sel
Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
Ansiklopediler
Sponsorlu Bağlantılar
Secme Konular
· Kur'ân-ı Kerim'de İçkinin Haramlığı ve Yasaklanma Aşaması
· İslâm Kelimesinin Anlamları
· Nâs ve İnsan Kelimelerinin Anlam ve Mâhiyeti
· Allah'ın Kulu, Kulun Allah'ı Sevmesinin Belirtileri
· HAYY-KAYYUM
· Kur’an’da Ruh Sağlığı, Psikolojik Denge ve Huzur
· a- Hudûs Delili
· İnsan İle Diğer Canlılar Arasındaki Farklar
· Hikmetin Kur’andaki Dört Anlamı
· Sâlih İnsan Kimdir?.

Burayada Bak
· Müderris
· İkon
· Kitab-ı Mukaddes
· Diğer Görevleri
· Ana-Babanın En Büyük, En Kutsal Görevi Çocuklar, Çocuklar, Çocuklar!
· Birden çok Kadınla Evlenmenin Şartları
· Athene
· İsrâiliyyât
· Mürşid
· Rûhânî
· Allah’ın İsmi Olarak Şehid
· Tevekkül Sahiplerini, Kendisine Dayanıp Güvenenleri
· Atalarının Dinine Uymaları
· Misvak ve Diş Temizliği
· “Onların Yalvardıkları da Rablerine Yakın Olmak İçin Yol Ararlar”.

Son Okunanlar
· Tevbenin Zamanı ve Tevbe Etmenin Faydaları
· Fâizsiz Ekonomi
· Zekât, İnfak Gibi Cömertlikler Malı Çoğaltır, Bereketini Arttırır
· Paskalya
· 5- Ağzı Yıkamak
· Kâhinler Yalan Uydururlar
· a- Şirk Koşmak, Fala Bakmak, Haram Olan Etleri Yemek
· Eş Seçimi
· Peygamberimizin Risâletten Önceki İ'tikâfı
· e- Şehâdet-i Âmme Delili



Kavramlar Ansiklopedisi     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T V Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Tevbenin Zamanı ve Tevbe Etmenin Faydaları

