sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· İslam’a Göre Din Gerçeği
· Mısır'dan Çıkış
· Orucun Şartları
· Athene
· Allah’ın İsmi Olarak Şehid
· Misvak ve Diş Temizliği
· Câhiliyyenin Bir Başka Yönü
· Câhiliyye
· 2- İddetini Doldurmamış Kadınlar
· Tevrat'ın Nüshaları
· İkon
· Kitab-ı Mukaddes
· 3- Toplumda Tevhid
· 10. Haset Etmez.
· g- Yemin

Son Okunanlar
· Kur'ân-ı Kerim'de Temizlik Kavramı
· Konuyla İlgili Geniş Bilgi Alınabilecek Kaynaklar     
· Sabır ile Hilm (Yumuşaklık) Arasındaki Fark
· Kur’an ve Sünnette Fal
· Ruh Göçü (Reenkarnasyon/Tenâsuh)
· 10) Ana Bir Kardeşler
· İman Sözcüğünün Terimsel Anlamı ve İman-Vicdan Sorunu.
· Ruh Çeşmesinden Sızıntılar
· Yıkım ve İlâhî Azap Gönderme
· 1) Paranın Satın Alma Gücünün Sağlam Bir Esasa Bağlanması



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Kur'ân-ı Kerim'de Temizlik Kavramı

Kur
Kur'ân-ı Kerim'de Temizlik Kavramı   T-h-r kelimesi ve türevleri Kur’ân-ı Kerim’de 31 yerde geçer. Mânevî temizlik, arınma ve doğruluk mânâsında tezkiye kelimesi ve türevleri ise 27 yerde zikredilir (32 yerde geçen aynı kelimenin türevi olan zekât kelimesi de buna ilâve edilebilir; zekât da parayı yüceltip onu Allah için toplum menfaatine harcamaya engel olan mânevî pisliklerden insanı arındırdığı gibi, malı farkında olmadan işlenen haramlardan da temizler). Daha çok mânevî pislik/murdarlık anlamındaki “rics” kelimesi 10 yerde, maddî ve mânevî pislik anlamında müşrikler için kullanılan “neces” kelimesi de 1 yerde kullanılır. Temizliği; beden temizliği, yiyecek giyecek temizliği ve çevre temizliği olarak ele almak gerekir. Kur'ân-ı Kerîm'de bu üç çeşit temizliğe işaret eden âyetler vardır. “Tahâret”, maddî kirlerden arınmayı anlattığı gibi, Allah’ın yasakladığı günahlardan kaçınıp emirleri yerine getirmek yoluyla temizlenmeyi de ifade eder. Kur’an, bu kavramı her iki anlamda da kullanmaktadır. Ancak nefis temizliği anlamının daha çok kullanıldığını görmekteyiz. Bazen de aynı kelime ile iki anlam birden kastedilmektedir. Sözgelimi, gökten indirilen yağmur hem temizdir (tahûr),  hem de yeryüzünü kirlerden arıtan bir temizleyicidir (25/Furkan, 78). Bütün mü’minler tahâreti/temizlenmeyi seven kimselerdir (9/Tevbe, 108). Allah da, bu şekilde arınan kullarını sever (2/Bakara, 222; 9/Tevbe, 108). Kur’an, ‘tahâret’ kelimesinin farklı türevlerini kullanmaktadır. Şimdi onlara birkaç örnek verelim: İsa (a.s.)’ın annesi Hz. Meryem, son derece iffetli ve temiz bir kadındı. Çünkü Allah (c.c.) onu özellikle seçmiş ve onu tathîr etmiş/temizlemişti. Onun temiz oluşu, her türlü düşük ahlâktan, iffetsizlikten, şirk ve günah pisliklerinden, isyan ve itaatsizlik hatalarından uzak olmasıdır (3/Âl-i İmrân, 42). İslâm’ın temellerinden biri olan zekât, malı temizlediği gibi, kalbi aşırı mal sevgisinden arıtır, hem de malın bereketlenmesi ummayı öğretir. “Onların mallarından sadaka (zekât) al, bununla onları temizlemiş ve arındırmış olursun…” (9/Tevbe, 103). Bu âyette “tahâret” ile yakın anlamı olan “tezkiye” kelimesinin yan yana kullanılması oldukça dikkat çekicidir. Kalpleri inanmadığı halde, ağızlarıyla inandık diyenler, küfür içerisinde bocalarlar. Onlar yalana kulak verirler, kelimeleri konuldukları yerden yanlış yere taşırlar. İşte Allah böyle kimselerin kalbini tathir etmek/temizlemek istememektedir. Şüphesiz kalpteki küfür, nifak ve fesat bir ricstir/pisliktir. Kalplerdeki bu pislik ancak iman ve teslimiyetle temizlenir (5/Mâide, 41). Allah (c.c.) gökten su indirir ve bu su ile hem görünen maddî kirleri temizler, hem de mânevî kirleri giderir. Gökten indirilen bu su, aynı zamanda Allah’ın vahyi anlamına da gelmiş olabilir. Bu su ile Allah, mü’minleri tathir etmek/temizlemek, şeytanın kalplere bırakacağı kötü düşünceleri ve fesatları silmek, onların kalplerini birbirine bağlamak istemektedir (8/Enfâl, 11). Her türlü günah ve rics kalbi kirletir, onun saflığını bozar, onu karartır. Allah (c.c.) bazı kullarını bu ricsten temizlemek ve onları arındırmak istiyor. Tıpkı özel olarak Hz. Meryem’i ve onun oğlu Hz. İsa’yı tathir ettiği/temizlediği gibi. “Ey Ehl-i Beyt (Peygamberin ev halkı); gerçekten Allah (c.c.) sizden kiri (ricsi/günahı) gidermek ve sizi tertemiz kılmak ister.” (33/Ahzâb, 33). Allah’ın evi sayılan Beytullah’ı tathir etmek/temizlemek için İbrâhim ve İsmâil (a.s.)’den söz alınmıştı. Onlar, tavaf yapmak isteyenler için o Beyt’i temizleyeceklerdi. Bu temizlik her türlü şirk unsurlarından temizlenmeyi anlattığı gibi, maddî olarak temizlemeyi de anlatır (2/Bakara, 125) Temeli takvâ üzerine kurulan mescidlere devam eden mü’minler, ibâdet, duâ ve yakarış ile, günah, hata ve benzeri kötülüklerden arınmak isterler. Allah da arınanları sever (9/Tevbe, 108). Her türlü fuhuştan kaçınma da bir temizliktir. Nitekim hayatı boyunca fuhşa gitmeyen, zina etmeyen kimselere halk arasında ‘temiz kaldı, temiz insan’ gibi övücü sözler söylenmektedir. Lût (a.s.) kavmi, kendileri gibi çirkin bir fiili yapmayanlara “bunlar çokça temizlenen, çokça temiz kalmaya çalışanlar” diyerek, günahta ve pislikte kendileri gibi olmayan bu temiz insanları sürgün etmek istedi (7/A’râf, 82; 27/Neml, 56). Cennetlikler hafif ipek ve işlenmiş atlastan elbiseler içerisinde, gümüşten bilezikler takarak tahûr/temiz bir içecekten içeceklerdir (76/İnsan, 21). Yine cennetliklere mutahhara/tertemiz eşler verilecektir (2/Bakara, 25; 4/Nisâ, 57; 3/Âl-i İmrân, 15). İnsanların her türlü şirk, küfür, fesat, günah, itaatsizlik ve hata gibi kirlerini temizleyip, onları ‘mutahhar’ kılmak isteyen Kur’an, esasen; şerefli/üstün sayfalardadır. Yüceltilmiş, mutahhar/tertemiz kılınmış (sayfalarda) (80/Abese, 13-14). İnsanları tezkiye etmek/temizlemek için gönderilmiş (3/Âl-i İmrân, 164) Rasûl, onlara bu yüce Kur’an’ı tertemiz (mutahhar) sayfalardan okur ve onları, kalbi kirleten insanı rezil eden her türlü kötü ahlâktan temizler (98/Beyyine, 2). Kur’an ve onun mesajı, deyim yerinde ise, içinde kir ve leke bulunmayan bir ‘su’ gibidir ve mutahhar/temizdir. Onu temiz olan ve seçilmiş bulunan elçi insanlara tebliğ etti. Bu temiz su bütün kalpleri temizler, onları diriltir, onlara hayat bağışlar. Bu suyun başkalarına aktarılması için de temiz kaplara ihtiyaç vardır. Kalpleri vahy ile temizlenenler bu ‘su’yu kirletmeden ve bulandırmadan başkalarına aktarmalıdır. Kalbinde rics/pislik olanlar o ‘mutahhar-tertemiz’ sahifelere dokunmamalıdır. O’na ancak mutahhar/tertemiz olanlar el sürebilir (56/Vâkıa, 79). Görüldüğü gibi Kur’an tahâreti/temizliği, çeşitli varyantlarıyla ve daha çok kalp temizliği, şirk, küfür ve günah gibi mânevî pisliklerden temizlenme, arınma ve şerefli kalma anlamında kullanmaktadır. Bu tahâreti iman edip, İslâm’ın emir ve yasaklarını yerine getiren, kendini isyan ve hatalardan uzak tutanlar ancak yapabilirler. Şüphesiz bu, mü’min bir insanın şerefi ve üstünlük makamıdır. “İman edip sâlih amel işleyenler için, içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele! ... Onlar için cennette tertemiz eşler vardır. Ve onlar orada ebedî kalacaklardır.” (2/Bakara, 25) “Biz, Beyt’i (Kâbe’yi) insanlara (sevap için) toplantı ve güven yeri kıldık. Siz de İbrâhim’in makamından bir namaz yeri edinin (orada namaz kılın). İbrâhim ve İsmâil’e ‘Tavaf edenler, ibâdete kapananlar, rukû ve secde edenler için Evim’i temizleyin’ diye emretmiştik.” (2/Bakara, 125) “Ey Rabbimiz! Onlara kendi içlerinden Senin âyetlerini kendilerine okuyacak, onlara Kitap ve hikmeti öğretecek, onları temizleyecek bir rasûl/elçi gönder. Azîz; her zaman üstün gelen, Hakîm;  her şeyi yerli yerince yapan yalnız Sensin.” (2/Bakara, 129) “Kendi içinizden, size âyetlerimizi okuyan, sizi temizleyen, size Kitab’ı ve hikmeti getirip size bilmediklerinizi öğreten bir Rasûl/elçi gönderdik.” (2/Bakara, 151) (Benzeri âyet için bkz. 3/Âl-i İmrân, 164) “Allah’ın indirdiği kitaptan bir şeyi gizleyip onu az bir paha ile değişenler (onu maddî karşılıkla satanlar) var ya, işte onların yiyip de karınlarına doldurdukları, ateşten başka bir şey değildir. Kıyâmet günü Allah ne onlarla konuşur ve ne de onları temize çıkarır. Orada onlar için acıtıcı bir azap vardır.” (2/Bakara, 174) (bkz. benzeri âyet için 3/Âl-i İmrân, 77)  “Kadınları boşadığınız ve onlar da iddetlerini/ bekleme müddetlerini bitirdikleri vakit, aralarında iyilikle anlaştıkları takdirde, onların (eski) kocalarıyla evlenmelerine engel olmayın. İşte o, sizden Allah’a ve âhiret gününe iman edenlere verilen öğüttür. Sizin o öğüdü tutmanız kendiniz için daha parlak ve daha temizdir. Allah her şeyi bilir, siz bilmezsiniz.” (2/Bakara, 232) (Rasûlüm!) De ki: ‘Size bunlardan daha iyisini bildireyim mi? Takvâ sahipleri için Rableri yanında, içinden ırmaklar akan ebediyyen kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve (hepsinin üstünde) Allah’ın rızâsı vardır. Allah kullarını çok iyi görür.” (3/Âl-i İmrân, 15) “Hani melekler demişlerdi: ‘Ey Meryem! Allah seni seçti; seni tertemiz yarattı ve seni bütün dünya kadınlarına tercih etti (üstün kıldı).” (3/Âl-i İmrân, 42) “Allah buyurmuştu ki: ‘Ey İsa, seni vefat ettireceğim, seni nezdime yükselteceğim, seni inkâr edenlerden temizleyeceğim/arındıracağım ve sana uyanları kıyâmete kadar kâfirlerden üstün kılacağım. Sonra dönüşünüz Bana olacak. İşte o zaman ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda Ben hükmedeceğim.” (3/Âl-i İmrân, 55) “Kendilerini temize çıkaranları gördün mü? Hayır! Allah dilediğini tezkiye eder/temize çıkarır ve hiç kimse kıl kadar haksızlık görmez.”4/Nisâ, 49) “İman edip sâlih işler yapanları da, içinde ebediyyen kalmak üzere girecekleri, zemininden ırmaklar akan cennetlere sokacağız. Orada onlar için tertemiz eşler vardır ve onları koyu (tatlı) bir gölgeye koyarız.” (4/Nisâ, 57) “Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi ve başlarınıza meshedip topuklara kadar ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp oldunuz ise, boy abdesti alın. Hasta, yahut yolculuk halinde bulunursanız, yahut biriniz tuvaletten gelirse, veya kadınlara dokunmuşsanız (cinsî birleşme yapmışsanız) ve bu hallerde su bulamamışsanız temiz toprakla teyemmüm edin de yüzünüzü ve (dirseklere kadar) ellerinizi onunla meshedin. Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemiyor; fakat sizi tertemiz kılmak ve size (ihsan ettiği) nimetini tamamlamak istiyor; umulur ki şükredersiniz.” (5/Mâide, 6) “Ey Rasûl! Kalpleri iman etmediği halde ağızlarıyla ‘inandık’ diyen kimselerden ve yahûdilerden küfür içinde koşanlar(ın hali) seni üzmesin. Onlar durmadan yalana kulak verirler, sana gelmeyen (bazı) kimselere kulak verirler; kelimeleri, yerlerinden sonrasına kaydırıp değiştirirler. ‘Eğer size şu verilirse hemen alın, o verilmezse sakının!’ derler. Allah bir kimseyi şaşkınlığa (fitneye) düşürmek isterse Allah’a karşı sen, onun lehine hiçbir şey yapamazsın. Onlar, Allah’ın kalplerini temizlemek istemediği kimselerdir. Onlar için dünyada rezillik vardır ve âhirette onlara mahsus büyük bir azap vardır.” (5/Mâide, 41) “Ey iman edenler! Şarap (içki), kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz.” (5/Mâide, 90) “Allah kimi doğru yola iletmek isterse onun göğsünü (kalbini) İslâm’a açar; kimi de saptırmak isterse onun göğsünü daraltır ve göğe çıkıyormuş gibi meşakkatlendirir. Allah iman etmeyenlerin üstünü işte böyle rics/pislik/murdarlık indirir.” (6/En’âm, 125) “De ki: ‘Bana vahy olunanda (Kur’an’da) onu yiyecek kimse için, leş veya akıtılmış kan, yahut domuz eti -ki, ricstir/pisliğin kendisidir-, ya da Allah’tan başkası adına kesilmiş bir hayvandan başka haram edilmiş bir şey bulamıyorum...” (6/En’âm, 145) “(Hûd) Dedi ki: ‘Artık size Rabbinizden bir rics/azap ve bir gazap/hışım inmiştir...” (7/A’râf, 71) “(Lût) Kavminin cevabı: ‘Onları (Lût’u ve taraftarlarını) memleketinizden çıkarın, çünkü onlar fazla temizlenen insanlarmış!’ demelerinden başka bir şey olmadı.” (7/A’râf, 82) “O zaman (Bedir Savaşında) katından bir güven olmak üzere sizi hafif bir uykuya daldırıyordu, sizi temizlemek, şeytanın pisliğini (verdiği vesveseyi) sizden gidermek; kalplerinizi birbirine bağlamak ve savaşta sebat ettirmek için üzerinize gökten bir su (yağmur) indiriyordu.” (8/Enfâl, 11) “Ey iman edenler! Müşrikler ancak bir necestir/pisliktir...” (9/Tevbe, 28) “Onların (münâfıkların) yanına döndüğünüz zaman size, kendilerinden (onları cezalandırmaktan) vazgeçmeniz için Allah adına yemin edecekler. İşte o zaman onlardan yüz çevirin. Çünkü onlar ricstir/murdardır. Kazanmakta olduklarına (kötü işlerine) karşılık ceza olarak varacakları yer cehennemdir.” “Onların mallarından sadaka (ve zekât) al ki, bununla onları (günahlardan) temizleyesin, onların (sevaplarını) arttırıp yüceltesin. Ve onlara duâ et. Çünkü senin duan onlar için sükûnettir (onların ıstıraplarını yatıştırır). Allah çok iyi işiten ve her şeyi bilendir.” (9/Tevbe, 103) “Onun (Mescid-i Dırar’ın) içinde asla namaz kılma! İlk günden takvâ üzerine kurulan mescid (Kuba Mescidi) içinde namaz kılman elbette daha doğrudur. Onda temizlenmeyi seven erkekler vardır. Allah da temizlenenleri sever.” (9/Tevbe, 108) “Kalplerinde hastalık (kâfirlik ve münâfıklık) olanlara gelince; (bu sûre) onların ricsine/murdarlığına rics/murdarlık katar. Onlar artık kâfirler olarak ölürler.” (9/Tevbe, 125) “Allah’ın izni olmadan hiç kimse iman edemez. O, rics/murdarlık (azâbını), akıllarını kullanmayanlara verir.” (10/Yûnus, 100) “(Delikanlı şeklindeki melekleri gören Lût’un) Kavmi, koşarak onun yanına geldiler. Daha önce de o kötü işleri yapmaktaydılar. (Lût,) ‘Ey kavmim! İşte şunlar kızlarımdır, sizin için bunlar (evlenmek yönüyle) daha temizdir, Allah’tan korkun ve misafirlerimin önünde beni rezil etmeyin! İçinizde (sizi bu kötülükten alıkoyacak) aklı başında bir adam yok mu?’ dedi.” (11/Hûd, 78) “Yine (Mûsâ (a.s.) ile kendisine ilim ve hikmet verilen kul) yürüdüler. Nihâyet bir erkek çocuğa rastladıklarında, o (Mûsâ’nın arkadaşı) hemen o çocuğu öldürdü. Mûsâ dedi ki: ‘Tertemiz bir canı, bir can karşılığı olmaksızın (kimseyi öldürmediği halde) katlettin ha! Gerçekten sen fenâ bir şey yaptın!” (18/Kehf, 74) “Ruh (Cebrâil); ‘Ben, yalnızca, sana tertemiz bir erkek çocuk bağışlamam için Rabbimin bir elçisiyim’ dedi.” (19/Meryem, 19) “İçinde ebedî kalacakları, zemîninden ırmaklar akan Adn cennetleri! İşte tezkiye olanların/tertemiz arınanların mükâfatı budur.” (20/Tâhâ, 76) “Bir zamanlar İbrâhim’e Beytullah’ın yerini hazırlamış ve (ona şöyle demiştik): ‘Bana hiçbir şeyi şirk/eş koşma; tavaf edenler, ayakta ibâdet edenler, rukû ve secdeye varanlar için evimi temiz tut.” (22/Hacc, 26) “Durum böyle. Her kim, Allah’ın emir ve yasaklarına saygı gösterirse, bu, Rabbinin yanında kendisi için daha hayırlıdır. (Dinde, haram olduğu) size okunanların dışında kalan hayvanlar size helâl kılındı. O halde, pislikten, putlardan sakının; yalan sözden sakının.” (22/Hacc, 30)   “Ey iman edenler! Şeytanın adımlarını tâkip etmeyin. Kim şeytanın adımlarını tâkip ederse, şunu iyi bilsin ki o, fahşâyı/edepsizlikleri ve münkeri/kötülüğü emreder. Eğer üstünüzde Allah’ın lütuf ve merhameti olmasaydı, içinizden hiçbir kimse temize çıkamazdı. Fakat Allah dilediğini tezkiye eder/arındırır. Allah işitir ve bilir.” (24/Nûr, 21) “Mü’min erkeklere, gözlerini (harama) dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle. Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından haberdardır.” (24/Nûr, 30) “Rüzgârları rahmetinin önünde müjdeci olarak gönderen O’dur. Biz, ölü toprağa can vermek, yarattığımız nice hayvanlara ve insanlara su sağlamak için gökten tertemiz su indirdik.” (25/Furkan, 48) “Kavminin cevabı sadece ‘Lût ailesini memleketinden çıkarın; baksanıza onlar (bizim yaptıklarımızdan) temiz kalmak isteyen insanlarmış!’ demelerinden ibâret oldu.” (27/Neml, 56) “(Ey Peygamber hanımları!) Evlerinizde vakarınızla oturun. İlk câhiliyye (devri kadınları)nın açılıp saçılarak, ziynetlerini göstererek yürüyüşü gibi yürümeyin. Namazı kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Rasûlüne itaat edin. Ey ehl-i beyt! Allah sizden, sadece şek ve şüpheyi (kötü huyları) gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.” (33/Ahzâb, 33)    “Ey iman edenler! Bir yemek için size izin verilmiş olması hâli müstesnâ, Peygamber’in evlerine girmeyin. (Yemeğe çağrılıp da girdiğiniz vakit de) yemek kabını gözetlemeyin. Dâvet edildiğiniz vakit girin. Yemeği yediğinizde hemen dağılın. (Yemekten sonra) Sohbete dalmayın. Çünkü bu hareketiniz Peygamber’i üzüyor, fakat o (size bunu söylemekten) utanıyordu. Ama Allah, hakkı söylemekten çekinmez. Peygamber’in hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır. Sizin Allah’ın Rasûlünü üzmeniz ve kendisinden sonra onun hanımlarını nikâhlamanız asla câiz olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük (bir günah)tır.” (33/Ahzâb, 53) “Hiçbir günahkâr başkasının günahını çekemez. Eğer yükü (günahı) ağır gelen kimse onu taşımak için (başkasını) çağırsa, bu çağırdığı akrabâsı da olsa, bir şey (alıp) taşımaz. Sen ancak görmeden Rablerinden korkanları ve namazı kılanları uyarırsın. Kim (günahlardan) temizlenirse o, kendi menfaatine temizlenmiş olur. Dönüş Allah’adır.” (35/Fâtır, 18)   “Ufak tefek kusurları dışında, günahın büyüklerinden ve çirkin işlerden kaçınanlara gelince, şüphesiz Rabbin, affı bol olandır. O, sizi daha topraktan yarattığı zaman ve siz annelerinizin karınlarında bulunduğumuz sırada, sizi en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, kötülükten sakınanı daha iyi bilir.” (53/Necm, 32) “Şüphesiz bu, korunmuş bir kitapta bulunan değerli bir Kur'an'dır. Ona ancak temizlenenler dokunabilir.” (56/Vâkıa, 77-79) “Ey iman edenler! Peygamber ile gizli bir şey konuşacağınız zaman bu konuşmanızdan önce bir sadaka veriniz. Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şayet bir şey bulamazsanız, bilin ki Allah bağışlayandır, rahîmdir.” (58/Mücâdele, 12) “Çünkü ümmîler arasından kendilerine âyetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara Kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderen O’dur. Halbuki onlar önceden apaçık bir sapıklık içindeydiler.” (62/Cum’a, 2) "Ey bürünüp sarınan (Rasûlüm)! Kalk ve (insanları) uyar. Sadece Rabbini tekbîr et/büyük tanı. Elbiseni tertemiz tut. Kötü şeyleri terk et." (74/Müddessir, 1-5) "Üzerlerinde yeşil ipekten ince ve kalın elbiseler vardır; gümüş bilezikler takınmışlardır. Rableri onlara tertemiz bir içki (şerâben tahûr) içirir." (76/İnsan, 21) “(Ey Mûsâ, Firavun’a) De ki: Tezkiyeye/Arınmaya gönlün var mı? Sana Rabbinin yolunu göstereyim de, O’ndan kork.” (79/Nâziât, 18) "Hayır! Şüphesiz bunlar (âyetler), değerli ve güvenilir kâtiplerin elleriyle (yazılıp) tertemiz kılınmış, yüce makamlara kaldırılmış mukaddes sahifelerde (yazılı) bir öğüttür, dileyen ondan (Kur'an'dan) öğüt alır." (80/Abese, 14) “Temizlenen, Rabbinin adını zikredip anan, O’na kulluk edip namaz kılan kimse kuşkusuz kurtuluşa ermiştir.” (87/A’lâ, 14-15) “Nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere daldıran da ziyan etmiştir.” (91/Şems, 9-10) “Temizlenerek malını hayra veren takvâ sahipleri/iyiler ondan (cehennem ateşinden) uzak dururlar.” (92/Leyl, 17-18) "Apaçık delil kendilerine gelinceye kadar ehl-i kitaptan ve müşriklerden inkârcılar (küfürden) ayrılacak değillerdi. (İşte o apaçık delil,) Allah tarafından gönderilen ve en doğru hükümleri içeren tertemiz sahifeleri okuyan bir rasûldür/elçidir." (98/Beyyine, 1-2)  


Son takip: 02.06.2020 - 01:18
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· Af ve Müsâmahanın Yozlaştırılması · a- Mûsîde/Vasiyette Bulunan Kimsede Bulunması Gereken Şartlar · b) Gayri mütekavvim mal · BA'SU BÂDE'L-MEVT .. · c- Ahlâk · d- Yemekten önce ve so a el ve ağzı yıkamak · Dârulİslâm · Dâvetin Metodu · c) Yardımlaşma · Ecel Konusunda Âyet-i Kerimeler · Efsânelerin Yanlışlarını Ortaya Koymak · f- Allah Hakkında Kötü Zanda Bulunan Münâfık ve Müşrikler · Fen Bilgisi Verileri Işığında Rızık. · Gâlibiyet ve Zafer Vaadi · b- Görüşlerden birinin tercih edilip seçilmesi · h- Tiyatrocu, aktör olmalıdır. · İbâdet · b- Allah Adı Anılmadan Kesilen Hayvanların Etini Yemek · İbâdetlerde Hikmet Aramak ve Orucun Hikmeti · 2) Mirbâ (başkan payı)
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber