Kavramlar Ansiklopedisi | Kategoriler | Konular

Yeraltı Suları

Yeraltı Suları



Yeraltı Suları

Su, yaşamamız için lüzumlu
maddelerin en önemli olanlarından birisidir. Halen dünyamızda binlerce insanın
yeterli temiz su kaynağı bulamadığı için hastalıklar ve ölümle pençeleştiğini
düşünürsek, suyun ehemmiyetini daha iyi idrak edebiliriz. Yaklaşık
1.400.000.000.000 metreküp gibi son derece büyük miktarda mevcut olmasına
rağmen, dünyanın birçok yerinde susuzluk vardır. Bu miktarı dünyada yaşayan
insanlara dağıtırsak, kişi başına 200 milyar litreden fazla su düşmektedir. Şu
halde mesele suyun azlığı değildir. Su kaynaklarının dağılımındaki farklılıklar
ve mevcut kaynakları kirletmemiz en mühim problemi meydana getirmektedir.
Yeryüzündeki suların çoğunluğu okyanuslarda ve denizlerdedir. Mağaralar ve su
geçirebilen kayalar içinde bulunan yer altı suları, okyanuslardan sonra ikinci
büyük su kaynağıdır. Yaklaşık 50 milyon kilometreküp olan yeraltı sularının, 4
milyon kilometrekübü içilebilir özelliktedir.
Yer altı sularının kaynağı,
yağmur sularıdır. Yer altı suları, yeryüzü seviyesine ulaştığı zaman buralardan
dışarı çıkar. Yer üstüne çıktığı yerler, genellikle nehir yatakları gibi
yeryüzünün aşağı kısımlarıdır. Çıkan bu sular, yağmur sularıyla birleşerek dere
ve nehirleri meydana getirirler. Yer altı sularının yeryüzüne çıktığı yer onun
yer altına girdiği yerden çok uzak olabilir. Böylece nemli bir bölgeden
beslenmiş olan su, kurak bir bölgeye, yer altından taşınmış olur. Hatta bazen
nemli bir yerden çöle bile su taşınmış olur.
Kaynağı ne olursa olsun, yer
altı suyu, yer altında çok uzun süre kalır. Bu süre, suyun bulunduğu yerdeki
mineralleri çözerek, tadının tatlı veya acı olması için yeterlidir. Bu sebeple
pek çok insan, yer altı sularını nehir ve göl sularından daha leziz ve hoş
bulur. Günümüzde kaynak suyu olarak şişelenip satılan sular, buna örnektir.
Mineral yönünden zengin olan bu sular, şişelenir, kaynak suyu veya maden suyu
olarak alıcılara sunulur. Yer altı sularının bir başka özelliği de, güvenli
olmalarıdır. Yeraltında uzun müddet kalan bu sulara, yer yüzünden karışan
hastalık yapıcı mikroplar, bir başkasına hastalık taşıyabilecek kadar uzun zaman
yaşayamazlar. Bu sebeple yer altı suyu kaynakları nadiren dezenfekte edilmeye
gerek duyulur. (8)