Tevbenin Zamanı ve Tevbe Etmenin Faydaları
Tevbenin Zamanı ve Tevbe Etmenin Faydaları   Nisâ suresi 17. âyetten hareketle âlimler, tevbenin fevrî (günaha düşülür düşülmez) yapılmasının vâcip olduğu görüşündedirler. Onun için, bir günaha düşüldüğü anda tevbe edilmemesine de ayrıca tevbe etmek gerekir. Öldürücü bir zehir içen veya yiyen, onu hemen kusmak suretiyle çıkarmağa çalışacağı gibi; imanı öldürebilecek isyanı da hemen tevbe ile içimizden atmak lâzımdır. Günah işler işlemez hemen tevbenin gerekli olduğunda şüphe yoktur; çünkü Allah'ın emir ve yasaklarına karşı itaatsizlik ederek isyan etmenin az veya çok imanı sarsacağı açıktır. O yüzden tevbenin de günah işledikten hemen sonra yapılması gerekir. Zira, bu suretle yüce Allah'ı hemen hatırlayan kimse, bu vesileyle imanına dönmüş ve onu kuvvetlendirme gayretine girmiş olur. "Onlar, fena bir şey yaptıklarında veya kendilerine zulmettiklerinde Allah'ı hatırlayıp anarlar ve günahlarından dolayı hemen tevbe-istiğfar ederler/günahlarının bağışlanmasını dilerler. Zaten günahları Allah'tan başka kim bağışlayabilir ki!? Onlar, yaptıkları kötülüklerde bile bile ısrar etmezler." (3/Âl-i İmran, 135) "Allah'ın kabul edeceği tevbe, ancak bilmeden kötülük edip de sonra tez elden tevbe edenlerin tevbesidir; işte Allah bunların tevbesini kabul eder." (4/Nisâ, 17) Günah işlenir işlenmez hemen yüce Rabbimiz'i anıp O'na yönelmemiz, O'na iltica edip günahlarımızı affetmesi için O'na müracaatımız, yaptığımız bu kötü işlerden dolayı O'ndan utanıp korkmamız gerekmektedir. Bu yaptığımız şeylerde ısrar edip direnmemek de lâzımdır. Tevbenin bu gereklerini yaparsak, hem günahlarımız bağışlanır, gönlümüz rahat ve huzura kavuşur, hem de bu anlayış ve inanç sebebiyle başka kötü bir şey yapmaktan uzak dururuz. İşte bizde oluşan bu şuur ve kuvvetli iman, bizi isyan etmekten ve tekrar günah işlemekten alıkoyacaktır. Günahın hemen akabinde tevbe edip ısrar etmemenin zorunlu olmasındaki fayda ve hikmetler şunlardır: Günahlara dalarak Yaratıcısını unutmuş olan kul, tevbe etmekle Allah'ını hatırlamış ve O'nun emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınmayı zorunlu bir vazife bilerek, bu şuur içerisinde Allah'a olan inancını yeniden kuvvetlendirmek suretiyle, bu inancının gereği olan iş ve davranışları da yerine getirmeye başlamıştır. İkinci olarak, kul, işlemiş olduğu günahlarına bakarak, 'ben Allah'ın kötü kulu oldum' düşüncesiyle ümitsizliğe kapılarak daha fazla günah işlemekten kurtulur, bu yeni ümit ve  inançla  Rabbine  daha fazla bağlanıp yaklaşarak emirlerini yerine getirmeye ve yasaklarından kaçınmaya son derece gayret gösterir. Çünkü insanoğlu, geleceğe dönük olan ümit ve hayalleriyle yaşar. Bu ümit ve hayalleri yıkılmış bir insanın, dünyanın çeşitli dertleri ve zorlukları altında hayatını sürdürmesi gittikçe zorlaştığı için, ya devamlı olarak başkalarına zararlı olmakta veya kendi canına kıymaktadır. Pekâlâ bilinir ki, insanları hayata bağlayan unsurların başında inanç ve ümit gelmektedir. İşte tevbe eden kişi, yitirdiği bu ümit ve inancını yeniden kazanarak hayata bağlanmakta ve yaşayışında ortaya çıkan acı ve tatlı durumlara katlanma konusunda yerine göre sabredip yerine göre mutlu olmasını başarabilmekte ve başkalarına da her bakımdan faydalı olmaya çalışmaktadır. Nitekim, Rabbimiz, kötülük ve günah işledikten sonra Allah'ı hatırlayıp tevbe edenlere ve günahlarında ısrar etmeyenlere  şunu müjdelemektedir:  "İşte onların mükâfatı, Rablerinin mağfireti ve zemininden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlerdir. Böyle amel edenlerin mükâfatı ne güzeldir!" (3/Âl-i İmran, 136) Rabbimizin böyle bir mükâfatına kavuşmak, insanı hayata ve İslâm'a bağlayan ne büyük bir mutluluktur! İnsanı yaratan Allah, onun dünya ve âhiret saadetini, emirleri ve yasaklarının tatbik edilmesi şartına bağlamıştır. Allah'ın bu sınırlarına aykırılığı da insanın bunalım ve buhranlarının kaynağı ve âhiret azabının sebebi kılmıştır. Bu yaratılış sebebiyledir ki insan, ilâhî emir ve yasaklara uymadığı sürece ve işlediği günahlardan arınmadığı müddetçe stres ve bunalımlarını gideremez, ilâhî azabın dünyevî ve özellikle uhrevî olanlarından kurtulamaz. İki cihan saadeti isteyen, mutlaka günahları bırakacak, yaptıklarından temizlenmek için de tevbe edip Allah'tan affını isteyecektir. Görüldüğü gibi tevbe etmenin insan hayatındaki rolü pek büyüktür.  Onu yeniden hayata bağlayan, ona ümit ve yaşama isteği veren, onu Allah'ına yöneltip inanç ve imanını kuvvetlendiren, onu toplum içinde, Allah'tan korkup Peygamberini seven ve onların istediği gibi hareket eden kullarıyla birlikte mutlu olarak güven içinde yaşamaya sevkeden, doğru dürüst bir insan olarak herkesin hakkını gözeten ve kendi hakettiğine râzı olan, haksızlık yaptığı kişilere haklarını iâde edip onlarla helâllaşarak onların dostluğunu kazanan bir kişi haline gelmesi, tevbe etmesiyle mümkün olmaktadır.      Kur’an, mü’minlere sürekli tevbe etmelerini, Allah’a istiğfarda bulunmalarını, O’nun karşısında boyun bükmelerini emrediyor. Böyle kimseler, inkârcılar gibi değillerdir. Tevbe edenler, aynı zamanda  (günahın zararını, tevbenin faziletini) bilen insanlardır (Zümer, 9). Tevbede ilim, hal ve fiil unsurları vardır. İlimden maksat, günahların ve büyük zararların, kul ile Allah'ın rahmeti arasında, Allah ile kulu birbirinden ayıran bir perde teşkil ettiğini bilmektedir. Hâl: İlmin bir meyvesi olup, kalbin arzuladığı şeyi kaçırdığından dolayı üzülüp ızdırap duyması, yani pişman olmasıdır. İnsan, kalbinde ve zihninde işlediği günahın kendisini Allah'ın rızâsından uzaklaştırdığını kesin olarak kavrayınca, yüce Rabbini, yani sevgili Mevlâ'sını kaybettiği için bir elem ve acı duyar. Hele kusur ve kabahat kendi tarafında olduğu için üzüntüsü daha da artacaktır. İşte Rabbini kaybedip O'ndan uzak kalmasına sebep olan bu kusur ve kabahatinden dolayı duyduğu acı ve çektiği eleme nedâmet/pişmanlık denir.  


Son takip: 28.05.2020 - 12:55
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



· Ağlama Konusunda Hadis-i Şerif Kaynakları · Af ve Müsâmahanın Yozlaştırılması · Kadının Ailedeki Görevleri · Kur’ân-ı Kerim’de Her Çeşit Puta Tapma ve Şirk, Şu Şekillerde Tanımlanır · Fiil/Amel · Mekr Kavramına Benzeyen Diğer Kelimeler Hile, Hud’a, Keyd, Mihâl, Tedlîs, Tağrîr, Ğaşş, Hılâbe. Hile. · 1-) İnsanın Kendisini/Hevâsını (Basit Arzu ve Şehvetlerini) Ta ılaştırması · Yahudileşme ve Yahudileşme Temâyülü. · Şirk, Allah’ın asla affetmediği bir günahtır. · Genel Şartlar 1- Müslüman Olmak · el-BASÎR · 2) Misvak; Dişleri Fırçalamak · Mîzân. Denge Olarak Mizan · Gerçek Islahatçılar Aynı Zamanda İnkılapçıdırlar · Cihadın · 4- Kibir, Büyüklenme (İstikbar) · Barnaba · Abdest ve Guslün Faydaları · Selefin Hassasiyeti · Gazap ve Fıtrî Duyguların Eğitilmesi
· GİRİŞ · AF-AFV · AĞLAMAK-GÖZYAŞI · AHİD · ÂHİRETE İMAN · ÂİLE VE EŞLERİN GEÇİMİ · AKIL · ALLAH (C.C.) · ANA BABAYA İHSAN · ARZ VE SEM · ATALAR YOLU · ÂYET · ÂYETܒL-KÜRSÎ · AZİM VE TEVEKKÜL · BAKARA VE İCL (SIĞIR VE BUZAĞI) · BÂTIL · BELA-İMTİHAN · BESMELE · BUHL/CİMRİLİK · CÂHİLİYYE · CEHENNEM · CENNET · CİHAD · Dalalet · DİN · DİN GÜNÜ · DUA · DÜNYA · DÜNYA HAYATI · DÜŞMANLIK · ECEL · EHL-İ KİTAP · EMÂNET · EMR-İ Bİ’L-MA’RÛF VE NEHY-İ ANİ’L-MÜNKER · ENDÂD · ENSÂRULLAH (ALLAH YOLUNUN YARDIMCILARI) · Esmau'l-Husna · ESMAULLAHİ'L-HUSNA · FAİZ · FAKİRLİK-ZENGİNLİK · Felah · FESAD · FETİH · FISK VE FÂSIK · FİTNE · FUHUŞ VE ZİN · GÂLİBİYET (ALLAH’IN YARDIMI VE ZAFER) · GAYB · GAZAP · GÜNAH · GÜZEL SÖZ · HAC · HAK-BÂTIL · HAKK · HAKKA BÂTILI KARIŞTIRMAK VE HAKKI GİZLEMEK · HALİFE-HİLÂFET · HALK (YARATMA) · HAMD · HARAM-HELÂL · HASENE-GÜZELLİK · HASTALIK · HAYIR-ŞER · HELÂK · HESAP · HEV · HİCRET · HİDÂYET · HİKMET · HİLÂFET-İMAMET · HIRSIZLIK · HÜKM-HÂKİMİYET · HÜZÜN-ÜZÜNTÜ · İbadet · İBLİS · İÇKİ VE KUMAR · İFSAD-İSLAH · İFTİR · İHLÂS · İHSAN-MUHSİN · İHTİLAF · İKRÂH · İLİM · İMAM · İMAN-MUMİN · İNCİL · İNFÂK · İNKÂR · İNSAN · İNSANLARA İYİLİĞİ EMREDİP KENDİNİ UNUTMAK · İNZÂR · İRTİDÂD-MÜRTED · İSLAMIN HAREKET METODU · İSLÂM-MÜSLÜMAN · İSRÂF · İSRAİL OĞULLARI · İSTİANE · İSTİÂZE · İSTİĞÂSE . · İSTİĞFAR · İSTİKAMET · İSTİKBÂR-MÜSTEKBİR · İSYAN-İTAAT · İTİKAF · İZZET-ZİLLET · KADIN · KÂFİR · KALB · KALP VE KALBİN MÜHÜRLENMESİ · KAN DÖKMEK · KARZ-I HASEN · KISAS · KITÂL-SAVAŞ · KİTAB-KUR'AN · KİTAPLARA İMAN · KIYÂMET · KÖLE-KÖLELİK · KORKU · KÜFÜR · KÜFÜR ÖNDERLERİ · LÂNET · MAĞFİRET · MAL-MÜLK VE MÂLİK · MÂSİYET · MEKR-TUZAK · MELEK-MELEKLERE İMAN · MESCİD · MESH (“AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN!”) · MEYDAN  OKUMA  (KUR'AN'IN  İ'CÂZI) · MİLLET · MÎRÂS · MUHKEM VE MÜTEŞÂBİH ÂYETLER · MÜNAFIK-MÜNAFIKLAR · NAMAZ · NASARA-HRİSTİYANLIK · NEBİ-RASUL · NEFS · NESH · NİFAK-MÜNAFIK · NİKÂH VE TALÂK · NİSYÂN-UNUTMA · NÛR · ÖLÜM · ORUÇ · PEYGAMBER-PEYGAMBERLİK · PUT VE PUTA TAPMA · RABB · RİBAT-RABITA-MURÂBATA YAPMAK · RİYA · RIZIK · RUH · RUKÛ · SABİÎLER · SABIR · SÂLİH AMEL · SECDE · ŞEFÂAT · ŞEHİD · ŞERİAT · SEVGİ · ŞEYTAN · ŞİARLAR · SIDK/DOĞRULUK · SİHİR-BÜYÜ · SIRÂT-I MÜSTAKÎM . · ŞİRK · ŞÜKÜR · ŞÛR (İSTİŞÂRE/DANIŞMA) · SU VE YAĞMUR · TAAT · TAĞUT · TAHÂRET-TEMİZLİK · TAHRİF · TAKİYYE · Taklid · Takva · TÖVBE · TEVEKKÜL · TEVESSÜL-VESİLE · TEVHİD · TE’VİL VE TEFSİR · TEVRAT · TİCÂRET · TUĞYÂN · ÜLܒL-EMR · ÜMMET · VAHDET · VASİYET · VELÎ · YEME-İÇME · YEMİN · YÜSR-KOLAYLIK · ZALİM · ZEKÂT · ZİKİR · ZULÜM

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber