehidler, kalp gibidir; toplumun kurumuş damarlarına kendi kanlarını ulaştırırlar. Müslümanlara yeniden dinlerine ve kendilerine inanıp güvenme duygusu kazandırırlar. Şehid; kötülüklerin, zulümlerin ve şeytanî güçlerin ortadan kalkması ve insanların mutluluğa kavuşmaları için canını ortaya koyarak kelle koltukta mücâdele eder. Böylelikle müslümanların kalplerinde taht kurar. Müslümanların tâğûtî/şeytânî güçler karşısındaki mücâdele ve mücâhedelerine ivme kazandırır. Müslümanlar, tarihin hangi devrinde olursa olsun, şehidi asla unutmamışlardır ve unutamazlar.  Cihad, Allah yolunda yapılan savaşımın, mücâdelenin her türlüsünü kapsamına alır. Bir hareketliliği, canlılığı, gayret ve didinmeyi ifâde eder. Allah uğruna cihad eden, yani mücâdele eden, didinen, gayret sarfeden ve savaşan kimseye mücâhid denilir. Buna göre şehid, mücâhiddir. Mücâhid olmayanın şehid olması mümkün değildir. Ancak “hayat, iman ve cihaddır” düsturuyla hareket edenler şehidlik mertebesine erebilirler. Çünkü şehâdet ucuza elde edilebilecek bir şey değildir. Şehâdet işi, Allah’la bir alışveriş işidir.[1] Bu alışveriş çok kârlı bir ticarettir, karşılığında cennet olan bir alışveriş! Şehâdet makamı, “söz”den ziyâde “hareket”in, “eylem”in meyvesidir. Gerçi, sözünü silâh haline getiren müslümanların da İslâm düşmanlarınca öldürüldükleri görülmüştür. Ama, bu noktada artık, söz, söz mertebesinden silâh mertebesine geçmiştir de, onun içindir İslâm düşmanı olanların o gibi söz sahiplerini öldürmekten başka çare olmadığını düşünmeye başlamaları... Bir İslâm büyüğüne; “bize, köle âzâd etmenin faziletinden bahset” dediklerinde, onun hemen izin isteyip o topluluğu terk etmesi ve bir müddet sonra gelip konuşmaya başlaması örneği vardır. O İslâm büyüğü der ki: “Benden bu konuda istekte bulundunuz. Ama, ben o zamana kadar hiç köle âzâd etmemiştim. Size o konunun fazileti hakkında nasıl söz söyleyebilirdim? Gittim, evimde her ne kadar param varsa, onları aldım; pazara uğradım, orada bir köle satın aldım ve sonra da âzâd ettim onu. Şimdi, o konunun fazileti hakkında biraz rahatça konuşabilirim...” Şehidliğin faziletiyle ilgili dille ve kalemle bir şey anlatmak konusunda da, aynı şekilde davranmamız gerekmez miydi? Şehâdetin fazileti, şehidliği göze almış yürekli bir eylemle anlatılmalı... Söz söylemeye varız da, “sözümüzün eri” olmaya gelince, âdeta gelecek zaman üzerinde tasarruf hakkımız varmış gibi, muhtelif hesaplarla yan çizmemiz yok mu, işte o bizi mahvediyor. Bahânelerimiz de çok kere mantıklı ve mâkul geliyor her birimize. İslâm hâkimiyeti ve ilâ-yı kelimetullah dâvâsı uğruna yüz binlerce şehid vermiş atalarıyla övünen insanların, yakın tarihte yıllardır kaç tane şehid verdiklerini değerlendirdiklerinde çok eskide kalmış şehid atalarıyla övünmeye haklarının olup olmadığı anlaşılacaktır. Henüz “şehid vermek” değil; “şehid kazanmak” kavramının anlamını bile idrâk noktasına gelip gelmediğimizi kendimize bir sormalıyız. Şehid... Esmâü’l-hüsnâ’dan, Allah Teâlâ’nın isimlerinden olan şehid kavramı, tahsîsî değildir; yani Kur’an’da hiçbir yerde, belirleme eki olan “el” takısıyla birlikte, “eş-şehîd” şeklinde geçmez. Yani, sadece Allah Teâlâ’ya mahsus değildir. Şehid kavramı, Allah Teâlâ için kullanıldığında “her yerde hâzır ve nâzır olması hasebiyle, her şeyi hakkıyla bilen” mânâsınadır. Şâhidlik, bilmekten daha ileridir. İslâm ıstılahında “şehid”, bilindiği gibi, “Allah yolunda dünya hayatını fedâ eden kimse” anlamında kullanılmaktadır. Başka dinlerde ve ideolojilerde ise, esasen “şehidlik” diye bir mertebe yoktur. Bu yüzden, başka din mensuplarının kendi dinlerine veya ideolojilerine (ki ideolojiler de birer bâtıl dindir), geçerlilik kazandırabilmek yolunda ölenler için “şehid” denilemez. Ne var ki, her şeyden önce, çoğu müslümanların (özellikle medya mensuplarının) bu husustaki vurdumduymazlığı ve İslâm düşmanlarının da çifte standart ve istismarcı yapıları ile İslâmî kavramları sû-istimal etmektedirler. Şehidin, İslâm’da çok yüksek bir mânevî makama sahip olduğunu bilenler, bu makamın etkisini tahrip edemeyenler, müslüman toplumların kütür ve akîdelerindeki şehid anlayışını söküp atamadıklarından, atamayacaklarını da bildiklerinden; bu kavramın içini kendileri doldurmaya başlamışlardır. Kendi sapık hedefleri, niyet, inanç ve ideolojileri için bu kavramı yüzsüzce kullanmayı denediler ve maalesef çoğu yerde de muvaffak oldular. İslâmî kavramların en aziz kelimelerinden birisi olan şehid kelimesinin mânâsının korunamaması, en başta şehidlerin dünya hayatını fedâ ettikleri mânâlara karşı, bir “emânete hiyânet” durumu ortaya çıkarır. “Vahyi reddetmek” üzerine kurulu laiklik bile, bütün materyalistliğine ve âhiret hayatını bir zan ve zihin fantezisi olarak değerlendirmesine rağmen, kendi kayıplarına, kendi yolunda öldürülenlere “laiklik şehidi” demiyor mu? Hatta İslâm’la en küçük bir ilgisi olmayan kişilerin veya toplumların, bu kavga ve mücâdele dünyasında, karşısına çıkan herhangi bir hasmı ile savaşırken ölmesi karşısında, ona taraftar olanlar, bizim üzerinde yaşadığımız toprakların kitle iletişim haberlerinde, her çeşit medyada o gibi kimselerden “şehid” diye söz etmiyorlar mı? Buna karşı bizler, gerçek mânâda İslâmî ölçülere göre şehid kavramına lâyık olanların, dünya hayatlarını uğrunda verdikleri aziz hedefleri değil; onların hâtırasını korumakta bile gerekli hassâsiyeti göstermiyor ve “şehid” gibi bir yüce sıfatı, o mânâya zıt, ona ters ve en seviyesiz kimseler için kullanılmasına bile seyirci kalıyoruz. Şâir ne demiş: “Vicdan bile duymaz, sesi çıkmazsa bir âhı  Sessiz kölelerdir yaratan, bin bir ilâhı.”   “Şehid vermek” değil; “şehid kazanmak” demiştik. “Vermek”te bir kaybetmek vardır; elden bir şeyler çıkıyor, vermekle. Şehâdet ise, bir kayıp değil; kazançtır. İnancı yolunda, Allah’ın dini uğrunda dünya hayatından vazgeçmeyi göze alabilecek kadar çetin bir mücâdeleye girişen müslümanın şehâdetle dünya hayatından çekilişi, evet, zâhiren bir kayıp gibi gözükse de, o gerçekte bir kazançtır. Çünkü, Allah’ın vaad ettiği yüksek mânevî makamlardan ayrı olarak, şehid olmanın verdiği bir mesaj vardır. Topluma kazandırdığı ruh vardır, kanıyla eğitip yetiştirdiği insanlar vardır. Müslüman, şehid olmakla, diyor ki: “Ben, öyle bir dünya nizamına ve öyle bir hayat telâkkisine sahibim ki, onun bütün insanlar içinde tek kurtuluş yolu olduğuna inanıyorum ve sadece kendi hayatımı bu inanca göre düzene sokmak için değil; bütün insanların da bu anlayış içinde yaşayabilmesi için, bu yolda hatta dünya hayatından geçmeyi göze alıyorum. Evet, yaşamak için benimsediğim hayat yolu, öyle bir yoldur ki, onun uğrunda ölebiliyorum.” Böyle bir anlayış içinde olan insanın dünya hayatını fedâ edebilmesi bir kayıp değil; bir kazançtır. Bu dünyevî ve uhrevî kazanç öylesine büyüktür ki, şehid; kanıyla, dâvâsına yeni bir kan ve can vermekte, dâvâsı yolunda tesâdüfen değil; bilerek dünya hayatını fedâ etmekle, inancının güçlülüğünü düşmanlarına da isbatlamakta ve hatta dünya hayatındayken iknâ edemediği, kendisine çekemediği yakınlarını da şehâdetiyle terbiye etmekte ve geride bıraktığı şehidlik hâtırasıyla kendi yakınlarına çok güçlü mesajlar vermekte ve iftiharlar sunmakta ve bu övünç duygusunun verdiği şuurla, onları kendi mânevî huzur alanı içine çekmekte, dâvâsını, inancını, mücâdelesini onlara daha iyi anlatmaktadır.[2]       
  [1] Tevbe: 9/111. [2] Mâlik Eşter, E. Selâhaddin, Tevhid, Şubat 91. Ahmet Kalkan, Kur’an Kavram Tefsiri.


Son takip: 02.06.2020 - 05:05
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· Af ve Müsâmahanın Yozlaştırılması · BA'SU BÂDE'L-MEVT .. · d- Yemekten önce ve so a el ve ağzı yıkamak · Dârulİslâm · c) Yardımlaşma · Ecel Konusunda Âyet-i Kerimeler · f- Allah Hakkında Kötü Zanda Bulunan Münâfık ve Müşrikler · Gâlibiyet ve Zafer Vaadi · h- Tiyatrocu, aktör olmalıdır. · İbâdet · b- Allah Adı Anılmadan Kesilen Hayvanların Etini Yemek · İbâdetlerde Hikmet Aramak ve Orucun Hikmeti · 3- Üçüncü Sınıf Zevi'l-erhâmın Mirasçı Olması · d) Kul, Kusursuz Olur mu? . · Irkçılık/Asabiyet/Kavmiyetçilik. · Kadın Kocasından Nefret Edip Onunla Birlikte Kalmak İstemiyorsa Ne Yapar?. · f- Çirkin Söz (Sebb) · Kadının Elbisesi · Kâfir Toplumların İmtihanı · KÂFİR..
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber